T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ...
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
KAYYIM: ...
DAVALI: Hasımsız
FERİ MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: ...
FERİ MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: ...
FERİ MÜDAHİL: ...
VEKİLİ: ...
DAVANIN KONUSU: (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 06/02/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik müdahil Nurettin Mutlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Şikago Üniversitesinde “ekonomi profesörü” olarak çalışması nedeniyle halen Amerika Birleşik Devletlerinde ikamet etmekle birlikte; Muğla İli Milas İlçesinde ... ismindeki köklü ailenin mensubu olması sebebiyle, Türkiye'ye geldiğinde ... adresini mutat mesken olarak kullanmakta olduğunu, müvekkili ile ağabeyi ... eşit ortaklıkta maliki oldukları Muğla İli Milas ilçesinde birlerce dönüm arazileri olup, bu bağlamda müvekkili ile ismi geçen ağabeyinin mevcut borçlarının en az 50 katı değerindeki yüzlerce taşınmazdan sadece birini veya en fazla ikisini satarak veya zeytin ile zeytinyağı üretiminde kullanılmak üzere kiraya verdikleri taşınmazlarından üç yılda elde edecekleri kira gelirleri ile tüm borçlarını ödeyecek durumda bulunmalarına rağmen, özellikle tarafı oldukları 10/09/2005 tarihli sözleşmeden kaynaklanan muhtelif davalar ile icra takipleri nedeniyle bütün taşınmazları üzerine ihtiyati haciz/veya icra-i haciz şerhleri konulması veya maliki oldukları taşınmazların devir ve satışına engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararları verilmesi nedeniyle, maliki oldukları taşınmazlardan birini dahi satamadıklarını, dolayısıyla kesinleşen ve icra takibine konu edilen borçların dahi ödenemediğini, ... nolu parsellerin maliki olan müvekkili ve ağabeyi ... ile "planlama hizmeti" sunan ... ile “pazarlamacı” ... arasında 10/09/2005 tarihli sözleşme akdedildiğini, anılan sözleşme ile bahse konu taşınmazların 1/25000 ölçekli çevre düzeni planının, gözlemsel jeolojik etüt raporlarının, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli halihazır haritaların, kullanım kararları “otel, tercihli kullanım, konut ve golf alanı” olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hazırlanarak onaylatılması ve yapılacak parselasyon planına göre tapuya tescil edilecek imar parsellerinin de tellal tarafından pazarlanması konusunda anlaşılmış, akabinde ismi geçen pazarlamacı/tellal sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve sorumluluklarını 18/11/2005 tarihli ek protokol ile ... isimli şahsa temlik ettiğini, bu bağlamda sözleşmenin 6. Maddesine göre imar planlarının tamamlanması ve tescilinden sonra "pazarlamacı/tellal” tarafından müşteri bulunması ve satışı karşılığında, imar parsellerinin satış bedellerinden imar öncesindeki 37.950.000 USD tutarındaki arsa değeri ile 3.200.000 USD tutarındaki plan yapım ücretinin mahsubundan sonra kalan net karın, %25'inin plancı şirkete, %25'inin ise ismi geçen pazarlamacıya “kar payı” olarak ödenmesinin taahhüt edildiğini, sözleşmeye istinaden plancı şirketin hazırladığı 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı Muğla İl Genel Meclisinin 01.05.2006 tarih ve 102 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli imar planları ise Güllük Belediye Meclisinin 08.06.2007 tarih ve 53 ile 54 sayılı kararları ile kabul edilerek onaylanmış ise de; onaylanan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planların mevzuata açıkça aykırı ve hatta yoklukla malul olduğunun, Bakanlıkça onaylanan üst ölçekli(1/100.000) planla geri alındığının, Tema Vakfı ile TMMOB tarafından açılan davalar sonucunda ise iptal edildiğinin, ancak bu kararların saklanarak yargı kararlarına aykırı planlama yapıldığının...vs tespit edilmesi üzerine, müvekkilinin ağabeyi ... tarafından plancı şirket yetkililerinin 10.08.2007 tarihinde vekillikten azledildiğini, müvekkili yönünden talep edilen vade konkordatosunun kabul edilmesi halinde milyonlarca dönümden ibaret taşınmazların zeytin ve zeytinyağı üretiminde kullanılmak üzere kiraya verilmesi nedeniyle elde edilecek kira geliriyle veya deniz kenarında bulunan ve toplam yüzölçümü 1.561.000,00 m2 olan ... parsellerde kayıtlı taşınmazlardan