T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE:...
ÜYE: ...
KATİP:..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ...
TARİHİ: ...
NUMARASI: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sitesinde kamyon ve iş makinesi tamir, bakım ve yedek parça tedariki işi yaptığını, davalı şirketin ise bu bölgede iş aldığını; taahhüd, inşaat, hafriyat işleri yaptığını, davalı tarafın gerek kendi şirketine ait gerekse kiralayarak kullanmakta olduğu nakliye ve iş makinelerinin bakım ve onarımlarını yapmak üzere müvekkili ile anlaştığını, bu anlaşma çerçevesinde müvekkilinin işyerinde ... plakalı araçlar ile ... marka kepçe ve başkaca araçların birçok kez tamiri ve bakımının yapıldığını, malzeme ve yedek parça tedarikini de müvekkilinin sağladığını, yapılan işlemlerin imzalı servis formu ve veresiye satış fişleri ile sabit olduğunu, ödeyelim diyerek müvekkiline parça parça faturalar da kestirildiğini ancak borçların ödenmediğini, belgelerdeki tarih ve miktarına göre giriş yapılarak toplam 444.250 TL olan asıl alacak ve fer'ileri için takip başlatıldığını, 10/08/2023 tarihinde yapılan 50.000 TL'lik ödeme "Takip Öncesi Tahsilat" olarak kayda girildiğini, takip öncesi ödemenin kısmen asıl alacaktan kısmen faizden düşüldüğünü toplam 441.027,44 TL alacak üzerinden takip oluştuğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlayan takibe davalı/borçlunun yetkiye, borca ve ferilerine, faize ve dayanak belgelere itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek, davalı/borçlunun borç aslı ve ferilerine haksız itirazının iptaline, takibin asıl alacak ve tüm ferileri yönünden devamına, kötü niyetle itiraz eden davalıdan asıl alacağın % 20’si oranında inkar tazminatının alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hizmetlerin, müvekkili şirket tarafından alınmadığı gibi sunulan belgelerde müvekkili şirket yetkilisinin imzasının da bulunmadığını, ayrıca plakaları belirtilen araçların müvekkili şirkete ait olmadığını, davacı şirketin alacağını, icra takibi ve dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 01/06/2022 tarihi ile 11/11/2022 tarihleri arasında düzenlenmiş ondört adet veresiye satış fişine dayandırdığını, bu belgelerin icra takibine yapmış oldukları itirazda açıkça belirtildiği üzere taraflarınca kabul edilmediğini, bu belgelerin altında bulunan hiçbir imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca tamir ve bakımı yapıldığı iddia edilen ... plakalı araçların trafik kayıtları ile de sabit olacağı üzere müvekkili şirket adına tescilli olmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan ve işin yapıldığı iddiasından bir yıl sonra düzenlenmiş faturaların müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, davacı şirketin takip müstenidi olarak 2022 yılında düzenlenmiş veresiye satış fişlerini gösterdiğini, dava dilekçe ekinde ise bunlara ek olarak 09/08/2023 tarihinde düzenlenmiş beş adet fatura sunduğunu, elektronik ortamda düzenlenen bu faturaların müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere, sunulan belgeler ve faturaların dahi tarih, miktar ve yapılan işler bakımından birbiri ile tutarsız olduğunun ortada olduğunu, dava dilekçesinin üçüncü paragrafında 10/08/2023 tarihinde yapıldığı iddia edilen ödemenin gerçeği yansıtmadığı gibi, bu ödemenin takip öncesi tahsilat olarak girilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu ödemenin müvekkili şirket tarafından 08/08/2022 tarihli fatura ile alınan hizmete karşılık 10/08/2022 tarihinde yapıldığını, bu durumun davacının sunduğu fatura ve dekont ile dahi ispatlı olduğunu, işin aslının davacı şirket müvekkiline sadece yukarıda bahsi geçen 08/08/2022 tarihli faturaya konu hizmeti sunduğunu ve bedelini aldığını, sonrasında davacı tarafın, sunmuş olduğu belgelerle de ispatlı olduğu üzere .... ile araç tamir bakım anlaşması yapmış olmasına rağmen bedelini müvekkili şirketten tahsil etmeye çalıştığını, bu durumun davacı tarafından sunulan veresiye satış fişlerindeki ünvan ve belge altlarındaki bu şirketin yetkilisi ...nun imzası ile sabit olduğunu, müvekkili şirkete yöneltilen bu davanın haksız olduğu gibi iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığını, huzurdaki davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak olduğunu, davacının iddiasını yazılı ve kesin delille ispatlaması gerektiğini, delilleri arasında böyle bir belge bulunmadığı gibi tanık dinletme taleplerine de muvafakatlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların tacir olduğunu, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkemece delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz.Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış taraf defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davacının iddia ettiği hizmetin verildiğine ilişin faturaların davalının ticari defterlerinde bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafın fatura içeriğini ispat edemediğinin anlaşıldığını, her ne kadar davacı veresiye satış formlarını delil olarak sunmuşsa da, bunun davalı tarafça kabul edilmediği, davalı şirket adına kaşelenerek verilmediği, ilgili isim ve imzaların davalıdan sadır olduğu, hizmetin davalıya verildiği hususu ispat edilemediğinden bu delile itibar edilmediğini, davacı tarafça celse arasında yemin hakkı hatırlatılmasından sonra yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı tarafın gerek kendi şirketine ait gerekse kiralayarak kullanmakta olduğu nakliye ve iş makinelerinin bakım ve onarımlarını yapmak üzere müvekkili ile şifahi olarak anlaştığını, bu anlaşma çerçevesinde müvekkilinin iş yerinde ...plakalı araçlar ile ... marka kepçe, ve başkaca araçların birçok kez tamiri ve bakımının yapıldığını, malzeme ve yedek parça tedarikini de müvekkilinin sağladığını, yapılan her işlemin taraf elemanlarınca imzalı SERVİS FORMU ve VERESİYE SATIŞ FİŞLERİ ile belgelendirildiğini, davalı şirket tarafından 2 parça halinde müvekkiline toplam 80.000 TL ödeme de yapıldığını, kalan borçların ödemesinin davalı tarafça sürekli ötelendiğini, ödenmeyince ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile yapılan takibe davalı taraf kötü niyetle borca, yetkiye, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, yargılama sırasında davalı tarafın müvekkilinin iş yerinde araçların tamir ve bakımının yapılmadığı iddiasında bulunmadığını, araçların davalı tarafla bir ilgisi bulunmadığından bahisle davanın reddini talep ettiğini, yapılan araştırmada davalı tarafın farklı isimlerle farklı şirketleri bulunduğu, yetkililerinin aynı kişiler olduğu, aldıkları işlerde aynı araçların kullanıldığı, ... çevresinde alınan ihalenin de davalı şirket adına alındığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafın aynı araçlar için yapılan bakım ve onarım bedelinden 80.000 TL ödediği, bu ödemeyi muhasebe kayırlarına da işlediği halde kalan borçları takibe konduğunda araçlarla alakaları bulunmadığını iddia etmenin anlamsız ve kötü niyetli olduğunu, taraf elemanlarınca imza altına alınan servis formu ve veresiye satış fişleri, araçların bakım, tamir ve parça tedarikinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını gösteren yazılı belgeler olduğunu, davalı tarafça aynı araçların tamir ve bakım işlemleri için kısmi ödeme yapılması araçların kendileri tarafından kullanıldığının delili olduğunu, bu belgelere ilave olarak servis formu ve veresiye satış fişlerinde imzası bulunan kişilerin şirket çalışanı olup olmadığının tespiti için sigorta kayıtlarının getirtilmesi taraflarınca istendiğini, mahkemenin bu talebi reddettiğini, tanık listesinde belirtilen tanıklarının bir kısmının davalı şirket elemanı olmasına rağmen dinlenmediğini, davalı şirketin kullanmakta olduğu araçların müvekkili şirket tarafından tamir edildiği, parça tedariki edildiği ve yapılan işlerin bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğunu, bu durumun müvekkilinin zararına, davalı şirketin zenginleşmesine neden olduğunu, müvekkili şirketçe usulüne uygun olarak tutulmuş tasdikli ticari defterlerinde bulunduğu bu durumun defter sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği sabit olduğu halde sırf davalı tarafın defter kayıtlarında bulunmadığından bahisle alacağın ispat edilemediğinin kabulünün yanlış olduğunu, çok sayıda yazılı belge bulunmasına rağmen davanın reddinin yanlış olduğunu, fiili durumun tespiti için gösterdikleri tanıkların dinlenmemesinin yanlış olduğunu, veresiye satış fişi ve servis formunda imzası bulunan (araları tamir ve bakıma getirip, sonra da teslim alan) kişilerin davalı şirketle ilgisinin tespiti için SGK kayıtlarının getirtilmemesinin yanlış olduğunu, tüm bu yanlışlar üzerine bina edilen hükmün de yanlış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, davacı tarafından davalı ile aralarında sözlü eser sözleşmesi bulunduğunu ispat edemediğine, delil başlangıcı mahiyetinde bir belge bulunmadığından tanık dinlenilmemesinin isabetli olduğuna, yemin deliline de dayanılmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.