T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/02/2026 (Ek Karar)
NUMARASI: ... D.İş Esas...D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN: ...
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF: 1-...
...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF: 2-...
...
VEKİLİ: Av....
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 04/06/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında 01/03/2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve ekinin 01/03/2023 tarihli Ek Sözleşme ve eklerinin, 01/03/2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve eklerinin imzalandığını, nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, işbu sözleşmelerin... ve ... tarafından müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve ilgililere .... Noterliği'nin 10/10/2025 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarı ve hesap özetinin tebliğ edildiğini, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacaklarının muaccel hale geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15/01/2026 tarihi itibariyle 73.470.343,24 TL nakit 25.300,00-TL gayrinakit olmak üzere toplam 73.495.643,24-TL olan müvekkili banka alacağının tahsilini teminen borçlunun menkul, gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 21/01/2026 tarihli değişik iş kararında; ihtiyati haciz talep eden tarafın talep dilekçesiyle beraber genel kredi sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, genel kredi sözleşmesinin taraflarının incelenmesinde; asıl borçlu ,,, İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile talep eden banka arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmeleri... ve ...n'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, talep eden banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan kat ihtarnamesinin borçlu şirkete ve kefillere tebliğ edildiği anlaşıldığından, sunulan belgeler kapsamında talep edenin iddiasında haklılığını ispat konusunda kuvvetle muhtemel yaklaşık kanaatin oluştuğu ve talep eden bankanın teminatsız olarak ihtiyati haciz istemiş olup, 5230 sayılı Kanun'un 11. maddesinde; "4603 sayılı kanuna tabi banklarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 sayılı Harçlar Kanunu 2,23 ve 29. Maddeleri gereğince 2548 sayılı Ceza evleriyle Mahkeme Binaları İnşası karşılığı olarak alınacak harçlar ve mahkumlara ödenecek yiyecek bedelleri hakkındaki kanunun 1.madcesi hükümleri uygulanmaz, İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkartılması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz" hükmü gereğince 4603 sayılı Kanun'a tabi ...nın ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerde harçtan muaf olduğu ve teminat alınmayacağı düzenlendiği gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne kısmen reddine, gayri nakdi kredi ve çek taahhüt bedeline ilişkin 3.925.300,00 TL açısından talebin reddine, talep dilekçesinde belirtilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan bakiye 7.759.914,49 TL açısından ihtarnamede yer almadığından bu miktar yönünden talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenin ... Bankası Anonim Şirketi'ne ait genel kredi sözleşmelerine istinaden borcun ödenmemesinden dolayı 61.810.428,75 TL üzerinden karşı taraflar ... ve ...'ın ayrıntıları yazılı masraflara (61.810.428,75 TL) yetecek oranda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257. ve bunu izleyen maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili itiraz başvuru dilekçesinde, İİK 257.maddesi ile belirlenen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, talepte bulunan banka tarafından söz konusu alacağına ilişkin olarak ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, yani bir diğer deyişle söz konusu borcun rehinle temin edilmiş olması sebebiyle talepte bulunana tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, bu haliyle müvekkilleri hakkında verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut yargılama konusu olay ve anılan Yargıtay kararı dikkate alındığında banka tarafından talep olunan ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı sabit olup iş bu kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca vadesi gelmemiş borçlar yönünden belirtilen ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, zira İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiği belirtilmiş olup iş bu hususta dosyaya sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığını, kaldı ki talepte bulunan tarafça alacağının ipotekle teminat altına aldığı sabit olup ihtiyati haciz talebini İİK 257/1 fıkrasına dayandırdığı dikkate alındığında bu yönüyle de talep olunan ihtiyati haczin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun sabit olduğunu, dava dışı asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, talepte bulunan banka tarafından müvekkili aleyhine, ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, söz konusu takibin yine işbu ihtiyati haciz talep dosyasında yer alan... Noterliği'nin 10/10/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesine dayandırıldığını, takibe dayanak hesap kat ihtarnamesinin, dava dışı asıl borçlu şirkete yasalara uygun olarak tebliğ edilmediğini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği gereğince, sermaye şirketlerine tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin, bu kapsamda UETS adresine sahip olup tebligatın bu kanal üzerinden yapılmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, ancak davalı alacaklı tarafından icra dosyasına sunulan hesap kat ihtarnamesinde görüleceği üzere tebligatın "normal posta" yolu ile yapıldığını, iş bu hususta usulsüz tebliğ edilen kat ihtarına dayanılarak başlatılan takibe karşı taraflarınca takibin taliki ve iptali için....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, Tebligat Kanunu ve emsal Yargıtay ilamları doğrultusunda takip dayanağı hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin görüldüğünü, usulsüz tebligat nedeniyle takibin ve icra emrinin iptali gerektiğini, zira dava dışı şirketin aktif olarak kullanılan ve dilekçeleri ekinde ekran görüntüleri sunulu ...sayılı UETS adresi bulunduğunu, şirkete gönderilecek tüm tebligatların bu UETS adresine gönderilmesi gerektiğini, aksi yönde yapılan tüm tebligatların yok hükmünde olduğunu, yine TBK md. 586'da "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. ANCAK, BUNUN İÇİN BORÇLUNUN, İFADA GECİKMESİ VE İHTARIN SONUÇSUZ KALMASI VEYA AÇIKÇA ÖDEME GÜÇSÜZLÜĞÜ İÇİNDE OLMASI GEREKİR. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir." hükmüne yer verildiğini, iş bu kanun hükmünde yer verildiği haliyle dava dışı asıl borçluya usulüne uygun olarak gönderilen bir ihtar bulunmadığı sabit olup bu halliyle de asıl borçluya usulüne uygun gönderilmiş bir ihtar bulunmaksızın kefile başvurulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, TBK madde 583 hükmüne uygun düzenlenmiş kefalet sözleşmesi bulunmadığını, söz konusu ihtiyati haciz talebinde banka tarafından kredi sözleşmesi kapsamında müvekkilleri ... ve ...'ın kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı ileri sürülmek suretiyle talepte bulunulduğunu, ancak talepte bulunan tarafından sunulan kefalet sözleşmelerinin de TBK md. 583 hükmünde belirtilen "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." hükmüne uygun düzenlenmemiş olup kanunun aradığı şartları taşımayan kefalet sözleşmesi dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talep edilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesi 24/02/2026 tarihli değişik iş ek kararı ile, itiraz eden vekilinin ihtiyati hacze konu edilen alacağın asıl borçlu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile talep eden banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyi ...ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, talep eden banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete ve kefillere tebliğ edildiği sunulan belgeler kapsamında talep edenin iddiasında haklılığını yaklaşık olarak ispatladığı, itiraz eden tarafça ileri sürülen hususların ihtiyati haczi kaldırılmasını gerektirir mahiyette olmadığı, itirazların yargılamayı gerektirdiği, belirtilen nedenler ile ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından dosyaya sunulan 02/02/2026 tarihli dilekçenin mahkemece verilen ihtiyati haciz kararından dönülmesini gerektirir bir husus içermediği, 21/01/2026 tarihli kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itiraz başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ihtiyati haciz kararı vermek için gerekli koşulların mevcut olmaması ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararının ve ... İcra Dairesi ..Esas sayılı dosyası ile işleme konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak için müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borç için ipotek konulan taşınmazın itiraz edenler üzerine kayıtlı olmamasına, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir borç bulunduğu hususunda yaklaşık ispatın sağlanmış olmasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas ... D.İş Karar sayılı dosyasında verilen 24/02/2026 tarihli ek karara karşı, karşı taraf Cafer Turan ve Ahmet Turan vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karşı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.04/06/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.