TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/09/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat ...te sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, havaalanı kavşağından Bitlis istikametine dönerek havaalanı istikametine gitmek istediği esnada, Bitlis-Muş istikametinde seyir hallindeki sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile çarpışması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde ...plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...vefat ettiğini, kaza tarihi ve saati itibariyle ...plakalı aracın geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığından dolayı 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2 b maddesine istinaden rizikonun meydana geldiği tarih itibariyle geçerli olan teminat tutarları dahilinde destekten yoksun kalsa tazminat ödemesinin Güvence Hesabından yapılması gerektiğini, yargılama sırasında resen göz önünde bulundurulacak nedenler karşısında; HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada fazlaya ilişkin hakları dava ve ıslah hakkı saklı tutulmak koşulu ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davacı eş ...’e 500,00 TL, davacı çocuk ...’e 500,00 TL, davacı ...’e 500,00 TL, davacı ...’e 500,00 TL olmak üzere neticede toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaletten arz ve talep etmiştir.
Davalı Güvence Hesabı cevap dilekçesinde özetle; Güvence Hesabı, Karayolları Trafik Kanun gereği yaptırılması zorunlu olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmamış motorlu araçların işletilmesi sırasında veya kazaya neden olan aracın tespit edilememesi durumunda, bir kimsenin ölümüne veya sakat kalmasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı meydana gelen bedeni zararları söz konusu sigorta mevzuatı çerçevesinde, araç sürücüsünün kusuru nispetinde ve kaza tarihinde geçerli limitler dahilinde karşıladığını, kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitinin yapılmasını talep etiklerini, arz edilen nedenlerden haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, kusurun adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı Güvence Hesabına yapılan başvuru dosyası, Muş ...ASCM ...esas sayılı dosyası dosya arasına kazandırılmış, müteveffa ...vefatı nedeniyle hak sahiplerine peşin sermaye değerli rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, tazminat hesaplamasına ilişkin aktüer bilirkişisinden bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araçta yolcu konumunda olan ...vefatından kaynaklı eşi ve çocukları tarafından kazaya karışan bir diğer araç olan ...plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunmadığından bahisle davalı Güvence Hesabına yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazaya karışan ...plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı, ilgili araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı ve tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
...tarihinde saat:...sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Muş istikametinden Bitlis yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla seyir istikametine göre sol tarafındaki orta ada kısmından gelip, sağ tarafındaki Havaalanı Yolu kavşağına geçiş yapmak isteyen sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ilgili kaza neticesinde ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...vefat ettiği, trafik kazası meydana geldiği, dava açılmadan önce davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı Güvence Hesabına yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK.nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurulabileceği öngörülmüştür.
Güvence Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı Güvence Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden ve somut olayda ...plakalı araç yönünden trafik sigortası yaptırılması zorunluluğu bulunmakta olup, elde ki davada Güvence Hesabının sorumluluğuna dayanılabilecektir.
Davalı Güvence Hesabının sorumlu olabilmesi için araç sürücüsünün kusurunun bulunması gerekir. Bu halde öncelikle kusur durumu irdelenmiştir..
Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile Mahkememizce kusur durumuna ilişkin alınan ...tarihli İstanbul Adli Kurumu adli tıp raporunun incelenmesinden, ...tarihinde saat:...sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Muş istikametinden Bitlis yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre sol tarafındaki orta ada kısmından gelip, sağ tarafındaki Havaalanı Yolu kavşağına geçiş yapmak isteyen sürücü ...idaresindeki ...plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
...tarihli İstanbul ATK Adli Tıp raporunda;
"1.Durum: ...plaka sayılı otomobil sürücüsünün yeşil trafik ışığında kavşak üzerinden geçiş yaptığı kabulü halinde;
A)-Sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde yeşil trafik ışığında geçiş yapıyor olsa da, kavşağa yaklaştığını dikkate alarak hızını mahal özelliklerine göre ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği anlaşılmakla kusurludur.
B)-Sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli orta adalı kavşağa geldiğinde seyir yönüne bulunan kırmızı trafik ışığını dikkate alarak durması akabinde yeşil trafik ışığı yandığında hareketine başlaması ve sağ tarafındaki bölünmüş yolu takiben gelen otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kırmızı ışık ihlali yaparak seyrini sürdürüğünde ise sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen otomobilin seyir yönünü kapattığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurlu olduğu,
2.Durum:
...plaka sayılı otomobil sürücüsünün yeşil trafik ışığında orta adalı kavşak üzerinden geçiş yaptığı kabulü halinde;
A)-Sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline geldiğinde hızını mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması ve seyir yönüne yanan kırmızı trafik ışığını dikkate alarak durması akabinde yeşil trafik ışığı yandığında seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol tarafındaki orta ada kısmından gelip, kavşak üzerinden geçiş yapmak isteyen otomobile önlemsizce çarptığı anlaşılmakla kusurludur.
