T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde müvekkiline ait ve .....sevk idaresindeki .....plakalı aracın, Eğil ilçesi Kalkan Mahallesi istikametinden .....Mahallesi istikametine seyir halindeyken karşı yönden gelen davalı .....Dış Ticaret Ltd. Şti. 'ne ait ve .....idaresindeki .....plakalı kamyonetin aşırı süratle şerit ihlali yaparak müvekkilin aracına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, kaza sonrası Yenişehir .....Jandarma Trafik Timi tarafından tutulan kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı ve taraflı düzenlenerek kusurun müvekkile yüklendiğini, bu tutanağa karşı Eğil Sulh Ceza Hakimliği nezdinde yapılan itiraz neticesinde görevsizlik kararı verildiğini, Eğil Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde delil tespiti yaptırıldığını ve bilirkişi raporu alındığını, olay yerindeki kamera kayıtlarının ve tanık beyanlarının müvekkilinin kusursuzluğunu ispatladığını, davalı tarafın sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının 214.380 TL seviyesinde olduğunu, aracın kaza öncesi değerinin 500.000-550.000 TL civarında bulunduğunu belirterek öncelikle davalı şirkete ait .....plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı .....ve .....ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kusuru nedeniyle maddi zarar ve kazanç kaybı oluştuğunu iddia ederek tazminat talep ettiğini, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Eğil Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan ve kendilerine tebliğ edilmeyen tespiti kabul etmediklerini, davacının hem 214.380TL tutarında hasar olduğunu iddia edip hem de 1.000TL değer üzerinden dava açarak taleplerinde çelişki yarattığını, zarar miktarı belirli olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini ve davacıya harcı 214.380 TL üzerinden tamamlaması için süre verilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkile ait aracın ana yolda ilerlediğini, davacı sürücü .....yönetimindeki aracın aniden yola çıkarak geçişi kapattığını, kazanın bu sebeple meydana geldiğini, müvekkil sürücüsü .....kusursuz olduğunu, davacının iddia ettiği hız ihlali ve şerit ihlali iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kaza anına dair tanıkların yanlı beyanlarda bulunduğunu ve teknik bilgiye sahip olmadıklarını, kazanın oluş şeklinin teknik olarak basit olduğunu, müvekkil şirketin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davanın haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek öncelikle davacıya eksik harcı tamamlaması için süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddini, davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava trafik kazanı nedeniyle açılmış maddi tazminat davası olup, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Hasar bedeli gerçek zararlardan olup, davacı tarafından hasarın giderilmesine ilişkin belge ibraz edilmemiş olsa dahi, TBK 50. madde uyarınca mahkemece alanında uzman makine mühendisi (otomotiv) bilirkişiden hasara ilişkin tespitler dikkate alınarak, değişmesi ya da tamir edilmesi gereken parçalara göre makul hasar tamir bedelinin hesaplatılması gerekir. Bu zarardan, kazada kusuru bulunan araç işleteni ve sürücüsü ile ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi müteselsil olarak sorumludur.
Mahrumiyet bedeli-ticari kazanç kaybı ise aracın kullanılamaması nedeni ile uğranılan zarar türü olup, söz konusu zararın ispatı için belge gösterme zorunluluğu yoktur. Ancak aracın kaç gün tamirde kaldığı değil, olağan koşullarda kaç günde tamir edileceği önemli olup, aracın fiilen serviste kaldığı sürenin bir önemi bulunmamaktadır. Bu zarardan, kazada kusuru bulunan araç işleteni ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Söz konusu zarar kalemi, ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan gerçek zararlardan olmayıp, dolaylı zararlardan olduğundan, ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi bu zarardan sorumlu değildir.
Davalıların kendilerine karşı yöneltilen zarardan sorumlu olmaları için her şeyden önce davalı taraf sevk ve idaresindeki aracın kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olması gerekir. Buna göre sürücü, işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, kusur oranında zarardan sorumlu olurlar.
Trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde, davacıya ait araç sürücüsünün KTK'nun 57/1-B (trafik zabıtası veya ışıklı trafik cihazları veya trafik işaret levhası bulunmayan kavşaklarda, tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi) kuralını ihlal ettiği yönünde kanaate varıldığı, karşı taraf araç sürücüsüne kusur izafe edilmediği görülmüştür.
Mahkememizce kaza mahallinde keşif yapılmış ve keşif sırasında davacı tanıkları dinlenilmiş, akabinde dosyanın kusur hususunda bilirkişi raporu hazırlanmak üzere bilirkişiye tevdii edilmiş, .....tarihli bilirkişi raporunda özetle; her ne kadar keşif mahallinde tanıkların ifadelerinde kazanın Oyalı istikametinden, .....istikametine doğru giden .....plaka sayılı araç hızlı bir şekilde seyir halinde olduğunu, .....plaka sayılı aracın ise .....Mahallesinden, .....Mahallesine doğru gittiği ve kazanın bu şekilde meydana geldiğini ifade etmiş iseler de kaza tespit tutanağı, araçların çarpışmadan sonra aldıkları hasarlar (araçlarda meydana gelen maddi hasarlar dikkate alındığında), çarpışmanın şiddeti, çarpışma noktası ve kazadan sonra araçların savruldukları noktalar ve çarpışmadan sonra araçların durduğu yerler değerlendirildiğinde; kazanın kaza tespit tutanağında anlatıldığı şekilde meydana geldiği, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobili ile .....Mahallesi İlkokulu yolu istikametinden, Eski Diyarbakır İli- Eğil İlçesi (.....İl Yolu) karayolu istikametine seyir etmekte iken, .....Mahallesi İlkokulu yolu ile, Eski Diyarbakır İli- Eğil İlçesi (.....İl Yolu) karayolu kavşağına geldiğinde, anayola katılım yapıp sola dönmek için manevra yaptığında yolu yeterince kontrol etmeden kavşağa giriş yaptığı sırada kazanın meydana geldiği, kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek ve (Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara, ilk geçiş hakkı vermek) zorundadırlar, kuralına riayet etmediği, kavşağa yaklaştığında hızını azaltmadığı, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli durumuna göre hareket etmediği, seri fren tertibatına başvurmadığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından meydana gelen kazada etken kusurlu olduğu, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyoneti ile seyir halinde iken kazanın meydana geldiği kavşağa yaklaştığı sırada seyir hızı ile kavşağa giriş yaptığı, çarpışmanın şiddeti, kazaya karışan araçlarda meydana gelen maddi hasarlar ve kazadan sonra araçların durduğu mesafe dikkate alındığında, sürücünün yoldaki araç trafiğe yeterince dikkat etmediği, yol üzerinde bulunan yaya geçidi levhasına rağmen seyir hızı ile seyrine devam ettiği, kazayı önleme adına zamanında manevra yapmadığı ve seri fren tertibatına başvurmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği, hızını yolun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, kuralına riayet etmediği, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından meydana gelen kazada tali kusur olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, Mahkememizce tarafların rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve oransal kusur raporu düzenlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda özetle, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davacı araç sürücüsünün % 75 ve davalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce zarar hususunda bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının aracının hasarının giderilmesine ilişkin onarım bedelinin KDV dahil 176.752,02 TL olduğu (davacının kusur oranına göre 44.188,05 TL) ve aracın makul onarım süresinin 15 gün olduğu, ikame araç bedelinin 3.739,35 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili .....tarihli celsede zarar konusunda bilirkişi raporuna karşı itirazının olmadığını beyan etmiştir.
Davacının dava dilekçesinde davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını beyan etmiş olması nedeni ile .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile davacı vekiline dava değerini belirli hale getirmesi için süre verilmiş, davacı vekili talep artırım dilekçesi sunmamıştır.
Davacı vekili UYAP sisteminden gönderdiği .....tarihli dilekçesi ile talebini 500,00 TL hasar bedeli tazminatı ve 500,00 TL ticari kazanç tazminatı olarak açıklamıştır.
Az yukarıda izah edildiği gibi hasar bedeli gerçek zararlardan olup, söz konusu zarardan tüm davalılar müşterek müteselsil sorumludur. Mahrumiyet bedeli ise dolaylı zararlardan olup, bu zarardan sigorta şirketi sorumlu değildir, diğer davalılar müşterek müteselsil sorumludur.
2918 sayılı yasanın 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı yasayla değiştirilen 97.maddesine göre "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Davacı vekili talep olunan alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de davalı sigorta şirketi, kaza tarihinde temerrüte düşmemektedir. KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yapıldıktan 8 iş günü sonra temerrüte düşmektedir. Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının ....tarihli dilekçe ile davalıya KTK'nun 97. maddesi kapsamında başvurusunun olduğu görülmüş ise de başvurunun tebliğine ilişkin dosyada belge olmadığından, Mahkememizce, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi, ara buluculuk başvuru tarihi olan .....olarak kabul edilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 4 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/18933 Esas 2021/4438 Karar sayılı içtihadı). Diğer davalılar ise haksız fiil tarihi olan .....tarihinde temerrüte düşmüştür.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalılar aleyhindeki hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile 500,00 TL hasar bedelinin, davalı .....Sigorta A.Ş.'den .....tarihinden itibaren ve diğer davalılardan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olacak şekilde, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı .....Sigorta A.Ş. aleyhindeki mahrumiyet bedeline ilişkin davasının REDDİNE,
3-Davacının davalılar .....ve .....ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhindeki mahrumiyet bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile 500,00 TL mahrumiyet bedelinin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olacak şekilde, adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 552,10 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 1.600,00 TL'sinin davacıdan ve 1.600,00 TL'sinin davalı .....Sigorta A.Ş.'den ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 179,90 TL, keşif harcı 1.912,35 TL, keşif araç ücreti 1.250,00 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 411,25 TL olmak üzere toplam 9.933,40 TL yargılama giderinin, davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 4.966,70 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 500,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı .....Sigorta A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim