T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ..
NUMARASI: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: ...
BİRLEŞEN DOSYA ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
DAVACI : ..
VEKİLLERİ : ..
DAVALI : ..
VEKİLİ : ..
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 07/02/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının branda-lente işleri yapmakta olup davalı şirket Adempira isimli oteli işlettiğini, davalı şirketin yetkililerinin otele yaptıracakları pergole işi için davacıyı bulduklarını, tarafların yapılacak iş hususunda anlaşarak 05/10/2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri layıkıyla yerine getiren davacının, 19/10/2021 tarihinde işini olması gerektiği gibi teslim ettiğini, davalı yetkilisi yapılan işin sözleşme uyarınca olması gerektiği gibi olduğunu görünce iş teslimini kabul ettiğini söylediğini, davacı ile davalı yetkilisi arasında geçen ve işin teslimini ve tesliminin kabul edildiğini gösterir whatsapp ekranı görüntüsünün mahkemeye sunulduğunu, davalının, işin tesliminden sonra, kompozit işinin de yapılmasını istediğini, tarafların 25.000,00 TL üzerinde anlaştığını ve bu kompozit işinin de bedeli karşılığında davacı tarafından yapıldığını, akabinde davalının mavi hazır branda istediğini ve bu siparişi de davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, netice itibariyle davacının, gerek sözleşme ile üzerine düşen gerekse sözleşme dışında sonradan yapılması istenen işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafından yapılan bu işlere karşılık davacı 125.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan borcunu ise ödemediğini, davacı tarafından davalı yetkililerine çok kez ödeme yapması istenmiş ise de davalı yetkilileri türlü bahanelerle ödeme yapmaktan çekindiklerini, önceleri ödemenin yakın zamanda yapılacağını söyleyen davalı yetkililerinin, sonradan sözleşmede yazılanın dışında iş yapılması talebinde bulunarak ödemeyi sürekli ertelediklerini, ödeme yapmaktan kaçınan şirket yetkililerinin, en sonunda yapılan işin ayıplı olduğundan bahisle ödeme yapmayı reddettiklerini, bunun üzerine 17/02/2022 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalıya karşı, faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkilinin alacağının faturada yazılı olmakla belli olduğunu, sabit olan bu alacağın likit bir alacak olduğunun izahtan vareste olduğunu beyan ederek takibe mesnetsiz ve dayanaksız olarak itiraz eden arabulculuk görüşmelerinde de ödeme yapmayı reddeden ve nihayetinde işbu davanın açılmasına sebebiyet veren kötü niyetli davalının 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile davalının ...İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile yapılan takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 05/10/2021 tarihinde pergole sistemi yapımı için anlaşma yapıldığını, sözleşmeye göre işin bedeli Malzeme, işçilik, montaj ve nakliye dahil tamamı için 225,000,00 TL olarak belirlendiğini, bunun dışında başkaca bir işlem yapılmadığını, sözleşme gereği yapılması gereken pergole sisteminin tam, düzgün ve kusursuz şekilde yapılmadığını, sözleşme koşulları yerine getirilmediğinden ötürü iş bu dava konusu talepleri kabul etmediklerini, müvekkili, herhangi bir dönüş alamayınca derhal .. Sulh Hukuk Mahkemesi .. Değişik iş numaralı dosyada delil tespiti yaptırıldığını, delil tespitinde yapılan sistemdeki tüm ayıplar ve arızaların tutanak altına alındığını ve rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere yapılan işte çok ciddi oranda ayıplar tespit edildiğini ve bu doğrultuda rapor düzenlendiğini, İş bu bilirkişi raporunda kısaca tentenin tamamında eğim hatası bir çok muhtelif yerlerinden su alması ve sistemde kullanılan metal aksamlarda eğrilik, tentede kullanılan kumaşlarda potluk motorda zorlanma nedeniyle yanma ihtimali vs bir çok ayıp tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle "satıcının ağır kusuru " bulunduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 05/10/2021 tarihinde dava konusu ürünün yapılması için sözleşme içeriğinde yapılacak olan pergole sisteminin ayrıntıları belirtilerek sözleşme imzalandığını, sözleşme neticesinde müvekkilinin davalı şirkete 125.000,00 TL ön ödeme yaptığını, kalanının işin tamamen teslimi halinde ödeneceği yönünde anlaştıklarını, sözleşmeye göre işin bedeli malzeme, işçilik, montaj ve nakliye dahil tamamı için 225.