sadece birinin veya en fazla ikisinin satılması halinde bütün borçların ödenebilecek durumda olduğunu gösteren konkordato ön projesinin ekte sunulduğunu, müvekkili ile ismi geçen ağabeyinin mal varlıkları borçlarının en az 100 katı civarında olup, ihtiyati ve kesin hacizler ile ihtiyati tedbir kararlarının olmaması halinde taşınmazlarından sadece birine veya en fazla ikisine satarak borçlarını rahatlıkla ödeyebilecek durumda olduklarını, müvekkili ... Amerika Birleşik Devletleri Şikago Üniversitesinde “ekonomi profesörü” olarak çalışması nedeniyle net 6.253,48 USD tutarında aylık kazancı olduğu gibi, bir çok borç kaleminde müşterek ve müteselsil borçlu durumundaki ağabeyi ... ise emekli tıp doktoru ve milletvekili olması sebebiyle üç ayda bir aldığı 155.910,27 TL tutarında emekli maaşının bulunduğunu, taraflarından vade konkordatosu talep edildiğinden ve müvekkili ile ismi geçen ağabeyinin iflasa tabi olmamaları sebebiyle, teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktam değişmediğinden, karşılaştırmalı tablonun sunulmasına gerek duyulmadığını, konkordato sürecinde, Mahkemenizce veya konkordato komiseri tarafından İİK'nun 286/son maddesi uyarınca istenebilecek belge ve kayıtları da derhal ibraz etmeye hazır olduklarını, ön projede belirtildiği üzere; müvekkili ile ismi geçen ağabeyinin yüzlerce adet taşınmazlarından sadece deniz kenarındaki ... parsellerde kayıtlı taşınmazlardan birini satmaları halinde bütün borçlarını ödeyecek durumda olduklarından, rehinle temin edilmiş Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2013/16873 E.(Yeni 2021/19114 FE.) sayılı ilamlı icra takibi ile Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2020/2273 E. sayılı ilamlı icra takibine konu borçlarında yapılandırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin mal varlığının korunması amacıyla tensip kararı ile birlikte İİK 287,288- 294 ve 295. Maddeleri uyarınca 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilip, geçici konkordato komiseri atanmasına, yapılmış ve yapılacak takipler dahil olmak üzere müvekkili hakkında hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, İİK 289 maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesi suretiyle 36 aylık vade Konkordato taleplerinin kabul edilerek tasdikine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosyada aldırılan 27/08/2024 tarihli konkordato heyet raporunda belirtilen konkordato tasdik kararındaki borçları ödemeye yetecek miktarda, ... parsel hariç olmak üzere davacı adına kayıtlı diğer gayrimenkullerin konkordato tasdik kararından itibaren 6 ay içerisinde satılarak tek seferde ödeme günü itibariyle, yabancı para cinsinden olanların yabancı para cinsinden 3095 Sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte Türk Lirası cinsinden ve yasal faiz ile birlikte ödenmesine şeklindeki revize edilen proje yönünden 2004 sayılı İİK'nın 305/1 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesi ile; "1)-2004 Sayılı İİK'nın 305 maddesi gereğince konkordato tasdik talebinin KABULÜNE, 2)-Davacı ... hakkında 2004 Sayılı İİK'nın 305. maddesi gereğince KONKORDATO PROJESİNİN TASDİKİNE, 3)-2004 Sayılı İİK'nın 308/c-1 maddesi gereğince konkordatonun tasdik kararının bağlayıcı hale geldiğinin TESPİTİNE, 4)-Konkordato tasdik karar tarihinden itibaren 6 ay içerisinde konkordatoya tabi tüm borçların, tek seferde, ödeme günü itibari ile yabancı para cinsinden olan borçların yabancı para cinsinden 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte; Türk Lirası cinsinden olan borçların Türk Lirası cinsinden ve yasal faizi ile birlikte ödenmesine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Müdahil ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usul açısından konkordato tasdik harcının borçlu tarafından eksik yatırıldığını, borçlu tarafından, dosyaya dilekçe sunularak süreçteki alacakların bir kısmının adi alacak olduğu; bir diğer kısmının ise rehinle temin edilmiş alacak olduğu belirtilerek hatalı bir nitelendirme ile eksik harç yatırıldığını, borçlunun salt az harç yatırmak için müvekkili ... ve bir diğer müdahil alacaklının ... alacağını rehinli alacak kapsamında saymak suretiyle iki alacaklı açısından binde 2,27 değil, binde 