Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-209 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 12-28/832-238
Karar Tarihi : 29.05.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Yalçıner YALÇIN, Mustafa SOYDAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Resen
- Betamed Tıbbi Malz. Ltd. Şti.
Emniyet Mah. Yukarı Sok. No:5 Gazi Mah. Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
Siemens Healthcare Diagnostik Tic. Ltd. Şti.
Fahrettin Kerim Gökay Cad. No: 45 Altunizade Üsküdar/İstanbul
Beckman Coulter Biomedikal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.
İçerenköy Mah. Serin Sok. Kosifler İş Merkezi No: 9 Kat: 5 Ataşehir/İstanbul
Roche Diagnostik Sistemleri Ticaret A.Ş.
Gazeteciler Sitesi Matbuat Sok. No:3 Esentepe/İstanbul
Abbott Laboratuarları İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti.
Ekinciler Cad. Hedef Plaza No:3 Kavacık-Beykoz/İstanbul
Mediset Tıbbi Malzemeler İthalat ve Tic. Ltd. Şti.
Korutürk Mah. Eğitmen Sok. No:2 Balçova/İzmir
(1) E. DOSYA KONUSU: Diagnostik ürünleri ve hizmetleri alanında faaliyet
gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun'u ihlal edip etmediklerinin tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Soruşturma kapsamında; Siemens Healthcare Diagnostik
Tic. Ltd. Şti. (Siemens), Beckman Coulter Biomedikal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.
(Beckman), Roche Diagnostik Sistemleri Ticaret A.Ş. (Roche), Abbott Laboratuarları
İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. (Abbott) ve Mediset Tıbbi Malzemeler İthalat ve Tic.
Ltd. Şti. (Mediset)’nin diagnostik ürünleri ve hizmetleri alanında düzenlenen ihalelere
danışıklı teklif sunup sunmadıkları ve bu suretle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip
edilmediği incelenmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 06.08.2010 tarih ve 6251 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 06.09.2010 tarih ve 2010-2-209/İİ-10-HSÖ sayılı İlk
İnceleme raporu, 16.09.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş olup, 10-59/1201-
M sayı ile Beckman, Siemens, Roche ve Abbott başta olmak üzere diagnostik
cihazlar ve laboratuar malzemeleri alanında faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4)
12-28/832-238
2/18
(5) Yapılan önaraştırma sonunda hazırlanan 31.12.2010 tarih ve 2010-2-209/ÖA-10-
196.HSÖ sayılı Önaraştırma Raporu 12.01.2011 tarihli Kurul toplantısında
görüşülmüş, 11-03/41-13 ve 11-03/41-M(a) sayılı kararlar alınmıştır. 11-03/41-13
sayılı karar uyarınca “laboratuar hizmet alım ihalelerinde bazı teşebbüslere yetki
belgeleri verilmemesi suretiyle piyasanın rakiplere kapatıldığı” iddiası incelenmiş ve
Siemens, Beckman, Roche ve Abbott hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, 11-03/41-M(a) sayılı karar ile dosya
kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek Beckman, Siemens,
Roche, Abbott ve Mediset hakkında diagnostik ürünleri ve hizmetleri alanında 4054
sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla resen soruşturma açılmasına
karar verilmiştir. Soruşturmayı yürütmek üzere Başkanlık Makamı, 21.1.2011 tarih,
24 sayılı ve 07.10.2011 tarih, 332 sayılı yazıları ile soruşturma heyetini
görevlendirmiştir. Rekabet Kurulu 23.06.2010 tarih ve 11-39/806-M sayılı kararıyla
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 43. maddesinin 1. fıkrasında
yer alan “Gerekli görüldüğü hallerde bir defaya mahsus olmak üzere Kurul tarafından
6 aya kadar ek süre verilebilir.” hükmü uyarınca soruşturmanın süresini bitiminden
itibaren 6 ay uzatmıştır.
(6) Rekabet Kurulunun 24.03.2011 tarih, 11-17/331-M sayılı kararı ile, soruşturma
sürecinde 23.02.2011 tarih ve 1431 sayı ile Kuruma intikal eden Betamed Tıbbi
Malzemeler Ltd. Şti.’ye ait başvurunun soruşturma kapsamında değerlendirilmesine
karar verilmiştir.
(7) Ayrıca Rekabet Kurulunun 14.04.2011 tarih, 11-23/437-M sayılı kararı uyarınca,
Kanun’un 14. ve 15. maddeleri çerçevesinde verilen yetki, laboratuar cihaz ve
hizmetleri alanında faaliyet gösteren tüm teşebbüsleri ve teşebbüs birliklerini
kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
(8) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 11.01.2012 tarih ve SR/11-3 sayılı
Soruşturma Raporu Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiştir. Hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslerden Beckman, Siemens, Abbott ve Roche tarafından
gönderilen ikinci yazılı savunmalar sırasıyla 15.02.2012 tarih ve 1320 sayı,
15.02.2012 tarih ve 1359 sayı, 14.02.2012 tarih ve 1315 sayı, 22.02.2012 tarih ve
1556 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(9) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan ve taraflara tebliğ edilen ek yazılı görüşe
karşı Beckman, Siemens, Abbott ve Roche tarafından hazırlanan üçüncü yazılı
savunmalar sırasıyla 02.04.2012 tarih ve 2863 sayı, 02.04.2012 tarih ve 2903 sayı,
02.04.2012 tarih ve 2939 sayı, 28.03.2012 tarih ve 2740 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
(10) Soruşturma Raporu’nu 16.01.2012 tarihinde tebellüğ ettiği anlaşılan Mediset’in bu
tarihten itibaren 30 gün içinde Kurum kayıtlarına giren bir yazılı savunması
bulunmaması nedeniyle, Soruşturma Heyeti’nce, Mediset’e ek yazılı görüş
bildirilmemiş, ancak bu teşebbüsten resmi makamlarca veya yetkililerce onaylanmış
en son mali tablolarını (gelir tablosu ve bilanço) göndermesi talep edilmiştir. Bu
çerçevede Mediset tarafından gönderilen yazı 08.03.2012 tarih ve 1992 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(11) Hakkında soruşturma yürütülen bazı teşebbüslerin talebi üzerine Kurul, 25.04.2012
tarih ve 12-22/587-M sayılı kararıyla, 29.05.2012 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar vermiştir.
12-28/832-238
3/18
(12) Sözlü savunma toplantısının belirlenen tarihte yapılmasının ardından Rekabet
Kurulu, 29.05.2012 tarih ve 12-28/832-238 sayı ile nihai kararını vermiş ve karar
Kanun'un 49. maddesi uyarınca 05.06.2012 tarihinde tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; laboratuar cihaz ve hizmetleri ile ilgili
ihalelerde danışıklı teklif sunulduğu iddiasına ilişkin olarak, hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüsler tarafından 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmediği sonucuna
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.1.1. Siemens
(13) Siemens, öncelikle Bayer’i, sonrasında DPC (Diagnostic Products Corporation)’yi ve
son olarak Dade Behring’i devralarak diagnostik alanında faaliyet göstermeye
başlamıştır. Siemens’in merkezi İstanbul’dadır.
I.1.2. Roche
(14) Roche’un İstanbul’daki idari merkeze bağlı olarak Ankara ve İstanbul’da faaliyet
gösteren iki adet bölge müdürlüğü bulunmaktadır. Bünyesinde, profesyonel
diagnostik ve diabet ürünlerinden oluşan iki ana faaliyet dalı bulunmaktadır.
I.1.3. Beckman
(15) Merkezi ABD’de bulunan Beckman Coulter, Inc.’nin Türkiye’deki iştirakidir.
Teşebbüsün teşhise yönelik ürün yelpazesi hastane laboratuarlarında rutin olarak
yapılan tüm kan testlerini kapsamaktadır. Medikal ve ilaç araştırma bölümleri ise gen
araştırma, hücre ve protein testlerini içermektedir. Beckman’ın İstanbul merkez olmak
üzere, Ankara ve İzmir’de ofisleri bulunmaktadır.
I.1.4. Abbott
(16) Merkezi ABD’de bulunan Abbott Laboratories’in Türkiye’deki faaliyetlerini yürüttüğü
bağlı ortaklığıdır. Genel merkezi İstanbul’da bulunan Abbott, beşeri ilaçların, biyolojik,
hastane, beslenme, diagnostik, test ve kozmetik ürünler ile tıbbi alet ve malzemelerin
ticaretini yapmak üzere kurulmuştur. Abbott kendi içinde ilaç, diagnostik, beslenme,
diyabet, vasküler, tıbbi optik ve moleküler olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılmıştır.
I.1.5. Mediset
(17) Tıbbi alanda kullanılan tanı ürünleri pazarında Siemens markalı cihazların bayiliğini
yapmakta olup; merkezi İzmir’dedir.