B)-Sürücü ...idaresindeki otomobil ile orta ada üzerinden seyir yönüne yanan yeşil trafik ışığı nedeniyle geçiş yaptığı esnada sağ tarafındaki kavşak kolundan kırmızı ışık ihlali yaparak gelen otomobile karşı alabileceği bir önlem olmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
1.Durum:
A)-Sürücü ...' in % 10 ( yüzde on ) oranında kusurlu olduğu,
B)-Sürücü ...' ın % 90 ( yüzde doksan ) oranında kusurlu olduğu,
2.Durum:
A)-Sürücü ...' in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu,
B)-Sürücü ...' ın kusursuz olduğu" şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Dava konusu kazaya ilişkin Muş ...ASCM ...esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde araç sürücüleri ...ve ...her ikisinin de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilerek kazada vefat eden ...taksirle ölümüne sebebiyet verme suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği ve ilgili cezalar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. İlgili ATK raporu ile ceza yargılaması ve tüm dosya kapsamından kaza esnasında hangi aracın yeşil ışıkta geçtiği hususunun sabit olmadığı, kusur dağılımının belirlenmesinde hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğine yönelik tespitin belirleyici olacağı, yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında trafik kazasında hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği hususunun belirlenememesi durumunda kazaya karışan araç sürücülerinin eşit miktarda kusurlu kabul edilmesi gerektiği kanaati hasıl olmakla, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüleri ...ve ...ayrı ayrı %50 kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Ankara BAM 26. HD.'nin 02.06.2023 tarih ve 2021/121 E.-2023/374 K.sayılı ilamı)
Dosya içerisinde yer alan nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden; dava dışı ...müteveffanın babası, davacı ...müteveffanın eşi, diğer davacıların ise müteveffanın çocukları oldukları anlaşılmaktadır. Müteveffanın babaya, eşe ve çocuklara desteği karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile dava dışı baba ile birlikte davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Davacıların destek zararlarının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda kaza tarihindeki teminat limiti olan 1.000.000,00 TL yönünden güncel asgari ücrete göre garameten ve dava dışı babanın payı da dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde; davacı eş ...yönünden 681.577,09 TL, davacı çocuk ...yönünden 76.642,65 TL, davacı çocuk İzettin Çelik yönünden 45.137,40 TL, davacı çocuk ...yönünden 30.024,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminat miktarlarının toplamının poliçe limiti dahilinde kaldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacılar vekili iddiasına göre müteveffanın biçer döver işi ile iştigal olduğu iddia edilerek emsal kazanç üzerinden talepte bulunulmuş ise de ilgili meslekle iştigal olunduğuna dair yeterli delilin dosya kapsamında sunulmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı dikkate alınarak bilirkiş ek raporunda güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama yöntemince yapılmış olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Ayrıca yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilemeyeceği hususunun da gözönünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda, müteveffanın aracın ön kısmında yolcu olarak bulunduğu, kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığına yönelik ceza yargılamasında ve iş bu dosyamızda yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı dikkate alınarak belirlenen tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır
Davalı Güvence Hesabı ...plakalı aracın kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olmasına göre, poliçe limiti dahilinde davacılar yönünden garameten paylaşım sonucu hesaplanan miktarları ödemekle yükümlüdür. Tespit edilen ve davacı vekilince artırılan miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıcına ilişkin olarak; Davacılar vekilinin talebinin yasal faiz olduğu ve ...plakalı aracın hususi kullanıma özgülendiği gözetilerek kabul edilen alacak miktarlarına yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüt gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte Güvence Hesabının zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacılar vekili tarafından dava konusu tazminat kalemleri için davalıya ...tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı yönünden temerrüt ...tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerine ...tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a) Davacı ...yönünden, 681.577,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı Güvence Hesabının temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ...verilmesine,
b) Davacı ...yönünden 76.642,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının,davalı Güvence Hesabının temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ...verilmesine,
c)Davacı ...yönünden 45.137,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının,davalı Güvence Hesabının temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ...verilmesine,
d) Davacı ...yönünden 30.024,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı Güvence Hesabının temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından alınarak davacı ...verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 56.928,31 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 2.840,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 54.007,61 TL harcın davalı Güvence Hesabından tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından karşılandığı anlaşılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.345,00 TL ATK ücreti ve 585,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.430,00 TL yargılama giderinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacı ...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 108.236,56 TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacı ...verilmesine,
5-Davacı ...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacı ...verilmesine,
6-Davacı ...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacı ...verilmesine,
7-Davacı ...kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.024,66 TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacı ...verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı Güvence Hesabından tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim