T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2025
NUMARASI :... Esas - ...Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
Av....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit- Alacak
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 2003 yılından 12.10.2008 tarihine kadar değişen muhtelif yönetim kurulu üyeleriyle birlikte davalılardan ... başkanlığında yönetildiğini, davalının, ...'ün kiracısı ve eşi...'in çok yakın arkadaşı olduğunu, ...'ün eylem ve işlemleri hakkında muhtelif üyelerce çok sayıda dilekçeyle ... Cumhuriyet Başsavcılığna şikayette bulunulduğunu, ... sayılı soruşturma dosyasında toplandığını, el koyma kararına dayalı 260 klasör evrak ekli oduğunu, ... ve akrabalarının giriştiği ... İcra Müdürlüğünün ... arası 15 adet ve ... sayılı dosyaları aleyhine hem şikayette bulunduğunu hem menfi tespit davaları açıldığını, bir kısmının kabul edildiğini, bir kısmının ise derdest olduğunu, zaman aşımı itirazının baki olduğunu, cari hesap sahibi ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında görevi kötüyü kullanmak, dolandırıcılığa teşebbüs ve zimmet suçlarıyla yargılandığını, tüm şikayetler ile ilgili ....Ağır Ceza mahkemesinin ...esasında görülen dava açıldığını, ceza davasının konusunun dayanışmalı bir aile yolsuzluğu olduğunu, aşamada ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün sahte faturalara dayalı vergi ziyaı nedeni ile VUK aykırılıktan dolayı suç duyurusunda bulunduğu ... Asliye Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararının kesinleştiğini, ... Vergi Dairesi vergi ziyaı konusunde resen tarhiyatta bulunduğunu, 2 milyon liraya yakın ceza tertip ettiğini, DTK cezaya itirazda bulunduğunu, Vergi mahkemesince reddidildiğini, Danıştay kararı ile bozulduğunu, mahkemece önceki kararda direnildiğini, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun ... sayılı kararı ile onandığını ve kesinleştiğini beyanla davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı taşınmazlarına konulan hacizlerin fekkine, davalı söylemlerine uymayarak kötü niyetli davrandığından takip alacağı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatı alınmasına, 30.09.2008 tarihi itibarı ile davalıya ödendiği anlaşılan 3.400 TL'nin dava tarihi itibarı ile hesaplattırılacak güncel karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay tarihinden itibaren 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, bu nedenle davanın süre aşımından reddine karar verilmesini, savcılık aşamasında Sanavi Ve Ticaret Bakanlığı kontralörlerinin hazırladığı rapor ve dökümlerin o tarihte kooperatif yetkili yönetim kurulunun üç üyesi tarafından imzalanarak onaylandığını, dosyada adı geçen ve delil niteliği bulunmuyor şeklinde itiraz edilen Bakanlık kontrolörlerinin raporlarının o tarihteki yetkili kooperatif yönetim kurulu tarafından imzalanarak onaylandığını, bu güne değinde bu imzaların sıhhatine ilişkin bir itiraz dermeyan edilmediğini, bu anlamda itiraz edilmeyerek kesinleşen bu raporlara itiraz edilmesinin hukuki bir kıymeti bulunmadığını, bu raporların ilgili mevzuatı gereğince delil niteliğini kazandığını, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kararının davayı doğrudan etkileyeceğinden sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, çekilen krediler ve temin edilen paralardan dönemin yönetim kurulu üyeleri ve muhasebecilerinin bilgisinin olduğunu, o tarihte fiilen bir kasa bakiyesi bulunmuş olsa dönemin yönetim kurulu üyelerinin ve muhasebecisinin çeşitli yollardan tanıdıklar vasıtasıyla temin edilen krediler karşılığında kooperatif yönetim kurulu adına teminat için verilen senetlere imza atmayacaklarını, müvekkiline ödenen bir para bulunmadığı için davacıya ödenmesi gereken bir borcun bulunmadığını, alacak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı kooperatifin çekilerek davacıya verilen krediyi nakten tahsil ederek, belirtilen şekilde kullandığından, kooperatife verilen kredi karşılığının geriye ödenmesine ilişkin menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı... tarafından, S.S. Sorumlu Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinden 35.000,00.-TL işletme kredisi talep edildiği ve kredinin onaylandığı, davacı kooperatifin davalı...'ten borç alabilmesi yönünde alınan bir Genel Kurul Kararının bulunmadığı ancak davalı ...tarafından kullanılan 35.000,00.-TL tutarlı İşletme Kredisinin 30.300,00.