TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/01/2022
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve diğer davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Seyrantepe istikametinden gelip Elazığ caddesini takiben Kolordu kavşak istikametine seyir halinde iken hızını azaltmayarak yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kaza mahallinde yaralıların olduğunu görmesine rağmen hızını azaltmadan davalı .....kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünün, müvekkilinin yaralanmasına bağlı meydana gelen zararların giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL bakıcı gideri ile 10,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek davalılardan müşterek ve müteselsilen 5.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı .....kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiş .....havale tarihli dilekçe ile talep sonucunu, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 166.735,00 TL'na, bakıcı gideri yönünden 889,37 TL'na ve tedavi gideri yönünden 375,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi Vekili, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine müvekkili tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi giderinin poliçe kapsamına dahil olmadığını, kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamanın genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğinin, kaza tarihinden ve ticari faiz talep edilemeyeceği beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .....vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı asilin tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının açıkça yaya geçidini kullanmadığı, aksine ana yola atlayarak kazaya sebebiyet verdiğinden kazada tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da kazanın meydana gelmesinde davacı asilin tam kusurlu olduğunun belirtildiğini ve yürütülen soruşturma sonucu müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusursuz olması sebebiyle açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kazaya ilişkin kamera kayıtları ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı ile davalı .....hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, tedavi giderlerinin hesaplanması yönünden ise Sağlık Uygulama tebliği alanında Uzman Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, .....tarihli trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketi ile davalı sürücüye yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderleri istemi ile davalı sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
.....tarihinde davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile seyir halinde iken davacı yayaya çarpması sonucu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, maddi ve manevi tazminatın miktarları ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, .....günü saat .....sıralarında davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Elazığ Caddesi üzerinde Seyrantepe istikametinden Kolordu Kavşağı istikametini seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde, bölünmüş yolun solundaki orta refüjden kaplamaya girip koşarak karşıya geçmek isteyen 2009 doğumlu davacı yayaya aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu davalı sürücünün kusurunun bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verilmiş ise de, ilgili karar mahkememizce bağlayıcı olmadığından davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, her ne kadar bölünmüş yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip biçimde olay yerine gelmiş ise de gündüz vakti, yerleşim yeri içerisindeki mahalde, 4 şeritli yolun solundaki orta refüjden koşarak kaplamaya giren ve sağ şeride kadar gelen yayaya karşı zamanında etkin tedbire başvurmayıp söz konusu yayaya aracının sağ ön kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen kazada tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, 2009 doğumlu davacı çocuğun ise, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde bölünmüş yol üzerindeki araç trafiğini etkin biçimde kontrol etmeden kaplamaya girip koşarak geçişini sürdürdüğü sırada, sağından seyir halinde olan ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketlerinin kazanın oluşu üzerine asli etkili olduğu ve kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun kazaya ilişkin kamera kayıtlarında incelenerek düzenlenmesi ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı .....doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği .....tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Bu kapsamda, Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu kaza nedeniyle davacının kişinin engel oranının %5 ve sürekli olduğu, kaza tarihinden itibaren iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 özürlü sayılması gerektiği, iyileşme süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, davacının %5 sürekli iş göremezlik oranı ile 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu gözetilerek ve davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği belirtilip sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına esas başlangıç süresi kaza tarihi kabul edilerek, %25 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının sürekli iş göremezlik aktif ve pasif dönem olmak üzere toplam 166.735,00 TL olarak, %25 kusura isabet eden bakıcı gideri ise 889,37 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 1.500,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Maluliyet, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin hesaplanması ile tedavi giderinin hesaplanması yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi ile davalı sürücü, kazanın meydana gelmesinde %25 kusura isabet eden zararı birlikte karşılamakla yükümlüdür. Bilirkişi raporlarına göre, davacı yönünden %25 kusura isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı 166.735,00 TL, bakıcı gideri 889,37 TL ve %25 kusur oranına isabet eden tedavi gideri 375,00 TL olup, bu miktarlar üzerinden davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkin açılan davanın kabulüne, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezliği oluşmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türüne ilişkin olarak; davalı sigortalı araç hususi olduğundan davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısına istinaden davalı sigorta şirketi tarafından başvuru yazısına .....tarihli kayıt düşülmüş, davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda .....tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Diğer davalı sürücünün sorumluluğu haksız fiile dayalı olup, kaza tarihi itibarıyle zararı giderme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu nedenle kabul edilen tazminat kalemlerinin tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-)Davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin;
a-)Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın REDDİNE,
b-)Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi giderine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 166.735,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 889,37 TL bakıcı gideri ile 375,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 167.999,37 TL'nın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalı .....yönünden ise, kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Davacı tarafından manevi tazminata ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, maddi tazminat istemi yönünden başlangıçta harç alınmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 11.476,03 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplamda 11.903,63 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-)Davacının adli yardım talebinin kabul edildiği ve başlangıçta başvuru harcı ve peşin harcı yatırmadığı anlaşılmakla; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcının toplamı olan 855,20 TL'nin davalı .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-)Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden; suç üstü ödeneğinden karşılanan 6.881,00 TL adli tıp kurumu fatura ücreti, 4.200,00 TL bilirkişi ücreti, 4.245,00 TL tebligat ve 22,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplamda 15.348,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 15.347,07 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 14.903,52 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 0,93 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile tahsili Hazineye irat kaydına,
6-)Maddi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Reddedilen maddi tazminat istemi yönünden; davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-)Manevi tazminat istemi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,
9-)Davanın sadece davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla; 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.559,90 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan 0,1 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı .....vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim