T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: ...D.İş Esas - ...D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN: ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF: (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 24.05.2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle; muhatabının ... ... Bankası A.Ş./ ... Sanayi Şubesi olan, keşidecisi ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. olan 31/05/2025 keşide tarihli 02/06/2025 ibraz tarihli ve 2.000.000,00-TL tutarlı ... seri nolu çekin, muhatabının ... ... Bankası A.Ş. / ... Sanayi Şubesi olan, keşidecisi ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. olan 05/07/2025 keşide tarihli 07/07/2025 ibraz tarihli ve 1.500.000,00-TL tutarlı ... seri nolu çek, muhatabının ... ... Bankası A.Ş. / ... ... Şubesi olan, keşidecisi ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. olan 03/05/2025 keşide tarihli 05/05/2025 ibraz tarihli ve 1.000.000,00-TL tutarlı ... seri nolu çek, muhatabının ... ... Bankası A.Ş./... ...myeri Şubesi olan, keşidecisi ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. olan 04/05/2025 keşide tarihli 05/05/2025 ibraz tarihli ve 904.144,60-TL tutarlı ... seri nolu çekin ilgili bankaya ibraz edildiğini, ibraz tarihi itibariyle tedbir kararı bulunduğundan ve konkordato onayı bulunmadığından ibraz tarihi itibariyle herhangi bir işlem yapılamadığına dair şerh düşüldüğünü, işbu keşidecinin durumuna ilişkin gerekli kayıtlar çekin arka yüzüne düşüldüğünü, ancak söz konusu keşideci şirketin .....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato sürecinde olduğunu, söz konusu karşı tarafa yönelik ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının ve sonrasında teminatın yatırılmaması ve infaz edilmemesi sebebiyle ihtiyati haciz kararının ortadan kalkacağını, yine söz konusu ihtiyati haciz talebinden karşı tarafın konkordato sürecinin devam ediyor olması sebebiyle feragat edilmesi halinde de karşı tarafa karşı tekrardan ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına engel olmadığını belirterek, borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 13/11/2025 tarihli değişik iş kararında özetle; "Talep tarihi itibariyle çek(ler)in kambiyo vasfını taşıdığı/taşıdıkları ve bu haliyle üzer(ler)inde yazılı olan miktar kadar paranın ödenmesi borcunu içerdiklerinden, ayrıca İİK'nın 45/3. maddesinin yollamasıyla(atfıyla) İİK'nın 165/1 maddesine göre; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede(kambiyo senedine) dayanan alacaklının, alacağı rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senedine dayanarak haciz veya iflas yolu ile takip yapmasına yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı, dilekçe ve ekinde sunulan çek asıl(lar)ı ile diğer belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu, ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep edenin karşı (borçlu) taraftan alacaklı olduğu, alacağın muaccel (vadesi gelmiş) olup, rehinle de temin edilmediği yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığından, ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. maddesi gereğince kabulüne, 5.404.144,60.TL alacak ile sınırlı olmak (taşkın/aşkın hacze mahal verilmemek) koşuluyla, İİK'nın 259/1. maddesi gereğince, ihtiyati haciz talep eden hacizde haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK'nın 84. ve devamı maddeleri gereğince; alacak miktarı üzerinden mahkemece takdiren %15 oranına göre hesaplanan 810.621,69.TL teminat(HMK'nun 87. maddesi gereğince nakdi teminat veya süresiz ve kesin banka teminat mektubu) ihtiyati haciz isteyen tarafından mahkeme veznesine yatırılmak/sunulmak koşuluyla, karşı (borçlu/borçlular) taraf ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin borca yetecek miktardaki menkul (taşınır), gayrimenkul (taşınmaz) malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Karşı taraf ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. vekili itiraz başvuru dilekçesinde, müvekkilinin iflas ettiğinden itiraza konu ihtiyati haciz kararında talep edenin hukuki yararı olmadığını, müvekkili şirketin iflas ettiğini, İcra ve İflas Kanununun amir hükümleri uyarınca iflasın açılması ile birlikte bireysel takip ve haciz işlemlerinin duracağını ve düşeceğini, .