TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MAHKEMEMİZİN İŞBU ASIL DOSYASINDA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
ASIL DAVADA DAVA TARİHİ :
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ..... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVALI :
DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde, .....tarihinde ...... Sk. ile Sıtkı Göral kesişiminde yolun sağ tarafına doğru ilerlerken davalı .....ait .....plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün .....tarihli kolluk ifadesinde kalkış esnasında aracın sol tarafından bir ses geldiğini beyan ederek kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu ikrar ettiği, nitekim kalkış esnasında dikkatli davranmayarak trafik kurallarını ihlal ettiği, müvekkilinin kaza sonrası acilen hastaneye kaldırıldığından kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, sonrasında savcılık dosyasında şikayetçi olunmadığı için de gerekli araştırmaların yapılamadığını, kaza tespit tutanağı ve kamera görüntüsü olmadığı için de kusur oranının tespit edilemediğinden kusur oranının tespiti için mahallinde keşif yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan davalı .....hastahane masraflarını kendisinin karşılayacağını beyan ederek müvekkilini .....Hastahanesi götürmesi üzerine müvekkilinin şikayetçi olmadığını, sonrasında ameliyet masraflarını karşılamayacağını beyan ederek müvekkilinin herhangi bir devlet hastanesinde ameliyet olmasını önerdiğini, bunun üzerine müvekkilinin Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastahanesine götürülen müvekkilinin kırılan ayağından ameliyat olduğunu, ameliyat esnasında ayağına platin takılan müvekkilinin baston ile yürümek zorunda kaldığını, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastahanesi tarafından müvekkili hakkında %32 oranında kalıcı maluliyet raporu düzenlendiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aynı zamanda manevi üzüntü yaşadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL bakıcı gideri ile 250,00 TL tedavi giderinin davalı sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücüden (aynı zamanda işleten) kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ıslahla birlikte talep sonucunu, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 93.006,32 TL'na, bakıcı gideri yönünden 4.253,40 TL'na ve tedavi gideri yönünden ise 2.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Birleşen davada (Mahkememizin .....esas) davacı vekili, asıl davaya konu edilen trafik kazasından kaynaklı, fazlası saklı şimdilik 38.280,60 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Asıl davada davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasar dosyası ile poliçeni ekte sunulduğunu, taraflarına ne başvuru aşamasında nede arabuluculuk aşamasında, dava dilekçesi dışında herhangi bir belgenin tebliğ edilmediğini, başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kusur ve maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, SGK tarafından tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, kaza tarihinden faize hükmedilemeyeceği gibi ticari faiz de talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı .....davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili aşamalarda davanın reddi gerektiğini savunmuş, ıslaha karşı sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüştür.
Birleşen davada davalı .....vekili, cevap dilekçesinde, zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafın her yıl yenilenen güncel asgari ücret hesaplanmasından yararlanmak maksadıyla sırf davayı uzatmak amaç ve gayesi ile karar aşamasında olan ve iş bu birleşen dosyada talep edilmesi gereken tazminat kalemini bekleterek (2022 yılında sigorta şirketine başvuru esnasından iş bu kalem talep edilmesine rağmen) 3 yıl aradan sonra açtığını, bu tür davranışın dürüstlük kurallarına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının kaza tarihinde 72 yaşında olduğunu, pasif çalışma dönemi içerisinde bulunduğu, mahkemece yapılan SED araştırmasında davacının kaza tarihinde emekli olduğu, aktif çalışmasının olmadığı, emekli maaşı dışında gelirinin bulunmadığının tespit edildiğini, pasif çalışma dönemi içerisinde bulunduğu tespit edilen davacının emekli olması, gelir getirici başkaca bir işte çalışmaması gözetildiğinde, geçici iş göremezlik tazminatının ana gayesi kazanç kaybı olduğundan ve davacının ispatlanmış bir kazanç kaybı miktarı bulunmadığından bu yöndeki talep ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davaya konu kaza nedeniyle davacının tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından tedavi evrakları, .....plaka sayılı aracın tescil bilgileri ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, kusur durumunun tespitine yönelik mahallinde trafik bilirkişi refakatinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından bilirkişi raporu alınmış, tedavi giderlerinin hesaplanması yönünden Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden .....tarihli kök ve .....tarihli ile .....tarihli ek bilirkişi raporları alınmıştır.
Asıl dava, .....tarihinde davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklı davalı sürücü ve aynı zamanda aracın işleteni olan .....ile aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi gideri istemine ve davalı sürücü ve aynı zamanda aracın işleteni olan davalı .....yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise, asıl davaya konu edilen trafik kazasından kaynaklı davalı sürücü ve aynı zamanda aracın işleteni olan .....ile aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle Dicle Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, davacı açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı .....yönünden ıslah tarihi itibarıyle zamanaşımıın dolup dolmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü .....kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacıda sürekli maluliyet oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, davacının bakıcıya ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, davacının tedavi gideri talep edip edemeyeceği, tazminatın miktarı, manevi tazminatın koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü diğer davalı .....kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu yaralanmalı trafik kazasının .....tarihinde gerçekleştiği, 2918 sayılı KTK.'nun 109. ve 5237 TCK.'nun 66. maddedeleri gereğince elde ki davada zamanaşımı süresinin 8 yıl uygulanması gerektiği ve gerek birleşen davanın açıldığı tarihte gerekse asıl davada ıslah tarihi itibarıyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı .....vekilinin asıl davada ıslaha karşı, birleşen davada da dava dilekçesine karşı ile sürmüş olduğu zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen traffik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Koşullarının oluşması halinde davacı tarafından asıl davada talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile birleşen davada talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri de, poliçe kapsamına dahil olan ve sigorta şirketi tarafından karşılanması gereken doğrudan zararlardandır.
Davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, kaza nedeniyle taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası yürütülen soruşturma sonucu şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ....tarihli ve saat ....'te verdiği kolluk beyanında; .....tarihinde saat .....sıralarında ikametinden çıkarak mahallede bulunan kahvehaneye yaya olarak giderken .....Sokak içerisinden Sıtkı Göral caddesine çıktığı esnada .....Market istikametinden gelen plakasını olay nedeniyle öğrendiği .....plaka sayılı aracın kendisine çarptığını, araç sürücüsü .....kendisini alarak hemen hastaneye götürdüğünü, sürücüden şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakktadır.
Davalı sürücü .....tarihli ve saat .....'da verdiği kolluk beyanında; .....tarihinde saat .....sıralarında işten çıktıktan sonra .....plaka sayılı araç ile evine doğru giderken .....Caddesine bağlandığı esnada sol taraftan minübüs geldigi için durup yol verdiğini, sağ tarafını kontrol ettikten sonra .....Caddesine doğru kalkış yaptığı sırada aracın sol tarafından gelen kimseyi görmediğini, kalkış esnasında biranda aracın sol tarafında bir kişinin yerde olduğunu gördüğü gibi durduğunu, araç birinci viteste olduğu için anında durduğunu, inip baktığında yaşlı bir kişinin yerde olduğunu gördüğünü, oradaki insanların yardımıyla davacıyı aracına bindirip .....Hastanesine götürdüğünü, hastanede davacının ayağının kırıldığını alçıya alındığını öğrendiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Kolluk tarafından kaza mahalline gidildiği ve kazaya karışan taraf ve aracın bulunmaması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenemeyeceğine dair tutanak düzenlendiği, yine kolluk tarafından kaza mahallinde yapılan araştırmaya dayalı kazayı gören kamera kayıt cihazı veya tanığa rastlanamadığına dair tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce kusur durumunun tespitine yönelik trafik bilirkişisi refakatinde mahallinde keşif yapılmış, keşif esnasında davacı asil ile davalı .....kazanın oluşuna ilişkin beyanları alınmıştır.
Keşif esnasında dinlenen davacı asil; "Sanayi istikametinden .....sokağı kullanarak .....istikametine gitmekte iken .....Caddesinden karşıya geçmek için hareket ettiğimde Dicle Kent istikametinden .....Caddesini kullanarak Huzurevlerine gitmekte otan davalı .....benim Sıtkı Güral caddesinden karşıya geçmek için hareket ettiğimde sola dönüş yaparak aracının sol tarafi ile benim sağ ayak iç kısmıma çarptı. Sağ ayağım aracın tekeri ile çamurluk arasında kaldı. Daha sonra araç sürücüsü araçtan inerek sağ ayağımı tekerlek ile çamurluk arasına sıkıştı. Daha sonra araç sürücüsü araçtan inerek ayağımı sıkıştığı yerden çıkarmama yardımcı oldu. Daha sonra araç sürücüsü beni kendi arabası ile hastaneye götürdü. Söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Keşif esnasında dinlenen davalı .....; ".....istikametinden .....caddesinden .....caddesine doğru seyir halinde iken .....caddesi kavşağına geldiğimde .....caddesine sola dönüş yaptığımı esnada arabanın sol tarafına birşeyin dokunduğunu farkettim. İnip baktığımda davacının yerde olduğunu gördün. Davacının beyanında ayağına sıkıştığına yönelik tespite katılmıyorum, Söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; .....plaka sayılı araç sürücüsü .....kaza yerine yaklaşırken dikkatsiz ve tedbirsizce seyir etmesinden sola dönüşlerde, dönüleceği yeri geniş kavislen almadığı, sola dönüşte dar kavislen döndüğü, dönülen karayolun gidiş şeridine veya gidişine ayrılmış en sol şeridine girmediği, direksiyon hakimiyetini sağlayamayarak fren tutamayıp, yaya .....çarparak etkisiz bıraktığını, sürücünün aracın görüş mesafesine göre ayarlanması, görüş alanını etkin ve kontrollü şekilde tutması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle olayın oluşumuna neden olduğu, dikkatsiz tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışları ile Karayolları Trafik Kanunun sürücüsü kusurlarından 53/2-a maddesinde bulunan sağ ve sola dönüşlerde sürücülerin, kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermemesi kuralını ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda sürücü .....%85 oranında kusurlu olduğu, yaya .....ise, karşıdan karşıya geçişlerde, trafik yol durumunu yetirince kontrol etmediği, dikkatli ve tedbirli ve kontrolü bir şekilde geçiş yapmadığı, gelen araç için kendisi yönünden koruma tedbiri almadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğin 138/d maddesi gereğince kazanın meydana gelmesinde %15 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı .....% 85 oranında, davacının ise % 15 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının % 5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden .....tarihli kök ve .....tarihli ile .....tarihli ek bilirkişi raporları alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, davacının %5 sürekli iş göremezlik oranı, 9 ay iyileşme süresi, 1 ay bakıcı ihtiyacı süresi göz önünde bulundurularak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen .....tarihli ek bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı 38.280,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı (bilinen dönem+bilinmeyen dönem) 109.419,20 TL ve bakıcı ise 5.004,00 TL olmak üzere toplamda 152.703,80 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 2.000,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Maluliyet, tedavi gideri ve tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran, süre ve miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce benimsenmiştir.
Somut olayda, davalı sürücü kazanın meydana gelmesinde % 85 kusurlu kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi diğer davalı sürücü ile birlikte % 85 kuru oranına isabet eden zararlarını karşılamakla yükümlüdür. Bilirkişi raporu ile hesaplanan bu bedellerden davalı sürücünün % 85 kusur oranına isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı 93.006,32 TL, % 85 kusur oranına isabet eden geçici iş göremezlik tazminatı 32.538,51 TL, % 85 kusur oranına isabet eden bakıcı gideri 4.253,40 TL ve %85 kusur oranına isabet olarak hesaplanmıştır. Yine, bilirkişi raporu ile 2.000,00 TL olarak hesaplanan tedavi giderinden davalı sürücünün % 85 kusur oranına isabet eden miktar 1.700,00 TL'dir.
Davacı taraf asıl davada, ıslahla birlikte davalı sürücünün %85 kusur oranına isabet eden 93.006,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve %85 kusur oranına isabet eden 4.253,40 TL ile %100 kusura isabet eden 2.000,00 TL tedavi giderinin tahsili istemiş olup, davacı tarafından asıl davada talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatının 93.006,32 TL üzerinden kabulüne, bakıcı giderinin 4.253,40 TL üzerinden kabulüne ve tedavi giderinin 1.700,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Asıl davada davacı taraf aynı zamanda manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Davacı ile davalı işleten ve sürücünün ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine ve davalı sürücü .....aleyhine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine ve kabul edilen manevi tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça birleşen davada 38.280,60 TL geçici iş göremezlik tazminatının tahsilini istemiştir. Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalı sürücünün % 85 kusur oranına isabet eden miktar 32.538,51 TL ise de, mahkememizce bu tazminat kalemi yönünden kusur oranına isabet eden miktar hesaplanırken % 85 kusur oranı yerine sehven % 80 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmış ve kısa kararda da % 80 kusur oranına isabet eden 30.624,48 TL miktar üzerinden hüküm kurulduğundan gerekçeli kararın yazımı aşamasında kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak adına, davacı tarafından birleşen davada talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının 30.624,48 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Asıl ve birleşen davada faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak: kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihli mail ile başvuru yaptığı, mail içeriğinde asıl ve birleşen davaya konu tazminat kalemlerinin konu edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı sigorta şirketi yönünden gerek asıl, gerekse birleşen dava yönünden temerrüt .....tarihinde gerçekleşmiştir. Diğer davalı sürücünün ise, kaza tarihi itibarıyle zararı giderme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerine, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl dava yönünden;
A-)Davacı tarafından asıl davada talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, tedavi giderine ilişkin açılan davanın ise KISMEN KABULÜNE,
93.006,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.253,40 TL bakıcı gideri ile 1.700,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 98.959,72 TL'nın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalı .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Tedavi gideri yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-)Davacı tarafından manevi tazminata ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalı .....kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜNE, 30.624,48 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ....tarihinden itibaren, diğer davalı .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden;
A-)Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.759,93 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 344,97 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 5.000,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.414,96 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
B-)Maddi tazminat yönünden; Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 344,97 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 5.000,00 TL ıslah harcının toplamı olan 5.425,67 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
C-)Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcının davalı .....tahsili ile Hazineye irad kaydına,
D-)Davacı tarafından 1.735,25 TL tebligat ve posta masrafı, 4.875,00 TL ATK Fatura ücreti ve 1.274,90 TL keşif harcı ile 7.360,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 15.245,15 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 11.396,66 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 11.396,66 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
E-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
F-)Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
G-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,
H-)Reddedilen manevi tazminat yönünden; Davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....verilmesine,
I-)Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.198,04 TL'lik kısmının davalı .....Sigorta A.Ş.'den, bakiye kalan 1,96 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
J-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Birleşen dava yönünden;
A-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.091,95 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 653,74 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 1.438,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
B-)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ve 653,74 TL peşin harcın toplamı olan 1.269,14 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
C-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
D-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 7.656,12 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
E-)Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.760,00 TL'lik kısmının davalı .....Sigorta A.Ş.'den, bakiye kalan 940,00 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
F-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim