T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ...
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ...
...
VEKİLİ: Av. ...-
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...-
Av. ...-
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 11/04/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketine Y-250039285-0-0 poliçe no İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı "...................Fethiye Muğla" adresinde bulunan ...'ne ait işyerinde 17/10/2021 tarihinde, sigortalı şirket ile komşu olan davalı şirket ... ile sigortalı şirket arasında bulunan boşluğun davalı şirket tarafından demir profille kapatılarak kapalı alan yapılabilmesi için ateşli çalışmanın yapıldığı esnada spiral kesme, taşlama makinaları ve kaynak cihazlarının kullanılması sonucu ortaya çıkan kıvılcımların ara boşluklardan sigortalı şirketin içine düşmesi ile tutuşma başladığını ve dava konusu yangının meydana geldiğini, hasar poliçe teminat kapsamına giren rizikolardan olduğu için, sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene hasar bedeli olarak 2.741.909,38-TL ödendiğini, 06/12/2021 tarihli Yangın Ekspertiz Raporu ve 29/11/2021 tarihli Genel ve Sınai Yangın Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen Yangın Ekspertiz Raporu'nda; ateşli çalışma yapılan yerlerde iş sağlığı ve iş güvenliği açısından gerekse de yapılan işin ehli ve mesleğinin icrası esnasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmamasından doğan yangın olayına sebebiyet veren, işi üstlenen ... ile çalışan elemanları ... ile ...'ın kusurlu oldukları, işveren sıfatıyla; iş yerinin yapımı esnasında anlaştığı demir ustalarının çalışmalarını denetlemeyen gerekli güvenlik önlemlerini aldırmayan davalı şirket sahibi ...'in kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/12084 Soruşturma numaralı dosyadan soruşturma devam etmekte olup, ifade tutanakları ile de ... ile ...'ın davalı şirket adına çalıştığını ve yangının gerçekleştiği esnada yaptıkları iş ve işlemler nedenleri ile yangının meydana geldiğinin sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyete ilişkin hükümleri uygulama alanı bulduğunu, halefiyet ilkesi gereğince, sigorta rizikosu, üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacı, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişilere başvurma hakkına halef olacağını, bu nedenle sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu, bununla birlikte ödeme ile birlikte temlikname de imzalanmış olup halefiyet ile birlikte alacağın temliki hükümlerinin de uygulamanı alanı bulmakta olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun TBK 49 maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne ve TBK 66. maddesinde “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verildiğini, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun sabit olduğunu, belirtilen sebeplerle, hasara sebebiyet veren davalılar hakkında Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçlulara ödeme emrinin gönderildiğini, ancak borçlu/davalıların ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, anılan nedenlerle, Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davalı borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Rücu konusu yangın olayına ilişkin alınan ilk itfaiye ve olay yeri inceleme raporunda yangının çıkış noktasının tespit edilemediğini, ancak sonrasında alınan bilgi sahibi ifadelerinde olay yerinde müvekkili şirkete ait iş yerinde yapılan kaynak ve spiral çalışmalarının yangına sebebiyet vermiş olabileceği beyanları üzerine düzenlenen raporda yangının bu nedenle çıktığının tespit edildiği yönünde raporun oluşturulduğunu, bu rapora katılmanın mümkün olmadığını, gerçekten de olay mahallinde devam eden on günlük bir çatının onarım işleminin olduğunu, bu işlemler sırasında da kaynak ve spiral kullanıldığını, ancak olay yeri tutanak ve fotoğraflarından da görüleceği üzere bu işlemler olay gününden önce hali hazırda tamamlandığını, alınan raporda da görüleceği üzere zaten demir profillerin kesilerek boylarının eşitlenmiş halde olduğunu, aynı zamanda yatay ve dikey profillerin kaynak ile birleştirildiğinin görülmekte olduğunu, olay günü ise bu profillerin üstüne sac geçirilerek vidalama işlemi yapılmakta olduğunu, raporda da