T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu .....plakalı aracın meydana getirdiği trafik kazasında ağır yaralandığını, davacının daha sonra Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, Silvan Cumhuriyet Başsavcılığınca .....soruşturma sayılı dosya açıldığını, daha sonra .....karar numarası ile KYOK kararı verildiğini, davacının araçta yolcu konumunda olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olmadığını, asgari ücretli çalışan olduğunu, gerçekleşen kaza sebebiyle araç sigortası olan davalı .....Sigorta A.Ş'ye .....tarihinde başvuru yapıldığını, davacıda oluşan kalıcı ve geçici sakatlık tazminatı ile bakıcı giderlerinin ödenmesinin talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin .....sayılı hasar dosyasını açtığını, tüm evrakların eksiksiz bir şekilde davalı sigortanın talep ettiği gibi gönderildiğini fakat davalının aradan geçen bunca zamana rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının başvuruya rağmen ödeme yapmayınca .....tarihinde arabuluculuk makamına başvurulduğunu ve .....tarihinde anlaşamamaya dair son tutanağın düzenlendiğini, davacının maluliyetini gösterir Dicle Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı sayı .....ile .....tarihinden alınan Adli Tıp Kurul Raporunda davacının maluliyet oranının %10 ve sürekli olduğu, bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin en az 1 ay olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileyeceği rapor edildiğini, davacının Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan devlet hastanesinde, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Dicle Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğünü, meydana gelen kaza sebebiyle yaralanan davacıya, kazayı meydana getiren aracın sigorta şirketi tarafından kalıcı sakatlık, geçici sakatlık tazminatı ile bakıcı giderlerinin ödenmesi hususunda dava açmanın hasıl olduğunu belirterek, dava değerinin arttırılması kaydıyla şimdilik kısmi 50.000,00 TL kalıcı sakatlık, 1.000,00 TL geçici sakatlık tazminatı ile 1.000 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen .....plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde .....numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile .....- ....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin kişi başına 430.000 TL olup, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yaparken sunması gereken belgeleri eksiksiz sunmadığını, davanın usulden red edilmesi gerektiğini, davalının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacının maluliyet iddiasının ispata muhtaç olduğunu, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacının arazları, dosyada mübrez tutanaklar değerlendirildiğinde davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, işbu husus gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacı araçta yolcu konumunda olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, cismani zarar nedeni ile ZMMS poliçesini düzenleyen .....Sigorta Şirketine karşı açılan maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile dava değerinin artırılması kaydı ile şimdilik kalıcı iş göremezlik tazminatı için 50.000,00 TL'nin, geçici iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL'nin ve bakıcı gideri için 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK 49. maddesinde " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiş, 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmüne yer verilmiş, 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş, 91. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun belirlenmesi bakımından .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.2. maddesinin (d) bendi, A.3 maddesinin 1. fıkrası ve A.5 maddesinin (c) bendi incelendiğinde karayolu motorlu araçlar zorunlu malî sorumluluk sigortası bir motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümü veya yaralanması veya malının zarara uğraması durumunda teminat kapsamına almaktadır. .....plakalı araç, kaza tarihini kapsayacak şekilde davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olup, davacı, KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski ve genel şartlar kapsamında sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Sigortacının sorumluluğu, sigortalının kusuruna isabet eden miktar ve poliçe limitleri ile sınırlıdır.
Trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde, .....tarihinde, .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın, direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu maddi hasalı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş, davacının bu araçta yolcu olarak bulunduğu görülmüştür. Davaya konu kaza tek taraflı kaza olup, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın gerçekleşmesine etki edecek trafik kuralı ihlali söz konusu olamayacağından, Mahkememizce kusur hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün davaya konu kazanın gerçekleşmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının maluliyet iddiası ile ilgili Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan .....tarihli rapor alınmış, söz konusu raporda özetle, davacıda solunum fonksiyon kaybının olmadığı, kemik kırıklarının kaynamış olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 ay olduğu, davacının davaya konu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Maluliyet raporu taraflara tebliğ edilmiş ve her ne kadar bu rapora karşı davacı vekilinin itiraz ettiği ve itiraz gerekçesi olarak, dava tarihinden önce Dicle Üniversitesi Adli Tıp ABD'den alınan .....tarihli raporda davacının % 10 oranında kalıcı maluliyetinin olduğunun belirtildiğini ileri sürdüğü görülmüş ise de Mahkememizce bu itiraza itibar edilmemiştir. Zira Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan .....tarihli raporunun ikinci sayfasında Dicle Üniversitesi Adli Tıp ABD'den alınan .....tarihli rapora atıf yapıldığı, söz konusu raporun Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından denetlendiği, iki raporun düzenlenme tarihi arasında 2,5 yıldan uzun zaman geçtiği, Dicle ATK ABD tarafından rapor düzenlendikten 1 yıl geçtikten sonra davacının Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine sevk edildiği ve söz konusu poliklinikte .....tarihli raporun düzenlendiği, yine davacının Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine sevk edildiği ve söz konusu poliklinikte .....tarihli raporun düzenlendiği, davacıda solunum fonksiyon kaybının saptanmadığı ve kemik kırıklarının kaynadığının tespit edildiği, davacının .....tarihinde Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nda fiziken muayenesinin yapıldığı görülmüş, izah edilen nedenle davacının Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmış, davacının geçici iş göremezlik zararının 8.477,70 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Davalı vekili, geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluklarının bulunmadığı yönünde savunma getirmiş ise de "Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Söz konusu düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiştir. Trafik kazası sonucu hastalık sigortası kapsamında Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, yasa kapsamı içerisinde bulunmamakta olup, Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, işletenden, şoföründen ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri içerisinde kalmak koşuluyla sigorta şirketinden tahsili mümkün olduğu bulunmaktadır."(Yargıtay 10.HD.2014/5225 E-2014/6200 K) "01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya Barosu yayınları. sayfa 7-8 Yargıtay HGK Üyesi: Hüseyin TUZTAŞ). İzah edilen nedenlerle, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili .....tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava değerini 8.477,70 TL'ye yükseltmiş, söz konusu tutara başvuru tarihinden 8 gün sonra işleyecek reeskont avans faizi, aksi kanaatte ise yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. 2918 sayılı yasanın .....tarihli 6704 sayılı yasayla değiştirilen 97.maddesine göre "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Davacı vekili talep olunan alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de davalı sigorta şirketi, kaza tarihinde temerrüte düşmemekte olup, KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapıldıktan 8 iş günü sonra temerrüte düşmektedir. Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının başvuru tarihinin hangi tarihte davalıya tebliğ edildiğini ispata yarayan belge dosyaya sunulmamıştır. Mahkememizce, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi, ara buluculuk başvuru tarihi olan .....olarak kabul edilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 4 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/18933 Esas 2021/4438 Karar sayılı içtihadı).
Davacı vekili, talep olunan alacağa ticari nitelikte faiz talep etmiş ise de kazaya karışan .....plakalı aracın hususi nitelikte olduğu, davacının yasal faiz isteyebileceği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle 8.477,70 TL geçici iş göremezlik tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı tazminatına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar işbu davada reddine karar verilen maddi tazminat tutarı 51.000,00 TL olsa da karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/3 maddesindeki "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" hükmü uyarınca davalı lehine 8.477,70 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 8.477,70 TL geçici iş göremezlik tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı tazminatına ilişkin talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL ile 28,93 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 523,17 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 2.743,89 TL'sinin davacıdan ve 456,11 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 179,90 TL, ıslah harcı 28,93 TL, ATK rapor ücreti 6.445,00 TL, bilirkişi ücreti 4.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.265,00 TL olmak üzere toplam 12.098,73 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre 1.724,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 8.477,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 8.477,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim