T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ....
TARİHİ : ...
NUMARASI : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ...
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirketi ile karşı taraf ..., arasında “Malzeme Alım Sözleşmesi” adı altında eser sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre; “..İli ...İlçesi ...Ve ...Mah....Konut Ve ..Dükkan Ticaret İnşaatı İle Belediye Evleri Bina Giriş, Balkon Ve Merdiven Korkulukları “Yapım işi hususunda 1.875.000,00 TL bedel karşılığında anlaşıldığını, bu kapsamda belirtilen ödeme planı doğrultusunda malların ifasını gerçekleştirmesi beklenildiğini, davalı ... Ltd.Şti. olarak; müvekkilinin şirketi tarafından bildirilen ve sözleşmece kararlaştırılan işlerin imalat ve montaj işleri anlaşılan tarihte teslim ve ifa etmesi gerekmekteyken sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, bu hususun davalı tarafa noter kanalıyla ihtaren bildirildiğini, davalı taraf ile yapılan sözleşme gereği sözleşme konusu malzemelerin 15 gün içinde sözleşme gereğinin yerine getirilmesini aksi halde TBK gereğince ve taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak oluşan zararın giderilmesini tazmin edileceği hususunda yine davalı tarafa ihtar edildiğini, aynı zamanda taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, malın ifasının gerçekleşmediği takdirde TBK gereğince belirtilen feshin şartlarının gerçekleşmiş olacağını, müvekkilinin bundan kaynaklanan zararların tespit edilerek tarafa maddi ve manevi tazminat davaları açılacağı hususu ile zararın başkaca firma ile giderilmesi durumunda bu aradaki müspet ve menfi zararları da satıcı ... den talep edecekleride de ihtaren davalı tarafa bildirildiğini, davalı tarafın bu ihtarlara cevap vermediğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu olduğundan 15/05/2024 tarihinde ....Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, ...tarihinde başlayan ... Dosya No'lu arabuluculuk görüşmesi 12/06/2024 tarihinde sonuçlandığını, müvekkili ile davalı tarafın anlaşmaya varamadığını, işbu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, anlaşamama tutanağı ekte olduğunu, davalı taraf ile müvekkilinin şirketi arasında yapılan sözleşme kapsamında ; davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediğini, müvekkilinin şirketinin bu kapsamda zarara uğradığını, davalı şirket tarafından kesilen sözleşme kapsamında ödeme yaptığını ancak davalı taraf sözleşme kapsamında gereken ifayı yapmadığını, müvekkilinin uğradığı zararı gidermek için başka bir firmadan malzeme temini sağlamak zorunda kaldığını , İşbu huzurda açtıkları davada, açıkladıkları sebeplerden dolayı taraflar arasındaki sözleşmenin feshiyle, müvekkilinin öncelikle ödemiş olduğu ekte sundukları fatura bedelini ticari temerrüt faiziyle birlikte talep ettiklerini, daha sonrasında bilirkişilerce tespit edilecek menfi-müspet zararlarının karşılanmasını, davalı şirketin ticari malzeme alım satım işi ile ilgilendiğini, müvekkilinin şirketinin zor duruma sokabilmesi dolayısıyla alacaklarının tahsilini korumak adına, davalının ticari alım -satım işi yaptıklarını ve haklarında mevcut borçlu olduklarını bilmeleri, ticari olarak sıkıntılı süreçlerinin olması nedeniyle davacı müvekkili acısından ileride telafisi güç, imkansız zararlara ve mağduriyetine sebep olabileceğini, bu nedenle de, İKK 257. Maddesi gereğince ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne teminatsız olarak karar verilmesini, teminatsız tedbir verilmesi uygun görülmez ise mahkemenin uygun göreceği bir teminat mukabilinde talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece 24/07/2024 tarihli ara karar ile 2004 Sayılı İİK'nun 257.vd.maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 02/10/2024 tarihli dilekçe ile; mahkemece verilen ara karar gereği dava dilekçelerinde talep etmiş oldukları ihtiyati haciz mahiyetinde olan taleplerinin "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de; davacının alacaklı olup olmadığı, alakacaklı ise alacağın muaccel olup olmadığı ve miktarı ile“yaklaşık ispat” yükümlülüğünün ihtiyati haciz talep eden tarafından yerine getirilmediği anlaşılmakla İİK.257.maddede belirtilen yasal koşullar somut olayda gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verildiğini, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından yükümlülüklerini yerine getirilmediği için bu amaçla işini devam ettirmek adına başka bir şirketten sözleşme konusu edimi temin ettiğini, bu hususa ilişkin faturaların sunulduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan malzeme alım sözleşmesi gereği müvekkili şirketin ödemeyi davalı şirkete yapmış olmasına rağmen davalı tarafın edimini yerine getirmediğini, işbu sebeple de müvekkili şirketin zarara uğradığını, delil dilekçeleri ve faturaları da dikkate alarak ihtiyati haciz taleplerini tekraren değerlendirilmesini, davalı şirketin ticari malzeme alım satım işi ile ilgilendiğini, müvekkili şirketi zor duruma sokabilmesi dolayısıyla alacaklarının tahsilini korumak adına, davalının