Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-148 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-73/892-336
Karar Tarihi : 19.9.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Pelin ERDOĞAN, Aytül TOKATLI,
Hüseyin COŞGUN
C. ŞİKAYET EDEN : Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
20
- Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası
Bayramyeri Köseoğlu Çarşısı Kat:5 No: 164-165 Denizli
E. DOSYA KONUSU: Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası’nın altın alış
ve satış fiyatı ile mal arzını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde
yurt genelinde çeşitli illerde dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş
kuyumcu esnafının fiyat tespitinde bulundukları beyanlarına yer verildiği tespit 30
edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ
İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde yurt genelinde çeşitli illerde
dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş kuyumcu esnafının fiyat tespitinde
bulundukları beyanlarına yer verildiğinin tespit edilmesi üzerine, 24.11.2006
tarih ve 2006-3-148/İİ-06-AÇ sayılı İlk İnceleme Raporu hazırlanmıştır.
Söz konusu İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda alınan 40
30.11.2006 tarih ve 06-86/1117-M sayılı Kurul Kararı ile; konuya ilişkin olarak
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti için,
Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası (Oda) hakkında aynı Kanun’un 41.
maddesi gereğince soruşturma yapılmasına karar verilmiştir.
7.12.2006 tarihinde, Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmasını göndermesi istenmiştir. Oda’nın ilk yazılı savunması süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
50
07-73/892-336
2
Soruşturma sonucunda hazırlanan 29.5.2007 tarih ve SR/07-13 sayılı
Soruşturma Raporu Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
Başkanlıkça tüm Kurul Üyeleri ile ilgili tarafa tebliğ olunmuş ve aynı maddenin
ikinci fıkrası gereğince taraftan 30 gün içinde yazılı savunmasını göndermesi
istenmiştir. Oda’nın ikinci yazılı savunması yasal süresi içinde Kurum'a intikal
etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı 11.7.2007 tarihli "Ek Yazılı Görüş",
Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 12.7.2007 tarihinde tüm Kurul
Üyeleri ve tarafa tebliğ edilmiştir. Taraf, ek görüşe karşı üçüncü yazılı 60
savunmasını yasal süresi içinde sunmamıştır.
Rekabet Kurulu'nun 21.8.2007 tarih ve 07-65 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyesi, Kanun'un
46. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa gönderilmiştir.
19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
Rekabet Kurulu 19.9.2007 tarihinde 07-73/892-336 sayılı nihai kararını 70
vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
1- Oda’nın altın satış fiyatlarını pazar dışında belirleme ve kuyumcuların
Cumartesi günleri nöbetleşe olarak dükkanlarını kapatmaları yönünde karar
alarak mal arzını kontrol etme eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yasaklanan eylemlerden sırasıyla “Mal veya hizmetlerin alım ya
da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendi ve “mal veya hizmetin arz ya da 80
talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi” şeklindeki
(c) bendi ile uyum gösterdiği sabit görülerek, Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiği;
2- Ayrıca 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanmadığından
bu ihlaller bakımından mevcut haliyle muafiyet verilmesinin mümkün olmadığı;
3- Ancak yukarıda sayılan ihlallerden sadece altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesi ihlali bakımından, Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası
tarafından açıklanan fiyatların tavsiye veya maksimum niteliğinde olması 90
halinde, Kanun’un 5. maddesindeki koşulları sağlayabileceğinden muafiyetten
yararlanılabileceği;
4- Oda’nın 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince para
cezası ile cezalandırılması gerektiği;
5- Rekabet Kurulu tarafından 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca ceza verilmesine karar verilmesi halinde;
a) ihlalin 2006‘da da sürdüğüne dair belgelerin varlığı dolayısıyla 2005 yılı
cirosunun esas alınabileceği, 100
07-73/892-336
3
b) altın alış ve satış fiyatının belirlenmesine yönelik olarak etkin bir sistem
kurulmuş olmasının, uygulamaların sıkı bir biçimde denetlenmesinin,
belirlenen fiyatlara uymayan üyelere çeşitli yaptırımlar uygulanmasının,
eylemlerin yıllardır sürdürülüyor olmasının ağırlaştırıcı unsurlar olarak; nöbet
sistemi hakkında Rekabet Kurumu’na görüş sorulmuş olmasının ve
Soruşturma Bildirim Yazısının tebellüğ edilmesi sonrasında ihlallere son
verilmesinin ise hafifletici unsurlar olarak cezanın takdirinde göz önünde
bulundurulabileceği
110
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Soruşturmaya taraf olan Oda üyelerinin kuyumculuk sektöründe faaliyet
gösterdikleri dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, “kuyumculuk pazarı” olarak
belirlenmiştir.
120
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın rekabet koşullarının yeterli
derecede homojen ve özellikle komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı
olması, ilgili coğrafi pazarın tespitinde büyük bir önem taşımakta ve belirleyici
olmaktadır.
Soruşturmaya taraf olan Oda üyesi kuyumcular satışa sundukları altını
genellikle Denizli dışından temin etmelerine rağmen, bu ürünleri Denizli’deki
müşterilere satmaktadırlar. Bu nedenle, “Denizli ili” ilgili coğrafi pazar olarak 130
belirlenmiştir.
I.2. Haklarında Soruşturma Yürütülen Taraf
I.2.1. Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası (Oda)
1976 yılında dernek statüsünde faaliyete başlamış olan Sarraflar ve
Kuyumcular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin tüm mal varlığı Yönetim
Kurulu’nun 7.12.2000 tarihli kararı ile Denizli Sarraflar ve Kuyumcular
Odası’na devredilerek 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’na tabi oda
statüsüne geçilmiştir. 140
7.6.2005 tarihinde kabul edilen 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanunu (5362 sayılı Kanun) 507 sayılı Kanun’u yürürlükten
kaldırmıştır. 5362 sayılı Kanun’da, öngörülen koşulları karşılayan eskiden
kurulmuş odaların tüzel kişiliklerinin devam edeceği düzenlenmiştir. 5362
sayılı Kanun’a göre oda kurulabilmesi için üye sayısının en az 5001 olması
1 507 sayılı Kanun uyarınca bu sayı 100 idi.
07-73/892-336
4
gerekmektedir. Esnaf ve sanatkarların Esnaf ve Sanatkarlar Sicil
Müdürlüğü’nde sicile kayıtları yapılmadıkça odaya hiçbir şekilde kaydı
yapılamamaktadır. Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkarlar, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren durumlarını 30 gün içinde bağlı bulundukları sicile 150
tescil ve Sicil Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür.
Halen Denizli’de faaliyet gösteren Oda’nın 28.5.2007 itibariyle aktif üye sayısı
191’dir. Oda, 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs birliği niteliğindedir.
I.3. Yapılan Tespit ve Deliller
İlk inceleme, tarafın yazılı savunmaları ve soruşturma sürecinde 4054 sayılı
Kanun'un 14, 15 ve 44. maddeleri uyarınca yapılan yerinde incelemeler ve
ilgililerden bilgi isteme sonucunda elde edilen altın alış ve satış fiyatının 160
belirlenmesine ilişkin bulgular aşağıda sunulmuştur.
1. İstanbul Kuyumcular Odası’nın (İKO) elektronik ağ adresinde de yer alan
yayını olan İKO Bülteni’nin 2006 yılında yayımlanan Aralık sayısında (Yıl: 3,
Sayı: 43) İKO Yönetim Kurulu’nun kuyumcu esnafının hem İstanbul’un tüm
ilçelerinde hem de bütün yurt sathında tek bir çatı altında örgütlenmesi için
çalışmalar yürüttüğü, Denizli’de 1976 yılında kuyumcu esnafı tarafından
dernek olarak kurulan oluşumun, 2000 yılında Denizli Sarraflar ve Kuyumcular
Odası’na dönüştürüldüğü ve esnafın Oda’nın SMS yoluyla duyurduğu fiyat
listelerine göre satış yapmakta olduğu ifade olunmuştur. Denizli esnafının en 170
büyük sıkıntısı olarak kuyumcu sayısındaki fazlalığa dikkat çekilmiş, Oda
Başkanı H. M. tarafından 2 yıldır fiyat listelerinin üyelere bildirildiği
belirtilmiştir.
2. Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Başkanlığı’na hitaben yazılan 8.6.2000
tarihli dilekçesinde S. K., bir müşterisinin küçük altın fiyatını yüksek bularak
daha ucuza verildiğini söylemesi üzerine yaptırdığı takip sonucu müşterinin Ö.
Sarraf’tan ürünü aldığına kanaat getirildiğini ifade etmiş ve gereğinin
yapılmasını talep etmiştir.
180
3. Birkaç esnaf tarafından Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Başkanlığı’na
gönderilen 3.7.2000 tarihli dilekçede, son dağıtılan fiyat tarifesinin % 80’in
üzerinde zamlı yapıldığı, oysa devletçe baz alınan artış oranının % 25 olduğu
ifade edilerek fiyatların bu baza göre ayarlanması talep edilmiştir.
4. C. T. 16.8.2000 tarihli dilekçesinde, bir müşterinin istediği bir ürün için
bildirilen fiyatı yüksek bulduğunu, kullanmakta olduğu bileziği Y. Sarrafiye’den
60,000,000 TL’ye aldığını söylediğini, anılan bileziği tarttığında 14,17 gram
geldiğini belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
190
5. Birkaç esnaf tarafından Oda’ya gönderilen 14.3.2001 tarihli dilekçede,
Oda’nın fiyat ayarlamasını düzgün yapmadığı ve fiyat ayarlamasına ilişkin
duyuruyu zamanında gerçekleştirmediği belirtilerek, fiyatların yükselmesi
halinde yeni liste hazırlanarak dağıtılması talep edilmiştir. Dilekçenin not
bölümünde liste ile güncel fiyatlar arasında fark olduğunda yeni fiyatın
07-73/892-336
5
gelmemesinin esnafla müşteri arasında güvensizliği artırdığı ifadesine yer
verilmiştir.
6. Yönetim kurulu 23.4.2001 tarih ve 15 sayı ile, esnafın Oda’nın tespit ettiği
fiyat listelerine titizlikle uymasını sağlamak için üyelere yazılı olarak tebligat 200
yapılmasına karar vermiştir.