görüleceği üzere hali hazırda tamamlanmış olan çatının yangın nedeniyle söndürme çalışmaları için söküldüğünü, olay günü kaynak ya da spiral işlemi değil vidalama işlemi yapılarak işin bitmiş olduğunun görülmekte olduğunu, bu nedenle olay gününde kaynak veya spiral işlemi yapıldığına dair beyanların hatalı olduğunu, bilgi sahibi ifadeleri incelendiğinde ifadelerin pek çoğunun birbiri ile noktası virgülüne aynı olduğunun görülmekte olduğunu, ifadelerin kopyalama şeklinde alındığını, bilgi sahiplerinin görgüye dayalı değil bir kaç gündür devam eden kaynak ve diğer işlemleri düşünerek beyanda bulunduğunu, olay günü kaynak işlemi yapıldığı hususunun varsayıma dayanmakta olduğunu, bu nedenle yangının çıkış nedenine ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, bilgi sahiplerinin yeniden dinlenmesi durumunda olayın ortaya çıkacağını, olayın yaşandığı gün olan 17/10/2021 tarihi sabah saatlerinde şiddetli yağmur ile beraber bölgede yüksek gerilim nedeniyle pek çok problemin ortaya çıktığını, bu hususta bilgi alınması için AYDEM'e müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, aynı gün içinde başkaca yangın veya arıza olup olmadığının tespiti için Muğla B. Beld. İtfaiye Daire Başkanlığına müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, yangının çıkmış olduğu iş yeri petrol temelli pek çok malzemenin mevcut olduğu bir iş yeri olduğunu, yangın raporlarından da görüleceği üzere yangının bu kadar büyük olmasının nedeni de iş yerinde bulunan sera-tarım vs naylon malzemeler olduğunu, yangının yoğun olduğu bölge belirlenirken bu durumun dikkate alınmadığını, yangının başka bir noktada başlayarak bu eşyaların çokça istiflendiği yerde daha büyük bir hal almasının mümkün olduğunu, rapor hazırlanırken yangının çıkış noktasının belirlenmesinde bu durumun dikkate alınmadığını, bu durumun olay yeri ve itfaiye raporlarından da anlaşılmakta olduğunu, söz konusu işletmenin petrol temelli malzeme satışı yapmakta olduğunu, bu nedenle yangına karşı gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu, sigorta işlemi sırasında göstermelik konulan yangın söndürme tüplerin sonrasında ortadan kaybolduğunu, alınan raporun 4. Bölümünün son kısmında da bilirkişi bu hususa '' İşletme içerisinde yangın koruma tertibatı olup olmadığı araştırıldığında işletme içerisinde 12 kg KKT söndürme türü bulunduğu görüldüğünü ancak söndürme tüpünün yeterli sayıda ve her alanda ayrı ayrı olmadığı tespit edilmiştir. '' şeklinde değindiğini, önlem alınmadığı gibi rizikoyu ağırlaştıracak şekilde yeterli yangın tüpü işletmede bulundurulmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu yangının kaynak işlemi nedeniyle çıktığı düşünülse dahi sigorta ettirene ödenen tazminatın haksız olduğunu, sunulu raporda görüleceği üzere yangının kaynaktan sıçrayan kıvılcımların ara boşluklardan içeri düşmesiyle başlamış olabileceğinin belirtildiğini, ancak söz konusu işletmenin bina yapısında bir boşluk olmaması gerektiğini, davacı ... tarafından yapılan ödemenin haksız olduğunu, dava dışı ödeme alan şirketin ... İle davacı ... arasında düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta ettirenin ''riziko bilgileri'' hususunda doğru bilgi vermediğinin görülmekte olduğunu, beyan yükümlülüğünün ihlali ise tazminat borcunu ortadan kaldıracağını, poliçede belirtilen riziko bilgilerine göre yangının meydana geldiği iş yerinin tam kargir ve 200 m2 olduğu beyan edildiğini, aynı zamanda iş yerinin hırdavat, nalburiye, sıhhi tesisat malzemeleri satışı yaptığının bildirildiğini, satışa konu malzemelerin petrol temelli olduğu düşünüldüğünde yangına karşı korunması ve buna göre önlem alınması gerektiğinin açık olduğunu, Tam Kagir Yapının tanımı; Taşıyıcı duvarları tuğla veya taştan yapılan, döşemeleri ise betonarmeden meydana gelmiş kagir yapılardır. ancak alınan raporlardan anlaşıldığı üzere söz konusu yapının'' Çelik kontriksiyon şeklinde 1,5 metre yüksekliğinde duvar üzeri saç kaplama, çatısı ise çelik profil üzerine saç kaplama şeklinde'' olduğu ve 360 m2 olduğunun tespit edildiğini, petrol bazlı yangına dayanıksız malzeme satmakta olan işletmenin pek çok kısmı neredeyse dışarıya açık şekilde olduğunu, korunmaya uygun olmadığını, itfaiye raporunda iş yerinin dışını kaplayan saçların alt kısmının yerden 