T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
...
DAHİLİ DAVACILAR 1-...
...
2-...
...
3-...
...
VEKİLLERİ : Av....
Av. ...
DAVALILAR : 1-...
...
2-...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-...
VEKİLİ : Av....
MÜTEVEFFA DAVACI : ...
MÜTEVEFFA : 1 -...
MÜTEVEFFA : 2 -...
MÜTEVEFFA : 3 -...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar.. ve...vekili ile davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 16/10/2019 tarihinde ... ilçesi ...-... Yolu üzerinde bulunan ... mevkiinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktör ile davalılardan ... adına kayıtlı ve tescilli olan ve davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış ve kaskolanmış bulunan davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda traktör sürücüsü ... ile traktörde bulunan ... ... ve ... ...'ın vefat ettiğini, .. Ağır Ceza Mahkemesinde ... Esas nolu dosyadan taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan yargılanan davalılardan sürücü ..., dosyadaki tüm bilirkişi raporlarında ve hükme esas alınan 27/10/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu'na göre tüm ölümlerde asli kusurlu bulunduğunu, davacılar ... (...) ve ... ... için, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiği anda artırım yapmak üzere şimdilik toplam 200,00 TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminat (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ile toplam 390.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından olay tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödetilmesine, davalılar ... ile ...'nin taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil araç sürücüsü ...'nin ceza yargılaması olan ... ... Ağır Ceza Mahkemesi...Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, dosyanın temyiz incelemesinde olduğunu, davacı tarafın kusur durumlarına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın dilekçesinde maddi tazminat talebinde bulunduğunu ancak davacı tarafın maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak müvekkilin sürücüsü olduğu aracın sigorta şirketi olan .... Sigorta Şirketi tarafından davacıların maddi tazminat talepleri ödendiğini, bu nedenle davacıların maddi tazminat taleplerinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacıların müteveffaların desteğinden yoksun kalmasının da söz konusu olmadığını ve davacıların ergin olduğunu ve çalıştıklarını, davacıların maddi tazminat taleplerini ayrıntılı bir şekilde açıklamaları gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinin kusuruna ilişkin iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin ceza yargılamasındaki savunmalarında kazanın gerçekleşmemesi için elinden gelen çabayı gösterdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin hızının belirlenen hız kuralları dahilinde olduğunu, bu durumun takoğraf kayıtları ile mevcut olduğunu, müvekkilin ceza yargılama aşamasında, ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan meyve suyu fabrikasına kamyonlarla mevcut güzergahtan meyve taşımacılığı yapıldığını, yolun eğimli olması nedeniyle taşınan meyvelerin sularının yola aktığı ve bu durumun da yolun kayganlaşmasına sebebiyet verebileceğini belirtmiş ise de, bu hususlar da ceza mahkemesince değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil ve ailesinin davacıların acılarını dindirmeye yönelik hiç bir girişimde bulunmadıkları, taziyeye dahi gelmedikleri iddia edilmiş ise de, araç sürücüsü müvekkil ...'nin kaza sonrası tutuklanarak cezaevinde gönderildiğini ve müvekkilin ailesinin ise defalarca kez davacılara başsağlığı dilemek, taziyede bulunmak için ziyarete gitmek istemişse de, davacılar tarafından müvekkilin ailesinin bu iyi niyetli yaklaşımı karşılık bulmamış, ziyaret talepleri kabul edilmediğini, davanın ve diğer tüm taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, müvekkil lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dilekçesinde maddi tazminat talebinde bulunduğunu ancak davacı tarafın maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak müvekkilin maliki bulunduğu aracın sigorta şirketi olan ... ... Sigorta Şirketi tarafından davacıların maddi tazminat talepleri ödendiğini, bu nedenle davacıların maddi tazminat taleplerinde bulunmasının mümkün olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte davacıların talep ettiği maddi tazminat tutarları bakımından hiç bir açıklama yapılmadığını ve genel açıklamalara yer verilmek suretiyle tazminat talep edildiğini, davacıların müteveffaların desteğinden yoksun kalmasının da söz konusu olmadığını, davacıların ergin olduklarını ve çalıştıklarını, davacıların maddi tazminat taleplerini kabul etmemekle birlikte, davacıların maddi tazminat taleplerini ayrıntılı bir şekilde açıklamaları gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin de kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil ve ailesinin davacıların acılarını dindirmeye yönelik hiç bir girişimde bulunmadıkları, taziyeye dahi gelmedikleri iddia edilmiş ise de, araç sürücüsü ve müvekkilin eşi olan ... kaza sonrası tutuklanarak cezaevinde gönderildiğini, müvekkilin ise defalarca kez davacılara başsağlığı dilemek, taziye de bulunmak için ziyarete gitmek istemişse de, davacılar tarafından müvekkil ve ailesinin bu iyiniyetli yaklaşımı karşılık bulmamış, ziyaret taleplerinin kabul edilmediğini, sonrasında araya tanıdıkların girmesi ile müvekkil ve ailesinin ısrarı nedeniyle davacılar müvekkil ve ailesini kabul ettiklerini, müvekkil ve ailesi taziye ziyaretinde bulunulduğunu ve davacılara başsağlığı dileklerini ilettiklerini, müvekkilinin ve ailesi davacıların acılarını paylaşmak için elinden gelen çabayı gösterdiklerini ancak davacılar tarafından bu yönde hiç bir olumlu adım atılmadığını, müvekkilin ev hanımı olduğunu ve hiç bir işte çalışmadığını, müvekkil ve ailesinin olay sonrası maddi zorluklar ile baş etmeye çalıştıklarını ve borçlarını ödeyemediklerinden dolayı da aracın üzerine haciz konulduğunu, kaza sonrası aracın zaten perte ayrıldığını, müvekkil ve ailesinin maddi zorluklar içinde hayatını idame ettirmeye çalıştıklarını, davanın ve diğer tüm taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, müvekkil lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kanunda belirtilen evraklar ile müvekkil sigorta şirketine başvuru yapılmadığını ve şirket tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, huzurdaki davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, müvekkil şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edildiğini, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirilmediğini, usulî anlamdaki bu eksiklik esasa vereceğimiz cevaplarını etkileyeceğini, bu nedenle delillerin taraflarına tebliğine kadar davaya cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, 16.10.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, müvekkil şirkete 05/02/2019-05/02/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi 'Genişletilmiş Kasko' poliçesi bulunduğunu, müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkil şirketin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından re’sen tespit edilmesi gerektiğini, hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde, hesap raporundan ilgili pay oranları dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumlulukları doğacak ise, müterafik kusur durumunun araştırılmasını ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebin reddini, sayın mahkeme aksi kanaatteyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 16/08/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde:
A-)Davacı ...yönünden :
1-Maddi Tazminat: Müteveffa babası ... yönünden 50,00 TL maddi, müteveffa annesi ... ... yönünden 50,00 TL maddi olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın (destek yoksun kalma tazminatının) davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödetilmesine,
2-Manevi Tazminat: Müteveffa babası ... yönünden 100.000,00 TL, müteveffa annesi ... ... yönünden bakiye 100.000,00 TL, müteveffa babaannesi ... ... yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL bakiye manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak ...'ya ödetilmesine,
B-) Davacı ... ... mirasçıları Yönündde :