I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler ve İlgili Pazar
I.2.1. Genel Olarak Sağlık Sektöründe ve Diagnostik Sektöründe Kamu Alımları
(18) Sağlık kuruluşları tıbbi malzemelerini 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun öngördüğü
şekilde satın almakta ve Bütçe Uygulama Talimatı’ndaki tavan fiyatları dikkate alarak
ilgili sosyal güvenlik kurumlarına fatura etmektedir. Bu kuruluşlar, yıllık ihtiyaçlarına
ilişkin teknik ve idari şartnamelerini hazırlayarak, yapılacak ihaleye ilişkin olarak
Kamu İhale Kurumundan (KİK) uygunluk izni talep etmektedir. KİK’in uygun görmesi
halinde, hastaneler tıbbi cihaz firmalarından, diğer hastanelerden ve Ticaret ve
Sanayi Odası’ndan muadil ürünlerin birim fiyatlarını temin ederek yaklaşık maliyet
oluşturmakta ve bunu KİK tarafından yayınlanmak üzere ilan etmektedir. Bu süre
zarfında ve yaklaşık maliyet aşamasında ilgilenen firmalar itirazlarını yapmak veya
KİK’e şikayet başvurusunda bulunmak suretiyle şartnamelere müdahale
12-28/832-238
4/18
edebilmektedir. KİK tarafından yapılan inceleme sonucunda ihaleler onaylanmakta
veya iptal edilmektedir.
(19) Sağlık kuruluşlarının, tıbbi sarf malzemeleri ile test ve tetkik sarf malzemesi gibi
ihtiyaçlarını önceden planlayarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda sayılan temel
ihale usulleri ile temin etmeleri esastır. Bu bağlamda sağlık kuruluşlarında tıbbi cihaz
ve malzemelerin temel temin usulü “açık ihale usulü”dür. Bunun dışında belirli
koşulların varlığı halinde sağlık kuruluşları “belirli istekliler arasında ihale usulü”
“pazarlık usulü” ya da “doğrudan temin” ile de mal temin edebilmektedir.
- Belirli İstekliler Arasında İhale Usulü
(20) Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda idare tarafından davet edilen isteklilerin teklif
verebildiği usuldür. Kamu İhale Kanunu’nun 20. maddesinde açıklanmıştır. İşin
özelliğinin uzmanlık veya ileri teknoloji gerektirmesi nedeniyle açık ihale usulünün
uygulanamadığı ihaleler, bu usule göre yapılabilir. İhaleye davet edilebilecek aday
sayısının beşten az olması veya teklif veren istekli sayısının üçten az olması halinde
ihale iptal edilir.
- Pazarlık Usulü
(21) Kamu İhale Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen hallerde kullanılabilen, ihale
sürecinin iki aşamalı olarak gerçekleştirildiği ve idarenin ihale konusu işin teknik
detayları ile gerçekleştirme yöntemlerini ve belli hallerde fiyatı isteklilerle görüştüğü
usuldür. Açık ihale usulü veya belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan ihale
sonucunda teklif çıkmaması; ihalenin, araştırma ve geliştirme sürecine ihtiyaç
gösteren ve seri üretime konu olmayan nitelikte olması; ihale konusu mal veya
hizmet alımları ile yapım işlerinin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik
ve malî özelliklerinin gerekli olan netlikte belirlenememesi durumlarında pazarlık
usulüyle ihale yapılır.
- Doğrudan Temin
(22) Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesinde belirtilen hallerde, idare tarafından davet
edilen isteklilerle teknik şartların ve fiyatın görüşülerek ihtiyaçların doğrudan temin
edilebildiği usuldür.
(23) Diagnostik ürün ve hizmetlerinin en önemli alıcısı konumundaki hastaneler tarafından
cihaz alım ihaleleri ve hizmet alım ihaleleri olarak iki türlü ihale yapılmaktadır. Cihaz
alım ihaleleri, doğrudan cihazın satın alınması olarak değil, kit karşılığında cihazın
alınması şeklinde yapılmaktadır. Başka bir anlatımla, hastane belirli bir dönem için,
örneğin, 3 yıllık bir dönem için 100.000 adet kit alınmasına ilişkin olarak bir ihale
açmakta, firmalar bu kitlere karşılık cihazı hastaneye kurmaktadır. Dönem sonunda
cihaz hastanenin mülkiyetine geçmemektedir.
(24) Bu ihalelere girebilmek için üretici firmadan “yetki belgesi” alınması, şartnamelerde
genellikle yer verilen bir kriterdir. Yetki belgesi, üretici firmanın ihale konusu cihaz ve
ürünleri ihale dönemi boyunca ilgili firmaya münhasıran sağlayacağının taahhüt
edildiği belgedir. Genelde üretici firmalar her ihale için ayrı ayrı yetki belgesi
düzenlemektedir. Hastaneler, ihaleyi kazanan firmanın yükümlülüklerini yerine
getirememesi halinde bu belgeye dayanarak üretici firmanın sorumlu olduğunu ileri
sürebilmektedir.
(25) Hizmet alım ihaleleri de kendi içinde iki gruba ayrılmaktadır: Dış laboratuar hizmet
alımı ihalesi ve hizmet alımı ihalesi. Dış laboratuar hizmet alımı, hastanelerin az
sayıda yaptıkları testler için tercih ettikleri bir yöntemdir. Bu yöntemde hastane
12-28/832-238
5/18
dışındaki bir laboratuardan hizmet alınmaktadır. Devletin yeterli laboratuar hizmetini
götüremediği bölgelerde, hastanelerin bütün laboratuar hizmetlerinin tek bir firmadan
alınması amacıyla hizmet alımı ihaleleri uygulanmaya başlanmış ve bu nitelikteki
ihaleler ülke genelinde yaygınlaşmıştır. Bütün laboratuar hizmetlerini tek bir firmanın
karşılayacağı bu tip ihalelerde hastane, teknik personel, cihaz maliyeti, sarf maliyeti
gibi maliyetlerle ilgilenmeksizin, sadece sonuç karşılığında ücret ödemektedir. Bu
ihalelerde firmalar devletin belirlediği “SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) fiyatı”
üzerinden fiyat kırarak ihaleye girmektedir.
(26) Bu tür ihalelere girebilmek için, üretici firmadan alınan yetki belgesine ek olarak
firmaların daha önceden bu alanda verdikleri hizmeti gösteren bir “Hizmet Alımı İş
Deneyim Belgesi”ni de hastaneye sunmaları şartnamelerde yer alan bir koşul olarak
ortaya çıkmaktadır. Bu belge birçok firma için ihalelere giriş önünde bir engel teşkil
edebilmektedir. Öyle ki, bazı hallerde üretici firmaların kendileri de yüksek miktarlı
ihaleler için bu belgeyi sağlayamayabilmektedir.
(27) İhaleye katılan bayiler, üretici firmadan aldıkları fiyatın üzerine ek maliyetlerini
(buzdolabı, klima, fan gibi tamamlayıcı ürünlerin maliyeti) de ekleyerek teklif
vermektedir. Hizmet alımlarında bunlara personel (hizmeti sunacak doktor, hemşire,
teknisyen) ile lojistik maliyetlerin de ilave edilmesi gerekmektedir.
I.2.2. İlgili Pazar
(28) Koruyucu tıp veya klinik çalışmalarda bireylerin sağlam olup olmadıklarını belirlemek
amacı ile kullanılan laboratuar tekniklerine, klinik gözlemlere veya özgün gereç
ölçümlerine bağlı olarak karara varılmasını sağlayan değerlendirme kurgularına “tanı
testleri" denilmektedir. Tanı test ve sistemleri, oldukça geniş kapsamlı bir sektördür
ve “in vivo” ve “in vitro” olmak üzere iki ana alandan oluşmaktadır. “In vivo tanı
sistemleri”, yaşayan organizmalar üzerinde uygulanmakta iken, “in vitro tanı
sistemleri” yaşayan organizmaların dışında, kontrollü bir çevrede uygulanmaktadır.
(29) Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler, “in vitro tanı sistemleri” kapsamında yer
alan ürünlerin üretim ve satışını gerçekleştirmektedir. In vitro tanı sistemleri (IVD),
vücuttan alınan kan, doku, idrar numunelerinin vücut dışında özel solüsyonlarla
etkileşime sokulması ile vücudun antijen/antikor reaksiyonlarının ve özel
moleküllerinin sayımı, kan gazının ölçülmesi ve hücre analizinin yapılması yoluyla bir
hastanın genel sağlık durumu, hastalığın belirtileri ve tıbbi durumu hakkında bilgi elde
edilmesi amacıyla kullanılır. Vücut dışında kullanılan tıbbi tanı ürünleri testleri,
antibiyotiklerin ve diğer ilaçların iyileştirme seviyelerini ölçme, hastalık önleme ve
genel sağlık yönetimi gibi tedavi gözlemleme amaçları için de kullanılmaktadır.
(30) IVD ile gerekli testleri yapabilmek için bazı reaktiflere ve teçhizatlara ihtiyaç
duyulmaktadır. Reaktifler, kan, doku, idrar gibi numunelerdeki hedef madde ile
etkileşime girerek ölçülebilen bir başka madde oluşmasını sağlayan özel kimyasal ve
biyolojik solüsyonlardır. İlgili teçhizat, hastalardan alınan numuneleri ve reaktifleri bir
araya getirerek test sonuçlarının ve diğer nitelik ve parametrelerin ölçülmesini
sağlayan, bu süreci otomatikleştiren çeşitli makine ve aletlerdir. Yan ürünler ise
testlerin tamamlanması için kullanılan yazılım ürünleri ile sistemin sorunsuz
çalışmasını sağlayan kontrol reaktiflerini kapsamaktadır.
(31) IVD pazarı teknik olarak kapalı bir pazardır. Test sonuçlarının güvenilirliği açısından
aynı üreticinin teçhizatları ile reaktiflerinin (kitlerinin) bir arada kullanılması
gerekmektedir. Belirli bir markanın reaktifleri ile başka bir markanın teçhizatı arasında
uyumluluk sorunlarının oluşması muhtemeldir. Pazardaki çoğu üretici ilgili teçhizatları
12-28/832-238
6/18
müşterilerine ücretsiz sağlamakta ya da çok düşük ücretler talep etmekte; ürünlerin
kullanılmaya devam etmesi için ihtiyaç duyulan reaktifleri ise ücret karşılığı
müşterilerine sunmaktadır. Sunulan ürünlerle ilgili servis hizmetleri de yine üreticiler
tarafından sağlanmaktadır.
(32) Avrupa Komisyonu, Siemens/Dade Behring kararında ilgili pazarı tanımlarken IVD
tanı sistemlerini alt sınıflara ayırmıştır. Buna göre Komisyon, Avrupa Diagnostik
Üreticileri Birliği’nin tanımları doğrultusunda genellikle altı ana kategoride yapılan IVD
testleri alt sınıflandırmasından faydalanmıştır. Buna göre IVD testleri: (1) klinik kimya,
(2) immünokimya, (3) hematoloji/histoloji, (4) genetik testler, (5) enfeksiyonel
immünoloji ve (6) mikrobiyolojik kültür olarak sınıflandırılmaktadır.
(33) Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler yalnızca belirli bir alt kategoride değil,
IVD testlerinin çeşitli segmentlerinde faaliyet gösterebilmekte ve IVD testlerinin farklı
segmentlerini ilgilendiren ihalelere katılabilmektedir. Öte yandan soruşturma
kapsamında, idari birimlerce açılan ihalelerin ve bu ihalelerde teşebbüsler arası
danışıklılık şüphelerinin incelenmesi ve ihalelerin çok sayıda ürün kalemini
içerebilmesi nedeniyle ilgili ürün pazarı “diagnostik (tanı) ürünleri ve hizmetleri pazarı”
olarak belirlenmiştir.
(34) Anılan ürün ve hizmetlerin satışının Türkiye genelinde yapılması ve ülke içinde
rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir unsurun bulunmaması dikkate alınarak,
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler, Yapılan Savunmalar ve
Bunlara İlişkin Değerlendirmeler
(35) Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde elde edilen belgelere, bunlara
ilişkin değerlendirmelere ve teşebbüslerin savunmalarına aşağıda yer verilmektedir.
Belge - 1
(36) Siemens’in merkez ofisinde yapılan yerinde incelemede bulunan belgede;
“… 8. Roche ile Mediset’in var olduğu yerde (Ç.kale), Soma, Çivril, Bergama,
Alaşehir, Uşak 1 Eylül, (Buldan, Çiğli) anlaşılmalı, gerekirse bunlara karşı Karşıyaka
teklif edilebilir. (Beckman ve Abbott genel anlaşma sağlansa da Roche içinde
olmayınca anlam taşımıyor.) Roche söylenmeli ki Çanakkale, Balıkesir, Bursa,
Kütahya, Afyon’da da mutabakat sağlanmalı.”
ifadeleri yer almaktadır. Belgenin üzerinde 01.01.2006 ve 07.12.2006 olmak üzere iki
ayrı tarih bulunmaktadır.
Belgeye İlişkin Savunmalar
(37) Siemens tarafından yapılan savunma: Belgeye ilişkin olarak iç soruşturma yapıldığı,
belgedeki el yazısının kime ait olduğunun bilinmediği, Siemens’in Türkiye operasyon
müdürü (…..) belgenin kendisine ait olmadığı bilgisini verdiği, belgede yer alan
ifadelere bakıldığında belgenin (…..) tarafından tanzim edilme ihtimalinin yüksek
olduğunun görüleceği ifade edilmektedir.
(38) Abbott tarafından yapılan savunma: Belgede yer alan ifadelerin Siemens’in bir
çalışanına ait değerlendirmeler olduğu ve Abbott’un görüşünü yansıtmadığı,
Abbott’un ürünleri ile ihaleye giren herhangi bir bağımsız teşebbüsün kastedilmiş
olabileceği ifade edilmektedir. Savunmada ayrıca, belgede adı geçen ilçelerde düşük
hacimli cihazlara yönelik ihalelerin yapıldığı, düşük hacimli cihazlara uygun
12-28/832-238
7/18
ürünlerinin bulunmaması nedeniyle (birinci yazılı savunmalarının sunulduğu tarih
itibariyle) bu bölgelerdeki ihalelere katılım sağlanmadığı bildirilmiştir.
(39) Roche tarafından yapılan savunma: Söz konusu belgenin zamanaşımına uğradığı,
belgede yer alan ifadelerin Roche’un böyle bir anlaşma içinde bulunmadığını
gösterdiği ve tamamen belgeyi kaleme alan kişinin arzularını yansıttığı ifade
edilmektedir.
(40) Beckman tarafından yapılan savunma: Beckman’ın Ege Bölgesi’ne yaptığı doğrudan
satışların hiçbir zaman toplam satışları içindeki payının (…..) fazla olmadığı, belgede
öne sürüldüğü gibi bir işbirliği olsaydı söz konusu satış oranının çok daha üst
seviyelerde olacağı, belgenin kimin yazdığı belli olmayan beyanları içerdiği ve
Beckman aleyhine kullanılmasının hukuka uygun olmayacağı ifade edilmektedir.
(41) Mediset tarafından yapılan savunma: Belgede adı geçen Soma, Bergama, Alaşehir,
Uşak 1 Eylül, Buldan ve Çiğli Devlet Hastaneleri (Çivril’e Dade Behring’in doğrudan
satış yaptığı) ile 2006 yılında çalışıldığı, Çanakkale’de sadece İl Sağlık Müdürlüğü ile
çalışıldığı; ancak 2006 yılında Balıkesir, Bursa, Kütahya, Afyon’da faaliyetlerinin
bulunmadığı ifade edilmektedir.
(42) Belgenin, Siemens’in bazı bölgelerde rakipleriyle anlaşma yapmaya yönelik niyetine
ilişkin ifadeler içerdiği görülmektedir. Ancak, rakiplerin buna uyduğuna yönelik bir
belge bulunmadığından bu belge tek taraflı bir irade beyanı niteliğindedir. Bu
nedenle, yine tarafların savunmaları da dikkate alınarak, belgenin bir irade
uyuşmasını göstermediği, irade uyuşmasına yönelik bir hazırlık belgesi olduğu, bu
nedenle ispat vasıtası anlamında ikincil bir delil niteliğinde olduğu, başkaca delillerle
desteklenmediği durumda danışıklı hareket edildiğine yönelik net bir belge
olmayacağı kanaatine varılmıştır.
(43) Soruşturma sürecinde, belgede geçen bölgeleri de kapsayacak şekilde, çok sayıda
kamu kurumundan tanı ürünlerine ilişkin olarak düzenlenen ihale bilgileri talep edilmiş
ve gönderilen bilgiler incelenmiştir. Ancak bu bilgiler, gerek belge üzerinde belirli bir
tarihe, ürüne ve/veya idareye atıf yapılmaması gerekse bu belge ile
ilişkilendirilebilecek başka herhangi bir bilgi ve/veya belgenin bulunmaması
nedenleriyle, anlamlı bir ilişki kurulması ve ihale/bölge paylaşımı yapıldığı yönünde
bir tespite ulaşılması açısından yetersiz kalmaktadır.
Belge - 2
(44) Abbott’un Ankara Bölge Ofisi’nde yapılan yerinde incelemede bulunan belgede;
“Rekabet- Vitros, Access (400’lük system) – Mutant çalışmaları, Bakanlık çalışması,
Karşılaştırmalı çalışmalar, Konsey kararı, Ankara’da yapılan çalışmalar
Rakiplerle paylaşım (bölgesel)
Rekabet Bilgilerinin paylaşımı + önemli ihaleler,
Satış ekibinin 3 ayda toplanması”
ifadeleri yer almaktadır.