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2025 tarih...esas sayılı dosyasında yapılan duruşmasında müflis şirketin 11/11/2025 tarih saat 11:50 de iflasına karar verildiğini, iflas kararı ile birlikte müvekkilinin "Müflis" sıfatını kazandığını ve tüm malvarlığını kendiliğinden iflas masasına intikal ettiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 193. Maddesi; "İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer." hükmünü amir olduğunu, bu amir hüküm uyarınca, iflasın külli tasfiye niteliği gereği, alacaklılar arasında eşitliği sağlamak amacıyla bireysel takipleri ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma tedbirlerini iflasın açılmasıyla birlikte yasaklandığını, iflas masasına giren mallar üzerinde ihtiyati haciz uygulanamayacağını, İİK’nın 184. maddesi gereğince, iflasın açıldığı anda müflisin haczi kabil bütün mallarının iflas masasına gireceğini, yine İİK’nın 191. maddesi uyarınca borçlunun masa malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığı ve bu yetkinin iflas idaresine geçtiği, müflisin malvarlığı üzerinde bireysel alacaklıların ihtiyati haciz yoluyla öncelik kazanmaya çalışması, iflas hukukunun temel prensiplerine ve alacaklılar arası eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, iflas kararından sonra verilen veya uygulanmak istenen ihtiyati haciz kararlarının hukuka aykırı olduğunu ve infaz kabiliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin iflasına karar verilmiş olması sebebiyle, alacaklı tarafın İİK m. 257 kapsamında ihtiyati haciz talep etme koşullarının ortadan kalktığını, zira iflas halinde alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırmaları gerektiğini, münferit icra takibi veya ihtiyati haciz yoluyla alacak tahsilinin mümkün olmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, somut olayda müvekkili şirketin iflas etmiş olması, İİK m. 257'de aranan "vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu" için bireysel takip yapma imkanını ortadan kaldırdığını, alacaklının alacağını tahsil edebileceği yegane mercinin iflas masası olduğunu, dolayısıyla iflas etmiş bir borçluya karşı, sanki ticari hayatına devam ediyormuş gibi ihtiyati haciz kararı verilmesi ve uygulanmasının İİK'nın emredici hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince 21/01/2026 tarihli... D.İş Esas... D.İş Karar sayılı ek kararı ile özetle; "... ATM'nin ... Esas sayılı ve konkordato talepli davanın 11.11.2025 tarihli duruşmasında borçlu ... Tekstil A.Ş.'nin konkordato talebinin reddine, adı geçen şirketin İİK'nın 292. Maddesi gereğince iflasına ve iflasın 11.11.2025 günü saat 11:50 itibariyle açılmasına karar verilmiş olup verilen karar henüz İstinaf aşamasında olup kesinleşmemiştir. İİK'nın 193. Maddesi hükmü kamu düzenine ilişkin olup, bu nedenle alacaklıların, icra dairesinin veya icra mahkemesinin borçlunun iflas etmediğini bilip bilmediğine bakılmaksızın, iflas açıldıktan sonra yapılan takip işlemleri geçersizdir. Şikayet edilmese bile bunu icra dairesi ve icra mahkemesinin kendiliğinden gözetmesi gerekir. İİK'nın 184, 190. Maddeleri uyarınca borçlu, iflas kararı verildiği andan itibaren müflis sıfatını alır. Borçlunun tüm mal varlığı ve hakları kendiliğinden iflas mamasına dönüşür ve iflasın kapanmasına kadar müflisin edineceği mal, alacak ve haklar da kural olarak iflas masasına kazandırılır. İİK'nın 193 ve devamı maddeleri uyarınca iflas sonucunda, müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması ile müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin dava takip yetkisi ortadan kalkar. Müflis iflasın açılması ile ne hak ehliyetini ne de dava ehliyetini kaybeder. Ancak, müflisin masa varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanacağından, müflisin mal varlığına ilişkin tüm davalar iflas idaresi tarafından takip edilecektir. İflas sonucunda, iflas masası kapsamındaki mallar, alacak ve haklar üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlanan müflis, iflas masası ile ilgili davaları takip edemez. Dava takip yetkisi iflas idaresine aittir. İflas tasfiyesi bağlamında; tasarruf yetkisinin mevcudiyeti dava takip yetkisinin önemli bir parçasını oluşturur. İflas sürecinde, yukarıda bildirilen iflasın açılması ile duracak türden takiplerden iflasın açılması ile, iflasın açılmasından önce müflis hakkında başlatılmış bazı takipler durur ve bu takipler icra takibinin kesinleşmesi ile düşer. İflas süreci devam ederken müflise karşı yeni bir takibe girişilemez. Eldeki davaya konu uyuşmazlıkta karşı taraf(borçlu) hakkında iflas tasfiyesinden sonra doğan bir borcun varlığı iddia edilmediğinden, karşı taraf aleyhine icra takibi yapılamayacağı gözetilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmiştir(Yargıtay 23. H.D.'nin 2013/1426 E-3276 K., 2023/1615 E-2564 K., İstanbul BAM 12. H.D.'nin 2024/99 E-199 K, İzmir BAM 12. H.D.'nin 2023/4 E-3099 K. Sayılı kararları da bu yöndedir) Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, ihtiyati haciz kararının verildiği 13.11.2025 tarihinde iki gün önceki bir tarih olan 11.11.2025 günü borçlu şirketin iflasına ve iflasın aynı gün saat 11:50 itibariyle açılmasına karar verilmiş olması karşısında, karşı tarafın ihtiyati hacze itirazının kabulüne ve mahkememizce verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati haczin sebeplerine yönelik itirazının (ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik taleplerinin) kabulüne, mahkemenin 13/11/2025 tarihli, ...Değişik İş Esas ... D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş,...Karar sayılı dosyasında verilen 13.11.2025 tarihli kararın, yapılan itiraz neticesinde 21.01.2026 tarihli ek karar ile kaldırılmasına karar verildiğini, işbu doğrultuda ihtiyati haczin kaldırılması ile birlikte müvekkili şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/486 D.