7. Yönetim kurulu 4.6.2001 tarih ve 16 sayı ile, O. Y.’nin verdiği dilekçeye
istinaden V. Sarrafiye’ye gönderilen yazının görüşülerek, V. Sarrafiye’nin
Oda’nın tespit ettiği fiyattan düşük fiyata mal sattığına, adı geçen sarrafın
mesleğin etik kurallarına titizlikle uymasına, tekerrüründe Denizli Esnaf ve
Sanatkarlar Odaları Birliği (Birlik) Disiplin Kurulu’na sevk edileceğinin ihtaren
bildirilmesine, ayrıca Y. Sarrafiye’ye de bir ihtar yazısı yazılmasına karar
vermiştir.
210
8. Yönetim kurulu 3.8.2001 tarih ve 19 sayı ile, Oda’nın çıkardığı fiyat listesine
esnafın uyması için tekrar ikaz yazısı çıkarılmasına karar vermiştir.
9. 11.10.2001 tarihinde üyelere, Oda yönetiminin belli kişilere para vererek
alım satım yaptıracağı, beş esnaftan daha fazlasında kırım ve iş bozma için
fiyat çıkarıldığı tespit edilirse fiyatların tamamen serbest bırakılacağı, bunun
yanı sıra nöbet sisteminin de kaldırılacağı, bu yönteme başvurulmasının
amacının dürüst alışveriş yapmayanları, Oda kurallarına uymamayı alışkanlık
haline getirenleri tasfiye etmek olduğu, kurallara uymayan esnafın hem yazı
ile ismen bütün esnafa duyurulacağı hem de Birlik Disiplin Kurulu’na sevk 220
edilerek mahkeme kararıyla iş yerlerinin kapatılması cihetine gidileceği
bildirilmiştir.
10. 22.10.2001 tarihli Oda duyurusunda, 19.10.2001 tarihinde esnafın fiyatlara
uyup uymadıklarının kontrol edilmesi sonucunda tamamen fiyatlara
uyulduğunun tespit olunduğu, bu sonucun Oda açısından memnuniyet verici
olduğu, bütün esnafın takdir edildiği belirtilerek, bu şekilde devam edilmesi
rica edilmiştir.
11. 28.1.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile, O. S. fiyatlardan sorumlu ikinci 230
başkan olarak görevlendirilmiştir.
12. 14.2.2002 tarihli Oda duyurusunda, yönetim kurulunun yeni dönemde de
fiyatlara uyma, nöbet sistemi ve ayar konusunda bazı düzenlemeler yapacağı,
fiyatlara uymayan esnafa yönetim kurulunca cezai müeyyide uygulanacağı, bu
uygulamanın esnafa yazı ile duyurulacağı, bunun için yönetim kurulunun bir
aileyi görevlendirerek esnaftan alışveriş yaptıracağı belirtilmiştir.
13. 5.3.2002 tarihli Oda duyurusunda, bazı kuyumcu esnafının Oda tarafından
belirlenen fiyat tarifelerine ve nöbet sistemine uymadıklarının tespit edildiği, 240
fiyat ve nöbetlere uyulmaması halinde yönetim kurulunca cezai müeyyide ile
cezalandırma yoluna gidileceği bildirilmiştir.
14. Oda tarafından Birlik’e gönderilen 4.4.2002 tarihli yazıda, Oda başkanı ve
başkan yardımcısının yaptığı denetimlerde üyeler N. T. ve M. D.’nin Oda
07-73/892-336
6
kararlarına aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği, Birlik Disiplin Kurulu’na sevk
edilmelerine karar verildiği belirtilmiştir.
4.4.2002 tarihinde, N. T.’nin Oda’nın tespit ettiği fiyata uymayarak düşük
fiyatla çeyrek altın sattığının tespit edildiği ve ilgilinin Birlik Disiplin Kurulu’na 250
sevk edilmesine karar verildiği üyelere duyurularak, kontrollerin devam
edeceği belirtilmiştir.
15. 22.4.2002 tarihli Oda duyurusunda, toptancı ve imalatçıların bileziğe
uyguladıkları işçilik fiyatlarına ilişkin listeye yer verilerek, bu fiyatlara göre
hareket edilmesi istenmiştir.
16. 8.5.2002 tarihli Oda duyurusunda, yaptırılan kontrollerde esnafın fiyatlara
uygun davranmasından duyulan memnuniyet ifade edilmiştir.
260
17. 21.6.2002 tarihli Oda duyurusunda, bazı esnafın yazılı ve sözlü ikazlara
rağmen halen fiyatlara uymayarak kendilerine ve sarraflar camiasına zarar
verdikleri, Oda’nın yapacağı fiyat kontrolünün ve müşterilerin yapacağı fahiş
fiyat müracaatlarının neticelerinin bütün esnafa yayımlanacağı ve azami
cezanın verilmesi için gerekenin yapılacağının bilinmesi gerektiği ifade
edilmiştir.
18. 15.7.2002 tarihli duyuruda, Oda olarak fiyat konusunda çok titiz
davranılmasına rağmen sarraflık mesleğini içine sindirememiş sayısı 5-10’u
geçmeyen kişinin olumsuz davranışları nedeniyle herkesin etkilendiği, tespit 270
edilenler hakkında hem kanuni işlem yapılacağı hem de isimlerinin
duyurulacağı, fiyatların aşağı çekilmesini önlemek amacıyla bundan böyle
daha düşük kar marjıyla fiyatların çıkarılacağının bilinmesi gerektiği
belirtilmiştir.
19. M. B. dilekçesinde, 15.7.2002 tarihinde bir müşterinin bir ürünün fiyatını
yüksek bularak E. Sarrafiye’nin daha düşük fiyat söylediğini belirttiğini,
kendisinin fiyatları Oda’nın belirlemesi nedeniyle fiyatı aşağı çekemeyeceğini
söylemesi üzerine müşterinin gidip altını E. Sarrafiye’den aldığını tespit ettiğini
ifade ederek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. 280
20. Yönetim kurulu 22.7.2002 tarih ve 33 sayı ile, fiyat birliğinin bozulmaması
amacıyla fiyat denetimlerinin sıklaştırılmasına, uymayan esnafın disiplin
kuruluna sevkine ve ayrıca yazı ile tüm esnafa isimlerinin açıklanmasına karar
vermiştir.
21. 8.8.2002 tarihli Oda duyurusunda, D. Sarrafiye, K. Sarrafiye ve G.
Sarrafiye’nin hazırlanan fiyat listesine uymadıkları için Birlik Disiplin Kurulu’na
sevk edildikleri, isimlerine yer verilen bazı kuyumcuların müşteriye dürüstçe
fiyatların Oda tarafından belirlendiğini söyledikleri ve Oda kararlarına harfiyen 290
uydukları, fiyat denetimlerinin sık aralıklarla gerçekleştirileceği belirtilmiştir.
22. C. T. 21.8.2002 tarihli dilekçesinde, yüzük sattığı bir müşterisinin bu
yüzüğü E., Ç., K. Sarrafiyelere sorup daha düşük fiyat aldığını aktararak
07-73/892-336
7
Oda’nın fiyat birliği konusunda gösterdiği hassasiyeti iş bozma konusunda da
göstermesini talep etmiştir.
23. 28.8.2002 tarihli Oda duyurusunda, bazı esnafın satın alınmış bir mal için
yeniden hesap yaparak müşterinin kafasında soru işareti yaratarak malı satan
esnafı zan altında bıraktıkları, bazılarının fantezi ürünlerde fahiş fiyatlarla 300
müşteriyi mağdur ettiklerinin görüldüğü, yapılan hurda alımlarda neredeyse
yeni ürün maliyeti fiyatına alım yapıldığı, müşteri kazanma hırsıyla bazı
prensiplerin çiğnendiği, bunun müşteri kaybına neden olduğu belirtilerek, bu
tür müşteri esnaf ilişkilerinden kaçınılması istenmiştir.
24. S. K. 4.10.2002 tarihli şikâyet dilekçesinde, S. Sarrafiye’nin Oda’nın
belirlediği fiyatın altında 3 adet Ata sattığını bildirerek hakkında gerekli işlemin
yapılmasını talep etmiştir.
25. Yönetim kurulu 23.10.2002 tarih ve 36 sayı ile, üyelerin dilekçeleri ve 310
istekleri doğrultusunda çeyrek altında küsuratın kaldırılmasına ve kar marjının
yeniden ayarlanmasına karar vermiştir.
26. 20.11.2002 tarihinde, Oda’nın bütün gayretlerine rağmen halen bazı
esnafın satılan mallara fiyat verdiğinin ve ziynet grubu eşyalarda indirim
yapmaya çalıştıklarının tespit edildiği belirtilmiş, üyelerden bu konuda azami
dikkat göstermeleri istenmiştir. Yazıda geçen diğer bir konu ise, promosyon
dağıtılmasında aşırıya kaçılması ve promosyonlar aracılığıyla rekabetin
“körüklenmesidir”.
320
27. 12.12.2002 tarihli Oda duyurusunda, bazı esnafın müşterilerden çok
düşük fiyatla geriye mal aldıklarının görüldüğü, bir malı piyasa değerinin çok
altında alıp satan esnaf için yönetimin iyi niyet göstermeyeceği; bazı esnafın
defalarca yapılan ikaza rağmen Oda’nın tespit ettiği fiyatın altında fiyat
verdikleri, bunun esnafın çıkarlarına ters düştüğü, böyle davranışta
bulunanların Oda’ya bildirilmesi gerektiği, bu kimselerin sicillerinde de menfi
kanaatlerin belirtileceği ifade edilmiştir.
28. 24.12.2002 tarihli tutanakta, T. K.’nin (K. Sarrafiye) 10 adet çeyrek altını
Oda’nın belirlediği fiyatın altında sattığının tespit edildiği, satışın anılan kişi 330
tarafından doğrulandığı, cezai müeyyide uygulamak üzere tutanağın
düzenlendiği belirtilmiştir.