5-8 cm yüksekte olduğunu ve sacların çatı sacı olduğundan aralarında boşluklar bulunduğunun tespit edildiğini, bu anlamda yapılan ödemenin de haksız olduğunu, müvekkili şirket adına çalışmakta olan kişilerin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini ve müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını, raporda da görüleceği üzere müvekkili tarafından yangın söndürme tüplerinin hazır bulundurulduğunu ve derhal müdahalenin müvekkili şirket yetkilileri ve çalışanları tarafından yapıldığını, hazırda tüm önlemlerin alındığını, olay günü kaynak değil vidalama işleminin yapılmakta olduğunu, kabul etmemekle beraber kaynak işlemi yapılsa dahi yoğun yağmur altında bir kıvılcımın olay yerinin tersi istikamette ve arada ortalama 80 cm varken diğer işletmenin içine düşmesi fizik kurallarına aykırı olacağını, müvekkili tarafından tüm önlemler alınmış olmasına rağmen yukarıda açıklandığı üzere sigorta ettiren işletmenin gerekli önlemleri almadığını, rizikoyu arttırıcı değişiklikler yaptığını ve doğru olmayan beyanlarda bulunduğunu, yangının çıkış nedeninin ise varsayıma dayalı oluşturtulduğunu, ödenen tazminatın haksız olduğu gibi olağanın çok üstünde olduğunu, ödeme miktarı hesaplanırken alınan parametrelerin net olarak açıklanmadığını, direkt olarak pert işlemi yapıldığını, varsayıma dayalı ödenen tazminat miktarını kabul etmediklerini, bu hususta yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Toplanan tüm deliller, tanık beyanları, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle: "1-Davanın Kabulüne, Fethiye İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin davalı yönünden devamına," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava sürecinde sundukları dilekçelerde özellikle yangın olayı sonrası sigorta şirketince ödenen rakamın fahiş olduğu, sigorta ettirenin kusurunun varlığının dikkate alınmadığı defaten anlatılmışsa da mahkemece iş bu kusur durumu yönünden değerlendirme yapılmadığını, olay tarihinde çatı onarım işi bitmiş ve yalnızca vidalama çalışması yapılmakta olduğunu, şirket yetkilisinin haberdar edilmediği/ haberdar olmadığı gibi bir görüşün akla mantığa uyan bir yanı bulunmadığını, olay günü yapılan çalışmaların yangına sebebiyet verdiği yönünde dosyada alınan raporu kabul etmediklerini, rapora karşı itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, davacı ... tarafından yapılan ödemenin haksız olduğunu, dava dışı ödeme alan şirket ... İnşaat Tur. Ve Tic. LTD. ŞTİ. İle davacı ... arasında düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta ettirenin ''riziko bilgileri'' hususunda doğru bilgi vermediğinin görüldüğünü, beyan yükümlülüğünün ihlalinin ise tazminat borcunu ortadan kaldıracağını, bu nedenler ile, istinaf taleplerinin kabulü ile, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak, talepleri doğrultusunda bir kusur/sigorta bilirkişinden rapor aldırılmasına, kusur oranına göre tazminatın yeniden değerlendirilmesine, aksi halde eksik incelemelerin tespiti ile kararın ortadan kaldırılarak mahal mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafın istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların hepsi bilirkişi raporunda irdelenmiş ve gerekçeli kararda da detaylandırılmış olduğunu, yapılan yargılamada keşif mahallinde dinlenen tanık anlatımlarında olayın aydınlatıldığını, dosyada toplanan delillerde ve alınan bilirkişi raporunda yangının sigortalıdan kaynaklı bir nedenden çıktığı veya ihmali olduğunu gösterir hiç bir delil, emare olmadığını, ayrıca sigorta poliçesi sayın bilirkişiler tarafından da incelenmiş olup, yapılan tazminat ödemesi sigorta kapsamında olduğunu, bu nedenle ödenen tazminattan zarara sebep olan davalının sorumlu olduğunu, dosyada 06/09/2024 tarihinde keşif üzerine bilirkişi heyeti tarafından 42 sayfalık detaylı bir rapor hazırlandığını, bu nedenlerle davalının istinaf taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472-1481 maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketine İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan dava dışı sigortalı ...'ne ait işyerinin 17/10/2021 tarihinde yangın nedeni ile hasara uğradığını, sigortalıya toplam 2.741.909,38 TL hasar ödemesi yapıldığını, davalının işyerinde olan tadilat nedeniyle yapılan