T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ...
TARİHİ: ...
NUMARASI: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ:...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...'nin 12/10/2019 tarihinde "...İşleri Yüklenim Sözleşmesi" imzaladığını, iş bu sözleşme ile yüklenici sıfatını taşıyan ...Şirketi'nin müvekkili şirketin "...Parsel"de bulunan ve "..." adresinde inşa etmekte olduğu ... Projesinin dış cephe mekanik sistem doğaltaş kaplama işlerinin yapımını, işler kapsamında monte edilecek taşları dış etkenlerden koruyucu kimyasal uygulamalar yapmak suretiyle, sözleşme ve eklerine uygun olarak her türlü ayıptan ari olarak tamamlamayı taahhüt ettiğini, otel genelinde uygulama bitirildikten sonra, otelin açık ve kapalı alanlarındaki mermer kaplamaların dış yüzeylerinde lekelenmeler oluşmaya başladığını, ilerleyen zamanlarda uygulama yapılan yüzeylerin tamamında bu lekelenmelerin ortaya çıktığını, davalının sözleşme gereği üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi ve bu sebeple taşlarda ortaya çıkan lekelenmeler nedeniyle, ...Mahkemesi'nin ...D. İş dosyasından otelin iç ve dış yüzeylerinde kullanılan taşların durumu ve lekelenmelerin sebebi ile ilgili tespit talebinde bulunulduğunu, değişik İş dosyasından hazırlanan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda otel dış cephe, B1 ve B2 katlarında kaplanan mermer yüzeylerinin tamamına yakınında lekelenmeler olduğunu, bu lekelenmelerin ve malzemenin tespiti için Tübitak'ta analizlerin yapılması gerektiğinin belirtildiğini, otelin iç ve dış cephesinde yüzey kaplaması olarak kullanılmış olan doğal taşların durum değerlendirmesi yapılması için bilgi, belge ve fotoğraflar ile yerinde yapılan gözlemler ve kaplamadan alınan örnek üzerinde İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Malzemesi Laboratuvarında yapılan deneylerin sonuçlarına dayalı olarak, İTÜ'den 16/05/2024 tarihli rapor alındığını, bu sırada davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca, 500.000 USD cezai şart ödeme yükümlülüğü doğduğunu, bu sebeple müvekkili tarafından 07/06/2024 tarih ve ... No’lu cezai şart faturasının da düzenlenerek borçluya e-fatura olarak gönderildiğini ve davalıya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, davalının sözleşme ile üstlenerek yaptığı işlerin ayıplı olduğu, davalı şirketten kaynaklı nedenlerle taşların hemen hemen tamamında çok ciddi lekelenmelerin oluştuğu, böylece sözleşmeye aykırı davranan davalının müvekkiline sözleşmenin 23. maddesi uyarınca 500.000-ABD Doları cezai şartı yine aynı maddede öngörülen beş günlük süre içinde ödemesi ve ayrıca müvekkili şirketin diğer zarar ve ziyanlarını tazmin etmesinin talep ve ihtar edildiğini, davalı tarafından faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ...Mahkemesi'nin ... D. İş Sayılı dosyasından ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, mahkemece yapılan değerlendirmede yaklaşık ispat şartı oluşmadığından ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, ...Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasından hazırlanan rapora istinaden, oteldeki taşlardan Tübitak Marmara Araştırma Merkezi'ne gönderildiğini ve analizler yaptırıldığını, analiz sonuçlarının Tübitak raporunda belirtildiğini, Tübitak Raporunun sonuç kısmında, lekeli ve lekesiz numunelerin farklı yapılarda olduğu ve "Lekeli numunenin arka tarafında bulunan siyah yapıştırıcı maddenin klorofom ekstraksiyonu sonucu solvent fazına geçen organik yapının FTIR spektrumu ile karşılaştırmalı analizi sonucunda benzer yapıya sahip oldukları" tespit edildiğini, Tübitak tarafından gerçekleştirilen analizlere