(44) Abbott tarafından yapılan savunma:
- Belgenin hepatit testleri ve ilgili cihazlarla ilgili bir eğitim toplantısına ilişkin olduğu, o
yıllarda önemi yeni keşfedilen Hepatit B virüsünün (sarılık hastalığının) insan
vücudunda farklılaşması (mutantlaşması) konulu söz konusu toplantıda yapılan
bilimsel çalışmaların ve demo çalışmalarının paylaşıldığı, Avrupa Konseyi çalışma
grubunun yayınladığı bilimsel dokümanın bu paylaşıma örnek olarak
12-28/832-238
8/18
gösterilebileceği, “Ankara’da yapılan çalışmalar” ibaresinin Ankara bölgesindeki
bilimsel otoriteler tarafından yapılan demo çalışmalarını ifade ettiği,
- Ankara bölge yöneticisinin söz konusu çalışmaların Türkiye’deki Abbott içi ekip ile
paylaşılması gerektiğini not aldığı, “satış ekibinin 3 ayda toplanması”nın bahsi geçen
bilgilerin bölgeler arasında paylaşılarak satış ekibinin yetkinliğini ve bilgi seviyesini
arttırma amacı taşıdığı, “rekabet bilgilerinin paylaşımı + önemli ihaleler” notu ile
kastedilenin rakiplerin kamuya açık bilgilerinin Abbott bölge müdürlükleri arasındaki
paylaşımı olduğu,
- Abbott Proje Müdürü tarafından İngilizce olarak yapılan “Turkey Market Analysis”
sunumunun çeşitli yerlerinde “market share”, “rest of market” gibi ifadelerin
kullanıldığı ve Abbott Ankara Müdürü’nün İngilizce’ye yeteri kadar hakim olamaması
nedeniyle rakip pazar paylarını ifade eden “market share of competitors” cümlesini
“rakiplerle paylaşım” şeklinde çevirdiği
ifade edilmektedir.
(45) Ayrıca tarafların birinci yazılı savunmalarında, belgede herhangi bir teşebbüsün
isminin geçmediği bu nedenle anlam ifade etmeyeceği ifade edilmektedir. Belgede
kastedilen rakiplerin belgede yer alan ifadelerden net olarak anlaşılamadığı doğru
olmakla birlikte, başka belgelerle desteklenmesi durumunda belgede yer alan ifadeler
ihalelerde danışıklı hareket edildiği iddiasını destekleyici işlev görebilecektir.
Belge - 3
(46) Mediset’de yapılan incelemede bulunan 21.03.2006 tarihli ve (…..) imzalı belgede;
“… 3- Alınacak ihalelerle ilgili, rakip firmalarla görüşmek,
…
9- İhalelere girmek ve öncesi onları org. etmek
10- İhaleye girecek bizim personelle rakip arasında dialog ve anlaşmalarını
sağlamak”
ifadeleri yer almaktadır. Belgeyi yazan (…..), 2006 yılında Mediset’in ortakları
arasında yer almaktadır.
(47) Mediset tarafından yapılan savunma: “Alınacak ihalelerle ilgili, rakip firmalarla
görüşmek” ile ilk kez çalışılacak kurumlarla daha önceden çalışmış teşebbüslerden
kurumun tahsilat süresi ve o kurumların hekimlerinin çalışma yöntemleri hakkında
bilgi almanın amaçlandığı, “ihalelere girmek ve öncesi onları org. etmek” ifadesinin
Mediset’in kendi iş yapış süreçlerini ve ihaleye ilişkin olarak yürütülen şirket içi
analizleri kapsadığı, “ihaleye girecek bizim personelle rakip arasında diyalog ve
anlaşmaları sağlamak” ifadesine ilişkin olarak ise özellikle göreve yeni başlayan
personelin rakip çalışanları ile tanışıp diyalog kurmasının teşvik edildiği, rakip
firmaların pazardaki dağılımı ve ürün gruplarına verdikleri fiyatların Mediset
tarafından yakından gözlemlendiği, en efektif teklifin dosyaya konulması bakımından
rakip firma elemanlarını tanımalarının şart olduğu ifade edilmektedir.
(48) Belgede yer alan ifadeler ihalelerde danışıklı hareket edildiğine yönelik şüphe
oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bu belgenin de rakipler arasındaki irade uyuşmasını
açık ve net bir şekilde gösteremediği, ikincil delil niteliğinde olduğu, başka delillerle
desteklenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
12-28/832-238
9/18
Belge - 4
(49) Mediset’te yapılan incelemede bulunan belgede 2005 yılı ihaleleri ile ilgili olarak
hazırlanan tablo yer almaktadır. Bu belgede;
1) 3 Ocak tarihli İzmir Doğumevi Hastanesi biyokimya otoanalizör ihalesi ile ilgili
olarak “Çalışmalarımız doğrultusunda firmalar anlaştı. Fakat D. Behring
teminat hatası yüzünden ihale dışı kalınca ihale Roche firmasında kaldı.”
ifadesi yer almaktadır. Bu ihaleye katılan firmalar olarak Dade Behring, Roche,
Akcan Medikal ve Olympus yazılmıştır.
2) 13 Ocak tarihli Alsancak Devlet Hastanesi nefelometre ihalesi ile ilgili olarak
“Anlaşmalı: Akcan dosyasını 10 dk. geç getirdiği için ihaleye katılamadı.”
ifadesi yer almaktadır. Bu ihaleye katılan firmalar olarak Mediset ve Akcan
Medikal yazılmıştır.
3) 17 Ocak tarihli Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi nefelometre ihalesi ile ilgili
olarak “Anlaşmalı: Akcan’ın evrakları asıl olmadığı için ihale dışı kaldı.”
ifadesi yer almaktadır. Bu ihaleye katılan firmalar olarak Mediset ve Akcan
Medikal yazılmıştır.
4) 4 Şubat tarihli Aydın SSK Hastanesi nefelometre ihalesi ile ilgili olarak
“Anlaşmalı fakat fiyatlar düşük verildi. Herkes öteki ihalelere hemen
hemen aynı fiyatları verecek” ifadesi yer almaktadır. Bu ihaleye katılan
firmalar olarak Mediset, Beckman ve SEAK yazılmıştır.
5) 28 Mart tarihli Aydın Devlet Hastanesi nefelometre ihalesi ile ilgili olarak “Yan
teklif olundu” ifadesi yer almaktadır. Bu ihaleye katılan firmalar olarak
Mediset ve Akcan yazılmıştır.
6) 30 Mart tarihli Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi biyokimya otoanalizör ihalesi
ile ilgili olarak “Yan teklif olundu” notu yer almaktadır. Bu ihaleye katılan
firmalar olarak Mediset, Beckman Coulter ve Biyoteknik yazılmıştır.
(50) Mediset tarafından yapılan savunma: “Anlaşma” ibaresinin merkez firmaları ile
yapılan çalışmalar sonucu alınan kararları ifade ettiği, normal şartlarda bayi
iskontolarının ve cihaz edinme prosedürlerinin bulunduğu, ancak bazı ihalelerde bu
prosedür dışına çıkılabildiği ve bu konular hakkında her bir ihale bazında çalışma
yapılması gerektiği, bu nedenle “anlaşmalı” notunun düşüldüğü ifade edilmiştir.
Belgedeki 1 numaralı ihalenin merkez firma ile aralarında gerçekleştirilen bir
anlaşmaya işaret ettiği, bu anlaşma çerçevesinde, söz konusu ihaleye merkez
firmanın iştirak etmesinin, bununla birlikte teknik servis, lojistik, aplikasyon
çalışmaları ve tahsilat takip hizmetlerinin Mediset tarafından yürütülmesinin ve bu
hizmetler karşılığında merkez firmanın Mediset’e hiçbir bedel ödememesinin
kararlaştırıldığı iddia edilmektedir.
(51) İkinci maddedeki ihalede de “anlaşma” ifadesinin merkez firma ile yapılan anlaşmayı
temsil ettiği, ayrıca anlaşmanın rakiple yapılmış olması durumunda, söz konusu
ihaleye katılmak üzere rakibin emek harcayarak dosya hazırlamayacağı, bu rakibin
yüksek fiyatla ihaleye katılacağı veya ihaleye hiç katılmayacağı belirtilmiştir. Üçüncü
maddeye ilişkin olarak rakip teşebbüsün fiyatının kendilerinden yüksek olduğu ve bu
teşebbüsün dikkatsiz ve özensiz çalışması nedeniyle ihale dışı kalmasının
sorumluluğunun Mediset’e yüklenmesinin yanlış olduğu ifade edilmektedir. Dördüncü
maddedeki ihalenin merkez firma ile yapılan “anlaşma”nın güzel bir örneği olduğu
ifade edilmektedir. Beşinci ve altıncı maddelerde yer alan “yan teklif olundu”
12-28/832-238
10/18
ibaresinin normal şartlarda iştirak edilmeyecek ihalelerde rakiplerin yüksek kârlarla
ihaleyi almasının önüne geçilmesi amacını yansıttığı, bu durumlarda yüksek fiyatlar
verilerek ihalelere katılım sağlandığı, bu ihalelerin kendilerine çok yüksek bir bedel
karşılığında kalmasının istenmediği ve dolayısıyla ihaleye aşırı yüksek bir rakam ile
iştirak edilmemesi gerektiği, ihalenin böyle bir rakamdan kendilerine kalması
durumunda bir sonraki yıl düzenlenen ihalede satın alma komisyonunun önceki yıl
atılan çok yüksek fiyatı Mediset aleyhine yorumlayacağı, öte yandan sunulacak
teklifin düşük de olmaması gerektiği, bu durumun ihalenin -istenmemesine karşın-
kendilerine kalma riskini taşıyacağı ifade edilmektedir.