29. Oda’nın 31.12.2002 tarihli altın ve gümüş fiyat listesinde, 24-22-18-14
ayar altın ve 1000 ayar külçe, 1000 ayar işlenmiş, 900 ayar işlenmiş gümüş
fiyatına yer verilmiştir. Listenin altında ise “Yukarıdaki altın ve gümüş bedelleri
Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası tarafından hazırlanmıştır. Bu değerler,
stok affı ve vergi barışında beyan edilmek üzere hazırlanmıştır. Yukarıdaki
değerler İstanbul Borsa rayicine uygun olarak çıkarılmıştır” ifadelerine yer
verilmiştir. 340
30. Oda’nın 7.1.2003 tarihli duyurusunda, esnafın duyuru ekinde yer alan 9
kurala uymakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu kurallar arasında; haksız
rekabete sebep olan ayar değiştirme, fiyat kırma gibi davranışlarda bulunma
07-73/892-336
8
yasağı, Oda tarafından hazırlanan fiyat listesinin haricindeki fiyatlara satış
yapılması yasağı, bütün esnafın Oda yönetimince alınan yazılı ve şifahi karar,
talimat ve yönetmeliklere uyma zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca aksi yazılı
olarak belirtilmedikçe bu kuralların geçerli olduğu ifade edilmiştir.
31. N. I. 6.3.2003 tarihli dilekçesinde, bir müşterisine sattığı 2 Cumhuriyet 350
altını için iki kuyumcunun daha düşük fiyat verdiğini, müşteriye parasının iade
edildiğini, fiyat birliğinin olmadığı yerde her şeyin olacağını, vaktiyle rekabet
yüzünden düşük ayarlı, taklit malların tespit edildiğini ifade ederek, gerekli
yaptırımların uygulanmasını talep etmiştir.
32. Yönetim kurulu 25.4.2003 tarih ve 424 sayı ile, esnaf arasındaki fiyat
istikrarının sağlanması amacıyla ziynet fiyatlarındaki kar marjının geçici bir
süreliğine kaldırılmasına karar vermiştir.
33. 2.5.2003 tarihinde fiyat istikrarının sağlanması ve ilçelerde oluşan haksız 360
rekabetin önlenmesi amacıyla 28.4.2003 tarihinde maliyet fiyatlarına çekilen
ziynet grubunda eski sisteme dönüldüğü, bundan böyle kontrollerin
sıklaştırılacağı ve fiyat indirimine giden esnafa yönetim kurulu nezdinde işlem
yapılacağı belirtilerek, esnafın liste fiyatlarına titizlikle uyması istenmiştir.
34. 20.5.2003 tarihli duyuruda, Oda’nın fiyat istikrarına ilişkin yoğun
çalışmasına rağmen hala bazı üyelerin belirlenen kuralları ihlal ederek bütün
esnafın para kazanmasına mani olduğu, fiyat kontrollerine devam edileceği,
Oda kurallarına uymayanların en ağır müeyyideye çarptırılacağı, kendiliğinden
oluşacak oto kontrol sistemiyle daha sağlıklı ticaret yapma koşullarının 370
yaratılması gerektiği ifade edilmiştir.
35. Yönetim kurulu 26.5.2003 tarih ve 43 sayı ile, üyelerin pazarlık ve hediye
verme hususlarında uyarılmasına karar vermiştir.
36. 4.6.2003 tarihli duyuruda, son dönemde yapılan fiyat kontrollerinde
fiyatlara genelde uyulmasının memnuniyet verici olduğu, Oda yönetiminin bu
işsizlik ortamında üyelerin birbirleriyle rekabete girmemeleri ve alışverişlerde
pazarlık konusunu kullanmamaları inancını taşıdığı belirtilmiştir.
380
37. 1.7.2003 tarihinden itibaren geçerli olacak “Kuyumcu Tamirat Fiyat
Listesi”nde büyütme, küçültme, kaynak gibi çeşitli kalemler için uygulanacak
fiyatlara yer verilmiştir.
38. 4.7.2003 tarihli Oda duyurusunda, üyelerden N. Ö.’nün Oda Başkanlığı’na
hitaben yazdığı dilekçenin metnine yer verilmiştir. N. Ö. dilekçesinde özetle,
işyerlerinin Cumartesi günleri açılıp açılmaması konusundaki ankete
değinmiş, birlikte hareket edilmezse fiyat istikrarı konusunda da bozulmalar
yaşanacağını ifade etmiştir.
390
39. C. T. 16.7.2003 tarihli dilekçesinde, fiyat tanzim listesi yapılırken fiyatların
eski- yeni şeklinde ayrı ayrı gösterilmesini talep etmiştir. 4.8.2003 tarihinde
ise, altın sattığı müşterisine Y. Sarrafiye’nin daha düşük fiyat vererek müşteri
07-73/892-336
9
ile olan diyalogunu bozduğunu belirtmiş ve gereğinin yapılmasını talep
etmiştir.
40. Yönetim kurulu 8.9.2003 tarih ve 50 sayı ile, Ata Tek Lira’nın satış fiyatına
4,000,000 TL eklenmesine ve piyasada yonca olarak tabir edilen çeyrek altın
görünümlü altınların satılmamasının esnafa bir yazı ile bildirilmesine karar
vermiştir. 400
41. Oda’nın 3.10.2003 tarihli duyurusunda, yaz mevsiminin bitmesiyle işlerin
azalması neticesinde bazı esnafın fiyatlarla oynadığının ve düşük fiyatlarla
mal sattığının tespit edildiği, taşra ve kazalardan gelen malların anormal
düşük fiyatlı olduğu belirtilerek, herkesin kurallara uyması istenmiştir.
42. Oda’nın 18.12.2003 tarihli duyurusunda, son günlerde Oda’ya bazı
esnafın başka esnafın işlerini bozmak için düşük fiyat verdiklerinin bildirildiği,
satışların düşük olduğu bu dönemde bu tür davranışların geleceğe zarar
verdiği belirtilmiş, esnaftan fiyatlardan taviz vermemeleri istenerek alınan 410
kararlarda ve fiyatlarda ortak hareket etmenin herkesin yararına olduğu ifade
edilmiştir.
43. Yönetim kurulu 12.1.2004 tarih ve 1 sayı ile, hazır bilezik satışı yapan
esnafla bir toplantı yapılmasına ve hazır bilezikte fiyat artırımına gidilmesine
karar vermiştir.
44. 19.2.2004 tarihli duyuruda “fiyatlara uyulması” konusunda, yapılacak
denetimlerde fiyat listelerine uymayan esnaf hakkında gerekli kanuni işlemin
yapılacağı, fiyat listesine uymayanların isimlerinin yayımlanacağı ve gerekli 420
görüldüğü takdirde bunlar hakkında ticaret mahkemelerine dava açılacağı
belirtilerek, bütün üyelerden fiyatlara uymaları istenmiştir.
45. Yönetim kurulu 27.2.2004 tarih ve 3 sayı ile, esnafın Oda tarafından
belirlenen fiyatlara uyup uymadığının kontrol edilmesine, uymayan esnaf
hakkında gerekli kanuni işlemlerin yapılmasına karar vermiştir.
46. 14.5.2004 tarihli duyuruda, son günlerde ilçelerde yapılan incelemelerde
esnaf arasındaki gereksiz rekabetin bu mesleği bitirme noktasına getirdiğinin
tespit edildiği ifadesine yer verilerek, gelişen ekonomik koşullar altında birlik 430
ve beraberliğin önemli olduğu, sadece kendisini düşünen esnafın yönetim
tarafından dışlanacağı belirtilmiştir.
47. Oda’nın 7.9.2004 tarihli duyurusunda, kullanılmaya başlanan SMS
sistemiyle birlikte, fiyat listesinin değişmesi halinde her gün saat 11:00 ve
15:00’te SMS ile bildirimde bulunulacağı, telefonu vasıtasıyla Oda’dan da fiyat
listesinin ve külçe altın fiyatının öğrenilebileceği, fiyat listelerinin dışarıdan
görünecek şekilde vitrinlere konulmasının sağlanacağı belirtilmiştir.
48. N. I.’nın 6.8.2005 tarihli dilekçesinde, son zamanlarda fiyatlarda düşüş 440
olduğu, bunun hiçbir zaman önlenemediği belirtilerek Afyon ve Uşak
Kuyumcular Odası’nın uyguladığı yaptırımların uygulanıp uygulanamayacağı
sorulmaktadır.
07-73/892-336
10
49. T. M.’nin 10.8.2005 tarihli dilekçesinde, G. Sarrafiye’nin liste fiyatının
altında 2 adet çeyrek altın sattığını ifade ederek ilgili hakkında işlem
yapılmasını talep etmiştir.
50. Yönetim kurulu tarafından 2.10.2005 tarihinde yapılmasına karar verilen
2002-2003-2004 Oda Olağan Genel Kurulu’nun gündem maddelerinden biri, 450
fiyat istikrarının sağlanması için Oda’nın belirlediği fiyat listesine tam
uyulmasıdır. Genel Kurul toplantısında, fiyat istikrarını sağlamak için Oda’nın
belirlediği fiyat listesine tam uyulması ve meslektaşların işini bozan, satılan
mala fiyat çıkaran, fiyatı kıran esnaf hakkında müeyyide uygulanması
kararlaştırılmıştır. Alınan karar “Riayeti Zorunlu Mesleki Karar Defteri”ne
kaydedilerek, yönetim kuruluna kararın uygulanması hakkında kanunların
elverdiği ölçüde yetki verilmiştir.
51. İ. M., A. M. ve M. Ç. tarafından gönderilen 21.9.2005 tarihli dilekçede,
imalatçı ve toptancıların kuyumcu tamircilerine ve ilgisiz kimselere toptan 460
fiyata mal verdiği, bu kimselerin sorumlulukları olmadığı için istedikleri fiyattan
mal aldıkları belirtilerek, bu konunun ve tek fiyat konusunun genel kurulda
görüşülmesi talep edilmiştir.
52. C. T. 23.9.2005 tarihli dilekçesinde, bir ürün için fiyat verdiği müşterisine
G. Sarrafiye’nin daha düşük bir fiyat verdiğini belirtmiş ve gerekli işlemin
yapılmasını talep etmiştir.
53. 14.10.2005 tarihinde yönetim kurulunca, daha önce kurulan “Otokontrol
Ekibi” için kararda adı geçen üyelerin görevlendirilmesine karar verilmiştir. 470
54. Oda’nın üyelere 21.1.2006 tarihinde gönderdiği yazıda, bazı esnafın
21.1.2006 tarihli nöbet listesine uyulmaması nedeniyle bu güne mahsus 22-
18-14 ayar ve ziynet ürünleri için altın satış fiyatları belirlenmiştir.