istinaden, bu analiz sonuçları hakkında İTÜ'den teknik değerlendirme raporu alındığını, İTÜ'nün analizler hakkında teknik değerlendirme raporunun sonuç kısmında, (i) Üst yüzeyleri lekesiz ve lekeli taşlarda kullanılmış mastik yapıştırıcıların kimyasal bileşimlerinin birbirlerinden farklı oldukları, (ii) Kimyasal analiz sonuçlarına göre; (a) Ön yüzü lekesiz taşlarda: “Polioksietilen-Polioksipropilen blok polimer + Fitalat”, (b) Ön yüzü lekeli olanlarda ise “Polioksietilen-Polioksipropilen blok polimer + PPG Ditallate” olarak tanımlanan içeriklere sahip mastik yapıştırıcıların kullanılmış olduğu, (iii) Lekeli numunenin ön yüzündeki leke kısmından elde edilen örneğin PPG Ditallate olarak tanımlandığı, (iv) Buna göre, lekeli numunelerde; taşları alüminyum profillere yapıştırmak için arka yüzde kullanılan mastik yapıştırıcının çözündüğü, PPG Ditallate olarak tanımlanan bileşenin kaplama taşı tarafından emilerek ön yüzeye kadar ilerlediği ve lekelenmelere neden olduğu, (v) Oluşan lekelenmelerin yağmur veya güneş gibi çevresel dış etkilerden bağımsız olarak ortaya çıktığı, kapalı alanlardaki dış cephe yüzey kaplama taşlarında da aynı lekelenmelerin meydana geldiği, (vi) Üstelik, yağmur, güneş ve rüzgâr gibi dış etkenlere maruz kalsa bile, dış cephe taşlarının yapıştırılmasında kullanılacak mastik yapıştırıcıların bu koşullardan etkilenmeden işlevini sürdürmesi, çözünmemesi ve mekanik, fiziksel ya da estetik herhangi bir zarara yol açmamasının yapının ömrü ve yapısal güvenliği bakımından da şart olduğu, (vii) Lekelenmelerin meydana geldiği doğal taşlarda kullanılmış mastik yapıştırıcının söz konusu doğal taş yapıştırma işlemi için uyumlu olmadığı ve söz konusu işe uygun olmayan mastik yaptırıcının kullanılmış olduğu" görüş ve kanaatlerine varıldığını, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine karşı, davalı/ borçlu tarafından itiraz edildiğini, bu sebeple, itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu, ...Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından önceden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve davalının itirazı sonucu yapılan değerlendirmede, yaklaşık ispat şartı oluşmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini ancak mahkemenin ihtiyati haczi kaldırma kararından sonra, ...Mahkemesi'nin ...D. İş dosyasından alınan raporun sonuç kısmında, taşlarla ilgili Tübitak'a analiz yaptırılması gerektiği kanaatine varıldığından, Tübitak'tan analiz raporu alındığını ve ayrıca İTÜ'den Tübitak Analizleri hakkında teknik değerlendirme raporu alındığını, ... D. İş sayılı dosyasından alınan raporda talep edilen Tübitak raporundaki analizde, açıkça lekelenmelerin mastik yapıştırıcıdan kaynaklandığının tespit edildiğini, Tübitak analizi hakkında teknik değerlendirme raporunda da "(i) lekeli numunelerde; taşları alüminyum profillere yapıştırmak için arka yüzde kullanılan mastik yapıştırıcının çözündüğü, PPG Ditallate olarak tanımlanan bileşenin kaplama taşı tarafından emilerek ön yüzeye kadar ilerlediği ve lekelenmelere neden olduğu, (ii) Oluşan lekelenmelerin yağmur veya güneş gibi çevresel dış etkilerden bağımsız olarak ortaya çıktığı, kapalı alanlardaki dış cephe yüzey kaplama taşlarında da aynı lekelenmelerin meydana geldiği, (iii) Üstelik, yağmur, güneş ve rüzgâr gibi dış etkenlere maruz kalsa bile, dış cephe taşlarının yapıştırılmasında kullanılacak mastik yapıştırıcıların bu koşullardan etkilenmeden işlevini sürdürmesi, çözünmemesi ve mekanik, fiziksel ya da estetik herhangi bir zarara yol açmamasının yapının ömrü ve yapısal güvenliği bakımından da şart olduğu, (iv) Lekelenmelerin meydana geldiği doğal taşlarda kullanılmış mastik yapıştırıcının söz konusu doğal taş yapıştırma işlemi için uyumlu olmadığı ve söz konusu işe uygun olmayan mastik yaptırıcının kullanılmış olduğu" açık ve net bir şekilde tespit edildiğini, davalı borçlu şirket hakkında ... Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak 503.972,60 USD tutarındaki alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek Kamu Bankalarınca 1 yıla kadar vadeli USD mevduat hesaplarına fiilen uygulanan azami faiz oranında faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden, tahsili talep edildiğini ve davalı borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, ödeme emrinin tebliğ üzerine; davalı borçlu tarafından "icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına ve ferilerine, işlemiş faiz ve oranına, takip nedenine ve takip dayanağı faturaya" itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı borçlu şirketten olan alacağının mevcut ve muaccel olduğunu, tüm bu bilgiler ışığında, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu belirterek, davalı-borçlunun menkul-gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalı tarafından ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 25/10/2024 tarihli ara kararında; mahkemece yapılan inceleme sonucunda, aynı uyuşmazlık kapsamında verilen 12/08/2024 tarihli ihtiyati haciz kaldırma kararı sonrası tarihlere tekabül eden ... Mahkemesi ... Değişik iş sayılı dosyası kapsamında aldırılan 15/09/2024 tarihli Tübitak Analiz Raporu ve Tübitak analiz raporuna yönelik inceleme sonucu hazırlanan İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri ... tarafından 07/10/2024 tarihinde hazırlanan rapor içeriği,...Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasından aldırılan rapor içeriğindeki mermer uygulaması yapılan yüzeylerin tamamına yakınında mermer yüzeylerinde lekelenmelerin bulunduğuna dair tespit ve tüm diğer deliller incelendiğinde, davacının iddiasına yönelik yaklaşık ispat şartını sağladığı gerekçesiyle, %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili 30/11/2024 tarihli itiraz dilekçesinde; mahkemenin dava konusu takip dayanağı olan sözleşmenin cezai şart maddesine yönelik bir inceleme ve değerlendirme yapmaksızın sadece ayıp iddiası ile ilgili raporlara göre karar verdiğini, öncelikle cezai şart maddesinin tanımı ve kapsamının değerlendirilmesinin daha uygun olacağını düşündüklerini, alacak dayanağı yapılan faturaya süresi içinde noter yolu ile itiraz edildiğini, faturanın tek başına alacağın yaklaşık ispatına dair belge mahiyetinde olmadığını, davacı tarafın ihtarına dosyaya sunulan noter yazısı ile itiraz edildiğini, takip dayanağı sözleşme konusu yüklenilen işin müvekkili davalı şirket tarafından tamamlandığını ve teslim edildiğini, bu nedenle de, davacı şirketin cezai şart alacağı talep hakkının olmadığını, sözleşmede açıkça yazılı olduğu üzere, cezai şart sözleşme konusu işin zamanında tamamlanmaması halinde geçerli olacağını, işin zamanında tamamlandığını, davacı şirketin işin zamanında tamamlanmadığına dair bir iddiasının da olmadığını, yüklenilen işin süresi içinde tamamlandığını ve karşı yan tarafından teslim alındığını ve kullanılmaya başlanmış olup bu hususun hem dava dilekçesi ile hem de ...Mahkemesi ... Değişik İş delil tespiti dosyası ile sabit olduğunu, sözleşmede ayıplı ifa olması halinde de cezai şart ödeneceğine dair hüküm olmadığını, sadece işin süresinde tamamlanmaması halinde cezai şartın öngörüldüğünü, işin süresinde tamamlanmış olduğunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu da olmadığını, davacı şirketin dava nedeni olarak ileri sürdüğü ayıplı imalatın, ... Mahkemesi ... D.iş sayılı delil tespiti dosyasında konu edildiğini ve bu dosyanın henüz derdest olduğunu, ayıp nedeni ile tazminat istemli olarak ... Arabuluculuk Bürosu dosyasında görüşme yapıldığını ancak henüz davanın ikame edilmediğini, dava dilekçesinde yer alan beyanlar ve davacı şirketin kendi isteği ile özel hazırlanan aleyhe görüşleri kabul etmenin mümkün olmadığı gibi, süresinde işin tamamlanmaması halinde geçerli olacak cezai şart isteminden kaynaklanan bu dava dosyasında, davacının ayıp iddialarını dava nedeni olarak ileri sürülmesinin yerinde olmadığını, ayıp iddiasına dair ayrıntılı itirazları, ayıplı mal nedeni ile tazminat davası açılması halinde beyanda bulunma hakkını saklı tuttuklarını, bu aşamada, hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan ve müvekkili davalı şirkete kusur isnat edilmesinin de mümkün olmayan ayıp iddiasını kabul etmediklerini, iddia edilen ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte müvekkilinin imalatından kaynaklı ayıbın da söz konusu olmadığını, dava konusu icra takibinin sözleşmede yer alan cezai şart maddesine dayalı alacak istemli icra takibine yapılan itirazın iptali istemi olduğunu, davacının müvekkili davalı şirketten cezai şart bedeli talebinde bulunabilmesi için yüklenilen işin zamanında teslim edilmemiş olması gerekmesi olduğunu, yüklenilen işin süresinde tamamlandığı ve teslim edildiğinin sabit olduğunu, zamanında teslim olgusunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığını, arz edilen nedenlerle davacının ayıp iddiasının nazara alınarak yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunun düşünülmesinin yerinde olmadığını, kabule göre taktir edilen teminat miktarının da çok düşük olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 27/11/2024 tarihli ara kararında; Talep eden tarafından sunulan itiraz sebepleri incelendiğinde, Mahkemece ... Mahkemesi ...Değişik iş dosyası kapsamında alınan rapor ve değişik iş dosya kapsamında aldırılan Tübitak Analiz Raporu içeriği doğrultusunda yaklaşık ispatı sağlanan iddia kapsamında verilen ihtiyati haczin yerinde olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iş bu dava açılmadan önce davacının ... Mahkemesi'nin ...D.İş Esas-... D.İş Karar sayılı dosyasında aynı deliller ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, önce ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini, akabinde itirazları üzerine haklı olarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın davacı tarafından istinaf edilmiş ise de, istinaf talebinin esastan reddine karar verildiğini, buna rağmen ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verilmesi, itirazlarının reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı şirketin, dava dilekçesinde iddia edilen lekelenmenin sebebini kullanılan yapıştırma malzemesine bağladığını, davacı şirketin, iddia edilen lekelenme sebebinin yapıştırıcı olmadığını delil tespiti ve ihtarından yıllar önceden beri bildiğini, davacı şirketin bina duvarında oluşan suyun-nemin, arka yüzde kullanılan yapıştırıcıya sirayet ettiğini ,bu nemin yapıştırıcı yolu ile taşa geçmesi ile lekelenme meydana geldiğini, taşın suya ve neme karşı duyarlı olduğunu bildiğini, bunu bilmesine rağmen yapıştırıcının kendiliğinden lekelenme yaptığını iddia etmesinin tamamen kötü niyet olduğunu, kullanılan yapıştırıcının durduk yere kendiliğinden çözünerek taşta lekelenme meydana getirmiş gibi yapılan anlatım ve değerlendirmelerin doğru olmadığını, müvekkili davalı şirket tarafından binaya sözleşmeye ve proje uygun şekilde uygulaması yapılan doğal taşların, davacı şirketin tüm özelliklerini bildiği, kendisinin seçtiği