T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: ...
DAVACI: ..
VEKİLİ: ..
DAVALI: ..
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 03/02/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin davalı şirket ile arasında toz boya tesis makine kurulumu için 29/05/2024 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu söözleşme kapsamında müvekkili tarafından 1.266.000,00-TL' lik ödeme yapıldığını, ancak karşı taraf sözleşmeye konu makine tesis kurulumunu taraflar arasında belirlenen süre içerisinde gerçekleştirmediğini, borcunu ifa etmekten kaçtığını, müvekkilinin, davalı şirket ile bir çok kez iletişime geçtiğini, davalı şirketin süreci uzatmaya çalıştığını, müvekkili olan şirketçe sözleşşmeye istinaden ödenen bedelin iadesi sistemi ile dekontlar ve çekler doğrultusunda ... Dairesinin... esas sayılı dosyası ile 21/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Borçlunun ödeme yapmaması için ödeme emri çıkarıldığını, 27/10/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, açılan icra takibine istinaden ödeme emrinden sonra borçlunun 2024/10/2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak borcun tamamına hiç bir delil veya sebep sunmadan itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin doğmuş ve doğacak alacaklarının güvence altına alınabilmesi için tensiple beraber davalı adına kayıtlı araçlar ve adına kayıtlı taşınmazlar üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, davaya konu sözleşmedeki makine için davalı şirket ile anlaşma sağlamış olup söz konusu sözleşmeye istinaden davalının makine üretimine başladığını, ancak davacı yan, makinenin kurulumunun süresinde yapılacağı zaman kurulumun ertelenmesini talep ettiğini teslimatın gerçekleştirilmesini geciktirdiğini, ardından söz konusu sözleşmeden gayri resmi olarak caydığını ve söz konusu makinenin davalı müvekkilinin uhdesinde sözleşmenin yapılmasından bu yana beklediğini, davacının davalı şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, davalı şirket ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı icra takibi ile haberdar olduğunu, öyle ki davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığının tam anlamı ile yapılmadığını, davalı şirket davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi davalı şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcunun bulunmadığını, davacı taraf ile davalının halen iletişim halinde olup söz konusu makinenin teslimi hususunda görüşmelerinin devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, sözleşme konusunun ifa edilip edilmediğine ilişkin yaklaşık ispat oluşmadığı ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında makina-tesis kurulumuna ilişkin sözleşme akdedilmiş olup sözleşme sureti dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ekte sunulan ödemeye ilişkin evraklardan anlaşılacağı üzere davacı tarafından sözleşmeye istinaden 1.266.000,00 TL'lik ödeme gerçekleştirildiğini, sözleşmeye konu makina kurulumunu yerine getirmeyen davalıdan ödenen bedelin iadesi talep edildiğini ancak herhangi bir bedel iadesi gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davacının ciddi anlamda zarara uğradığını, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen karşı yanın hizmeti yerine getirmekten kaçınması, bedel iadesi talebine rağmen ödeme yapmaması ve internette davalı şirkete ilişkin benzer şikayetlerin bulunmasının, davalıda mal kaçırma ve dolandırma kastının bulunduğunu açıkça gösterdiğini, bu duruma ilişkin karşı yan hakkında, ... .. taraflarınca gerekli şikayetlerde bulunulduğunu, sözleşmeye konu makina-tesis kurulumunu yaptığına ya da bedel iadesini gerçekleştirdiğine dair, davalı tarafından dosyaya herhangi bir belge sunulmadığını, sözleşme konusunun ifa edilmediğine ve borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluştuğunu, Davacının doğmuş ve doğacak alacaklarının güvence altına alınabilmesi için karşı yanın mal kaçırma ve dolandırma kastı olabileceği de göz önüne alındığında yasal şartların oluştuğunun görüldüğünü, Davacının doğmuş ve doğacak alacaklarının güvence altına alınabilmesi için davalı adına kayıtlı araç ve takbis sisteminden sorgulanarak elde edilecek adına kayıtlı tüm taşınmazlar üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati haczin reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup; inceleme konusu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davanın açılması ya da mahkemeden geçici hukukî koruma talep edilmesi, harca tabi usuli bir işlemdir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (m. 2). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (m. 15). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (m. 32). 6100 sayılı HMK m. 120/1 hükmüne göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
Harcın kimden alınacağı konusu, Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir.
6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümleri ile 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermeyi ve geçici hukuki koruma sağlamayı amaçlayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife uyarınca başvurma harcına tabidir. Nitekim Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı Tarife hükümlerin "Yargı Harçları" kısmının A-III-2-d maddesinde "Tespiti delil, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğine ve emredici nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı belirtildiğine göre, başvurma harcı ilgilisince ödenmedikçe ihtiyati haciz/tedbir talebinin incelenmesi olanağından söz edilemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş; ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi olmalıdır. Bu açıklamalara göre, davanın açılması sırasında veya dava sırasında, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olan başvuru harcı yatırılmadan ihtiyati haciz/tedbir talep edilmesi halinde, ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak kesin süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 3. HD'nin 16/06/2022 tarihli ve 2022/1582 E., 2022/5882 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı).
Somut olayda, dosya içeriğinde ihtiyati haciz talebi için başvuru harcının alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, davacı vekiline ihtiyati haciz harcını yatırması için uygun bir kesin süre verilmesi, kesin süreye uymamanın neticelerinin açıkça ihtar olunması, verilen kesin süre içinde harcın yatırılması halinde bundan sonra ihtiyati haciz talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz harcı alınmadan talebin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas sayılı ...... tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-4 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.23/01/2025
....
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.