T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2026 ( Ara karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. HİLAL KAHRAMAN
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 1.417.702,60TL bedelli alacaklarının tahsili amacıyla ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında inşaat malzemeleri alım-satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı şirkette faturaları kabul ettiğini ve ticari defterleri ve muhasebesine işlediğini, davalı şirket, almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla toplu şekilde ödemeler yaptığını ancak müvekkilinin, yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde, ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 1.417.702,60 TL bedelli teslim ettiği inşaat malzemeleri ücretinin kendisine ödenmediğini tespit ettiğini, malların teslim edildiğinin müvekkilinin düzenlemiş olduğu irsaliyeli faturalar ve düzenlenmiş sevk irsaliyeli faturalar ile sabit olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını, somut olayda vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş bir para alacağı ve likit bir alacak bulunduğunu, davalının, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacak tahsilini imkânsız hale getirebileceğinden endişe duyulduğunu, telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için davalının, haricen aldığı duyumlara göre mal kaçırma ve üzerindeki malvarlığını devretmesi kuvvetle muhtemel olup işbu sebeplerle, davalıya ait taşınır-taşınmaz malvarlığı, 3. kişiler nezdindeki hak ve alacakları ile tüm banka hesaplarına öncelikle teminatsız olarak, kabul edilmediği takdirde Mahkemece uygun görülecek teminat miktarı belirlenmek suretiyle ihtiyati haciz konulmasına karar vermesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 21/01/2026 tarihli ara kararında özetle; sunulan faturalar kapsamında takibe konu alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve bu suretle yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gibi, dosyada borçluların mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında cari olan ticari ilişkiden kaynaklı alacak mevcut olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde alacağın tahsil kabiliyeti olmayacağını, davalı şirket aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 1.417.702,60 TL bedelli alacaklarının tahsili amacıyla ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak haksız itiraz sonrasında takibin durduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında inşaat malzemeleri alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilince teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı şirketin de faturaları kabul ettiği ve ticari defterleri ve muhasebesine işlediğini, davalı şirketin, almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla toplu şekilde ödemeler yaptığını, ancak müvekkilinin, yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde, ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 1.417.702,60 TL bedelli teslim ettiği inşaat malzemeleri ücretinin kendisine ödenmediğinin tespit ettiğini, somut olayda vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş bir para alacağı ve likit bir alacak bulunduğunu, davalının, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacak tahsilini imkânsız hale getirebileceğinden endişe duyduğunu, davalının, haricen alınan duyumlara göre mal kaçırma ve üzerindeki malvarlığını devretmesi kuvvetle muhtemel olduğunu beyanla yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının reddine dair ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, itirazın iptali, inceleme konusu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nun 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir.
İhtiyati haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Diğer bir anlatımla ihtiyati haciz, devam etmekte olan dava sonunda davacının alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulmasıdır.
İİK.258. maddesi; “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, bu bağlamda davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelere göre alacağın yaklaşık olarak ispatının bu aşamada sağlanamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen 21/01/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.30/04/2026
..
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.