ticari alım -satım işi yaptıklarını ve haklarında mevcut borçlu olduklarını bilmelerini, ticari olarak sıkıntılı süreçlerinin olması nedeniyle davacı müvekkili acısında ileride telafisi güç, imkansız zararlara ve mağduriyetine sebep olabileceğini, bu nedenle de İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne teminatsız olarak karar verilmesini, teminatsız tedbir verilmesi uygun görülmez ise mahkemenin uygun göreceği bir teminat mukabilinde talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu, arz ve izah olunan nedenlere binaen dosya kapsamı ve deliller incelenerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 03/10/2024 tarihli ara kararında; davacı tarafça ilk talebe ek olarak dosyaya ibraz edilen fatura ve delil dilekçesi yeni talebin gerekçesi olarak ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamı itibariyle talebin yargılamayı gerektirdiği ve İİK 257 vd. Maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 2004 Sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemeye 23.07.2024 tarihli dava dilekçesiyle , müvekkili şirketin, davalı ile imzalamış olduğu malzemenin alım sözleşmesine dayanılarak sözleşmeden doğan hakların korunması amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, davalı şirketin edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili zarara maruz kalmış olup, bu zararları ispat eden fatura ve deliller dosyasına sunulduğunu, ancak mahkemenin, dosya kapsamındaki bu belgeler göz ardı edilerek yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle talebi reddettiğini, müvekkili şirkete yönelik bir karar tedbirinin verilmemesi, müvekkilinin haklarının korunmasında eksiklik yaratmakta ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini, Mahkemece yine ihtiyati tedbir taleplerine ait dilekçeyi 03.10.2024 tarihli ara karar ile değerlendirmiş ve “… dosya kapsamı itibariyle talebin yargılamayı gerektirdiği ve İİK 257 vd. Maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı hususları bir bütün olarak göz önüne alındığında ihtiyati haciz talebinin reddine…” gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verdiğini, davalı şirketin ticari malzeme alım satım işi ile ilgilendiğini, müvekkili şirketi zor duruma sokabilmesi dolayısıyla alacaklarının tahsilini korumak adına, davalının ticari alım -satım işi yaptıkları ve haklarında mevcut borçlu olduklarını bilmeleri, ticari olarak sıkıntılı süreçlerinin olması nedeniyle davacı müvekkili acısında ileride telafisi güç, imkansız zararlara ve mağduriyetine sebep olabileceğini, bu nedenle de, İKK 257. Maddesi gereğince ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne teminatsız olarak karar verilmesini, teminatsız tedbir verilmesi uygun görülmez ise mahkemenin uygun göreceği bir teminat mukabilinde talep ettiklerini, yerel mahkemenin, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde tüm açıklamalar ve sundukları delillere rağmen, taleplerini reddetmesinin kabul edilemeyeceğini, koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini, müvekkili şirketi, davalı ile imzalamış olduğu malzeme alım sözleşmesi çerçevesinde, sözleşmeden doğan hak ve alacaklarını korumak amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ancak mahkeme tarafından bu talebin reddedilmesi, alacak bedelinin tahsili karşılığında müvekkili aleyhine uyarısı güç zararların doğmasına yol açacağını, somut olayda taraflar arasında alım-satıma ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile tarafların edim mevcudiyeti bakımından mutabık kaldıklarını, müvekkili şirketin 1.875.000,00 TL karşılığında sözleşme kapsamındaki alüminyum malzeme temin edeceği hususunda anlaşıldığını, ancak karşı taraf edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin de zarara uğrayarak başka bir firmadan malzeme temin ettiğini, bu hususa ilişkin müvekkilinin hem davalı ile yaptığı sözleşme bedelini ödediğini, hemde başka bir firmadan malzeme temin etmek için dava dosyasına sundukları faturalarda belirttilen bedelleri ödediğini, bu sebeple söz konusu alacak için İİK'nın 257. vd. maddelerindeki yasal koşulların oluştuğunu , bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece istinaf istemine konu ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinde usul, yasa ve dosya kapsamı delillere aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle ... Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyada verilen ihtiyati haczin reddine dair kararıyla ilgili istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan belirsiz alacak, istinaf talebine konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Bu bilgi ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; somut olayda ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat seviyesinde delil bulunmadığı, alacağın bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, buna göre ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen ... tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/12/2024
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.