T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
KARAR TARİHİ:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:
TARİHİ:
NUMARASI:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu ve sürücüsü ..olan... plakalı .. marka ... model aracın 14/08/2023 tarihinde .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken maliki ... ve sürücüsü ... . olan ....plakalı aracın davacının aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, karşı tarafın aracının ....A.Ş. Tarafından sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 08/09/2023 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunduklarını, başvurularının aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ilk etapta davacının aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden müvekkili şirketçe davacıya ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın reddi talepleri asıl olmakla birlikte değer kaybı taleplerinin Genel Şartlarda açıkça belirlendiğini yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigorta eksperi bilirkişiden alınan ve hükme esas almaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda davacıya ait aracın geçmiş hasar durumunda sol ön çamurluk parçasının daha önce işlem gördüğünün ve aracın değer kaybının oluşmayacağının tespit edildiğini, bu suretle dava konusu kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı oluşmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna taraflarınca itiraz edildiğini itirazları dikkate alınmadan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, değer kaybına yönelik tek kriterin kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olduğunun izahtan vareste olduğunu, bilirkişinin davacının aracının kaza öncesi rayiç bedelini 1.200.000,00 TL olarak belirlenişse de buna ilişkin herhangi bir somut veri sunmadığını, davacıya ait aracın daha önce aynı bölgeden hasar gördüğü göz önünde bulundurulsa dahi bilirkişi tarafından önceki hasarından değişim mi onarım mı yapıldığı veya hangi işlemlerin uygulandığının belirtilmediğini, değişim veya onarım yapılmış olmasının, yapılan işlemlerin niteliği değer kaybı bedeli hesabı yapılırken büyük bir önem arz etmesine rağmen bilirkişi tarafından bu fark gözetilmeden rapor hazırlandığını, aracın marka, model, emsal araçlara göre genel durumu ve dava konusu kaza sebebiyle araçta meydana gelen hasar bedelinin de dikkate alınarak tekrar rapor aldırılması gerektiğini, aracın 2018 model üst segment bir araç olduğunu ve kaza tarihinde sadece 55.000km de olduğunu, emsallerine göre kullanılmışlık ve genel görünüm açısından çok daha üst düzeyde olan bir aracın dava konusu kaza sebebiyle değer kaybına uğramayacağı iddiasının piyasa koşullarına aykırı olduğunu, kaza nedeniyle aracın tramer kaydının oluştuğunu, bunun da alıcılar açısından olumsuzluk teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, davacıya ait aracın daha önce aynı bölgeden hasar gördüğünden değer kaybı oluşmayacağına ilişkin bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasında yanlışlık bulunmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal Y. 13. HD. 2017/1807 Esas ve 2018/3201 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin... tarih, ... Esas....Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,
5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025
....
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.