1-Maddi Tazminat: Müteveffa eşi ... ... yönünden bakiye 353.990,40 TL, müteveffa oğlu ... yönünden bakiye 230.505,39 TL olmak üzere toplam 584.495,79 TL bakiye maddi tazminatın (destek yoksun kalma tazminatının) davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ... mirasçılarına ödetilmesine,
2-Manevi Tazminat: Müteveffa eşi ... ... yönünden bakiye 100.000,00 TL manevi tazminat, müteveffa oğlu ... yönünden bakiye 100.000,00 TL, manevi tazminat, müteveffa gelini... ... yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL bakiye manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ... mirasçılarına ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, talebini harçlandırmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları, bilirkişi kök raporu ve ek raporları ile ATK raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle;
"I- A-Davacı müteveffa ... ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile ;
Müteveffa Oğlu ... için 18.076,94-TL destekten yoksun kalma, müteveffa eşi ... ... için 28.692,23- TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 20/02/2020 itibaren ve poliçelerdeki teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ... mirasçılarına ödenmesine,
I- B-Davacı müteveffa ... ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; Müteveffa eşi ... ... yönünden bakiye 55.000,00 TL manevi tazminat, müteveffa oğlu ... yönünden bakiye 77.500,00 TL, manevi tazminat, müteveffa gelini ... ... yönünden 16.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 21/02/2020 tarihinden itibaren ve poliçelerdeki teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
II- A-Davacı ... ... yönünden açılan maddi tazminat davasının REDDİNE
II- B-Davacı ... ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, Müteveffa babası ... yönünden 100.000,00 TL, müteveffa annesi ... ... önünden 65.000,00 TL, müteveffa babaannesi ... ... yönünden 16.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından temerrüt tarihi olan 21/02/2020 itibaren ve poliçelerdeki teminat limitler ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ... ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme cevap dilekçelerinde detaylı olarak belirtilen kusura ilişkin savunmalarını yeterince değerlendirilmediğini, kaza anındaki yol ve hava koşulları ile müvekkilin çabası ve hız durumuna yönelik savunmalarının mahkemece dikkate alınmadığını, Müvekkil Ahmet'in yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği ve temyiz incelemesinde olduğu dikkate alınmadığını, hükmedilen maddi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, evap dilekçelerimizde belirttiği üzere, müvekkil İmran'ın maliki olduğu aracın sigorta şirketi tarafından davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin davacıların maddi tazminat taleplerini büyük ölçüde karşıladığı ve davacıların bakiye talep haklarının sınırlı olduğu yönündeki savunmalarının yeterince irdelenmediğini, davacıların ergin ve çalışır durumda olmaları nedeniyle müteveffaların desteğinden yoksun kalmalarının söz konusu olmadığı yönündeki itirazlarımız dikkate alınmadığını, traktör kasasında yolculuk yapmanın trafik güvenliği açısından taşıdığı risk ve bu durumun kazanın sonuçlarını ağırlaştırmadaki etkisi dikkate alındığında, %20 oranındaki mütefarik kusur indiriminin yetersiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete aykırı ve fahiş olduğunu, mahkeme gerekçeli kararda "Yapılan müterafik kusur indirimleri nedeniyle de aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir" şeklinde bir ifade kullandığını, oysa müterafik kusur indirimi sonucu davacı talebinin bir kısmının reddedilmesi veya manevi tazminat taleplerinin fahiş bulunarak kısmen reddedilmesi durumunda, reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2025 tarihli,...Esas ve... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm tesis edilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine veya Sayın Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilerek, müvekkilleri ... ve ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, aksi halde hakkaniyete uygun bir indirime gidilmesine, davalılar lehine reddedilen talepler üzerinden AAÜT'ye uygun vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerekirken koşulları oluşmadığı gerekçesi ile hesaplanmaması, manevi tazminat yönünden annesinin ölümünden dolayı talep gibi 100.000-TL verilmesi gerekirken 65.000 TL olarak taktir edilmesi, keza babaannesi yönünden talep gibi 20.000 TL verilmesi gerekirken 16.000 TL olarak takdir edilmesi, davacı ... ... yönünden ise eşi ... ... için talep gibi 100.000 TL verilmesi gerekirken 55.000 TL taktir edilmesi, oğlu ... için talep gibi 100.000 TL verilmesi gerekirken 77.500 TL taktir edilmesi, gelini için ise talep gibi 20.000 TL verilmesi gerekirken 16.000 TL takdir edilmesinin istinaf nedenleri olduğunu, öte yandan kabule göre de 14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas 2024/226 Karar Sayılı kararına göre manevi tazminat talepli davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ücreti verilemeyeceğinden, reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden karşı tarafa vekalet ücretine hükmedilmesi, davanın konusu da göz önüne alındığında haksız olduğunu, yerel mahkemenin davacıların istinaf gerekçeleri dışındaki kararı, tüm dosya kapsamına göre yerinde olduğundan davalıların tüm istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2025 tarihli, ...esas ve...Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davacı ...yönünden maddi tazminat hesaplaması yapılmasına, manevi tazminat taleplerimizin kesintisiz tam kabulü ile davacı ... ... için müteveffa babası... yönünden 100.000,00 TL, müteveffa annesi ... ... yönünden bakiye 100.000,00 TL, müteveffa babaannesi ... ... yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL bakiye manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 21/02/2020 tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak ...'ya ödetilmesine; davacı ... ... için müteveffa eşi ... ... yönünden bakiye 100.000,00 TL manevi tazminat, müteveffa oğlu ... yönünden bakiye 100.000,00 TL, manevi tazminat, müteveffa gelini ... ... yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL bakiye manevi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 16.10.2019 tarihinden itibaren diğer davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 21/02/2020 tarihinden itibaren ve poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olmak üzere işletilecek yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ... mirasçılarına ödetilmesine, yerel mahkemenin manevi tazminat talebimizin kısmen kabulünün doğru olduğunun kabulünde dahi, 14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas 2024/226 Karar Sayılı kararına göre manevi tazminat talepli davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ücreti verilemeyeceğinden, dosya kapsamı göz önüne alınarak, davacılar açısından reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, davalılar araç sürücüsü ve araç malikinin, kötü niyeti istinaf başvurusunun, karara konu tüm alacak kalemlerinin, istinaf eden davalılar yönünden lütuf ödemesi olacak şekilde, istinaf başvurusu yapmayan sigorta şirketi tarafından ödenmiş olması da göz önüne alınarak, tümden reddine, ayrıca istinaf edenler hakkında 6100 sayılı HMK'nin 351.maddesi ile aynı kanunun 329.maddesinin uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, desteklik olgusu somut olarak ispatlanmayan ve 25 yaşından büyük çocuklar için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanamayacağını, müterafik kusur durumu manevi tazminat tutarlarında da göz önünde bulundurulması gerektiğini, manevi tazminat davalarda ret edilen tutara ilişkin karşı vekalet ücreti hükmedilmeyeceği maddesinin henüz yürürlüğe girmediğini, yürürlük tarihi 14.12.2025 olup, 07/07/2025 karar tarihli dosyaya herhangi bir etkisi olmayacağını, bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; davacılar ...ve ... ...'ın, müteveffalar ..., ... ... ve ... ...'ın trafik kazasından kaynaklanan vefatları sebebiyle bakiye destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkin olup; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar ... ve ... vekillince ve davacılar vekilince katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Müteveffalar ... ve ... ..., davacı ...'nun baba ve annesi; müteveffa ... ... ise davacı ...'nun babaannesidir. Yine müteveffa ..., davacı ...'ın oğlu, müteveffa ... gelini, müteveffa ... ise eşidir.
Dosyanın incelenmesinde; 16.10.2019 günü saat 11.30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki.... plakalı kamyon ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir istikametine göre yolun solunda yol kenarında bulunan trafik işaret levhalarına çarpıp sağa manevra yaptığı sırada kendisiyle aynı istikamette seyreden müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör'e takılı küçük kasa kesimine çarpmasıyla neticelenen dava konusu kazanın meydana geldiği, kazada traktör sürücüsü ... ve kasa içinde yolculuk eden ... ... ve ... ...'ın vefat ettikleri; kaza tarihinde davalı ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı kamyonun 31/12/20218-31/12/2019 tarihleri arası dönem için davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ; kaza tarihindeki poliçe limitinin kişi başına sakatlanma ve ölüm 390.000,00 TL; kaza başına ise 3.900.000,00 TL olduğu; davalı sigorta şirketice davacı ... ...'a oğlu ...'ın vefatı için 20/02/2020 tarihinde 41.485,56 TL ve eşi ... ...'ın vefatı nedeni ile ise 20/02/2020 tarihinde 56.906.85 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı; ayrıca ...lakalı kamyonun davalı sigorta şirketine 05/02/2019-05/02/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi 'Genişletilmiş Kasko' poliçesi kapsamında da sigortalı bulunduğu; buna binaen davacı ... ...'a kasko poliçesi kapsamında oğlu ...'ın vefatı için 21/02/2020 tarihinde 22.500,00 TL ve eşi ... ...'ın vefatı nedeni ile ise 21/02/2020 tarihinde 22.500,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı; yine davacı ...'ya da kasko poliçesi kapsamında annesi ... ...'ın vefatı için 22.500,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Kaza ile ilgili ceza dosyası olun .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı 22/12/2020 tarihli ilamının incelenmesinde; taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan sanık ... hakkında kazada asli kusurlu olduğu kanaati ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verilerek neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu; Antalya BAM 11. Ceza dairesinin15/12/2021 tarihli, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ilk derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak sanık hakkındaki temel ceza artırılarak sanığın neticeten 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulması neticesinde dosyanın Yargıtay'da olduğu, halen kesinleşmediği anlaşılmıştır.
1- Ceza dosyasında soruşturma aşamasında alınan 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, kazaya karışan araçlardan kamyonun mekanik, fren, tekerlek vb. diğer aksamlarında herhangi bir sorun olup olmadığına yönelik makina mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırıldığı, yaptırılan inceleme neticesi kazaya karışan kamyonun aksamlarında herhangi bir sorun olmadığı, ayrıca kamyona ait takograf cihazının da ... İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Ekiplerince incelemesinin yapıldığı ve kaza sırasında kamyonun aşırı hız yapıldığına dair bir tespitin olmadığının görüş ve mütalaa olunduğu; Kaza sonrası kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı kamyon sürücüsü ...'nin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtildiği; ceza dosyasında kovuşturma aşamasında alınan 23/04/2020 tarihli adli trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ... sek ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yasal hesaplamalara göre kaza anında 77 km hızla hareket ederek yasal hız sınırının üzerinde seyrettiği, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın ise kazada kusurunun bulunmadığı; yine ceza dosyasında İstanbul ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan 27/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da sanık sürücü ...’nin tüm ölümlerde asli kusurlu olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu; istinaf incelemesine konu iş bu dosyada Mahkemece İstanbul ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan 04/08/2023 tarihli raporda davalı sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz)oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu; son olarak İlk Derece Mahkemesince İstanbul ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan 22/12/2023 tarihli raporda ise davalı sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz)oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğunun görüş ve mütalaa olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınan ATK raporlarının olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu, çelişen bir durumun olmadığı, maddi vakıanın gerçekleşmesine dair de bir tereddüt hasıl olmamakla ceza dosyası sonucunun kesinleşmesinin beklenmesine yer olmadığı anlaşılmış olup; Mahkemenin davalı sürücü ...'nin kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kusura yönelik bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi 2. ek raporunda, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı ... ...'a ödenen destekten yoksun kalma tazminatları yasal faizleri ile birlikte güncellenerek tazminattan mahsup edilmiş; bulunan miktar yönünden mahkemece bu davacı yönünden destekten yoksu kalma tazminat talepleri hakkında müterafik kusur indirimi de yapılarak kısmen kabul kararı verildiği anlaşılmıştır. Nitekim önceki bilirkişi kök ve ilk ek raporunda da aynı usulün uygulandığı görülmüştür. Aktüerya hesap raporunda davacı ... ... için ödenen miktarlar hesap tarihine güncellenerek mahsup yapılmış ise de bu ödemenin ödeme tarihi itibariyle davacının zararını karşılayıp karşılamadığı hususunda bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 17 HD'nin 2014/23807 E- 2017/4361 K sayılı 20/04/2017 tarihli kararında vurgulandığı gibi dava dışı sigorta şirketince yapılan ödeme bakımından ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesi, bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme) hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
Buna göre, ödeme tarihi itibariyle davacı ...'ın hak edebileceği maddi tazminat tespit edilerek ödeme ile karşılaştırma ve ödemenin zararı karşılamama noktasında güncelleştirerek mahsubu yoluna gidilmesi gerekir iken bu karşılaştırma yapılmadan doğrudan mahsup yoluna gidilerek eksik inceleme ile karar verilmesi yerleşik Yargıtay içtihatları kabul edilen hesaplama yöntemine uygun olmadığından davalılar ... ve ...vekilinin hesap yöntemine yönelik istinaf nedenlerinin bu yönden kabulü gerekmiştir.