55. Oda’nın Birlik’e gönderdiği 25.1.2006 tarihli yazıda, 2.10.2006 tarihli Genel
Kurul’da nöbet sistemine ve fiyatlara ilişkin alınan kararlara aykırı davranan
üyelerin isimlerine yer verilerek haklarında işlem yapılması talep edilmiştir.
56. 19.4.2006 tarihinde üyelere esnafın fiyat üzerinde oynama yapmaması 480
gerektiği, ilerleyen günlerde fiyat kontrolü yapılacağı duyurulmuştur.
57. 5.6.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısında, kuyumcu tamirat fiyat
listesinin yeniden düzenlenerek 3 Temmuz 2006 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere üyelere bildirilmesine karar verilmiştir.
58. 2.8.2006 tarihli duyuruda, bazı üyelerin fiyat listesinin altında satış
yaptıklarına ilişkin şikayetler alındığı, bundan sonra bu şekilde satış yapanlar
hakkında belgesiz satış yapmaktan ilgili kurumlara işlem yaptırılacağı, bir
cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmamak için esnafın fiyat listesine titizlikle 490
uyması gerektiği ifade edilmiştir.
07-73/892-336
11
59. Oda Yönetim Kurulu’nun 18.9.2006 tarihli kararı ile, H. Ö. fiyatların
belirlenmesinden sorumlu muhasip üye olarak görevlendirilmiştir.
60. 24.11.2006 tarihinde üyelere, bazı esnafın düşük ve fiyatlarla mal
sattıklarının tespit edildiği, bunlar hakkında kanuni işlem yapılacağı ve
ilgililerin teşhir edileceği duyurulmuştur.
61. “Kuyumcu Tamirat Fiyat Listesi” başlıklı belgede, çeşitli tamirat işlemleri 500
karşılığında talep edilecek ücretlere yer verilmiştir.
62. Oda Başkanı imzalı duyuruda, toptan alışveriş yapanların kesinlikle
perakende alışveriş yapamayacağı, perakende müşterilerine mal
gösteremeyeceği belirtilerek, toptan satış fiyatlarına ve ziynet ürünlerinin alış
ve satış fiyatlarına yer verilmiştir. Listenin altında Oda’nın tavsiye ettiği alış ve
satış fiyatları olduğu belirtilmiştir.
63. 13.12.2006 tarihli görüşmede Oda Başkanı H. M., üyelere bildirilen
fiyatların ne şekilde belirlendiği ve fiyatlara uyulup uyulmadığını denetlemek 510
için herhangi bir çalışma olup olmadığı sorusuna cevaben, Türkiye ve dünya
borsalarındaki fiyatları bildirmek için SMS kanalıyla bilgi aktarımı yapıldığını
ancak bundan yüksek maliyeti nedeniyle vazgeçildiğini, zorlama amacı
gütmeksizin bilgi amaçlı liste halinde fiyat gönderilmeye başlandığını, bu
konuda herhangi bir denetim olmadığını, otokontrol biriminin ürünün ayarı,
patentli olup olmadığı, yetkisiz çantacıların tespiti konularını araştırmak ve
esnafla müşterinin zarar görmesini engellemek amacıyla kurulduğunu ifade
etmiştir.
İşçilik fiyatları tespiti ve bunun denetimine ilişkin soruya karşılık olarak, tamir 520
ücretlerine ilişkin bir listenin bulunduğunu ancak buna ilişkin bir denetimin
bulunmadığını, buradaki ilişkinin esnafla esnaf arasında olduğunu, bu noktada
kişinin tamamen kendi becerisini kullandığını, ücret konusunda bir belirleme
yapılamayacağını, bir fiyat listesi söz konusu olursa bunun Birlik’ten
gönderilebileceğini belirtmiştir.
64. Yerinde incelemeler sırasında görüşülen kuyumcuların büyük bir
çoğunluğu Oda’nın fiyat belirlediğini ve belirlenen fiyatlara uyulması
konusunda çaba sarfettiğini beyan etmiştir. Son yıla kadar daha çok denetim
yapıldığı, birilerine para verip mal almaya gönderilerek fiyatlara uyulup 530
uyulmadığının kontrol edildiği belirtilmiştir. Fiyat listesine uymadığı tespit
edilen üyelere birtakım yaptırımlarda bulunulmuştur.
07-73/892-336
12
M. D., 2005 yılında para verilen kişilerce yapılan kontrollerde liste fiyatının
altında satış yaptıkları için ceza olarak çeyrek altın ödediklerini ifade etmiştir.
N. T. de, Oda’nın yayımladığı fiyatlara uymadığı için uyarı cezası aldığını ve
esnafa ifşa edildiğini dile getirmiştir. Fiyat listesinin altında satış yaptığı için
Oda’ya şikayet edilen E. K.’ye sözlü uyarıda bulunulmuştur. Birlik’e şikayet
edilen T. K. ise, Birlik’in Oda’nın belirlediği fiyatın altında satış yapabileceğini
söylediğini belirtmiştir. 540
Otokontrol ekibinde görevli İ. S., otokontrol ekibi olarak fiyatların birbirine
yakın olmasını sağlamaya çalıştıklarını, fiyatlara uymayan üyelere ihtarda
bulunduklarını ifade etmiştir. Fiyatlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi H. Ö.,
Oda’nın yayımladığı fiyat listesine uyulması konusunda üyelere yazılar
gönderdiğini, fiyatlar arasında aşırı fark doğması durumunda konuyu Oda
sekreterine bildirdiğini, sekreter tarafından bu bilginin üyelere ulaştırıldığını
belirtmiştir.
Görüşme yapılan kuyumcular, son dönemlerde fiyat denetiminin eskisi kadar 550
sıkı olmadığını beyan etmişlerdir. Yaklaşık bir yıldır işyerinin camında
“fiyatlarda indirim” yazısı bulunan Y. Y., bazı kuyumcuların yazıya tepki
gösterdiklerini ifade etmiştir. Ancak, Oda’nın duruma herhangi bir müdahalesi
tespit edilememiştir.
I.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
Tarafın ilk inceleme ve soruşturmada yer alan altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesine ilişkin tüm savunmaları ve sözlü savunma tutanakları
incelenerek aşağıda değerlendirilmiştir. 560
Savunmada;
- 5362 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, Oda’nın üretilen malların
kalitesini ve standartlara uygun olarak üretilip üretilmediğini kontrol etmek
üzere görevlendirildiği, altın sektöründe üretilen soruşturmaya konu 22
ayar, 18 ayar, 14 ayar ve ziynet ürünlerinin İstanbul Altın Borsası
fiyatlarının üyelere bildirildiği, ziynet ürünlerinin Darphane tarafından
üretilen standart fiyatla piyasaya sürülen ürünler olduğu, Oda’nın azami
fiyat bildirdiği, 570
- 22 ayar, 18 ayar ve 14 ayar ürünlerde standart hammadde kullanıldığı, 18
ve 14 ayar ürünlerde imalatçıların değişik işçilik fiyatı uyguladıkları, Oda
olarak 18 ve 14 ayar ürün gruplarında üyelere azami işçilik fiyatı
göndermedikleri,
- İstanbul Altın Borsası fiyat bildirimlerinin azami hadleri gösterdiği, esnafın
dilediği fiyattan satış yapabildiği, ancak yüksek fiyatla satış yapılması
halinde tüketicinin korunması açısından, maliyetin altında satılması halinde
ise standartlara uygunluğu açısından kontrol yapıldığı, 580
- Altın sektörünün farklılık arz ettiği, bir ürünün maliyetinin altında
satılabilmesi için üretim standardının altına inilmesi gerektiği ve bunun da
07-73/892-336
13
dolandırıcılık niteliğinde olduğu, ürün ayarının kontrol edilmesi gerektiği,
ayrıca maliyetin altında satış yapmak için belgesiz satışın kaçınılmaz
olduğu ve vergi kaçırılmasına neden olacağı,
- 22 ayar bileziğin Borsa fiyat bildiriminin büyük önem taşıdığı, bunun tek
fiyat uygulaması olmadığı, azami ve asgari limitler arasında hem müşterinin
hem esnafın korunmasını sağladığı, 590
- Yerinde inceleme sırasında alınan belgelerden fahiş fiyatla satılan
ürünlerde tüketiciyi korumaya yönelik girişimlerde bulunulduğunun, düşük
fiyatla satılan ürünlerde maliyetin altında satılıp satılmadığının kontrol
edildiğinin anlaşıldığı,
- Bu güne kadar hiçbir esnafın fiyat kırması nedeniyle hiçbir cezai müeyyide
ile karşı karşıya kalmadığı,
- Otokontrol ekibinin hırsızlık malı, güvenlik, ayar, patent, fatura kontrolü gibi 600
konularda çalıştığı, esnafın fiyatlara tam uyması, uymayan esnafın
cezalandırılması gibi bir görevinin bulunmadığı,
- Maliyetin altında yapılan satışların ticari mantığının bulunmadığı ve
kayıtdışılığın kaçınılmaz olacağı ve düşük ayar ve gramajlı ya da sahte
ürünleri gündeme getireceği, bu ürünü ucuzluğu nedeniyle tercih eden
tüketicinin zarar göreceği ve bu durumun 4054 sayılı Kanun’un
gerekçesinde belirtilen tüketicinin korunması amacıyla çelişeceği,
- 5362 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca Oda’nın azami hadleri gösterir 610
fiyat listesini hazırlayarak Birlik’e sunması gerektiği, ancak altın fiyatları gün
içinde çok sık değişebildiği için Birlik onayına sunmadan değişikliklerin
esnafa bildirildiği,
- Perakendeci esnaf tarafından satılan ürünlerin tamirinin söz konusu olduğu
durumlarda tamirci esnafa tamir ettirildiği, bunun için tamirat tarifelerine
ihtiyaç duyan esnafın Oda’dan temin ettiği, ancak milyem üzerinden
belirtildiği için fiyat listesi niteliğinde olmadığı, bu nedenle Birlik’e
sunulmadığı,
620
- 5362 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırdığı 507 sayılı Kanun’un 22.
maddesinin (r) bendinde odalara üyelerin ücret tarifelerine uyulup
uyulmadığını kontrol etmek görevinin yer aldığı, 507 sayılı Kanun’un ikinci
bölümünde yer alan 4. maddesinin son fıkrasında “tarifelerde yer alan
fiyatlar azami hadleri gösterir.” ibaresi bulunmasına rağmen Türkiye Esnaf
ve Sanatkarları Konfederasyonu’nun (TESK) 34 sayılı Genelgesinin
1.5.2006 tarihinde Oda tarafından tebellüğ edilmesine kadar devam eden
süreçte konuyla ilgili bir genelge gönderilmediği, 2006/34 sayılı Genelgede
fiyat tarifelerinin azami hadleri gösterdiğinin 5362 sayılı Kanun ile
yasalaştığının bildirildiği, 630
- Rekabet Kurumu’nun 16.3.2006 tarihli yazısına istinaden TESK tarafından
hazırlanan 2006/34 sayılı Genelgeden sonra fiyatlarla ilgili olarak ne bir
07-73/892-336
14
yönetim kurulu kararı alındığı, ne de herhangi bir yaptırım uygulandığı,
soruşturma sürecinde görüşülen bazı kuyumcuların ifadelerinden ve elde
edilen belgelerden hareketle, 2006/34 sayılı Genelge öncesinde çoğunlukla
2000 yılında Oda statüsüne geçişten önce fiyatlara uyulmaması nedeniyle
yaptırımlar uygulandığının görüldüğü, ancak Oda döneminde yazışmalarda
yer alsa da herhangi bir yaptırım uygulanmadığının belirtildiği,
640
- Oda tarafından Birlik’e gönderilen yazılardan sadece birinde bir üyenin
nöbet kuralına uymamasına istinaden para cezasına çarptırıldığı, fiyata
uymadığı gerekçesi ile hiçbir esnafın ceza almadığı ileri sürülerek, Birlik
tarafından Oda uygulamalarının yasal olmadığı yönünde kendilerine bir
bilgi ve belge verilmediği,
- 1.5.2006 tarihine kadar Oda’ya 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin (f)
bendi uyarınca Rekabet Kurumu tarafından herhangi bir bildirimde
bulunulmadığı,
650
- 1.5.2006 tarihinden bu yana fiyatla ilgili olarak herhangi bir yönetim kurulu
kararı alınmadığı ve bu yönde yazışma yapılmadığı ve bu tarihten
sonrasına ilişkin olarak herhangi bir delil olmadığı,
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen 2.10.2005 tarihli genel kurul
toplantısında, fiyat istikrarının sağlanması için Oda’nın fiyat listesine tam
olarak uyulmasına, fiyat kıran esnaf hakkında yaptırım uygulanması için
yönetim kuruluna verilen yetkinin, “kanunların elverdiği ölçüde” olduğu
belirtilerek (50 numaralı belge), burada kastın yasalara uygun hareket
etmek olduğu ve 4054 sayılı Kanun’u da kapsadığı, 660
- Rekabet Kurulu’nun re’sen soruşturma açması tarihine kadar herhangi bir
vatandaş ya da üye tarafından Rekabet Kurumu’na şikayette
bulunmamasının, her ne kadar belgeler fiyat birliği uygulaması içinde
olunduğu kanaati uyandırmaktaysa da durumun bu şekilde olmadığının
kanıtı olduğu; tek personelle çalışan Oda’nın ya da yönetim kurulu
üyelerinin işyerlerini bırakarak fiyat kontrolü yapmasının mümkün
olmadığından hareketle, esnafın satış kartonları, fiş ve faturalarının
incelenmesi halinde sabit fiyat uygulanmadığının tespit edilebileceği,
670
- Eski Oda Başkanı’nın yönetim ve denetim kurullarının bilgisi haricinde
üyelere yazılar gönderdiği, görüşülen kuyumcuların bu yazıların etkisinde
kalarak uygulamada olmayan fiyat kontrolü için aile gönderilmesi, fiyata
uymayanların mahkemeye verilmesi vb. eylemlerden bahsettikleri, bazı
üyelerinse eski Başkan ile kişisel çekişmeleri nedeniyle doğru beyanda
bulunmadıkları,
- Manisa Turgutlu Sarraf ve Kuyumcular Derneği ile Şanlıurfa Kuyumcular
Odası hakkında yürütülen soruşturmalara atıfta bulunularak, Oda’nın
uygulamalarının anılan iki soruşturmadaki uygulamalar gibi olmadığı, 680
Oda’nın fiyatla ilgili Birlik disiplin kuruluna sevk ettiği hiçbir üyenin ceza
almadığı, ceza ödediğini iddia eden üyelerin de kesin delil sunması
07-73/892-336
15
gerektiği, Oda’nın uygulamalarının mülga 507 sayılı Kanun ve 5362 sayılı
Kanun çerçevesinde olduğu
iddia edilmiştir.
Oda savunmasında, 5362 sayılı Kanun’un 11. maddesine atıfta bulunarak,
malların kalitesini ve standartlara uygun olarak üretilip üretilmediğini kontrol
etmek üzere görevlendirildiğini belirtmiştir. Öncelikle Oda’nın kalite kontrolüne 690
ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığı belirtilmelidir. Malların kalitesinin
kontrol edilmesi ile fiyat belirleme ve fiyat listesine uyulup uyulmadığının
kontrol edilmesi arasında bir ilişki yoktur. Malların kalitesinin kontrolü fiyat
belirleme aracılığıyla değil, kuyumculardan numune alarak ayar evlerinde
ayarlarının kontrol ettirilmesi biçiminde olmalıdır. Ayrıca, 11. madde
hükmünün aynı Kanun’un 62. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir. 62. maddede fiyat tarifelerinin azami hadleri gösterdiği
belirtilmiştir. Odalarca yapılacak kontrol, esnaf ve sanatkarların belirlenen fiyat
tarifelerinin üzerinde satış yapıp yapmadıkları yönünde olmalıdır. Oysa
mevcut olayda, düşük fiyatla yapılan satışlar rahatsızlık yaratmakta ve bunlar 700
engellenmeye çalışılmaktadır.
Savunmada 22 ayar bilezik ve ziynet ürünlerinin Borsa fiyatlarının üyelere
bildirildiği ileri sürülmesine karşın, soruşturma döneminde elde edilen
belgelerden sadece fiyat bildirilmediği, belirlenen liste fiyatına uyulup
uyulmadığının sıkı bir biçimde denetlendiği, hatta uymayanlara çeşitli
yaptırımlar uygulandığı görülmektedir. Belirlenen fiyatlar, savunmada ileri
sürüldüğü gibi azami fiyat niteliğinde de değildir. Elde edilen belgelerden fiyat
listesine uyumun azami haddin aşılıp aşılmadığı yönünden değil, liste fiyatı
altında satış yapılıp yapılmadığı yönünden kontrol edildiği görülmektedir. 710
Oda’nın altın fiyatlarını belirlerken İstanbul Altın Borsası’nı dikkate alıyor
olması söz konusu fiyat belirleme eyleminin ihlal niteliğinde olmadığını
göstermemektedir. Altın fiyatının borsada belirleniyor olması Türkiye’de
faaliyet gösteren kuyumcular arasında fiyat rekabetinin yaşanmayacağı
anlamına kesinlikle gelmemelidir. Bu durum, işçilik içeren ürünler haricinde
Darphane tarafından basılan ve ayarı/gramı standart olan ürünler için dahi
geçerlidir. Başka bir ifadeyle, kuyumcuların Ata, tam, yarım ve çeyrek gibi
standart ürünlerin satış fiyatlarını diledikleri gibi düşürebilmelerinin önünde
hiçbir engel bulunmaması gerekmektedir. 720
Ziynet ürünlerinin Darphane çıkış fiyatının standart olduğu ve maliyetin altında
satılmasının mümkün olmadığı savunması yerinde değildir. Zira,
Darphane’den alış fiyatı tüketiciye satış fiyatı anlamına gelmemektedir.
Kuyumcuların kira, işçi istihdam etme gibi diğer maliyet kalemleri nedeniyle ya
da sermaye yapılarının güçlü olup olmamasına bağlı olarak maliyetin altında
satış yapabilme imkanları doğabilmektedir. Bir başka nokta ise, bazı
kuyumcuların uygun maliyetlerle doğrudan Darphane’den altın temin
edebilmesidir. Ayrıca, kuyumcular çok miktarda alım yapılması halinde ıskonto
uygulayabilmektedir. Dolayısıyla savunmada iddia edildiğinin aksine, maliyetin 730
altında satış mümkündür.
07-73/892-336
16
Altın sektörünün diğer sektörlere göre farklılık arz ettiği yönündeki savunma,
4054 sayılı Kanun’un ihlalini haklı göstermemektedir.
Ayrıca, Oda yönetiminin ayar kontrolü yapması ve azami fiyatların üzerinde
satış yapılıp yapılmadığını denetlemesi, yapması gereken faaliyetlerdir ve
Soruşturma Heyeti tarafından bu uygulamaların 4054 sayılı Kanun’a aykırı
olduğu yönünde bir değerlendirmede bulunulmamıştır, aksine Oda’nın asıl
yapması gereken denetimlerin bu yönde olması gerekmektedir. 740
Savunmada, hiçbir esnafın fiyat kırması, bir başka deyişle belirlenen fiyatın
altında satış yapması nedeniyle cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmadığı
ileri sürülmüştür. Ancak, oluşturulan otokontrol sistemi aracılığıyla
kuyumcuların birbirlerinin fiyat listesine uyup uymadıklarını kontrol ettikleri ve
uymayanların Oda yönetimine şikayet edildiği görülmektedir. Yine Oda’nın
bazı kişilere para vererek alışveriş yaptırdığı ve esnafı kontrol ettirdiği, hatta
bu uygulamayı üyelere duyurduğu belgelerden anlaşılmaktadır. Bu noktada
Oda devreye girerek fiyat listesine uymayan üyelerin savunmasını almakta,
uyarı cezası vermekte ya da Birlik disiplin kuruluna sevk etmektedir. Nitekim, 750
7 numaralı belgeye göre, 4.6.2001 tarihinde yönetim kurulu düşük fiyatla mal
satan üyeye tekerrür halinde disiplin kuruluna sevk edileceğinin ihtaren
bildirilmesine karar vermiştir. 4.4.2002 ve 8.8.2002 tarihlerinde düşük fiyatla
satış yapan bazı üyeler Birlik disiplin kuruluna sevk edilmiştir (14 ve 21
numaralı belgeler). 25.1.2006 tarihinde de fiyatlara ilişkin alınan kararlara
aykırı davranan üyeler hakkında işlem yapılması için Birlik’e başvurulmuştur
(55 numaralı belge). Uyarı ya da duyuru ile üyelerin fiyat listesine uymalarının
sağlanmaya çalışılması 4054 sayılı Kanun’un ihlali için yeterlidir. Cezai
yaptırım uygulanması ise, ağırlaştırıcı bir unsurdur. Burada önemli olan,
birtakım yaptırımlar tehdidiyle fiyat listelerine uyulmasının sağlanmasıdır. 760
Otokontrol ekibi olarak atanan kişilerin sadece hırsızlık malı, güvenlik, ayar,
patent, fatura kontrolü gibi konularda çalışmadığı, bunların yanı sıra fiyatlara
uyulup uyulmadığının kontrol edildiği açıktır. Nitekim, otokontrol ekibinde
görevli İ. S., fiyatların birbirine yakın olmasını sağlamaya çalıştıklarını,
fiyatlara uymayan üyelere ihtarda bulunduklarını ifade etmiştir
Altın fiyatlarının Oda tarafından belirlenmesi ve tüm üyelerin bu fiyatlara
uyması kuyumcuların menfaatine olabilir. Ancak, tüketicilerin altın alırken
Oda’nın belirlediği minimum seviyenin altına inmeksizin, altın satarken ise 770
belirlenen maksimum düzeyin üzerine çıkmaksızın alışveriş yapmak zorunda
bırakılması tüketiciye hiçbir fayda sağlamayacaktır. Kısaca, Oda’nın fiyat
belirlemedeki amacı, savunmada iddia edildiği gibi altın fiyatındaki hızlı
değişmelerden üyeleri haberdar etmekle sınırlı değildir. Asıl amaç, Oda
üyelerinin altınları belli bir fiyatın üzerinden satmalarını ve tüketiciden altınları
belli bir fiyatın altında satın almalarını sağlamaktır. Açıkça tüketicinin aleyhine
olan böyle bir sistemin tüketiciyi kalite konusunda bilinçlendirdiği ve koruduğu
yolundaki savunma gerçekleri yansıtmamaktadır.
Öte yandan, tamirat fiyat listesinde milyem üzerinden belirtilmesi fiyat listesi 780
niteliğinde olmadığını göstermemektedir. Altın için milyem de fiyatın
unsurlarından biridir, dolayısıyla savunma yerinde değildir.
07-73/892-336
17
507 sayılı Kanun’a ilişkin olarak, 507 sayılı Kanun’un fiyat tarifelerine ilişkin
125. maddesinde ve diğer hiçbir maddesinde, söz konusu fiyatların azami,
asgari veya sabit fiyat olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı
vurgulanmalıdır. Ancak, 507 sayılı Kanun’un 125. maddesinin son fıkrasında,
fiyat tarifelerinin düzenlenmesine ilişkin olarak TESK’e yönetmelik çıkarma
yetkisi verilmiştir. Bu yetki çerçevesinde, TESK tarafından hazırlanan “Esnaf
ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlere Ait Ücret Tarifelerinin 790
Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik”in (Yönetmelik) 4. maddesinde “Tarifede
yer alan fiyatların azami hadleri gösterdiği” , 10. maddede ise “Tarifede
belirlenen fiyatların azami haddi gösterdiğine dair açıklayıcı kayıtın tarifelerin
üzerinde bulundurulmasının zorunlu olduğu” ifade edilmiştir. Öncelikle,
savunmada söz edilen 4. madde ile Yönetmelik maddesi kastedilmektedir.
Diğer yandan, TESK’in 3.4.2006 tarih ve 1831 sayı ile birliklere gönderdiği
2006/34 sayılı Genelgeye kadar fiyatların azami hadleri gösterdiğine ilişkin
bilgi verilmediği savunması yerinde değildir. Oda’nın da bilmesi gerektiği gibi
kanunu bilmemek mazeret sayılmayacağı gibi, Yönetmelik hükmü açıktır ve
bilgilendirme yapılmasına gerek olmadan odalarca uygulanması 800
gerekmektedir. TESK’in 2006/34 sayılı Genelgesi, Rekabet Kurulu’nun
7.1.2005 tarih ve 05-02/18-9 sayılı Kararı uyarınca fiyat tarifelerinde 4054
sayılı Kanun uygulamalarındaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla Rekabet
Kurumu tarafından TESK’e gönderilen görüş yazısı üzerine hazırlanmıştır. Bu
itibarla, o tarihe kadar görüş bildirilmediği için düzenlemelerden ve 4054 sayılı
Kanun’dan haberdar olunmadığı yönünde bir savunma geçerli değildir.
Savunmada, 2006/34 sayılı Genelgenin Oda tarafından 1.5.2006 tarihinde
tebellüğ edildiğinden hareketle, ancak bu tarihte 4054 sayılı Kanun ve fiyat
tarifelerinin azami hadleri gösterdiğinden haberdar olunduğu ileri sürülerek, bu 810
tarihten sonra 4054 sayılı Kanun’a aykırı herhangi bir eylemlerinin olmadığı
iddia edilmiştir. Buna karşılık, dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, iddiaların
gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır. “Yapılan Tespitler” bölümünde yer
verilen 57, 58, 59 ve 60 nolu belgelerden de görüldüğü üzere, 1.5.2006
tarihinden itibaren Oda’nın 4054 sayılı Kanun’a aykırı herhangi bir
uygulamasının olmadığı iddiası yerinde değildir. Düşük fiyatla satış yaptığı için
hakkında yasal işleme başlanacağı ve daha da önemlisi esnafa teşhir
edileceği uyarısında bulunulan bir kuyumcu kendisini kararlara uymak
zorunda hissedecek, istese de fiyat listesinin altında bir satış yapmayacaktır.
Bu belgeler de göstermektedir ki, Oda 4054 sayılı Kanun hakkında bilgi sahibi 820
olduğunu iddia ettiği tarihten sonra dahi ihlal uygulamalarına devam etmiştir.
Öte yandan savunmada, görüşülen bazı kuyumcuların rekabete aykırı
uygulamaların daha çok Oda’nın kuruluş tarihi olan 2000 yılı öncesinde
gerçekleştiği yönünde beyanlarda bulunduklarına ilişkin olarak, soruşturma
döneminde elde edilen belgelerin sadece görüşme tutanakları olmadığı,
yerinde incelemeler sırasında Oda merkezinde birçok yazışma elde edildiğini
de belirtmek gerekmektedir. Soruşturma Raporu’nda 2000 yılı sonrası
döneme ilişkin yaklaşık 60 belgeye yer verilmiştir. Birçok belgede fiyat
kontrolü için Oda tarafından para verilen kişilere alışveriş yaptırılacağı ya da 830
yaptırıldığı belirtilmiştir. Fiyatlara uymayan üyelerin esnafa duyurulacağı ve
Birlik’e şikayet edileceği uyarıları da aynı döneme rastlamaktadır. Nitekim
07-73/892-336
18
gerek esnafa teşhir gerekse Birlik disiplin kuruluna sevk işlemleri zaman
zaman gerçekleştirilmiştir. Soruşturma döneminde elde edilen belgelerden
Oda statüsüne geçildikten sonra da 4054 sayılı Kanun’a aykırı uygulamaların
söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla savunma yerinde değildir.
Birlik’e şikayet edilen üyelerden sadece birinin fiyat tespitinden değil de, nöbet
sistemine uymadığı için para cezasına çarptırılması 4054 sayılı Kanun’un ihlal
edilmediği ya da ihlalin ağır bir ihlal olmadığı anlamına gelmemektedir. Bir 840
rekabet ihlalinde para cezası gibi yaptırımların varlığı, sayısı veya etkinliği
ihlalin varlığı açısından değil, ihlalin ağırlığı açısından önem taşımaktadır. Bir
başka deyişle, ceza aşamasında ceza miktarının tespitinde yaptırımların
varlığı ve ağırlığı göz önünde bulundurulmaktadır. Aynı biçimde fiyata
uymadığı için Birlik’e şikayet edilen üyelerin ceza almaması da, rekabet ihlalini
ortadan kaldırmamaktadır. Birlik’in bu şekilde hareket ederek para cezası
vermemesi, Oda’nın rekabet ihlalinden bağımsızdır. Öyle ki, Oda kararlara
uymayan üyelerini Birlik’e şikayet ederek diğer üyelere duyurmakla da bir
bakıma amacına ulaşmakta, diğer üyelerin kararlara uymama olasılıklarını
azaltmaktadır. Kararlara uymadığı zaman ne gibi işlemlere maruz kalacağını 850
öğrenen üyeler uyum için çaba sarf edecek, bunun sonucunda Oda çok daha
etkin bir denetim sağlamış olacaktır. Diğer yandan, Birlik’in Oda’nın
uygulamalarının yasal olmadığı yönünde uyarıda bulunmaması Birlik’in 5362
sayılı Kanun çerçevesinde sorumluluklarına ilişkin olup, Oda herhangi bir
uyarıyı beklemeye gerek kalmaksızın yasal düzenlemelere uymakla
yükümlüdür.
Oda’ya Rekabet Kurumu tarafından 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin (f)
bendi uyarınca herhangi bir bildirimde bulunulmadığı savunmasına ilişkin
olarak; tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki odaların herhangi bir 860
bildirime gerek duymaksızın kanunlara uygun hareket etmesi gerektiği
hatırlatılarak, Rekabet Kurumu’nun Türkiye’deki tüm odalara 4054 sayılı
Kanun hakkında bilgi vermesi beklenmemelidir. Elbette, haberdar olduğunda
Rekabet Kurumu harekete geçerek 4054 sayılı Kanun’un verdiği yetkiler
çerçevesinde görevini yerine getirmektedir. Nitekim Oda’nın faaliyetleri
hakkında bilgi edinilmesi sonucunda Kurul re’sen soruşturma başlatmıştır.
Nitekim Rekabet Kurumu’nun 16.3.2006 tarih ve 786 sayılı yazısı, TESK,
Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında
yürütülen soruşturma sonucunda Rekabet Kurulu’nun aldığı 7.1.2005 tarih ve
05-02/18-9 sayılı Kararı uyarınca, fiyat tarifelerinde 4054 sayılı Kanun 870
uygulamalarındaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla TESK’e gönderilmiştir.
Söz konusu görüş yazısı da göstermektedir ki, Rekabet Kurumu 4054 sayılı
Kanun’a aykırı uygulamaların varlığının tespiti halinde, ortadan kaldırılması
amacıyla hareket etmektedir.
Savunmada iddia edildiğinin aksine, 1.5.2006 tarihinden, yani 4054 sayılı
Kanun’dan haberdar olduktan sonra da gerek yönetim kurulu kararı, gerekse
Oda Başkanı imzalı duyurularla ihlale devam edilmiştir. Bu nedenle bu yönde
delil olmadığı iddiası yerinde değildir.
880
2.10.2005 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin savunmada, 4054 sayılı
Kanun’dan haberdar olma konusunda çelişkili tarihlerden bahsedilmektedir.
07-73/892-336
19
Savunmada önce 4054 sayılı Kanun hakkında 1.5.2006 tarihinde bilgi sahibi
olunduğu iddia edilirken, 2.10.2005 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna
yetki verilirken kanunların elverdiği ölçüde hareket edileceği ibaresinden
hareketle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi de dahil olmak üzere yasalara
uygun hareket etme bilincinde oldukları belirtilmiştir. Bu ifade de Oda’nın
yasalara uygun hareket etme bilincinde olması gerektiğini kanıtlamaktadır.
Rekabet Kurulu’nun soruşturma yapması için herhangi bir şikayet olması 890
gerekmediği gibi, mevcut dosyada olduğu gibi soruşturmanın re’sen açılması
rekabet ihlali olmadığı anlamına gelmemektedir. Nitekim soruşturma
döneminde elde edilen belgelerden Oda’nın fiyat tespiti yaptığı ve fiyat
listelerine uyulması konusunda denetimler yaparak, uymayan üyeler hakkında
birtakım yaptırımlar uyguladığı görülmektedir. Bu bağlamda, Soruşturma
Heyeti’nin belirlenen fiyata piyasada tamamen uyulduğu yönünde iddiası
bulunmamakta, piyasada belirlenen fiyatlara uyulmamış olması rekabet ihlalini
ortadan kaldırmamaktadır.
Ayrıca, genel sekreter ya da yönetim kurulu üyelerinin denetim yapma 900
imkanlarının bulunmadığı ileri sürülürken soruşturma döneminde elde edilen
belgeler göz ardı edilmektedir. Yönetim kurulunun bizzat ya da para verdikleri
kişilere alışveriş yaptırarak piyasada belirlenen fiyatlara uyulup uyulmadığını
kontrol ettirdiği, hatta sonuçlarını üyelere duyurduğu gibi uymayan üyeleri
Birlik disiplin kuruluna sevk ettiği belgelerle sabittir. Diğer yandan, kuyumcular
fiyat konusunda birbirlerini kontrol ederek Oda yönetiminden gerekli işlemleri
yapmasını talep etmektedirler.
Ayrıca, eski Oda Başkanı’nın yönetim ve denetim kurullarının bilgisi haricinde
üyelere yazılar gönderdiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Soruşturma 910
döneminde elde edilen belgeler arasında fiyat kontrolünün para verilen kişiler
tarafından yapılması ya da fiyatlara uymayan üyelerin Birlik disiplin kuruluna
sevk edilmesi yönünde yönetim kurulu kararları bulunmaktadır. 4.6.2001
tarihinde yönetim kurulunca, Oda tarafından belirlenen fiyatın aşağısında satış
yapan üyenin uyarılmasına, tekerrürü halinde Birlik disiplin kuruluna sevk
edileceği yönünde ihtar yazısı gönderilmesine karar verilmiştir. İlgili yönetim
kurulunda şu anki yönetimde bulunan Başkan T. M. ve İ. G.’nin de imzaları
bulunmaktadır. Fiyat denetimlerinin sıklaştırılmasının, listelere uymayan
üyelerin Birlik disiplin kuruluna sevk edilmesi ve üyelere duyurulmasının
kararlaştırıldığı 22.7.2002 ve 27.2.2004 tarihli yönetim kurulu kararlarında da 920
üyelerin imzaları bulunmaktadır (20 ve 45 numaralı belgeler). Hepsinden
önemlisi, 2.10.2005 tarihli genel kurul toplantısında, fiyat istikrarının
sağlanması için Oda’nın belirlediği fiyat listesine tam olarak uyulmasına, fiyat
kıran esnaf hakkında yaptırım uygulanması amacıyla Birlik’e bildirimde
bulunulması için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verilmiştir (50
numaralı belge). Bu durumda diğer yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ya
da tüm üyelerin bilgisi dışında eski Oda Başkanı’nın yazılar gönderdiği iddiası
gerçeği yansıtmamaktadır.
Savunmada iddia edilenin aksine Manisa ve Şanlıurfa kuyumculuk 930
soruşturmalarında da aynı türden ihlaller tespit edilmiş olup, uygulamaların
farklılaşması rekabet ihlalinin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Teşebbüs
07-73/892-336
20
veya teşebbüs birliklerinin rekabet ihlalinin etkinliği açısından farklı
uygulamalara gitmesi rekabet ihlalinin özünü değiştirmemektedir. Rekabet
hukukunda olay bazlı değerlendirme yapılmakta ve her bir olayda ihlalin
ağırlığı ve etkinliği ayrı ele alınmaktadır. Ayrıca, fiyatla ilgili hiçbir üyenin ceza
almadığı savunması yerinde değildir. Zira hiçbir üye ceza almamış olsa bile
Birlik disiplin kuruluna sevk ve bu işlemin diğer üyelere duyurulması gibi uyarı
ya da duyuru ile üyelerin fiyat listesine uymalarının sağlanmaya çalışılması
4054 sayılı Kanun’un ihlali için yeterlidir. Cezai yaptırım uygulanması ise, 940
ağırlaştırıcı bir unsurdur. Burada önemli olan, birtakım yaptırımlar tehdidiyle
fiyat listelerine uyulmasının sağlanmasıdır.
İkinci yazılı savunmanın ekinde Birlik tarafından tamirat fiyat listeleri
gönderilmiştir. Kuyumcu (tamiratçı) fiyat tarifesinde 5362 sayılı Kanun
doğrultusunda fiyatların azami hadleri gösterdiği belirtilmiştir.
İhlale son verilerek fiyatların azami hadleri gösterdiğinin fiyat tarifelerinde
belirtilmesi, hafifletici unsur olarak cezanın takdirinde göz önünde
bulundurulmuştur. 950
Son olarak, savunmalarda 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında
değerlendirme talep edilmiştir.
Bildirim yazısı ile soruşturma kararı ve soruşturma açılmasına dayanak teşkil
eden hususlar, ihlalin niteliği ve kapsamı belirtilmiş, Oda ise savunma
yazısında ihlallere son verildiğini bildirmiştir. Dolayısıyla bu aşamada ihlale
son verilmesine ilişkin bir karar alınmasına gerek bulunmamaktadır. Zira
soruşturma bildirim yazısı ile ihlalin niteliği açıklanırken ihlale ne şekilde son
verileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmaktadır. Nitekim Oda da bu 960
değerlendirmeler ışığında ihlale son vermiştir. Soruşturma Bildirim Yazısının
tebellüğ edilmesi sonrasında ihlallere son verilmesi ise hafifletici unsur olarak
cezanın takdirinde göz önünde bulundurulmuştur.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. Altın Alış ve Satış Fiyatının Belirlenmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte 970
olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları” hukuka aykırıdır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, birçok belgede her bir altın türü için alış
ve satış fiyatlarının belirlendiği açıkça görülmektedir. Belgelerden, en geç
2001 tarihinden itibaren fiyat tespitinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Oluşturulan “otokontrol sistemi”ne göre fiyatlara uymayan kuyumcular diğer
kuyumcular tarafından Oda yönetim kuruluna şikayet edilmekte, Oda Başkanı
konuyu Birlik disiplin kuruluna sevk ederek gerekli işlemin yapılmasını talep
etmektedir. Dosyada sistemin işleyişini gösteren birçok belge mevcuttur. Fiyat
listelerine uyulması, uyulmaması halinde cezai yaptırım uygulanacağı 980
konusunda birçok duyuru yapılmış, Birlik disiplin kuruluna sevk işlemleri
gerçekleştirilmiştir.
07-73/892-336
21
Yerinde incelemeler sırasında elde edilen bir belgeden, 2006 yılında da fiyat
tespiti uygulamasına devam edildiği anlaşılmaktadır. Bu belgede üyelere, bazı
esnafın düşük fiyatlarla mal sattıklarının tespit edildiği, bunlar hakkında kanuni
işlem yapılacağı ve ilgililerin teşhir edileceği duyurulmuştur.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, 2001 yılından itibaren teşebbüs birliği
kararları aracılığıyla son derece etkili, yaptırımları itibarıyle sıkı sıkıya 990
uygulanan bir fiyat tespiti eyleminin söz konusu anlaşılmıştır. Teşebbüs birliği
tarafından fiyat belirlenmesinin en ağır rekabet ihlallerindendir. Nitekim Kurul
aynı konuda Manisa Turgutlu Sarraflar ve Kuyumcular Derneği hakkında
26.3.2002 tarih ve 02-16/176-70 sayılı, Manisa Kuyumcular ve Sarraflar
Derneği hakkında 28.3.2007 tarih ve 07-28/255-88 sayılı ve Şanlıurfa
Kuyumcular Odası hakkında 28.3.2007 tarih ve 07-28/256-89 sayılı Kararlar
ile, anılan teşebbüs birliklerinin altın alış ve satış fiyatının belirlenmesi eylem
ve işlemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bulunduğu
gerekçesiyle Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Dernek’e para
cezası uygulamıştır. 1000
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Oda’nın altın alış ve satış
fiyatını pazar dışında belirlediği ve dolayısıyla bu eylemlerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birliği kararlarının muafiyet için Kurul’a bildirilme yükümlülüğü 5388
sayılı Kanun ile ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, Kanun’un 4. maddesi
kapsamında ihlal içeren anlaşma, uyumlu eylem ve kararlara Kurul’un re’sen
muafiyet değerlendirmesi yapabilmesi mümkün olmuştur. Bu çerçevede, 1010
Oda’nın altın alış ve satış fiyatını belirlemesinin muafiyet alıp alamayacağı
değerlendirilmiştir.