-TL tutarlık kısmının davacı Kooperatife borç verildiği ve Kooperatif giderlerinde kullanıldığı, dönemin Kooperatif Başkanı ...,...' in, Kooperatifin sıkıntıda olması nedeniyle...'tan 35.000,00 lira kredi kullandığını ve parayı Kooperatif muhasebesine teslim ettiği, paranın Kooperatif kayıtlarına alınıp alınmadığını bilmediğini ancak paranın kooperatif işlerinde kullanıldığını beyan ettiği, Genel Kurul kararı veya Yönetim Kurulu kararı olmadan davalıdan davacı Kooperatife 30.300,00 lira bir para girişinin olduğu, ancak bunun Kooperatif defter kayıtlarında ... Oto firmasının alacağına kaydedildiği tespit edildiği ve Kooperatif tarafından da davalıdan borç alındığının zımmen kabul edildiği, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince 30.300,00.-TL yönünden davalının davacı Kooperatiften alacaklı olduğu, 38.608,00 TL- 30.300,00 TL= 8.308,00 TL yönünden ise, davacı Kooperatifin borçlu olmadığı, hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu gerekçesiyle; "1-Davacı borçlunun ... İcra Müdürlüğünün 2009/23 Esas sayılı takip dosyasından dolayı, davalıya toplamda 8.308,00 TL asıl alacaktan borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin kısmen kabul kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, ilk derece mahkemesince 17/09/2025 tarihli ek kararı ile özetle; 17/06/2025 tarih ve ...esas, ...karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği ve kesinleşme şerhinin 30/06/2025 tarihinde düzenlendiği gerekçesiyle mahkemeleri kararının kesin olması nedeni ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 03/07/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada iki ayrı istem olduğunu, ... İcra Müdürlüğünün derdest ...E. Sayılı dosya borcunun iptali, bu borç iddiasıyla alacaklının banka hesabına yatırılan ve 30.09.2008 tarihli bilançosunda gösterilen 3.400 TL'nin güncel karşılığının ödenmesini, icra takip dosyasındaki asıl alacak 02.01.2009 takip tarihi itibariyle 38 bin küsur TL olup kapak hesabı istendiğinde baliğ olduğu miktarın yüzbinleri aştığının görüleceğini, istemin bu borcun iptaline yönelik olduğunu, 30.09.2008 tarihindeki 3.400TL açısından dava dilekçesinde "Belirsiz alacak" dendiğini, 3.400 TL'nin nominal karşılığı değil, güncellenmiş karşılığının istendiğini, bunun da dava tarihinde yaklaşık 100 katı yani 300 bin liranın üzerinde olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda bankadan alınan kredi borcuyla davacının ilişkilendirilmesi konusunda yaptığı incelemede; davalının; ... Esnaf Kefalet Kooperatifinden (...aracılığıyla) 12.06.2008 tarihinde 35.000 TL kredi kullandığını, 6.000.-TL'nin 22.05.2008 tarihinde, yani kredi kullanmadan önce ...'ün...Bankası kişisel kredi kartına, 3.500.-TL'nin 22.05.2008 tarihinde, yani kredi kullanmadan önce...'ün ...Bankası kişisel kredi kartına, 14.300.- TL'nin 23.05.2008 tarihinde, ...'ün...Bankası kişisel kredi kartına,6.500.- TL'nin 24.06.2008 tarihinde, ...'ün ... Bankası kişisel kredi kartına olmak üzere toplam 30.300 TL ödendiğini, ne kredi miktarı, ne tarihleri, ne yatırılan hesaplar ile davacının ilişkili olmadığını, gayrıresmi olarak başkan tarafından tutulan defterde ...Oto alacağı kaydedildiğini, 3.400.-TL taksidin Kooperatif kasasından davalı hesabına yatırıldığı, bunun örtülü olarak borç ifası sayılması gerektiğinin belirtildiğini, Kooperatifin içini boşaltan başkan ...ün kardeşleri ve suç ortakları olduğunu, ...'le birlikte .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararıyla zimmet suçundan mahkum edildiğini, kararın İzmir BAM 'da onandığını, Yargıtay aşamasında olduğunu, Kooperatifin sanal kişilik olduğunu, iradesinin olmadığını, yöneten gerçek kişinin suç oluşturan ifasının kurumu bağlamayacağını, rapora karşı itirazlarını sunduklarını, bilirkişinin yapacağı işin sadece 3.400 TL'nin karşılığını hesaplamaktan ibaret olması gerektiğini, sair hususların tamamen hukuki formasyonla çözümleneceğinin düşünüldüğünün bildirildiğini, Mahkemece istemle ilgili ek rapor alınmadığını, ceza yaptırımı olan her olayın mutlaka hukuki yaptırımı olduğunu, bilirkişinin .... Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasını tam olarak inceleyemediğini, bu nedenlerle Mahkemece istinafa başvuru parasal sınırları altında kaldığı gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmesi halinde o karara da itiraz edeceklerinden yargılama hız ve ekonomisi ve Anayasaya aykırılık savları dikkate alınarak yeniden tebliğlere yer verilmemesi için dilekçenin doğrudan Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, Yüksek Mahkemeden sunulu ve doğrudan kuracağı hukuki gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 06/10/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile özetle; davada iki ayrı istem bulunduğunu, ... İcra Müdürlüğünün derdest ... E. Sayılı dosya borcunun iptali ve bu borç iddiasıyla alacaklının banka hesabına yatırılan ve 30.09.2008 blançosunda gösterilen 3.400 TL'nin güncel karşılığının ödenmesi olduğunu, 30.09.2008 tarihindeki 3.400 TL açısından dava dilekçelerinde "Belirsiz aalacaak" dendiğini, öte yandan yurdumuzdaki enflasyon seyri ile buna paralel olarak gecikmiş yargı dikkate alındığında, dava tarihindeki nominal rakamların kahir ekseriyeti parasal sınırların altında kaldığını, nominal rakama itibarla bu dava açıldığı yıl bitmiş olsaydı parasal sınırın 17.830 TL olduğunu, bu kapsamda HMK 341 ve ek 1. maddelerinin ilgili ifadelerinin iptaline karar verilmiş ise de henüz yürürlüğe girmediğini, dava değeri 2008 - 2009 yıllarındaki nominal rakamlara itibar edilerek hükme esas alınacak ise Anayasaya aykırılık savında bulunduklarını, esas yönden de istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı tarafça reddedilen kısma ve hakkında karar verilmediği belirtilen alacak talebine ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Öncelikle 6100 sayılı HMK 346/2 uyarınca ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Miktar ve değeri istinaf kesinlik sınırını aşmayan alacağa ilişkin nihai kararlar HMK'nın 341/2. maddesi hükmü uyarınca istinaf edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. 04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın ek ½ maddesi ile" hükmün verildiği tarih" ibaresi, "davanın açıldığı tarih" olarak değiştirilmiş olup, HMK’nın 448. maddesine göre değişen kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacaktır. İlk derece mahkemesi tarafından kanun değişikliği öncesinde hüküm kurulmuş ise, usul işleminin tamamlandığı kabul edilmelidir. Bu nedenle 04.06.2025 yürürlük tarihinden önce verilen kararlarda istinaf kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi esas alınacak, anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihi esas alınacaktır. (Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 gün ve 2023/4-931 Esas, 2025/491 Karar sayılı kararı)
Somut olayda ilk derece mahkemesinin karar tarihi (17/06/2025) kanun değişikliğinden sonra olup, dava tarihinde (2023) kesinlik sınırı HMK'nın 341/2-4 maddesi gereğince 17.830,00-TL'dir.
İlk derece mahkemesince; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı, davalıya toplamda 8.308,00 TL asıl alacaktan borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği yani istinafa konu reddine karar verilen miktarın kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda ilk derece mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddi kararı yerinde görülmediğinden ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeye geçilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Kural olarak 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.
Bu durumda, ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararı ve bu yargılama neticesinde varlığı tespit edilen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayıcı olduğundan, soruşturma neticesi/ceza davası kararının akıbetinin araştırılması, işbu davaya etkisinin ve bu kapsamda bekletici mesele yapılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Zira hem davalı hem de davalı taraf .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasından bahsetmesine karşın gerekçeli kararda mezkur dosyadan bahsedilmediği, değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 09.12.2024 tarihli 4 bilirkişiden oluşan bilirkişi raporuna ve de 13.03.2025 tarihli heyette de yer alan bilirkişi ... tarafından alınan raporlara taraflarca itiraz edilmiş olmakla, bu hususlarda ek rapor alınmadan, tarafların itirazları karşılanmadan, itiraza uğramış bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulunmuştur. Ek raporun niçin tek bilirkişiden alındığı da anlaşılamamıştır.
Ek rapor talebinde (11/02/2025 tarihli celse 1 nolu ara karar ile) 3.400TL'ye ilişkin değerlendirme de talep edilmiş ise de kararda buna ilişkin bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Zira dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere 3.400TL istirdat talebi olmayıp, alacak talebi olduğu değerlendirilmekle birlikte tereddüt hasıl olması halinde HMK 31. madde kapsamında davacı taraftan açıklama istenmesi düşünülmeksizin bu talep hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve de kaldırma nedenine göre sair istinaf yasa yolu başvuru nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/04/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.