T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ... -...
...
VEKİLLERİ : Av. ...
...
Av. ...-
...
DAVALI : ...- ...
VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU : Kooperatif (Genel Kurulun Yenilenmesi Talepli)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili 30/12/2025 tarihli celsede alınan beyanında: "Bir diyeceğimiz yoktur, bilirkişi raporuna karşı bir diyeceğimiz yoktur, sonuç kısmının 5. maddesinde açıkça 332 üyenin usule aykırı şekilde oy kullandığı, bu sebeple genel kurul kararınnı iptali şartlarının gerçekleştiği belirtilmiştir, bu nedenle kayyım heyetinin birliğe atanmasını talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunarak davalı birliğe kayyım atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 30/12/2025 tarihli ara kararında: Gerek davacının dava dilekçesindeki iddiaları, gerekse de davalı birliğin yönetim kurulu üyelerinin savunma yazısı ve dosya kapsamı itibariyle davacının iddiası olan 40 nolu kararın dava dilekçesi iddialar kapsamında genel kurulun kararının iptali husunun mahkememizce bu aşamada değerlendirilemeyeceği, bu hususun esas yargılama neticesinde verilecek olan hükümle değerlendirilecek husus olduğu, ihtiyati tedbir için bu iddiası yönünden yaklaşık koşulun bulunmadığı, bu yüzden yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek olan hususun tedbir kararı ile elde edilemeyeceği gerekçesi ile; "Davacı vekilinin bu celse talep etmiş olduğu davalı birliğe kayyım atanması talebinin reddine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gelinen aşama itibari ile 22/12/2025 tarihli bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda; "20.04.2025 tarihli Genel Kurulda Birlik esas sözleşmesi md. 23 f. 2'ye aykırı biçimde 332 üyenin oy kullandığı, toplantı karar yeter sayısı mevcut olmakla birlikte alınan kararların hangi oy çokluğu ile alındığının ve bu kararlarda ne kadar oydan yoksun oy kullanıldığının belli olmadığı, bu belirsizlik nedeniyle karar yeter sayılarının tespit edilemediği ve etki kuralının uygulanamayacağı, alınan kararların iptali koşulunun gerçekleştiği" yönünde tespit yaparak görüş bildirildiğini, davanın sübut bulduğunu, usulsüz, fesat karıştırılarak yapılan Genel Kurul'un ve dolayısı ile alınan kararlarının iptalinin gerektiğinin bilirkişi heyeti tarafından da kabul edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilen kayyım atanması taleplerinin reddine yönelik ara kararın kaldırılmasına, öncelikle Yönetim ve Denetim Kayyumu atanmasına, aksi düşünce hasıl olursa Denetim Kayyumu atanmasına, aksi halde tedbiren yönetici - yönetim kurulu tayini yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık, kooperatif genel kurulunun iptali talepli davada, kooperatife kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir. Davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı taraf, kooperatifin ana sözleşmesi gereği asil üyeliğe 25 baş anaç koyun ve keçi sahibi olmanın şart koşulduğunu, ayrıca 9. Madde gereği de üyelikten çıkarılma hallerini belirlemekte olup 2. Fıkra a bendinde "Kanunda ve bu anasözleşmede düzenlenen üyelik şartlarını kaybetmiş olmak" ibaresinin yer aldığını, asil üyenin 25 baş anaç keçi ve koyun sahibi olup bu asgari rakamları korumak mecburiyetinde olduğunu, ancak dava konusu Yönetim Kurulu seçiminde bu kıstasları karşılamayan üyelerin oy kullandığını, yine esas sözleşmenin 23/2 maddesinde açıkça belirtildiği üzere Birlik Genel Kuruluna birliğe karşı yükümlüklerini getirmiş olanların genel kurula katılabileceği fakat aidat borcunu ödemeyen üyelerin genel kurulda oy kullandığını, bu sebeplerle 20/04/2025 tarihli genel kurulun iptalinin gerektiğini, usulsüz seçim neticesinde teşekkül eden yönetimin birliği borçlandırıcı tasarruflar yapması, birlik adına ciddi taahhütler içerebilecek sözleşmeleri imza altına alması, birliğin gelir ve giderlerini etkileyecek işlemleri gerçekleştirmesi halinde birlik ve üyeleri adına ciddi bir zarar husule gelebileceğinden bu nedenlerden dolayı, hüküm kesinleşene dek birliğin rutin faaliyetlerini yönetmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmek sureti ile usulsüz seçilen yönetimin yerine mahkemece belirlenecek kayyım veya kayyım heyeti atanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK. 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
Bir tüzel kişiliğe kayyım atanması için kural olarak kurumun yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Bu kural 4721 sayılı TMK. 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre: bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK. nunun sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen 30/12/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.16/04/2026
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.