J.2. Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve
kararlar, Kanun’un 5. maddesindeki koşulların varlığı halinde yasaklayıcı 4.
maddenin uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Bu noktada vurgulanması
gereken, muafiyet verilebilmesi için 5. maddedeki dört koşulun tamamının
sağlanması gerektiğidir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmaması 1020
durumunda, diğer koşullar sağlansa dahi muafiyet verilemez. Kanun’un 5.
maddesinde muafiyetin koşulları şu şekilde sayılmıştır:
“ (a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için
zorunlu olandan daha fazla sınırlanmaması.” 1030
07-73/892-336
22
Oda’nın altın alış ve satış fiyatını belirlemesinin, muafiyet için aranan
koşullardan olumlu koşul olarak adlandırılan ilk iki koşulu sağlamadığı çok
açıktır. Oda tarafından belirlenen altın alış ve satış fiyatlarının uygulanması
zorunlu fiyatlar olması nedeniyle, bu uygulamanın getireceği ekonomik
gelişme veya iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir. İkinci olumlu koşula
göre, ekonomik veya teknik gelişme ve iyileşmelerden tüketicilerin yarar
sağlaması gerekmektedir. Altın alış ve satış fiyatlarının sabit fiyat olarak
belirlenmesi sadece Oda üyelerine fayda getirmektedir. Bu uygulama
neticesinde, düşük fiyatla altın alma veya yüksek fiyatla altın satma imkanları 1040
sınırlanan tüketiciler doğrudan zarar görmektedirler. Altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesi ve tüm kuyumcuların belirlenen fiyatları uygulaması, hatta alınan
kararlara uyulmasını sağlamak için çeşitli yaptırımların uygulanması
sonucunda, ilgili pazarda rekabet tamamen ortadan kalkmakta ve bu rekabet
ihlali zorunlu olandan fazla bir kısıtlama getirmektedir. Dolayısıyla, iki olumsuz
koşul açısından da muafiyet verilmesi mümkün değildir.
Oda’nın altın alış ve satış fiyatını pazar dışında belirlediği ve dolayısıyla bu
eylemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği,
ayrıca Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanamadığından bu ihlal 1050
bakımından muafiyet verilmesi söz konusu değildir.
Oda tarafından belirlenen fiyatlar tüm üyelerin uyması zorunlu olan sabit
fiyatlardır. Tavsiye veya maksimum niteliğinde fiyat açıklamanın bu dosya
bakımından muafiyet alıp alamayacağı da değerlendirilmiştir: Oda tarafından
açıklanan fiyatlar tavsiye veya maksimum niteliğinde olsa idi bu uygulama
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki muafiyetin koşullarını sağlayabilecekti.
Zira, Oda tarafından açıklanan tavsiye veya maksimum niteliğindeki fiyatlar
üyelerin altın fiyatlarındaki dalgalanmaları takip etmelerini kolaylaştırırken,
tüketicilerin de altın fiyatları konusunda bilinçlenmelerini sağlayacaktı. Tavsiye 1060
veya maksimum niteliğinde olmasından dolayı açıklanan fiyatlardan düşük
fiyatlarla satış yapmalarının önünde bir engel bulunmayan kuyumcular
arasında rekabet devam edebilecekti. Ancak, yukarıda da ifade edildiği üzere,
Oda’nın yıllardır belirlediği fiyatlar tavsiye veya maksimum niteliğinde değildir
ve mevcut haliyle bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca
muafiyet alması mümkün değildir.
K. SONUÇ
30.11.2006 tarih ve 06-86/1117-M sayılı Kurul kararı uyarınca Denizli Sarraflar 1070
ve Kuyumcular Odası hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
düzenlenen rapora, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış fiyatlarını
Pazar dışında belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiğine,
2- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanmadığından, bu ihlal
bakımından mevcut haliyle muafiyet verilemeyeceğine, ancak Denizli Sarraflar 1080
ve Kuyumcular Odası tarafından belirlenen fiyatların tavsiye veya maksimum
07-73/892-336
23
niteliğinde olması halinde, 4054 sayıl Kanun’un 5. maddesindeki koşulları
sağlayabileceğinden muafiyetten yararlanabileceğine,
3- Bu çerçevede, Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası’na 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2005 yılı 39.697,18 YTL
tutarındaki gayrisafi gelirinin takdiren %1’i oranında olmak üzere 396,97 YTL
idari para cezası verilmesine, ancak verilecek para cezası asgari hadden
aşağı olamayacağından, 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca, asgari ceza tutarı olan
6.864 YTL idari para cezası verilmesine, 1090
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
07-73/892-336
24
19.9.2007 Tarih ve 07-73/ 892-336 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
1) İlgili Kurul Kararı ile, Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası’nın aslında,
belli bir meslek grubunun dernek faaliyetleri kapsamındaki ortak karar ve
eylemleri olarak nitelendirilebilecek bazı davranışları, ihlal gerekçesi olarak
görülmüş ve Odaya idari para cezası verilmiştir. Halbuki, altın alım ve satım
fiyatının belirlenmesi, rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ve mal arzının
kontrol edilmesi gibi telâkki edilen ve rekabete aykırı olarak nitelenen söz
konusu davranışlar, ilgili piyasanın, ilgili mesleğin ve ilgili meslek
mensuplarının özellikleri göz önüne alındığında, böyle bir tanımlamadan ve
ilgili piyasada rekabeti olumsuz yönde ve önemli ölçüde etkilemekten uzaktır.
2) Gerek Soruşturma açılması kararından önce, gerekse Soruşturma
döneminde ilgili pazar gibi, geleneksel olarak varlığı ve farklı uygulamaları
bilinen bir alanda, daha geniş çaplı ön inceleme veya araştırmalar
yapılabilseydi, olan bitenler, rekabeti önemli ölçüde etkileyen karar veya
eylemler şeklinde nitelendirilmeyebilecekti. Başlangıçta, öncelikle, var ise,
rekabete aykırı uygulamalar tespit edilip, ilgili dernek yönetiminin ve esnaf
kesiminin, nasıl davranacakları belirlenebilir, sonra da 4054 Sayılı Kanun’un
9.3. maddesine göre müeyyide destekli bir tebligat yapılabilirdi. Nitekim, ilgili
esnaf, Soruşturma sürecinde üzerinde durulan her türlü uyarıya itiraz
etmeksizin uymuş, uyulması istenilen kurallara riayetten geri durmamıştır.
3) Söz konusu Oda yönetimlerinin, ata lira, çeyrek gibi altınlara ait günlük
azami satış fiyatlarını belirlemek, yaz nöbeti tutmak ve esnafın alınan ortak
kararlara uygun hareket etmelerini temin gibi mevcut uygulamalarının, genel
olarak ve özellikle de sektöre özgü sebeplerle, hem meslek mensubu esnaflar,
hem tüketiciler hem de mesleki oda veya dernek teşkilini zorunlu kılan ”kamu
iradesi“ tarafından kamu yararı gerekçesiyle, öteden beri, alenen ve zımnen
meşru görülmesi bilinen bir husustur. Bu sebeple, Kamu Kurumu Niteliğindeki
Meslek Teşekkülü olarak kabul edilen Esnaf ve Sanatkârlar Odalarının
bulunduğu ilgili pazarlardaki benzer uygulamaların eskiden beri var olması ve
ülkenin hemen her tarafında halen devam ediyor olması, bir bakıma bir
karînedir ve bu tür uygulamalara muafiyet tanımak için yeterli bir gerekçedir.
Dolayısıyla, ilgili Odanın karar ve eylemlerinin, “rekabeti olumsuz yönde
etkilediği ve ihlal ettiği” şeklindeki bir tespit, somut ve yaygın, ilgili piyasada
rekabeti önemli ölçüde etkileyen olumsuz bir olgunun varlığından ziyade, olsa
olsa, bu yöndeki bir abartma veya kabule dayanmaktadır.
4) Rekabet politikası önemlidir. Kurul, 4054 Sayılı Kanun çerçevesinde takdir
hakkını kullanır ve karar verirken, ilgili pazar ve meslek mensupları gibi,
geleneksel, kültürel ve sosyo-ekonomik özelliklere sahip alanlarda, muafiyetin
anlamı ve sınırları üzerinde dikkatle durmalıdır. Gerekirse, bu tür pazarlarda,
şikayet veya “olay”ları grup veya bireysel muafiyet statüsünde ele alma
yaklaşımını benimsemelidir.
07-73/892-336
25
5)Rekabet savunuculuğu görevinin gerekleri ve kaynak kullanımının etkinliği
açısından bakıldığında, rekabete aykırı düşen yapı, işleyiş ve davranışları
önlemenin soruşturma dışı çeşitli yöntemlerinin bulunduğu bilinmektedir.
Dolayısıyla, ilgili sektördeki ve ilgili coğrafi pazarlardaki olumsuz etkileri ihmal
edilebilir nitelikteki birtakım sınırlı, bireysel veya istisnai uygulamaları
soruşturma açmadan çözmek mümkün iken, bu yola gitmeyip soruşturma
açarak ve ihlalin varlığı şeklinde kararlar vererek çözmeye çalışmak, Rekabet
Kurulu’nun etkinliği açısından bir gösterge olmayacak, bilakis, öncelik
sıralamasına ve usûl ekonomisine aykırı düşecektir.
6) Ayrıca, yapılan şikayetlerde, aslında, etkin yönetim anlayışına ters düşen
tavır ve davranışlar içinde olabilen Oda veya Dernek yönetim veya yöneticileri
ile üyeler arasındaki bir takım anlaşmazlıkların Rekabet Kurumu üzerinden
çözülmeye çalışılması gibi bir eğilimin de var olabileceğinin gözden uzak
tutulmaması gerekirdi.
Denizli Sarraflar ve Kuyumcular Odası hakkında verilen Kurul Kararı’na,
yukarıda sözü edilen gerekçeler ile katılma imkanı bulamadım.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy