T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacının eşi olan ...'nin kardeşi olduğunu, davalı tarafın .... .A.Ş.'den genel kredi sözleşmesi uyarınca PSG teminatlı .... Zirai İşletme Kredisi çektiğini, davacının da taraflar arasındaki yakınlık ve güven nedeniyle davalı yana
işbu kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, davalı tarafın .... T.A.Ş.den çektiği zirai işletme kredisinin bir kısmını vadesi gelmesine rağmen ödemediğini ve davacının bir kısım ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı-borçlunun.... Dairesi'nin .../.... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itirazının asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı aleyhinde %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğu, söz konusu kredinin davacı tarafın kendi kişisel harcamaları için kullanıldığını, davacı tarafın eşinin, davalının kız kardeşi olduğunu, söz konusu bankadan kullanılan krediyi davalı ... görünürde kendi adına kullanmış gibi olsa da, bankadan alınan paranın ...'a verildiğini, daha önceden de davalı ile davacı taraf ve dava dışı diğer kardeşlerin acil paraya ihtiyaç olduğunda sürekli olarak birbirleri adına kredi kullandıklarını ve kefil olduklarını, davacı tarafın kefil sıfatı olması ve haciz baskısı ile ödediğini iddia ettiği parayı hemen ödedikten sonra yani 28/09/2018 tarihinde değil de aradan 5 yıl geçtikten sonra ödenmesini istemesi ve hukuki süreci başlatmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı tarafın haksız kazanç elde etmek istediğini, ayrıca hem davalı hem de davacı tarafın tacir olmadıklarını söz konusu ödeme emrinde belirtilen %25 faiz oranının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu takipte faiz uygulanması gerekse dahi bu oranın %9 olması gerektiğini, davacı tarafın takip tarihine kadar davalıyı temerrüde düşürmediğini, bu yönüyle davacının takip tarihine kadar faiz isteminde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda dosyada geçerli bir asıl borcun varlığı, geçerli bir
kefalet sözleşmesinin varlığı, borcun muaccel olduğu ve borcun alacaklıya ödendiğinin tespit edildiğini, davacının davalı adına bankaya yatırdığı paraların yatırılma tarihinin 28/09/2018 olduğunu, kefilin
rücu hakkının bu tarihte doğduğunu, bu kefilin alacaklıya ödeme yaptığı tarihten itibaren asıl
borçludan faiz isteyebileceği, faizin türünün belirlenmesi açısından ise halef olan davacının dava dosyasında da yasal faizin üzerinde bir faiz talep edilebileceği değerlendirildiğini bu doğrultuda bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirme ile davacının rücuen talep edebileceği miktarın asıl alacak olarak 36.550,00 TL olduğu, 29/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve banka tarafından tahsilat yapılan
%25 faiz oranının kabul edilmesi ile işlemiş faizin 40.029,76 TL olduğu ve bu durumda davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin yasal koşullarının oluştuğu, ancak icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın dava açma hakkı ve hukuki menfaatinin bulunmadığını, dosya kapsamında davacı ve kefil olan ...'ın kefil sıfatıyla ödeme yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faize ilişkin itirazlarının bulunduğunu söz konusu takipte faiz oranının %9 olması gerektiğini, işlemiş faize de itirazlarının bulunduğunu, davacının temerrüde düşürme durumu olmadığından işlemiş faiz talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine kefil olan davacının dava dışı alacaklı bankaya ödediği bedelin davalı asıl borçludan rücu için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, yargılama sırasında sunulan dava dışı ... .. davalının hesabına yaptığı ödemeyi davacı adına yaptığına yönelik 28/05/2024 havale tarihli beyan dilekçesine, davalının kredinin davacı yararına çekildiğine yönelik savunmasını ispatlayamamasına, yemin delili hatırlatılmamış olsa da, bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmemesine, kefalet sözleşmesi hükümlerine göre, kefilin borçlu yararına ödeme yaptıktan sonra alacaklının haklarına halef olmasına, talep edilen faiz ile faiz türünün de buna göre belirleneceğine, davacı adına dava dışı .... tarafından ödeme yapıldığı için yargılama muhtaç iddiada, icra inkar tazminatı verilmesi şartlarının oluşmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... ... Mahkemesi'nin .. tarih, ..Esas ...Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden, alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı yönünden, alınması gerekli 5.231,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.307,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.923,36 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/01/2025
...
Başkan ...
...
Üye ...
...
Üye ...
...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.