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme gereği yapılması gereken pergole sisteminin tam düzgün ve kusursuz şekilde yapılmadığını, sözleşme koşullarının yerine getirilmediğini, ayıpların giderilmesine ilişkin olumlu bir dönüş yapılmadığını, müvekkili dönüş alamayınca ayıpların tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, delil tespitinde yapılan sistemdeki tüm ayıplar ve arızaların tutanak altına alınarak rapor düzenlendiğini, sözleşmeye konu tentenin monte edildikten sonraki tarihlerde ancak kullanma ile anlaşılabilecek ayıplarının ortaya çıktığını, eserin teslimi ile kabulün aynı şey olmadığını, müvekkilinin eseri hiçbir şekilde kabul etmediğini, rapor tespiti neticesinde 14/04/2022 tarihinde davalıya noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, ancak iade konusunda yine olumlu bir yanıt alınamadığını, 05/10/2021 tarihli sözleşmeye konu tente sisteminden doğan gizli ayıplar sebebiyle sözleşmeden dönmeye bağlı olarak davalı tarafa ödenen 125.000,00 TL ücretin ödeme gününden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesine, ticari faizin de ödenmesi ile söz konusu malın davalı tarafça geri alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Dosya Davacı vekili tarafından sunulan 23/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 500,00 TL olarak talep edilen zararlarını 88.000,00 TL artırarak 88.500,00 TL olarak tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Dosya Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin branda tente işleri yaptığını, davacı şirketin yazılı olan adreste faaliyet gösteren ... isimli oteli işlettiğini, davacı şirket yetkililerinin otele yaptıracakları pergole işi için müvekkilini bulduklarını, 05/10/2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, 19/10/2021 tarihinde ürünü olması gerektiği gibi teslim ettiğini, şirket yetkilisinin yapılan işin sözleşme uyarınca olması gerektiği gibi olduğunu görünce iş teslimini kabul ettiğini söylediğini, davacının işin tesliminden sonra kompozit işinin de yapılmasını isteyerek tarafların 25.000,00 TL üzerinde anlaştığını, davacı tarafın yapılan işlere karşılık müvekkiline 125.000,00 TL ödeme yaptığını kalan borcunu ise ödemediğini, 17/02/2022 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacıya karşı faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davacı tarafın borcun tamamına itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacının iddia ettiği gibi yapılan işin kusurlu olmasının varsayılması halinde davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanma hakkının olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"..taraflar arasında 05/10/2021 tarihinde pergole ve branda yapım işi konusunda anlaşma sağlandığı, asıl dosya davacısının işi 19/10/2021 tarihinde teslim etmesine rağmen bakiye alacağının tahsilini talep ettiği, asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısının ise taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işin gizli ayıplı olup ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, sözleşme bedeli olarak ödenen 125.000,00 TL'nin istirdatı ile ayıplı ürünlerin sökülerek yeniden yapılmasından kaynaklı zararın tazminini talep ettiği, asıl dosya davacısı tarafından yapılan pergole sistemindeki kumaşın üzerine yağmur yağması ile yağmur suyu yükü oluştuğu ve yükün pergola taşıyıcı sistemi ile taşınamadığı, raylarda sehim oluşumu meydana geldiği, zamanla yağmurun yağmasıyla sistemde sehim oluşarak suyun aşağıya geçtiği, bu hususun ilk başta basit bir muayene ile tespit edilemeyeceği, kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp nedeniyle sistemin kullanılamayıp kabule icbar edilmeyecek derecede olduğu, ayıbın onarım yapılmak suretiyle de giderilemeyeceği anlaşılmakla davalı birleşen dosya davacının sözleşmesi feshinde haklı olduğu, sözleşmenin hüküm ifade etmemesi nedeniyle ortaya çıkan menfi zarar kalemlerini isteyebileceği, sistemin sökülmesi ve yeniden yapılması için istenilen zararın olumsuz zarar kapsamında kaldığı, sözleşme tarihi itibariyle yapılan değerlendirmede iş bu zararının 88.500,00 TL olduğu, yine sözleşme tarihi itibariyle davalı birleşen dosya davalısında kalan hurda bedelinin 45.000,00 TL olduğu, bu haliyle bakiye 80.000,00 TL'nin geri verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup asıl dosya yönünden davacı her ne kadar bakiye iş alacağı tahsilini talep etmiş ise de yapılan işin gizli ayıplı olması, sözleşmenin haklı feshi ve ayıbın onarım yapılmak suretiyle giderilemeyecek olması hususları nazara alınarak bakiye iş alacağı olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak fazladan iş yaptığını iddia eden asıl dosya davacısının iddiasını ispat ile mükellef olduğu dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile fazladan yapıldığı iddia edilen işe ilişkin bir yapı bulunmadığı, dosya kapsamına aksini gösterir herhangi bir delil de sunulmadığından fazladan yapılan iş bedeline ilişkin talebin de reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının branda-tente işleri yapmakta olup davalı şirket yukarıda yazılı adreste faaliyet gösteren Adempira isimli oteli işlettiğini, davalı şirket yetkilileri otele yaptıracakları pergole işi için davacıyı bulduklarını ve taraflar yapılacak iş hususunda anlaşarak dava dilekçesinin ekinde sundukları 05/10/2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri layıkıyla yerine getiren davacının, 19/10/2021 tarihinde işini olması gerektiği gibi teslim