T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Dairesi .....esas sayılı icra takibine dayanak yapılan .....bank .....şubesine ait .....tarihli .....seri numaralı 238.000,00 TL tutarlı çek ile .....tarihli .....seri numaralı 242.000,00 TL bedelli çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çeklerde cirosu olan firmalarla da müvekkilinin bir bağının olmadığını, Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesi .....sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla da imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, davalının alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın .....Şubesi tarafından .....Tarım İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi firmasına kredi tesis edildiğini, kredilerin teminatı olarak dava konusu çeklerin .....tarihinde bankaya sunulduğunu, davacının Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında dayanak yapılan .....bank .....Şubesi .....tarihli .....seri numaralı 238.000,00 TL tutarlı çek ile .....tarihli .....seri numaralı 242.000,00 TL tutarlı çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, davacının imzaya itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, firma yetkilisinin çeklerin kendilerine ait olduğunu kabul etmesine rağmen imzalara itiraz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davacının Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesi .....Esas sayılı dosyasında da aynı itirazları ileri sürdüğünü ve tedbir taleplerinin reddedildiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davacı tarafın borçlu olmadığını iddia ettiği tutar üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın % 10’u oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 2004 sayılı İİK m 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas sayılı icra takibine dayanak yapılan çeklerdeki imzanın, müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek, icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacının talebi, icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptaline ilişkin olduğundan, Mahkememizce, takip çıkış tutarı üzerinden davacı tarafa harç tamamlatılmış, dava değerinin 628.285,88 TL olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas sayılı icra takibinin UYAP sisteminden eşleştirilerek incelenmesinde, takip alacaklısının .....Bankası .....ve takip borçlusunun .....Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, .....bank .....şubesine ait .....tarihli .....seri numaralı 238.000,00 TL tutarlı çek ile .....tarihli .....seri numaralı 242.000,00 TL bedelli çek nedeni ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir (Yargıtay HGK'nun 24/06/2020 tarihli ve 2017/19-829 E., 2020/471 K. sayılı kararı).
Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın, bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; 6102 sayılı TTK m. 659/II, 592, 6098 sayılı TBK m. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK'nun 04/03/2015 tarih ve 2013/19-1746 E., 2015/896 K. sayılı ilamı).
Yukarıdaki ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; somut olayda, Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda, çeklerdeki keşideci imzasının .....eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Mukayese belgelerin büyük bir kısmının, davaya konu çeklerden önce tarihli olduğu görülmüş, Adli Tıp Kurumu raporu hüküm kurmaya elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Çekteki imzanın sahte olmasının, iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın hâmil dahil herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def'ilerden olması neden ile davacının, icra takibini başlatan davalıya karşı borçlu olmadığı anlaşıldığından, mahkememizce davanın kabulü ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında takibe konulan .....bank A.Ş. .....Şubesi'nden verilme, keşidecisi .....Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve lehtarı .....olan, .....seri numaralı, .....tarihli, 242.000,00 TL bedelli ve .....seri numaralı, ....tarihli, 238.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline, hüküm özetinin, İİK'nun 72/5 maddesinin birinci cümlesi uyarınca Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına bildirilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili, takip alacaklısının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiş ise de takibe konu çeklerin incelenmesinde davalının lehtar konumunda olmadığı, çekleri, dava dışı .....İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden temlik cirosu yolu ile iktisap ettiği, çekleri iktisap ederken, çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmış, davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
1.a-Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında takibe konulan .....Şubesi'nden verilme, keşidecisi .....Ticaret Limited Şirketi ve lehtarı .....Şirketi olan, .....seri numaralı, .....tarihli, 242.000,00 TL bedelli ve .....seri numaralı, .....tarihli, 238.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
1.b-Hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline,
1.c-Hüküm özetinin, İİK'nun 72/5 maddesinin birinci cümlesi uyarınca Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
2-Davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 42.918,21 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 8.197,20 TL ile 2.532,35 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik 32.188,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 8.197,20 TL, tamamlama harcı 2.532,35 TL, ATK rapor ücreti 5.900,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 258,03 TL olmak üzere toplam 17.502,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 100.242,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim