T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO:...
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE:..
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ....
TARİHİ: ...
NUMARASI: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: ...
DAVALI: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ:...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ:...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... plakalı aracın sahibi olduğunu, 28/10/2021 günü müvekkilinin ... istikametine doğru sol şeritten seyrederken bölge hastanesi kavşağına gelmeden, ... parkı önüne geldiğinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın orta şeritten sol şeride doğru şerit değiştirdiği esnada müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halindeyken davalı tarafın trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde kontrolsüzce müvekkilinin kullandığı aracın şeridine girdiğini ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çarpma sonucu davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasarın bedeli olan 39.106,56 TL nin davacının sigortalısı olduğu... tarafından karşılandığını, ancak araçta bu kaza nedeni ile asgari 60.000,00 TL değer kaybının da oluştuğunu, değer kaybı tazminatından sigorta şirketinin de sorumlu bulunduğu belirtilmiş ise de; taraflarınca 04/10/2023 tarihinde Mail yolu ile değer kaybı talebinde bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından yaptıkları başvuruya yasal süre içerisinde taraflarına herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafın sigorta şirketi tarafından 12.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olsa bile müvekkilinin aracında oluşan gerçek değer kaybı bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenen miktardan daha yüksek olduğunu belirterek, 28/10/2021 tarihli kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirsiz alacak olarak tespiti ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 04/10/2023 tarihinden, diğer davalılar yönünden 28/10/2021 tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, dava dilekçesinde belirttikleri 10,00 TL olan dava değerini davalılar ... ve ... yönünden 43.000,00 TL ye yükselttiklerini, bu bedelin kaza tarihi olan 28/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; KTK 97. Maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ... plakalı aracın müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin davacı yanın dilekçesinde de belirttiği üzere ... plakalı araçta oluşan hasarın bedelinin 39.106,56 TL olduğu, bu bedel, sigortalısı olduğu ... tarafından karşılandığını, ... tarafından davacıya ödenen bu bedelin taraflarınca rücu edildiği ve konu ödemenin ... şirketine 25/02/2022 tarihinde 39.105,97 TL olarak tam tutarla gerçekleştirildiğini, ayrıca davacı tarafa 23/10/2023 tarihinde 12.000,00 TL değer kaybına ilişkin tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davaya konu aracın müvekkili sigortada poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemelerin fazlasıyla bu limiti geçtiğini, fazlaya ilişkin ödemenin sehven yapıldığını, tüm bu nedenlerle davacının söz konusu talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, trafik sigorta poliçesi teminat kapsamı kanun ve genel şartlarla belirlendiğinden, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, kazanç kaybı vb. gibi masraflarının sigorta teminatı dışında kaldığını, ayrıca dosyada kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Ekine göre yapılması gerektiğini, ayrıca aracın daha önce meydana gelmiş bir hasarının bulunup bulunmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ağır hasar hali bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiğini, huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini bu sebeple faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan makine bilirkişi raporunda değer kaybına ilişkin maddi zararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına uygun olarak aracın özellikleri, modeli, yakıt cinsi, kilometresi, modeli değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplandığı, yapılan hesaplamanın tekniğine uygun olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasarlanması nedeniyle, 55.000,00 TL araçta meydana gelen değer kaybına uğradığı, davalı sigorta şirketinin değer kaybı ödemesi olarak yapmış olduğu 12.000,00 TL'lik ödeme dikkate alındığında bakiye değer kaybının 43.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketince dava açılmadan önce, davacı tarafa 39.106,56 TL hasar bedeli ve ayrıca 12.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin dolduğu, hatta davalı sigortanın sehven limitin üzerinde ödeme yaptığı ve iş bu dava nedeni ile sorumluluğu kalmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı ... Şirketine açılan davanın reddine, 43.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 28/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı personeli ... ile davacı arasında 28/10/2021 tarihinde trafik kazası yaşandığını, müvekkilinin davaya konu araçta hasar oluşmasına ve bu nedenle davacının zarara uğramasından hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, dava dosyasına eklenen kaza tespit tutanağı ve bilirkişi tespitinde oluşan kazada kusurun diğer davalı ...'e ait olduğunu, davalı ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 84/6. Maddesine göre ‘şeride tecavüz etme’ hükmünü ihlal etmesi ve yine 2918 Sayılı Karayollari Trafik Kanunu madde 46/C. Maddesi " Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmek" hükmünü ihlal etmesi sebebiyle tam kusurlu olarak gösterildiğini, kaza tespit tutanağı ve delil olarak sunacakları kaza fotoğraflarına bakıldığı taktirde davacının takip mesafesini koruyamayışı veya hız sınırı ihlali sebebiyle araştırılması gerekirken davacının hakim olması ve sebebiyle müvekkili şirketin çalışanının dinlenmediğini ve raporun müvekkili şirket çalışanın aleyhine tam kusurlu olarak belirlendiğini, davacı şirketin zarara uğramasından hiçbir şekilde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yerel mahkeme kararının TBK ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, dosya kapsamında trafik kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarının gerekli inceleme yapılmadan karar ve hüküm kurulduğunu, yaşanan kaza ile alakalı olarak bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, şerit ihlali yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun sabit olmasına, davalı şirketin kazaya neden olan aracın işleteni olup, araç sürücüsünün kusurundan dolayı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ...tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 2.937,33 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.300,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.637,33 TL istinaf karar harcının davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı .... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.