T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2026
NUMARASI : ... Esas...Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, ... Mah. ... Sok. No:....../... adresinde bulunan konutun 04/05/2022-04/05/2023 tarihleri arasında geçerli ... Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı konutta 20/08/2022 tarihinde gece saatlerinde yangın meydana geldiğini, yangın sonucunda konutun zemin katında bulunan salon ve açık mutfak bölümü başta olmak üzere bina, eşya ve komşu konutta ciddi maddi hasar meydana geldiğini, ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ... İtfaiye Büro Amirliği tarafından düzenlenen 20/08/2022 tarihli yangın raporunda; yangının çıkış nedeninin salon bölümünde bulunan klimanın elektrik aksamından kaynaklandığının belirtildiğini, meydana gelen hasar sonrasında sigortalının başvurusu üzerine, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, meydana gelen bu yangın neticesinde oluşan maddi zararın, poliçe teminatları kapsamında müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortalıya yaptığı ödeme oranında sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminat bedelinin yangının çıkış sebebi olan ürünün üreticisi durumundaki davalı ... A.Ş.’den rücuen tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 12/08/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ettiğini, takibin bu nedenle durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, davacı tacir olsa bile davacının halefinin gerçek kişi olduğu, sigortaya konu taşınmazın arsa ve mesken olduğu ve uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; somut uyuşmazlıkta, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, zira müvekkili sigorta şirketi tarafından ileri sürülen talebin, sigortacılık faaliyeti kapsamında yapılan bir ödemenin, zarardan sorumlu olan üçüncü kişiden tahsiline ilişkin olduğunu ve bu yönüyle doğrudan müvekkilinin ticari faaliyeti çerçevesinde doğduğunu, sigorta şirketlerinin rizikonun gerçekleşmesi hâlinde tazminat ödemesi yapması ve akabinde sorumlu kişilere yönelmesi, sigortacılık faaliyetinin doğal ve zorunlu bir sonucu olduğunu, bu nedenle eldeki uyuşmazlığın, davacı yönünden ticari işletmenin yürütülmesi kapsamında ortaya çıkmış bir alacağa ilişkin olduğunu, davalı ... A.Ş. yönünden de uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, yangına sebebiyet veren ürünün, davalının imalat ve satış faaliyetleri kapsamında üretilmiş ve piyasaya arz edilmiş olup, ürünün teknik güvenliği, imalat hatası ve ayıplı mal sorumluluğu doğrudan davalının ticari faaliyeti ile bağlantılı olduğunu, davaya konu talebin, davalının ticari işletmesi kapsamında gerçekleştirdiği üretim ve piyasaya arz faaliyetinin bir sonucu olarak ileri sürüldüğünü, bu itibarla uyuşmazlığın hem davacı sigorta şirketinin yürüttüğü sigortacılık faaliyeti hem de davalı imalatçı şirketin üretim ve satış faaliyeti ile doğrudan bağlantılı olduğu, dolayısıyla davanın ticari nitelikte bulunduğunu, mahkemece uyuşmazlığın bu yönü gözetilmeksizin verilen görevsizlik kararının, somut olayın hukuki niteliği ile bağdaşmadığını, davanın ticari uyuşmazlıklara bakmakla görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, nitekim yerel mahkeme görevsizlik kararı vermişse de, aynı zamanda yetkisizlik kararı da vermiş olup kararın gerekçesinde bu hususun tartışılmadığını, bu yönüyle de işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinden kaynaklanmaktadır.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Eldeki davada, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında ... Sigorta Poliçesi imzalandığı, teminat altına alınan konutta meydana gelen yangın nedeniyle uğranılan zararlar için davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği; yangının davalı tarafından üretilen klimadan kaynaklandığı ileri sürülerek rücuen tazminat talep edildiği, bu durumda davacı sigorta şirketinin, sigortalının haklarına halef olarak açtığı davanın temelinin konutta kullanılan klimada bulunan ayıba dayandırıldığı, bu hukuksal ilişkinin de tüketici işlemi olduğu göz etilerek, ilk derece mahkemesince yetkili tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi yerine, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2026 tarih, ... Esas ... Karar kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
1-Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talepde bulunulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, İki hafta içinde gönderme talebinde bulunulmadığı takdirde yargılama giderlerinin HMK 331/2.maddesi uyarınca talep halinde mahkemece hüküm altına alınmasına,
5-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE ilk derece mahkemesine başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, ilk derece mahkemesince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
B)İstinaf yargılaması bakımından:
1-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan 3 adet elektronik tebligat ücreti 45,00 TL ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.047,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,
Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.30/04/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.