sıcak çalışmalarda (kaynak ve spiral) makine ve ekipmanlardan çevresine sıçrayan kıvılcımların komşu işyeri olan sigortalı işyerine sıçrayarak yangının çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ile dava dışı sigortalısı arasında 14/07/2021-14/07/2022 tarihleri arasını kapsayan İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigortalının işyerinde 17/10/2021 tarihinde yangın meydana geldiği, davacının meydana gelen hasar nedeniyle 27/12/2021 tarihinde sigortalısına 2.741.909,38 TL ödeme yaptığı ve bu bedelin rücuen tahsili için davalı ve dava dışı sorumlular aleyhine Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 2.741.909,38 TL asıl alacak ve 144.645,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.886.554,49 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı ve davalının icra takibine itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesinde, harca esas değerin 2.741.909,38 TL olarak gösterildiği, dilekçenin konu ile sonuç ve istem bölümünde ise icra dosyasına vaki itirazın tamamının iptalinin talep edildiği gibi, davacı/alacaklı vekilinin davanın açılışında yatırılması gereken peşin nispi harçtan icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubu talebinin bulunmadığı görülmektedir.
İtirazın iptali davalarında alınması gereken karar ve ilam harcı, değer ölçüsüne göre nispi (binde 68,31) esasa göre belirlenir ve davanın açıldığı tarihte 1/4’ü peşin olarak alınır. 492 sayılı Harçlar Kanunu 20. maddeye göre takipten sonra işleyecek faizler, harcın hesabında nazara alınmaz. Bunun karşı anlamı ise talep edilen takibe kadar işlemiş olan faizin harca tabi olduğudur. Bu durumda icra dosyasında alınacak harç miktarı da asıl alacak ve takibe kadar işlemiş faiz miktarının toplamına göre belirlenmelidir. Bu talepler itirazın iptâli davasına konu olursa icra dosyasında yatırılan peşin nisbi harcın mahsubu istenerek kalanı yatırılmak suretiyle dava açılabilecektir. Harçlar Kanunu 21. maddede sözü edilen tarifede, mahkemeye açılan davada konusu belli bir değerle ilgili davalarda; dava konusu miktar üzerinden harç alınacağı belirtilmiş olup, bunun sonucu olarak miktarı belirtilerek işlemiş faiz istenmemiş olsa da dava tarihinden daha önceki bir tarihten başlamak üzere faiz uygulanması talep edilmiş ise bu talep nedeniyle harç alınmayacaktır. İtirazın iptali davası ise icra takibine bağlı dava olduğu için alınacak peşin harç konusunda 20 ve 21. maddenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu edilen ve icra takibinde harç yatırılması gereken işlemiş faiz miktarının da peşin nispi harca tabi olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. İşlemiş faiz için harç yatırılmadan itiraz iptali davasında işlemiş faize hükmedilmesi mümkün değildir .
Bu durumda mahkemece öncelikle, Hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında HMK 31. Maddesi uyarınca, davacı vekiline davacı tarafın itirazın iptali talebinin takip dosyasındaki yalnızca asıl alacağa yapılan itirazın iptali hususunda olup olmadığı, talep sonucunun takip dosyasındaki işlemiş faizi de içerip içermediği, başka bir deyişle davacının itirazın iptali talebinin tüm takip çıkış miktarı hususunda olup olmadığı hususunda açıklama yapması için uygun bir süre verilmeli; eğer davacı vekilinin talep sonucu tüm takip çıkış miktarına yapılan itirazın iptaline ilişkin ise yukarıda açıklanan şekilde işlemiş faize ilişkin eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise işlemiş faiz talebi yönünden dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. (Bknz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/13-474 E. 2011/568 K., Yargıtay 6 Hukuk Dairesi'nin 2013/14299 E. 2014/5475 K ve 2014/3155 E. 2014/14056 K, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3459 E. 2017/4354 K. Sayılı ilamları)
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa yönelik sair istinaf itirazları şu aşamada incelenmeksizin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin, esasa yönelik sair istinaf itirazları şu aşamada incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ İLE; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan 46.824,95 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.10/04/2025
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.