(52) Siemens tarafından yapılan savunma: Dade Behring’in birinci maddede yer alan
ihaleye doğrudan katıldığı, bu ihalenin Roche tarafından kazanıldığı ve rakip
teşebbüslerle iletişime geçilmediği ifade edilmiştir.
(53) Roche tarafından yapılan savunma: Birinci maddede yer alan ifadelerden bu belgenin
ne tip bir ilişkiyi konu edinirse edinsin Roche’un böyle bir ilişkinin tarafı olmadığının
açık olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, bu belgenin tarihi itibarıyla 5 yıllık
zamanaşımına tabi olması gerektiği ifade edilmektedir.
(54) Beckman tarafından yapılan savunma: Beckman tarafından dördüncü maddede yer
alan ihale için Medkim’e yetki verildiği, altıncı maddede yer alan ihaleye ilişkin olarak
net bir bilgiye sahip olunmadığı, bu ihaleye doğrudan katılmadıklarının düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
(55) Belgede yer alan ifadeler, ihalelerde teşebbüsler arası danışıklı teklif sunulduğu
şüphesini doğurmaktadır. Belgeye ilişkin olarak yapılacak değerlendirmelerde bazı
hususların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu hususların başında, cihaz
üreticisi teşebbüslerin unvanlarının genellikle ihaleye girecek asıl teşebbüslerin
unvanlarının yerine kullanılması oluşturmaktadır. Örneğin 4 Şubat tarihli Aydın SSK
Hastanesi1 nefelometre ihalesi ile ilgili olarak, söz konusu hastaneden edinilen bilgiler
doğrultusunda, ihaleye Mediset, Diakim Diagnostik Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Diakim) ve Değişim Ltd. Şti. (Değişim) tarafından katılım sağlandığı ve ihalenin
Mediset tarafından kazanıldığı, belgede adı geçen Beckman’ın esasen Diakim’i,
SEAK’ın ise Değişim’i temsil ettiği anlaşılmıştır.
(56) Belgede adı geçen diğer hastanelerden de ihale bilgileri istenmiş ve belgedeki
ifadelerin ihale sonuçlarıyla örtüştüğü görülmüştür. Ancak belgede değerlendirilen
ihaleler 2005 yılının Ocak-Mart aylarında gerçekleşmiştir. Belgeye ilişkin olarak
zamanaşımı süresinin hangi tarihte dolduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu
değerlendirme aşağıda I.5. başlığı altında yapılacaktır.
Belge - 5
(57) Abbott’un İzmir Bölge Ofisi’nde yapılan incelemede elde edilen 28.06.2010 tarihli ve
(…..) tarafından Abbott satış temsilcisine gönderilen e-postada;
“(…..),
Ben onun için değil de burada Roche’un (…..) TL’ye satış yaptığı Isparta Halk
Sağlığı Laboratuarı ve Siemens’in de (…..) TL’ye satış yaptığı Isparta Gülkent
Hastanesi var. Saatlik hızları doktorları ayarlayıp 600 test yazdırıp ikisi anlaşıp
ihalelerde bize kıskıs gülüyorlar. Aşağıda belirttiğim ihale örneklerini verirsen
1 Bu hastanenin unvanı 19.02.2005 tarihinde Aydın Atatürk Devlet Hastanesi olarak değişmiştir.
12-28/832-238
11/18
Sayıştaycılar gelip bunların bi hatırını soracaklar. Adamlar buralardan anlaşıp elde
ettikleri yüksek karı başka işlerde bize karşı silah olarak kullanıyorlar.”
ifadeleri yer almaktadır.
(58) Siemens tarafından yapılan savunma: Isparta Halk Sağlığı Laboratuarı ihalesine
Siemens tarafından doğrudan katılım sağlanmadığı, Isparta Gülkent Hastanesi
ihalesine distribütörleri Serkan Medikal vasıtası ile katılındığı ve ihalenin bu şirket
tarafından kazanıldığı ifade edilmektedir. Öte yandan bu ihalelere ilişkin olarak
Siemens tarafından herhangi rekabeti kısıtlayıcı bir görüşmenin gerçekleştirilmediği
ifade edilmiştir.
(59) Roche tarafından yapılan savunma: Söz konusu belgenin 3. şahıs kişisel görüşlerini
içerdiği ifade edilmektedir.
(60) Bu belge üçüncü bir kişi tarafından Abbott temsilcisine gönderilen ve kişisel
kanaatleri ifade eden bir e-posta mahiyetindedir. Ayrıca Siemens ve Roche’un
bayilerinin kastediliyor olma ihtimali de bulunmaktadır. Soruşturma sürecinde yapılan
incelemelerde belgede yer alan ifadeleri doğrular nitelikte bir bilgiye ulaşılamamıştır.
Belge - 6
(61) Abbott’un İzmir Bölge Ofisi’nde yapılan yerinde incelemede bulunan 26.04.2004
tarihli ve (…..) tarafından Abbott İzmir Bölge Müdürü’ne gönderilen e- postada;
“… Isparta Devletin bendeki son fiyatları…
Roche hep onlardan pahalı kaldı. Ancak Bayer’in giremeyeceğini düşünüp anlaşmış
olabilirler. Biodpc SDÜ Tıp’ı Roche’a bırakmayı kabul etmiş olabilir fakat aralarında
fark çoktu. …
… Ekte SDÜ Tıp Hormon şartnamesini ve listesini gönderiyorum. İhaleye Roche ve
Biodpc kesin teklif verecek. … Biodpc 1 adet Immulite 2000 ile (…..) TL (Bayer’e yan
teklif olarak girdiği için bilerek yüksek fiyat attı. …)”
ifadelerine yer verilmektedir.
(62) Bu belgede Abbott cihazları ile ihaleye giren bir teşebbüs yetkilisinin, Roche Biodpc
ve Bayer’in danışıklı bir teklif verdiğini iddia ettiği görülmektedir. Öte yandan
soruşturma sürecinde belgedeki ifadeleri destekleyecek bilgi ve belgelere
ulaşılamamıştır2.
Belge – 7
Siemens’de yapılan incelemede elde edilen bazı belgeler teşebbüsler arasında
planlanan iki toplantıya ilişkin bilgi içermektedir.
(63) 1. Toplantı - Yazıldığı dönem itibarıyla Siemens üst düzey yöneticilerinden olan (…..)
ile Abbott Diagnostik Genel Müdürü (…..) 21.05.2009 tarihinde Siemens’de bir
toplantı yapmayı kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Belgedeki ifadelere aşağıda yer
verilmektedir:
“(…..) (Siemens çalışanı): “Merhaba (…..) Perşembe günü saat 13:00’de
ofisimize bekler”
(…..) (Siemens çalışanı): “Tekrar merhaba (…..) buluşma saatini 15:00 olarak
değiştirmek istedi…”
2 Isparta Devlet Hastanesi’nden alınan ihale bilgisinde Biodpc ve Biomar’ın ihaleye teklif verdiği ve
ihalenin Biodpc’de kaldığı anlaşılmıştır.
12-28/832-238
12/18
(…..) (Abbott çalışanı): “Merhaba, (…..) adına davetinizi konfirme etmek
istedim? …”3
(64) 2. Toplantı - Başka bir belgede ise, sektörün dört önemli oyuncusunun (Siemens,
Beckman, Roche, Abbott) katılımının planlandığı bir toplantının yapılması
öngörülmektedir. Konu başlığı “operasyon toplantısı” olan ilgili e-posta yazışmaları
aşağıdaki şekildedir:
“-(…..) (Abbott çalışanı): “Merhaba, sektör sorunlarını (DTS, TSE, KDV vs.)
konuşmak, tanışmak ve tartışmak için yapmayı planladığımız toplantıyı 19
Haziran 2009 tarihinde Abbott Lab. Merkez ofisinde yapmayı teklif ediyorum…
Siemens organizasyonunda ruhsatlandırmadan sorumlu arkadaşı da davet etmek
isterim. Katılımcı firmalar (…..) (Roche), (…..) (Siemens), (…..) (Beckman), (…..)
(Abbott)”
- (…..) (Siemens çalışanı): “… Toplantıya katılmak isteriz. Lütfen saatini bildirir
misiniz.”
- (…..) (Abbott çalışanı): “19 Haziran 2009 Cuma saat 10:00’da bekliyorum.”