1,13 üzerinden harç ödemesi yaptığını, ayrıca bu ödemeyi hatalı rakam üzerinden yaptığını, borçlunun konkordato talebinin alacaklıları oyalama ve zaman kazanma niyetine dayalı olduğunu, bir an için borçlunun revize ettiği teklifinde samimi olduğu düşünülse dahi, taşınmaz satışlarının zamanının toplantı zamanından bir kaç ay sonrasına değil; tasdikten 6 ay kadar uzun bir süreye şamil olarak iletildiğinin ortada olduğunu, müvekkiline ait alacak tutarının komiserliğin tüm raporlarında ve özellikle nisaba esas alacak tutarı olarak komiserliğin nihai raporunda yanlış belirtildiğini, nihai raporun 3. sayfasında bildirdikleri gerçek alacak tutarının (borçlunun 1/2 payı oranında) belirtildiğini ve fakat raporun diğer bölümlerinde ve nisaba esas alacak kısmında yine eksik olarak benimsenerek eksik tutar yazıldığını, müvekkilinin alacağının 15/05/2023 tarihi itibariyle 130.877.231,71 TL olduğunu, öyleyse, işbu dosyanın borçlusu açısından anılan tarih itibariyle olan müvekkil alacağının 65.438.615,85 TL olacağını, bu rakamın değil nisaba esas olarak bundan 10 milyon TL kadar eksik 55.932.695,11 TL tutarın benimsenmesinin açıkça müvekkilin aradaki alacağının yok sayılması manasında olduğunu, borçlunun mali kaynaklarından biri olan taşınmaz mallarının değerlerinin yerel mahkemece tespit ettirilmemiş olmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkemenin 15/10/2024 tarihli ... Esas sayılı kararının kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, vade konkordatosuna yönelik konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, borçlunun yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, talep eden borçluya, 15/05/2023-15/08/2023 tarihleri arasında geçici mühlet verildiği; 15/08/2023-15/10/2023 tarihleri arası için geçici mühlet süresinin iki ay uzatıldığı; 15/10/2023 tarihinde de talep eden borçluya 1 yıllık kesin mühlet verildiği; 15/10/2024 tarihinde ise konkordato tasdik talebinin kabulü ile, konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, karara karşı müdahil Nurettin Mutlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut dosyada; istinaf başvurusunda bulunan, konkordato talep eden davacının alacaklısıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun "kanun yolları" başlıklı 308/a maddesinde itiraz eden alacaklılar için istinaf süresi tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta olarak belirlenmiştir. İlk derece Mahkemesinin, talep edenin konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararı Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında 04/11/2024 tarihinde yayınlanmıştır. Yukarıda belirtilen itiraz eden müdahil vekilince muhtelif kayıt tarihlerinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Adı geçen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 308/a maddesindeki 2 haftalık istinaf süresi içinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Konkordatonun tasdiki kararları ancak toplantıda olumsuz oy kullanan ve tasdik duruşmasının ilanından duruşmaya üç gün kalana kadar itirazlarını bildiren alacaklılar tarafından istinaf edilebilir (İİK m.308/a). Konkordatoya itiraz kurumu İcra ve İflas Kanunu'nun 304’üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş ve duruşma tarihinin gösterildiği ilanda alacaklıların duruşmadan en az üç gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmek suretiyle duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ayrıca gösterileceği düzenlenmiştir. Bu şekilde itiraz etmeyen alacaklıların duruşmaya katılma hakkı bulunmadığı gibi karara karşı yasa yollarına başvurma hakkı da bulunmamaktadır.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.
Somut dosyada konkordato tasdik duruşmasına ilişkin ilanın Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında 12/10/2024 tarihinde yayınlandığı ve müdahilin duruşmadan önce yazılı itirazlarını mahkemeye bildirdiği anlaşılmakla, istinaf hakkı bulunduğu kanaati ile istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
"Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak malvarlığını korumaya amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatmin edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1481 Esas 2022/2121 Karar sayılı ilamı).
Konkordato yargılamasında, Komiser heyetinin tasdike ilişkin raporunu sunması ile tasdik yargılaması süreci başlamış olmaktadır. Konkordatonun tasdiki yargılamasını, geçici veya kesin mühlet kararını veren Asliye Ticaret Mahkemesi, konkordato şartlarını içerik olarak incelemek suretiyle konkordato talebinin tasdikine veya reddine karar verir. Bu aşamada mahkemenin yapacağı iş dosyanın kendisine tevdinden önce yapılması gereken işlerin kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemek ve İİK. m. 305’te öngörülen konkordato tasdik şartlarının mevcut olup olmadığını tespit etmektir. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Bası, Ankara: Seçkin, 2018, s. 195; Öztek/Budak/Yücel/Kale/Yeşilova, Yeni Konkordato, s.355)
Konkordatonun tasdiki için m. 305’te öngörülen şartlar kamu düzenine ilişkin olup bu şartların tamamının sağlanması gerekir. Mahkeme her ne kadar komiserin raporu ile bağlı değil ise de konkordatonun tasdiki veya reddi hakkında bir karar verirken komiserin beyanlarını ve kanaatini dikkate alması gerektiğinden eksiklik veya çelişki varsa mahkemenin eksiklik ve çelişkileri tasdik duruşmasından önce gidermesi gerekir. Bu nedenle mahkemenin lüzumu halinde komiserden ek rapor alması ve bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını da isteyebilir.(m. 305/son)(Kuru, İcra ve İflas Ders,s.510)
Tasdik yargılamasını düzenleyen Konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı İİK'nun 304. Maddesi; "Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz."
"Konkordatonun tasdiki şartları" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir.
"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir."
Kamu Düzeni yönünden yapılan inceleme:
Konkordato projesinin tasdiki için aranan şartlar yönünden yapılan incelemede;
1-Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması şartı yönünden inceleme; 27/08/2024 tarihli konkordato tasdik raporunda; davacının adi konkordato kapsamındaki borçlarını davacı adına kayıtlı bir kısım gayrimenkullerin konkordato tasdik kararından itibaren 6 ay içerisinde satılarak, tek seferde, ödeme günü itibariyle yabancı para cinsinden olanların yabancı para cinsinden 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte; Türk Lirası cinsinden olanların ise Türk Lirası cinsinden ve yasal faizi ile birlikte ödenmesini teklif etmekte olup, tenzilat talebi bulunmadığı, dolayısı ile adi alacaklıların hiçbir alacağından vazgeçmiş olmayacağı; davacı iflasa tabi kişilerden olmadığından teklife göre alacaklının eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarın değişmediği hususunun görüş ve mütalaa olunduğu anlaşılmakla, İİK 305/1/a bendinde aranan şartın gerçekleştiğinin mahkemece kabulü isabetlidir.
2-Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartı yönünden inceleme; mevcut hali ile davacının konkordato projesine tabi adi borçlarının tamamının toplamının 536.407.962,77 TL olduğu, davacının konkordato projesine konu gayrimenkullerinin sayısı ve değeri nazara alındığında davacının kaynaklarının toplam borçlarını karşılamaya yeterli ve orantılı olduğu anlaşılmaktadır. İİK 305/1/b bendinde aranan şartın gerçekleştiğinin mahkemece kabulü isabetlidir.
3-Konkordatoya tabi alacaklı sayısı ve alacak toplamının incelenmesinde, adi alacaklılar toplantısına katılan ve İİK 302. Maddesi uyarınca oyu hesaba dahil edilen 7 adi alacaklıdan 6 adedi toplam 536.407.962,77 TL'lik alacağın 480.475.267,66 TL'lik (oransal olarak %89,60 ) kısmı konkordato projesini kabul etmişlerdir. Dolayısı ile konkordato projesinin İİK 302. Maddede öngörülen hem kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluk hem de alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği, bu haliyle İİK 305/1/c maddesindeki çoğunluğun sağlandığı anlaşılmaktadır.