3-6098 sayılı Borçlar Yasasının "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile;Hâkimin,tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen,Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. Hiç kimsenin kendi kusurundan (müterafık kusur) yararlanamayacağı yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı,zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir.(EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582)
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur durumunda, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekmektedir. %20'den fazla oranda indirim yapılması gerektiği hususundaki davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19/11/2019 tarihli, 2017/4583 Esas - 2019/10819 Karar sayılı emsal ilamı)
4-Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.
Eldeki davada, davacı ...'nun, trafik kazasında vefat eden annesi ... ... ve babası ... ile desteklik ilişkisinin bulunduğundan bahisle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, davacı ...'nın kaza tarihinde 26 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamalarına göre, erkek çocuklarına 18 yaşına kadar, kız çocuklarına ise 22 yaşına kadar, yüksek öğretim görmeleri halinde ise 25 yaşına kadar anne babanın destek olacağı kabul edilmiştir. Somut olay açışından da; 26 yaşında olan davacının anne ve babası ile aynı evde yaşaması, kaza tarihinde bekar olması, ölenin desteğinden mahrum kaldığını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacının yukarıda açıklandığı üzere vefat edenin geniş anlamda destekliğini kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacı ...'nun müteveffa anne ve babası yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.
5-Kabule göre de;
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'dan kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemez.
Yine karar tarihindeki AAÜT 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Davacılar vekilince 16/08/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile müteveffa davacı ... yönünden, müteveffa eşi ... ... için 353.990,00 TL; müteveffa oğlu ... için 230.505,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş; Mahkemece müteveffa ... ... için yapılan %20 müterafik kusur indirimi ile birlikte davacı ... lehine müfeveffa eşi ... yönünden 28.692,23 TL destekten yoksun kalma tazminatına, müteveffa oğlu ... yönünden ise 18.076,94 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin reddedildiği; davacı ... yönünden reddedilen destekten yoksun kalma tazminatına yönelik olarak ise davalılar lehine vekalet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre reddedilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere uygun şekilde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur. Bu yöne ilişen davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.
Yine reddedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik vekalet ücretine ilişkin ise davalılar vekili eksik hesaplama yapılarak lehlerine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini istinaf sebebi yaptığı ve davacılar vekili de Anayasa Mahkemesi kararı gereği reddedilen manevi tazminat yönünden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hususunu istinaf sebebi yaptığı; Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 Esas-2024/226 Karar sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'ya aykırı bulunduğundan iptaline hükmedilmiş bununla birlikte iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak (14/03/2025) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği; bununla birlikte iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak (14/03/2025) dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği anlaşılmış, Dairemiz kararı tarihi itibari ile AYM'nin iptal hükmü yürürlüğe girmiş bulunmakla, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi hususunun ilk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu husustaki davacılar vekillinin istinaf başvurusu yerindedir.
Açıklanan nedenle, davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularnın kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve kararı istinaf etmeyen davalı sigorta şirketi yönünden usuli kazanılmış haklara da dikkat edilmek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve de kaldırma nedenine göre manevi tazminatların miktarına yönelik ve sair istinaf yasa yolu başvuru nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ve davalılar Ahmet ve İmran vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2025 tarih, ... Esas... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Kaldırma sebebine göre sair istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA,
3-Kararı istinaf etmeyen davalı sigorta şirketi yönünden usuli kazanılmış haklara da dikkat edilmek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 6.426,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
6-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.30/04/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.