(65) “Diagnostik sektörü güncel sorunlarının tartışılacağı toplantı – değişiklik talebi” konulu
e-posta yazışması ise aşağıdaki gibidir:
“-(…..) (Abbott çalışanı): “Abbott Lab. Lojistik Müdürü (…..) sizlere 19 Haziran
2009 Cuma günü için yollamış olduğu toplantı davetine ilişkin değişiklik söz
konusudur. Toplantının Abbott Kavacık Ofisi’nde gerçekleştirileceği belirtilmişti
ancak toplantının ofis dışında gerçekleştirilmesinin daha uygun olacağı
düşünülerek (…..) Bistro’ya rezervasyon yaptık...”
- (…..) (Siemens çalışanı): “(…..) ile yaptığımız toplantı sonucunda toplantı yerini
ve saatini herkes için de uygunsa (…..) Restorant’da saat 10:00 (sabah
kahvaltısı) olarak öneriyorum. Şimdilik rezervasyonu yaptırdım…”
- (…..) (Abbott çalışanı): “(…..) merhaba, PwC’den (…..) sizlere verdiği GTIP ve
KDV oranını kontrol edip dönecektiniz. Bu konu hakkında görüşünüzü rica
ederim”.
(66) İkinci toplantıya ilişkin olarak Siemens tarafından yapılan açıklamada, toplantı
gündemini o zamanlar maruz kalınan güncel sorunların oluşturduğu, toplantıya
Siemens, Roche ve Abbott temsilcileri tarafından katılım sağlandığı ve Dış Ticaret
Standardizasyon Tebliği nedeniyle o dönem karşı karşıya kalınan vergilendirme
sorunlarının görüşüldüğü ifade edilmiştir. Benzer iddialara Abbott’un savunmalarında
da yer verilmiş olup, söz konusu toplantıda konuşulan konuların rekabet hukuku ile
ilgisi olmayan bilgileri içerdiği ifade edilmiştir. Soruşturma sürecinde taraflarla yapılan
çapraz görüşmeler sonucunda da anılan toplantının sektörün genel sorunlarına ilişkin
fikir alışverişi amacıyla Tanı In Vitro Diagnostik Derneği (Dernek) üyeleri tarafından
yapılan bir toplantı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Nitekim bunun aksini gösterecek bir
bilgi ve/veya belgeye de ulaşılamamıştır.
(67) İlk toplantıya ilişkin olarak ise Siemens tarafından yapılan savunmada bu toplantının
Abbott’un Dernek’e katılımını sağlamak amacıyla yapıldığı ve toplantı sonrasında
Abbott’un gerçekten de Dernek’e katıldığı ifade edilmiştir. Abbott da savunmasında
benzer ifadelere yer vermiştir. Bu toplantıya ilişkin olarak da rekabetin kısıtlandığına
dair herhangi bir bilgi ve/veya belgeye ulaşılamamıştır.
3 Belgenin orijinali İngilizce’dir.
12-28/832-238
13/18
Belge - 8
(68) Siemens’de yapılan incelemede bulunan belgede sadece Roche bilgisayar ağına
bağlı olunduğu zaman çalışabilecek bir ihale hesaplama programından
bahsedilmektedir. Söz konusu e-posta yazışmasında Roche çalışanı (…..) gönderdiği
e-postanın, diğer bir eski Roche çalışanı (…..)4 tarafından Siemens çalışanlarına
iletildiği görülmektedir. Söz konusu e-posta metni aşağıdaki gibidir:
- (…..) (Roche çalışanı): “İhale hesaplama programlarımızın güncellenmiş
sürümünü ekte bulabilirsiniz… Bu sürümün diğer sürümlerden en önemli farkı
sadece Roche bilgisayar ağına bağlı olduğunuzda çalışabilecek şekilde dizayn
edilmiş olmasıdır….”
- (…..) (eski Roche çalışanı): “Roche’un ihale hesaplama programının en son hali
ektedir. Sizler uygun görürseniz değerli arkadaşlarınızla paylaşırsınız. İhtiyaç
olduğunda programla ilgili yardımcı olabilirim”.
(69) Belge incelendiğinde, sadece Roche bilgisayar ağında çalışabilen bir ihale
hesaplama programının neden rakip teşebbüs çalışanları ile paylaşıldığı hususunun
izaha muhtaç olduğu görülmektedir. Bu belge ilk aşamada rakipler arasında ortak bir
ihale hesaplama programı ile ihalelerde verilecek fiyatlara veya ortalama maliyetlere
ilişkin bilgi değişimi şüphesi uyandırmış olmakla birlikte, soruşturma sürecinde
yapılan incelemelerde, belgede geçen e-postayı atan (…..) Roche’dan ayrıldıktan
sonra, çalışması esnasında vakıf olduğu bu programı yeni çalıştığı Siemens
firmasında ilgili kişiler ile paylaştığı anlaşılmıştır. Belgede yer alan ifadelerin bir eski
çalışanın daha önce çalıştığı işyerinde elde etmiş olduğu bazı bilgileri yeni çalıştığı
şirketle paylaşmasından kaynaklandığının anlaşılması nedeniyle anılan belgeye
ilişkin herhangi bir ihlal iddiasında bulunulmamıştır.
Belge - 9
(70) Abbott’un İzmir Bölge Ofisi’nde yapılan yerinde incelemede bulunan tarihsiz ve el
yazısı ile yazılmış bir ajanda notunda, çeşitli ihalelere ilişkin olarak bir çalışma
yapılmış ve bu kapsamda “işbirlik durumunda fiyatlar aynı” notuna yer verilmiştir.
(71) Abbott’un savunmasında, bu belgenin kim tarafından ve ne amaçla yazıldığı belli
olmayan bir nottan ibaret olduğu, bu notun rakiplerle ilişkili bir işbirliğinden bahsedip
bahsetmediğinin dahi belli olmadığı ifade edilmektedir.
(72) İçeriği bakımından şüphe uyandıran bir not olmakla birlikte, soruşturma sürecinde bu
belge ile ilişkilendirilebilecek ve/veya bu belge tarafından desteklenen herhangi bir
bilgi/belgeye ulaşılamamıştır.
Belge – 10 ve Belge – 11
(73) Mediset’te yapılan yerinde incelemede elde edilen belgede;
“… 8. Balıkesir – Susurluk Devlet Hastanesi Biyokimya: 120.000 test, ERBA XL 600,
Yeni alınan bu ihalede memnuniyetsizlik duyumlarımız var. Özellikle müşteri
memnuniyeti sorgulanıp üst yönetime bilgi aktarılacak. Sonuca göre ROCHE ile bir
çalışma çıkarılabilir.”
ifadesine yer verilmektedir.
4 Soruşturma sürecinde, adı geçen kişinin e-postanın atıldığı 10 Kasım 2009 tarihi itibarıyla
Siemens’de çalıştığı bilgisi edinilmiştir.
12-28/832-238
14/18
(74) Yine Mediset’de bulunan “2005 Yılını Nasıl Geçirdik?” başlıklı ve tarihsiz belgede
“Önerilerimiz” alt başlığı altında; “… DB’in hangi ilkelerle çalıştığını biliyor ve takdir
ediyoruz. Mediset de paralel çalışan bir firmadır. Çalışma hayatında tasvip
etmediğimiz bazı koşulları yerine getirmek bizler için de hoş değil. Ancak içinde
bulunduğumuz şartlara da uymak ve oyunu bozamayacağımız kuralları varsa ona
göre oynamak zaman zaman zorunlu oluyor. Bu gibi durumlarda biz kendimizce
elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz. Takdir edersiniz ki bazen gücümüzün
yetmediği anlar yaşıyoruz. Bu anlarda bize her konuda destek olan merkez
firmamızın yine desteğini alabilmemiz için DB’in kendi bünyesinde bir örtülü ödenek
bütçesinin bulunmasını çok da zevk almayarak önermek durumundayız.”
ifadesine yer verilmektedir.
(75) Belgelerde yer alan ifadelerden kesin bir yargıya ulaşılamamış, ayrıca soruşturma
sürecinde, bu belgelerle ilişkilendirilebilecek herhangi bir bilgi ve/veya belge de elde
edilememiştir.
Belge – 12
(76) Bir Siemens çalışanı tarafından Mediset Satış Müdürüne gönderilen 10.05.2009
tarihli e-postada “İzmir Hıfzısıhha nefelometre cihazı şartnamesini değiştirmediler,
uymuyoruz, girmiyoruz. Ayrıca [konsensus]…” ifadesi yer almaktadır.
(77) İlgili hastaneden istenen ihale bilgilerinde e-postanın atıldığı tarihten 4 gün sonra,
yani 14.05.2009 tarihinde, hastane tarafından nefelometre ihalesine çıkıldığı
görülmüş ve bu ihaleye sadece Diakim’in teklif sunarak ihaleyi kazandığı
anlaşılmıştır. Öte yandan bu belgenin hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin
ihalelere danışıklı olarak teklif sundukları yönünde bir değerlendirme yapılabilmesi
noktasında yetersiz kaldığı kanaatine ulaşılmıştır.