ettiğini, davalı yetkilisi yapılan işin sözleşme uyarınca olması gerektiği gibi olduğunu görünce iş teslimini kabul ettiğini söylediğini, dava dilekçesinin ekinde davacı ile davalı yetkilisi arasında geçen ve işin teslimini ve tesliminin kabul edildiğini gösterir whatsapp ekran görüntüsü sunulduğunu, davalı, işin tesliminden sonra, kompozit işinin de yapılmasını istediğini, taraflar 25.000,00 TL üzerinde anlaşmış ve bu kompozit işi de bedeli karşılığında davacı tarafından yapıldığını, akabinde davalının mavi hazır branda istemiş ve bu sipariş de davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, netice itibariyle davacı, gerek sözleşme ile üzerine düşen, gerekse sözleşme dışında sonradan yapılması istenen işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın, yapılan bu işlere karşılık davacıya 125.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan borcunu ise ödemediğini, ödeme yapmaktan kaçınan şirket yetkililerinin, en sonunda yapılan işin ayıplı olduğundan bahisle ödeme yapmayı reddettiğini, bunun üzerine taraflarınca 17/02/2022 tarihinde, ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile davalıya karşı, faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, kötüniyetli tavrını sürdürerek icra dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı, davacı ile aralarındaki ilişkiyi reddederek borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 05/10/2021 tarihli sözleşme yapılmış olup bu sözleşme neticesinde müvekkili davalının şirkete 125.000 TL ön ödeme yaptığını, kalanını işin tamamen teslimi halinde ödeneceği yönünde anlaştıklarını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşme konusu malzeme, işçilik, montaj ve nakliye dışında başkaca bir işlem yapılmadığını, davacının iddia ettiği gibi herhangi bir kompozit montajı ve mavi hazır branda işi meydana getirilmediğini, bu hususun 19.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda da ''Bu sebeple davacı tarafından faturalandırılan 25.000,00 TL tutarlı kompozit montajı ve 500,00 TL tutarlı mavi branda işlerinin fazladan yapılıp yapılmadığının tespiti için 23.08.2024 tarihinde yerinde inceleme yapılmış ve fazladan yapıldığı iddia olunan ve faturalandırılan iş kalemlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir.'' şeklinde belirtildiğini, davacının istinaf dilekçesinde de yer verdiği tanık beyanlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Asıl dava yüklenici tarafından açılan itirazın iptali, birleşen dava ise iş sahibi tarafından açılan gizli ayıplar nedeniyle sözleşmeden dönme nedeniyle zararların tazmini istemine ilişkindir.
HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ve hükme karşı asıl dosya davacısı tarafından istinaf yoluna gelinmiştir.
TBK'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim ve eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır. Eser sözleşmesinde iş sahibi sözleşmeden dönerek bedelin iadesini istese de, eser kabule zorlanamayacak derecede ayıplı değilse, hakim bilirkişiye ayıp giderim bedelini belirleterek bedelde indirim yapabilir (Yargıtay 15. HD. 6.7.2020 T, 2019/3080-2020/2116 ve aynı Dairenin 15.10.2019 T, 2019/2856-3943 sy. Kararları).
Olumsuz zarar; sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan paradır. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan (güvenmekten) doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamı, başka bir anlatımla karşı tarafın malvarlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Olumsuz zarar, sözleşmeden dönen alacaklının haklı olması halinde, kusurlu borçludan isteyebileceği, diğer anlatımla, borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarardır.
Kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, sözleşme tarihi itibariyle akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir.
Dosyanın tetkikinde; bilirkişi raporuna göre işin gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın iş sahibinin kullanamayacağı derecede bulunduğu rapor edilmiş olup; eser sözleşmesi hükümlerine göre ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olması, yazılı olması zorunluluğunun bulunmaması, her türlü delille ispatlanabilmesi, dava konusu ayıbın kullanıldıkça ortaya çıkması karşısında gizli ayıplı olması ve olayda gizli ayıbın niteliği itibariyle davacının eseri kullanamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak derecede olması, davacının dava dilekçesinde ödediği bedelinin iadesini talep etmesi karşısında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında verilen 26/09/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl dosya yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, birleşen dosya yönünden alınması gereken 5.498,96 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.374,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.124,22 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.06/02/2025
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.