4-Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şartı yönünden yapılan incelemede; Borçlu tarafından mahkemece belirlenen yargılama gideri ile harç tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edildiğinden, İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşulun borçlu yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Müdahil alacaklının istinaf sebepleri yönünden yapılan inceleme:
Müdahil vekilinin, konkordato tasdik harcının, borçlu tarafından, alacağının rehinli alacak kapsamında sayılmak sureti ile eksik ödendiği yönündeki itirazının incelenmesinde;
Somut olayda, müdahilin alacağının mahkemece adi alacak olarak kabul edildiği ve bu kapsamda adi alacak toplam miktarı olan 536.407.962,77 TL üzerinden binde 2,27 oranında hesaplanan 1.217.646,08 TL konkordato tasdik harcının talep eden tarafça mahkeme veznesine 14/10/2024 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla müdahil vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Müdahil vekilinin, alacağın tutarının, komiserliğin tüm raporlarında ve özellikle nisaba esas alacak tutarı olarak komiserliğin nihai raporunda yanlış belirtildiği yönündeki itirazının incelenmesinde;
Müdahilin alacağının ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ve konkordato yargılaması sırasında Yargıtay aşamasında olup henüz kesinleşmeyen ilamına dayalı olduğu, ilgili ilamda mahkemesince asıl ve birleşen davada davacı ve dava dışı kardeşi hakkında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları kanaati ile verilen hükümde ödenmesine karar verilen (dava tarihinden icra takip tarihi olan 11/05/2023 tarihine dek işlemiş faizi ile birlikte) toplam 3.658.385,23 USD'nin alacaklı tarafından icraya konulduğu, konkordato yargılaması sırasında alacaklı tarafından komiser heyetine 05/02/2024 tarihinde alacak bildiriminde bulunularak 02/02/2024 tarihli ilan tarihi itibari ile icra dosyası kapak hesabı olarak TL karşılığı bazında ilan tarihi olan 02/02/2024 tarihindeki kur değeri üzerinden toplam borcun 130.877.231,71 TL olduğunu bildirdiği, yargılama sırasında da borcun davacının payına düşen kısmının (müşterek müteselsil sorumluluğu nazara alınarak) 65.438.615,85 TL olduğunu beyan ettiği, alacaklılar toplantısında ise borcun alacaklı tarafından komiser heyetine alacak bildiriminde bulunduğu 05/02/2024 tarihindeki döviz kuru üzerinden ve geçici mühlet tarihi olan 15/05/2023 tarihinden sonra iş bu adi alacağa faiz işlemeyeceği kanaati ile 3.658.385,23 USD x 30,5778 TL (döviz kuru) = 111.865.390,23 TL toplam alacak / 2 (davacının payına düşen borç) = 55.932.695,11 TL olarak kabul edildiği, müdahil alacaklının alacak miktarının kısmen kabulüne yönelik itirazının bulunduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre alacaklar yönünden İİK 302. Maddesinde belirtilen konkordatonun tasdiki şartlarının mevcut olduğu, İİK m. 308/b uyarınca çekişmeli alacakların tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava konusu edilmesine imkan sağlanmış olup bunların istinaf sebebi yapılmasının ve tutarlarının Bölge Adliye Mahkemesince belirlenmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla alacaklı müdahil vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir.
Müdahil vekilinin, borçlunun mali kaynaklarından biri olan taşınmaz mallarının değerlerinin yerel mahkemece tespit ettirilmediği yönündeki itirazının incelenmesinde;
Konkordato talep eden davacının, mahkemece tasdik edilen projeye konu borçlarının miktarı, üzerine kayıtlı taşınmazların sayısı ve dosyaya davacı tarafça sunulan bilirkişi raporu ve uzman görüşü ile komiser heyetinin geçici ve kesin mühlet ara raporlarında ve tasdik raporundaki görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının borca batık durumda olmadığı; davacının üzerine kayıtlı taşınmazların sayısı ve değeri dikkate alındığında malvarlığındaki aktif varlıklarının pasiflerini karşılamaya yetecek miktarda olduğunun açıkça anlaşıldığı, mahkemece taşınmazlar üzerinde değerlerinin tespitine yönelik ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmamış ise de, bu hususun varılacak neticeyi değiştirmeyeceği anlaşılmakla alacaklı müdahil vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir.
Buna göre, ilk derece mahkemesince, İİK'nın 305. maddesinde öngörülen tasdik şartlarının sağlandığı anlaşılmış olup istinaf talebinde bulunan müdahilin bunun aksine somut hiç bir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, alınan komiser raporlarına göre borcun tamamının konkordato tasdik tarihinden itibaren 6 ay içerisinde tek seferde faizleri ile birlikte ödeneceğinin hüküm altına alınması nedeniyle bu durumun borçlunun mal varlığı ile orantılı olduğu kanaatine varılmakla borçlu şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmesi yerindedir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sair istinaf itirazlarının reddi ile, müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın Müdahil ... tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Müdahil tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,
5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.