İş, 2025/497 Karar sayılı dosyasına başvuru tarihinin 10.11.2025 20:28 olduğunu, Yerel Mahkeme karar tarihinin 13.11.2025 tarihi olduğunu, başvuru tarihi itibariyle borçlu şirketin hala daha faaliyette olduğunu, bu sebeple de ihtiyati haczin şartlarının olduğunu, aksi bir an düşünülse dahi işbu ihtiyati haciz vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmaması gerektiğini, aksi durumun hak arama hürriyetinin engelleneceği açık olduğunu, ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmaması olduğunu, sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmediğini, itiraz eden borçlu şirketin keşide ettiği talebe konu çekin süresi içinde alacaklı hamil tarafından bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığından ödeme yapılmadığının ihtilafsız olduğunu, İİK'nın 294/1. maddesi uyarınca asıl borçlu şirket hakkında konkordato geçici veya kesin mühletinin verilmesi, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını, yasa hükmünün, ihtiyati haciz kararının verilmesini değil, uygulanmasını engellediğini, müvekkili şirket açısından talep tarihi itibariyle bakılmasının gerektiği bu doğrultuda ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinin talep tarihi itibariyle uygun olacağının açık olduğunu, aksi durumda dahi ihtiyati haciz kararının uygulanmasının olanağının bulunması halinde dahi talep tarihi itibariyle müvekkili şirketin işbu durumdan haberdar olmadığı, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hak arama hürriyetini zedeleyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine kaldırılmasına dair verilen karara karşı talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 184, 190.maddeleri uyarınca borçlu, iflas kararı verildiği andan itibaren müflis sıfatını alır. Borçlunun mevcut tüm malvarlığı ve hakları kendiliğinden iflas masasına dönüşür ve iflasın kapanmasına kadar müflisin edineceği mal, alacak ve haklar da kural olarak iflas masasına kazandırılır.
İİK'nın 193.vd.maddeleri uyarınca iflas sonucunda, müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması ile, müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin dava takip yetkisi ortadan kalkar. Ancak müflis iflasın açılması ile ne hak ehliyetini ne de dava ehliyetini kaybeder. Ancak, müflisin masa varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanacağından; müflisin mal varlığına ilişkin tüm davalar iflas idaresi tarafından takip edilecektir. İflas sonucunda, iflas masası kapsamındaki mallar, alacak ve haklar üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlanan müflis, iflas masası ile ilgili davaları takip edemez, dava takip yetkisi iflas idaresine aittir. İflas tasfiyesi bağlamında; tasarruf yetkisinin mevcudiyeti, dava takip yetkisinin önemli bir parçasını oluşturur. İflas sürecinde, yukarıda bildirilen iflasın açılması ile duracak türden takiplerden iflasın açılması ile, iflasın açılmasından önce müflis hakkında başlatılmış bazı takipler durur ve bu takipler iflas kararının kesinleşmesiyle düşer. İflas süreci devam ederken; müflise karşı yeni bir takibe girişilemez.
Ancak, ihtiyati haciz talep tarihinin 10.11.2025 saat.20:28 olduğu, hakkında ihtiyati haciz talep edilen şirket hakkında verilen iflasın 11/11/2025 günü saat 11:50 itibariyle açılmasına karar verildiği dikkate alınarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiş ise de talep tarihi itibari ile talep edenin haklılık durumu dikkate alındığında talep eden aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, belirtilen husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/01/2026 tarih, ...D.İş Esas,... D.İş Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati haczin sebeplerine yönelik itirazının (ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik taleplerinin) KABULÜNE,
2-....Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.11.2025 tarihli, ... Değişik iş - ... karar sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA,
3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
B)İstinaf yargılaması bakımından:
1-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan 4 adet elektronik tebligat ücreti 40,00 TL ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.209,40 TL istinaf yargılama giderinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,
Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/05/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.