doğal taşlar olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığını, davacı şirketin, uygulanmasını talep ettiği taşın kendi doğal özelliği gereği, su-nem ile hiçbir şekilde temas etmemesi gerektiğini bildiği için, sözleşmenin İşin Tarifi 3.13 maddesi ile taşın ön yüzünün yağmur vs. sebeple su ile temas etmesi halinde lekenme olacağı bilindiği için önlem alındığını, işverenin arka yüzünden su teması olmayacağını düşünerek olsa gerek onay vermediğini, ayrıca dava dilekçesi eki 10 nolu delil olarak sunulan 14/09/2021 tarihli e-posta bildiriminde açıkça "cephe taşlarının sözleşmenin 3.13 maddesine uygun hale getirmenizi önemle rica ederiz." devamında "Eylül ayı ortasındayız ve her an yağışlı periyoda girebiliriz.bu sebeple bir an evvel cephe taşları ıslanmadan uygulamaya geçmeniz çok önemlidir". dendiğini, müvekkilinin, sözleşmenin 3.13 maddesi gereği taşların ön yüzüne kimyasal uyguladığını, bilirkişi raporlarında da açıkça yazılı olduğu üzere, yağmur suyu sebebi ile lekelenme bulunmadığının tespit edildiğini, bu tespitin de kimyasalların müvekkili şirket tarafından doğru şekilde kullanıldığının delili olduğunu, davacı tarafından iddia edilen lekelenmelerin sebebinin, arka yüzeyde kullanılan yapıştırıcı olmadığını, kullandırılan taşın suya karşı hassas bir taş olması olduğunu, taşın arka yüzeyinde kullanılan yapıştırıcıya, bina duvarlarındaki suyun temas etmesi sebebi ile yapıştırıcının nemlenmesi, bu nemin de yapıştırıcı üzerinden taşa temas etmesinden kaynaklandığını, iddia eden lekeyi yapanın yapıştırıcı değil, duvardan yapıştırıcıya sirayet eden su ve nem olduğunu, davacı şirketin de öngördüğü bu riskin binanın yapımı sırasındaki imalat hatasından, binanın inşaatın belediye tarafından durdurulması sebebi ve çatı olmaması sebebi ile yağmur suyunun binaya ve duvara gelmesi sonucunda gerçekleştiğini, davacı şirketin bina duvarlarından taş arkasına su gelmesini engellemediğini, dosyaya sunulan ve delil niteliği olmayan raporları kabul etmediklerini, raporu düzenleyenlerin lekelenme olmayan taşların arka yüzünde bulunan yapıştırıcılara hiç su ile temas etmediği için taşların ön yüzünde lekelenme oluşmadığı hususunu hiç nazara almadıklarını, davacı şirket tarafından harici raporlara dayanılmasını kabul etmediklerini, davacı şirketin ...Mahkemesi D. İş delil tespiti dosyasında, bilirkişiler tarafından usule uygun numuneler alınması, alınacak bu numunelerin bilirkişiler tarafından yada mahkeme tarafından Tübitak’a gönderilmesini talep etme hakkı var iken bunu yapmadığını, davacı şirket tarafından bizzat sunulan örnekler üzerinden yapılan incelemenin delil olarak ileri sürülmesini kabul etmenin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan raporların davacı şirketin özel talebi ile hazırlandığını ve delil mahiyetinde olmadıklarını, dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı şirketin iddia edilen bu lekelenmeleri yıllar önce gördüğünü beyan etmesine rağmen müvekkili şirkete hiçbir ihbarda bulunmadığını, davacı şirketin bu iddia ettiği ayıbı yıllar önce görmüş olmasına rağmen ilk olarak delil tespiti talebinde bulunduğunu, gizli ayıp iddiasının derhal bildirilmesi gerekir iken bildirilmediğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra delil tespiti yaptırıldığını, ihtar çekildiğini ve icra takibi yapıldığını, davacının ayıp iddiası nazara alınarak yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunun düşünülmesinin yerinde olmadığını, ayrıca kabule göre taktir edilen teminat miktarının da çok düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen ... tarihli ara karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.