I.4. Diğer Savunmalar
Önaraştırma Raporu’nun Kurula sunulmasında kanuni sürelere uyulmadığı
iddiası - Abbott Savunması:
(78) Abbott’un savunmasında Kurulun önaraştırma yapılmasına ilişkin kararı 16.9.2010
tarihli iken, Önaraştırma Raporu’nun 31.12.2010 tarihli olduğu, Kanun’un 40 ve
devamı maddelerine göre 30 gün içerisinde yapılması gereken önaraştırma sürecinin
aşıldığı ve bu nedenle usul hatası yapıldığı iddia edilmektedir.
(79) Kanun’un 40. maddesine göre “Önaraştırma yapılmasına karar verildiği takdirde
Kurul Başkanı, meslek personeli uzmanlardan bir ya da birkaçını raportör olarak
görevlendirir. Önaraştırma yapmakla görevlendirilen raportör 30 gün içinde elde ettiği
bilgileri, her türlü delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini Kurul’a yazılı olarak bildirir.”
Hükümden açıkça görüldüğü üzere 30 günlük süre raportörlerin görevlendirilmeleri ile
başlamaktadır. Bu çerçevede görevlendirme tarihi dikkate alındığında yasal sürenin
aşılması söz konusu değildir.
Soruşturma bildiriminde soruşturmanın hukuki gerekçesinin belirtilmemesinin
savunma hakkını ihlal ettiğine ilişkin savunma - Abbott Savunması:
(80) Teşebbüse gönderilen ve birinci yazılı savunmaya esas teşkil eden bilgi ve
belgelerde Kanun’un 4. maddesinin mi yoksa 6. maddesinin mi ihlal edildiğine ilişkin
bilgi verilmemesinin usul hatası olduğu iddia edilmektedir.
(81) Taraflara, soruşturma bildiriminde, Kanun’un 43. maddesi 2. fıkrası hükmü
çerçevesinde soruşturma konusunun ihalelerde danışıklı teklif olduğu belirtilmiş ve bu
12-28/832-238
15/18
iddiaya ilişkin olarak önaraştırma sürecinde elde edilen ve soruşturma açılmasına
dayanak teşkil eden bilgi ve belgeler gönderilmiştir. Dolayısıyla iddia dayanaktan
yoksundur.
Pazara ilişkin değerlendirmelerin yanlış olduğu iddiası - Abbott Savunması:
(82) Abbott’un savunmasında, raporda yer verilen ve pazarın yaklaşık %89’unun dört
büyük teşebbüs tarafından kontrol edildiği bilgisinin yanlış olduğu, pazarda Uzakdoğu
menşeli firmaların da bulunduğu ve hakkında soruşturma açılan dört firmanın
esasında pazarın en fazla %70’ini kapsadığı, bu durumun raportörlerin ilk
değerlendirmelerinin yanlışlığını gösterdiği iddia edilmektedir.
(83) Raporda yer verilen pazara ilişkin bilgiler, piyasada faaliyet gösteren birçok
teşebbüste yapılan inceleme ve görüşmeler sonucunda elde edilen bilgiler
çerçevesinde oluşturulmuştur. Sözü edilen Uzakdoğu firmalarının isimleri dahi
piyasada çok az bilinmekte, bu sektörde faaliyet gösteren ve ihalelere giren
teşebbüslerin birçoğu, anılan dört teşebbüsün bayisi veya yetki verdiği teşebbüs
konumunda bulunmaktadır. Kaldı ki, pazar bilgisi değerlendirmenin temelini
oluşturmamaktadır. İhalelerde danışıklı hareket iddiası ile açılan bu soruşturmada,
tarafların pazar payının büyüklüğü sadece ihlalin ağırlığının tespiti bakımından önem
taşıyacaktır. Bunun dışında ihlalin hukuki değerlendirmesi noktasında herhangi bir
önemi bulunmamaktadır.
Abbott’ın ihalelere doğrudan katılım sağlamadığı, yetki verilen teşebbüsler
vasıtasıyla katılım sağlandığı, bu nedenle belgelerde geçen Abbott ifadesinden
bayinin anlaşılması gerektiği iddiası - Abbott Savunması:
(84) Abbott’un savunmasında, istisnai durumlar haricinde cihaz ve hizmet alımı ihalelerine
doğrudan iştirak etmedikleri5, herhangi bir bayilik sisteminin bulunmadığı, ihalelere
kendi nam ve hesaplarına çalışan bağımsız teşebbüslerin Abbott cihazlarıyla katıldığı
ifade edilmektedir.
(85) Bu iddia değerlendirmelerde göz önünde bulundurulmuştur. Sektörde üretici firma
unvanlarının ihaleye katılım sağlayan bayi/alt bayi/bağımsız teşebbüs unvanları
yerine kullanılabildiği görülmüştür. Bu çerçevede, hastane tarafından temin edilen
ihale bilgilerine itibar edilmeye çalışılmıştır.
Belgelerin yeni iddiaların desteklenmesi amacıyla kullanılamayacağı iddiası -
Roche Savunması - Siemens Savunması:
(86) Siemens tarafından, önaraştırma sürecinde yapılan yerinde incelemede kullanılan
yetki belgelerinde incelemenin konusunun “laboratuar hizmet alım ihalelerinde bazı
teşebbüslere yetki belgeleri verilmemesi suretiyle pazarın rakiplere kapatıldığı”
şeklinde olduğu, dolayısıyla söz konusu incelemede elde edilen belgelerin yeni bir
iddianın dayanağı olarak kullanılamayacağı ifade edilmektedir. Benzer şekilde
Roche’un savunmasında da, önaraştırmanın hizmet alım ihalelerini konu edindiği,
soruşturmanın mal alımına ilişkin olmasının hukuka aykırı olduğu, önaraştırmada
yetki belgelerinin kapsamına girmeyen konularda evrak incelenmesinin ya da
bunlardan birer kopya alınabilmesinin hukuken mümkün olmadığı, böyle bir durumun
5 Abbott’un ikinci yazılı savunmasında son beş yılda üç ihaleye doğrudan katıldıkları, bu ihalelerin
15.03.2010 tarihli Başkent Üniversitesi biyokimya, hormon ve kan sayım cihazları kurulumu;
01.06.2010 tarihli Gazi Üniversitesi Merkez Biyokimya Laboratuar ve 06.12.2011 tarihli Ankara
Onkoloji Hastanesi klinik kimya ihalesi olduğu ifade edilmektedir.
12-28/832-238
16/18
Kanun’un 15. maddesine aykırılık teşkil edeceği ve teşebbüslerin savunma hakları ile
çelişeceği ifade edilmektedir.
(87) Bu iddia öne sürülürken savunmada atıf yapılan Kanun maddesinin açık hükmünün
göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Kanun’un “Yerinde İnceleme” başlıklı 15.
maddesinin birinci fıkrasında “Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine
getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemede
bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin: a) Defterlerini, her
türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve gerekirse suretlerini alabilir, …, c)
Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir…”
hükmüne yer verilmektedir.
Raporda pazara ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerin eksik olduğu iddiası -
Siemens Savunması:
(88) Siemens’in savunmasında, ihalelerde yaşanan yoğun rekabet ortamının fiyatlar
üzerinde yarattığı baskı göz önüne alınmaksızın yapılacak bir pazar
değerlendirmesinin uygun olmayacağı, in vitro diagnostik ürünlerinin farklı alt
kategorilere ayrıldığı, homojen bir üründen söz edilemeyeceği, ihalelere katılımın
distribütör ve alt distribütörlerce gerçekleştirildiği ve ürünün nihai fiyatının sadece
küçük bir kısmının ürün bedelinden etkilenebileceği, ihalelere yönelik fiyatlandırma
mekanizmalarının karmaşık hesaplamaları gerektirdiği ve bu pazar yapısının
teşebbüsler arası koordinasyonu zor bir hale getirdiği ifade edilmektedir.
(89) Teşebbüslerin faaliyet gösterdiği piyasanın nitelikleri bir anlaşmanın sağlanabilmesi
açısından büyük önem taşımaktadır. Piyasanın ve ürün ya da hizmetin niteliğine göre
rekabetin temel unsurları farklılaşabilmektedir. İşbirliğine uygun bir piyasa yapısında
bazı teşebbüs davranışlarının kolaylaşabileceği göz ardı edilmemelidir. Siemens
tarafından yapılan savunmada homojen ürün, şeffaf ve hesaplanabilir fiyat yapısı gibi
unsurlar üzerinde durulmakta ve bu unsurların koordinasyonu güçleştireceği ifade
edilmektedir. Ancak, ihale piyasalarındaki danışıklılık eylemleri genellikle ihale ve
bölge paylaşımı üzerinden yürümektedir. Bu gibi bir danışıklılık ilişkisinde homojen
ürün, şeffaf ve hesaplanabilir fiyat yapısı gibi unsurların, teşebbüslerce “fiyat
sabitleme” davranışlarında olduğu ölçüde önemli kabul edilmesi doğru olmayacaktır.
Kaldı ki geleneksel anlamda koordinasyonun güç olduğu düşünülen pazarlarda dahi
uzun süreli kartellerin oluşturulabileceği bilinmektedir.
I.5. Genel Değerlendirme
(90) Bilindiği üzere, sağlık harcamaları ülkemizde yapılan kamu harcamalarının önemli bir
bölümünü oluşturmaktadır. Bu harcamalar içinde, tanı ve tedavide kullanılan
laboratuar hizmetlerinin de ciddi payı bulunmaktadır. Sektöre ilişkin olarak alınan
08.07.2010 tarih ve 10-49/896-310 sayılı Rekabet Kurulu kararına göre Türkiye
diagnostik ürünler pazarının %89’u pazardaki dört büyük teşebbüs tarafından kontrol
edilmektedir. Diğer bir ifadeyle, piyasa yoğunlaşmasının ölçümünde kullanılan
endekslerden CR4 oranı, bu piyasa için 89’dur. Bu oran yüksek ölçüde yoğunlaşmış
oligopol bir yapıya işaret etmektedir. Bir diğer endeks olan HHI ise, anılan Kurul
kararına göre 2130 ile 2250 arasındadır. 1800’ün üstünde yer alan bu aralık, yüksek
yoğunlaşmış bir piyasanın göstergesidir. Dolayısıyla, diagnostik ürünler üreten ve
satan dört teşebbüs yüksek ölçüde yoğunlaşmış bir oligopol piyasasının aktörleridir.
(91) Bu teşebbüslerin istisnai durumlar haricinde ihalelere doğrudan girmedikleri, bayileri
veya yetki verdikleri teşebbüslerin ihalelere katıldığı görülmektedir. Özellikle hizmet
alım ihalelerinde iş bitirme belgesi de istendiğinden ve üretici firmaların hiçbirinde bu
12-28/832-238
17/18
belge olmadığından, bu ihalelere sadece bayiler ve yetkilendirilen teşebbüsler
girebilmektedir. Soruşturmaya taraf teşebbüslerden Siemens, Beckman, Abbott ve
Roche üretici firma konumundayken, Mediset Siemens’in İzmir bölge bayisi olarak
faaliyet göstermektedir.
(92) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” Yukarıda belgelerin ihlal iddiasını ispattaki yeterlilikleri tek
tek değerlendirilmiştir. Bu başlık altında ise belgeler bir bütün olarak değerlendirilerek
Kanun’un anılan maddesinin ihlal edilip edilmediği ortaya konulacaktır.
(93) Delillerin ispat gücünün tespitine ilişkin Rekabet Kurulu kararlarında benimsenen
temel prensip, delillerin bütün olarak değerlendirilmesidir. Özellikle ikincil delillerin
değerlendirilmesi açısından önem arz eden bu yaklaşıma göre kartellere ilişkin elde
edilen delillerin tek tek ispat standardını sağlaması aranmamakta, deliller bir araya
getirilerek oluşturulan ihlal şablonunun kartelin varlığına işaret edip etmediği
incelenmektedir. Dolayısıyla ihlal tespiti yapılırken, her ne kadar delillerin münferit
olarak ispat standardını sağlaması zorunluluğu bulunmasa da, her bir delilin ihlale
ilişkin genel şablon ile uyum içerisinde olması ve deliller bütünü içerisindeki diğer
ispat vasıtaları ile çelişmemesi gerekmektedir.
(94) Soruşturma kapsamında Siemens, Beckman, Roche, Abbott ve Mediset olmak üzere
beş teşebbüsün ihalelerde danışıklı hareket edip etmediği incelenmiştir. Bu
kapsamda, yapılan yerinde incelemelerde ihlal şüphesine yol açan çeşitli belgeler
elde edilmiştir. Ancak ihlal tespiti yapabilmek bakımından soruşturma konusu pazar,
yapısı itibarı ile çeşitli güçlükleri barındırmaktadır. Bu güçlüklerin başında üretici, bayi
ve alt bayi ilişkisi yer almaktadır. Üretici teşebbüsler birçok ihaleye doğrudan katılım
sağlamamakta, bu ihalelerde bayi, alt bayi veya bağımsız teşebbüsler
yetkilendirilerek dolaylı yoldan iştirak sağlanmaktadır.
(95) Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin ihalelerde danışıklı hareket ettiklerine
dair bir şüphe oluşmakla birlikte, yukarıda yer verilen belgeler bir bütün halinde
değerlendirildiğinde, bir ihlal tespiti yapmak ve ihlalin hangi teşebbüsler arasında,
hangi ihalelerde, ne süreyle söz konusu olduğunu ortaya koymak mümkün
olmamıştır.
(96) Bu noktada Belge 4’ün ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Belge içerdiği ifadeler
ve ihale sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, ihlalin varlığına işaret eden ciddi
bir belge niteliği taşımaktadır. Bu belgede bazı ihalelere ilişkin olarak “anlaşmalı”,
“yan teklif olundu” şeklinde ifadeler kullanılmaktadır. Bu ifadeler ihale sonuçları ile
karşılaştırıldığında, ifadeler ile ihale sonuçlarının örtüştüğü görülmekle ve belgeye
ilişkin olarak ihlal tespiti yapılmakla birlikte, belgede sözü edilen ihalelerin 2005
yılının Ocak-Mart döneminde gerçekleşmiş olması nedeniyle zamanaşımı süresinin
dolup dolmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
(97) Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’da 23.01.2008 tarihinde yapılan değişiklik ile anılan
Kanun’da öngörülen para cezalarını gerektiren eylemler açısından 01.06.2005 tarih
ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümleri geçerli
olmuştur. Kabahatler Kanunu’nda öngörülen zamanaşımı süresi sekiz yıldır.6 4054
6 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 20. maddesinin 3. bendi “… Nispi idari para cezasını gerektiren
kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır...” şeklindedir.
12-28/832-238
18/18
sayılı Kanun’un mülga 19. maddesinde7 öngörülen zamanaşımı süresi ise beş yıldır.
Bu noktada hangi zamanaşımı süresinin esas alınacağının tespit edilmesi
gerekmektedir.
(98) Kabahatler Kanunu’nda atıf yapılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, zaman
bakımından uygulamaya ilişkin 7. maddesine göre “… (2) Suçun işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,
failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur…” Bu çerçevede teşebbüslerin
lehine olan hükmün, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un mülga 19. maddesinin esas
alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(99) Ancak bu noktada 4054 sayılı Kanun’un mülga 19. maddesine göre devam eden bir
ihlalin varlığı durumunda eylemin bitiş tarihinin zamanaşımı süresinin
hesaplanmasında başlangıç noktasını oluşturacağı hatırlatılmalıdır. Bir başka deyişle
devam eden bir ihlalin ortaya konmuş olması halinde, süre ihlalin en son tekrarlandığı
gün işlemeye başlayacaktır. Ancak belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu
tespiti yapmak mümkün olmamıştır.
(100) Belge 4’de en son 30 Mart tarihli bir ihaleden söz edilmektedir. Dolayısıyla belgenin
30.03.2005 tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Rekabet
Kurulunun soruşturma açılmasına karar verdiği tarih 12.01.2011’dir. Bu kararın
taraflara tebliğ edildiği andan itibaren zamanaşımı süresinin kesilmesi söz konusu
olabilecektir. Ancak 30.03.2005 tarihinden tam beş yıl sonraki tarih olan 30.03.2010
tarihinde zamanaşımı süresi halihazırda dolmuş bulunmaktadır.
(101) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler tarafından diagnostik ürün ve hizmetleri ile ilgili ihalelerde danışıklı teklif
vermek suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğine dair yeterli
bulgunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
(102) 12.01.2011 tarih, 11-03/41-M(a) sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına
göre;
1. Beckman Coulter Biomedikal Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Siemens Healthcare
Diagnostik Tic. Ltd. Şti., Roche Diagnostik Sistemleri Ticaret A.Ş., Abbott
Laboratuarları İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. ve Mediset Tıbbi Malzemeler İthalat ve
Tic. Ltd. Şti. unvanlı teşebbüsler tarafından diagnostik ürünleri ve hizmetleri ile ilgili
ihalelerde danışıklı teklif vermek suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal
edildiğine dair yeterli bulguya ulaşılamadığına,
2. Dolayısıyla adı geçen teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi
uyarınca idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına,
Danıştay yolu açık olmak üzere ve OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
7 Mülga 23.01.2008, anılan madde; “Kurulun para cezası ve süreli para cezası verme yetkisi aşağıdaki
zamanaşımı sürelerine tabidir: a) Teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu veya bildirimle, bilgi
verme ya da yerinde inceleme yapılmasıyla ilgili hükümlerin ihlali halinde üç yıl, b) Diğer hallerde beş
yıl. Süre ihlalin vuku bulduğu gün işlemeye başlar. Sürekli veya tekrarlanan ihlaller söz konusu ise
süre, ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Bu ihlalle ilgili olarak
Kurul’un inceleme veya araştırma amacıyla yapacağı herhangi bir işlem, bu işlemin ilgili taraflardan
birine tebliği anından itibaren zamanaşımını keser.” şeklindedir.
Full & Egal Universal Law Academy