Dexter ve Diğerleri / Kıbrıs - 63049/11, 68057/11 ve 62322/11 - 17.12.2013 tarihli Karar [Bölüm IV]
Olaylar – Dava, 2002 yılının Mart ayında Kıbrıs’ta konut yapımı maksadıyla arsa alan beş İngiliz vatandaşının yapmış olduğu üç başvurudan ibarettir. Ancak bu beş kişi, arazi ve/veya yapılarla ilgili birçok düzensizlik olduğunu tespit etmiş ve sonuç olarak mülklerinin tapusunu alamamışlardır. Başvuranlar, kendilerine araziyi satan emlak geliştirme firmaları hakkında Kıbrıs Rekabetin ve Tüketicinin Korunması Derneğine (RTKD) şikayette bulunmuşlardır. Ancak, söz konusu organın etkinlik kazandığı kanunun başvuranların arazilerini satın aldıktan sonra yürürlüğe girmiş olduğu ve geriye dönük bir etkiye sahip olmadığı gerekçesiyle, RTKD başvuranların şikayetlerini reddetmiştir. Başvuranlar, özellikle dava açmanın masraflı bir işlem olması, güvenilir bir avukat bulmanın zor olduğu hakkındaki iddialar ve yargılamaların uzun sürme ihtimalinden ötürü; mevcut iç hukuk yollarının, bu koşullar altında etkin olmayacağı görüşünde olduklarından, mahkeme önünde herhangi bir dava açmamışlardır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 35 § 1: Kıbrıs iç hukuk sisteminde, başvuranların arazilerinin tapu sicilini alamamaları ve bunun doğurduğu sonuçlar hakkındaki şikayetlerine ilişkin belirli hukuk yolları mevcuttur. Özellikle, iç hukuk, mülkiyet alıcısının taşınmaz malın satışı için anlaşma yapılması amacına yönelik dava açmasını ve başvuranların yerel mahkemeler önünde, şikayette bulundukları konularla ilgili olarak hukuk davası açmalarını mümkün kılar. Ayrıca iç hukukta; iflas halinde, teminatlı ve teminatsız alacaklılara yönelik olarak bazı hükümler mevcuttur. Son olarak, özellikle, mülkiyetin imar izni ve/veya inşaat ruhsatına uygun olmadığı durumda tapunun alınması konusunda meydana gelen problemleri çözmeye yönelik olarak 2011 yılının Nisan ayında bazı önemli değişiklikler getirilmiştir. Başvuranlar şikayetleriyle ilgili olarak, yukarıdaki hukuk yollarından herhangi birini tüketme konusunda gerekli adımları attıklarını kanıtlayamamışlardır. Bu hukuk yollarının herhangi bir şekilde yetersiz olduğu veya etkin olmadığı kanısına varılmasına yol açacak bir gerekçe bulunmamaktadır. Ayrıca başvuranları iç hukuk yollarını tüketme yükümlülüklerinden muaf tutabilecek herhangi bir istisnai koşul yoktur. Başvuranların kullandıkları tek tazmin yolu olan RTKD’ye şikayette bulunmak, Sözleşme kapsamındaki şikayetleri konusunda tüketmeleri gereken bir hukuk yolu olarak görülemez.
Sonuç: kabul edilemezlik (iç hukuk yollarının tüketilmemesi)
Full & Egal Universal Law Academy