T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: ... Esas
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 30/04/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili alacaklı/davacı tarafından, alacağın tahsili amacıyla Bodrum 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu/davalı aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, söz konusu icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinin 21/11/2024 tarihinde borçlu/davalıya tebliğ edildiğini, borçlu şirket tarafından 25/11/2024 tarihinde “Öncelikle, ödeme emrinde gösterilen belgeler tebligat zarfı içerisinde mevcut değildir. Müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu nedenle borca, faiz ve ferilerine itiraz eder; takibin durdurulmasına karar verilmesini saygıyla Müdürlüğünüzden rica ve talep ederim.” şeklinde beyan ve iddialarda bulunularak takibe itiraz edildiğini, itirazın kötü niyetli ve haksız olduğunu, davanın kabulü ile Bodrum 1. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın itirazın iptali ile asıl alacak olan 817.048,23-EURO (29.891.464,38-TL)'ya takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi, icra harç ve giderleri ile birlikte takibin devamına, davalı/borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve tahsiline, yapılan icra takibinden sonra yapılan görüşmelerde davalı/borçlunun tasfiye aşamasında olduğu ve borcu hususu da göz önüne alınarak haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz eden davalı borçlunun UYAP üzerinden takbis ve polnet sisteminden tapu ve trafik kayıtlarının araştırılarak, kayıt var olması halinde teminat aranmaksızın davalı borçlunun mal kaçırmasını engellemek amacıyla malvarlığı üzerine ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 19/02/2025 tarihli ara kararında; davacı tarafından davalı/borçlunun UYAP üzerinden takbis ve polnet sisteminden tapu ve trafik kayıtlarının araştırılarak, kayıt var olması halinde teminat aranmaksızın davalı borçlunun mal kaçırmasını engellemek amacıyla malvarlığı üzerine ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de; ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebileceği, tedbir talep edilen malvarlığı ve banka hesapları davanın aynına ilişkin olmadığı gerekçesi ile "Davacı vekilinin 6100 sayılı HMK.'nın 389. ve devamı maddeleri gereğince, davalının malvarlığı ve banka hesapları uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, " dair karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece kurulan ara kararın hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 05/03/2021 tarihli sözleşme uyarınca; Muğla İli, Bodrum İlçesi sınırları içerisinde yer alan ve ... Anonim Şirketi'nin işletmesi altında olan tüm işletmelerin anahtar teslim inşaat uygulama işlerinin ve bu işletmelerin tüm iç ve dış tüm satın alma hizmetinin müvekkili şirket ... Limited Şirketi firması tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye uygun olarak yapılan iş ve hizmetler karşılığında davalıya faturalar düzenlenmiş olup davalı tarafından sözleşme bedelinin ve faturaların bir kısmının ödendiğini, ancak tamamının ödenmediğini, bu nedenle davalıya 30/05/2023 tarihinde Karşıyaka 5.Noterliği 18082 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve ihtarnamenin davalıya 01/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borca itiraz eden davalı/borçlunun müvekkil şirket tarafından kendisine gönderilen faturalara süresi içinde itiraz etmediğini ve faturaların kesinleştiğini, söz konusu faturaların içeriği de göz önüne alındığında davalı/borçlunun kötüniyetli olduğunun açık olduğunu, davalı şirketin uğramış olduğu maddi zararlar nedeniyle ticari faaliyetlerine son verdiğini, davalı-borçlunun piyasaya daha çok borçlanması halinde ise dava sonucunda müvekkil davacının haklı çıkmasına rağmen alacağını tahsil kabiliyeti kalmayacağını, davalı şirketin takip konusu faturalara herhangi bir itirazının olmaması, sözleşmelerin inkar edilmemesi, ödeme definde bulunulmaması sebepleri ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olan ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptaline ilişkin olup, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Mahkemece,19/02/2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın "ihtiyati tedbir şartları" başlıklı 389/1. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Bu bilgiler ışığında talep değerlendirildiğinde; eldeki dava para alacağı istemine ilişkin olup tedbir konulması talep edilen davalının malvarlığı ve banka hesapları uyuşmazlık konusu olmayıp, yasa gereği uyuşmazlık konusu olmayan şeyler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince talebin reddine ilişkin verilen karar isabetlidir. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu yerinde değildir.
Ayrıca, her ne kadar davacı vekilince gerek dava dilekçesinin içerik kısmında, gerekse de istinafa başvuru dilekçesinin içerik kısmında "ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir" talep etmiş ise de; Yasalarımızda ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kurumu düzenlenmemiş olup davacı tarafın bedel isteği ile ilgili ihtiyati haciz zımnında ihiyati tedbir kararı verilmesi isteminin 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri kapsamında değil, ihtiyati haciz istemi ile ilgili İİK’nın 257 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususu düşünülebilir ise de, mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden istinaf incelemesine konu bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, Dairemizce bu hususta karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 19/02/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.30/04/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.