TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak - Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak - Menfi Tespit (Ticari satımdan kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin "lastik kesme ve birleştirme otomatı" olarak bilinen ve ekte sunmuş olunan faturada tarif edilen makinenin satın alınması konusunda davalı taraf ile uzlaştığını, dava konusu makinenin alımı, kurulumu karşılığında KDV dahil toplam 212.400,00 TL karşılığında anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından yapılan avans ödemesi ile birlikte satın alınan makinenin davalı tarafından müvekkili şirketin fabrika sahasına getirildiğini ve kurulumunun yapıldığını, ancak "lastik kesme ve birleştirme" yapması gereken makinenin işlevini yerine getirmediğini ve ürün üretimi yapmadığını, kurulumu yapan ekip tarafından arızanın makinenin içinde bulun kalıplardan kaynaklandığının söylendiği ve arızalı olan parçalar sökülerek yenileri ile değiştirilmek üzere İstanbul'a götürüldüğünü, arızalı olarak tespit edilip İstanbul'a götürülen makine parçalarının yerine yenileri takılmış ise de sorunun giderilmemiş olduğunu ve üretim yapılarak ürün alınamadığını, makineyi geri almayan ve tamir de etmeyen davalı tarafın müvekkil firmaya makine bedeli olan 212.400,00 TL yi fatura ederek kalan bakiyeyi de talep ettiğini, müvekkili firmanın makinenin çalışmaması ve tamir de edilmemesi nedeni ile kendisine gönderilen faturayı iade ettiğini, ancak davalı tarafın iade edilen faturayı kabul etmeyerek tekrardan müvekkil şirkete iade etmiş olduğunu ve kendi kayıtlarında bu hususu düzeltmediğini, davalı tarafın sözleşemeye aykırı davrandığını ve fatura konusu makinenin hiç bir şekilde çalışmadığını bu şartlarda faturanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa bildirilmesine rağmen söz konusu faturanın iptal edilmediğini, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; müvekkili şirketin satın almış olduğu makine için avans olarak ödemiş olduğu 25.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu makineni davalı tarafından geri alınmasına, dava konusu makineden kaynaklı müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, sözleşmeye aykırılıktan oluşmuş zarar için şimdilik 500,00 TL maddi zararın tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı tarafından usulüne uygun yapılan tebligat neticesinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, tarafların ba/bs formları ile davalıın tacir sıfatının bulunduğunu gösterir vergi kayıtları ve ticaret sicili kayıtları dosya arasına kazandırılmış, davaya konu makine üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek makine mühendisinden .....tarihli kök bilirkişi raporu ve .....tarihli ek bilirkişi raporları alınarak sonuca gidilmiştir.
Davanın, ticari satım sözleşmesi kaynaklı davalı tarafından davacıya satılan ve ayıplı olduğu iddia edilen makine nedeniyle sözleşmeden dönülerek dava konusu makinenin davalı tarafından geri alınması, ilgili ticari satım nedeniyle davacı tarafından ödenen avansın iadesi, taraflar arasında kararlaştırılan fatura bedeli nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebi ile sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranıldığı iddia edilen maddi zararların tazmini taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.
Taraflar arasında sözlü olarak akdedildiği iddia olunan ticari satım sözleşmesi ve sözleşme neticesinde davalı tarafından davacıya düzenlenen, dava dilekçesi ekinde sunulan .....tarih .....sayılı fatura ile; lastik kesme ve birleştirme otomatı olarak nitelenen makinenin davalı tarafından davacı şirkete satımı ve kurulumu dahil davacıya teslimi hususunda ticari satım sözleşmesi akdedildiği, ilgili makinenin davacı şirket talebi üzerine özel olarak imal edildiği ve dizayn edildiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil ve sözleşmenin dosya kapsamında mevcut olmaması nedeniyle ilgili makineye konu sözleşmenin ticari satım sözleşmesi mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve davacı taraf beyanlarına göre makinenin teslimi ve kurulumundan sonra makinenin gereği gibi çalışmadığı ve üretim gerçekleştirmediği, kurulumu yapan ekip tarafından arızanın makinenin içinde bulun kalıplardan kaynaklandığına yönelik bilgi verildiği ve arızalı olan parçaların sökülerek yenileri ile değiştirilmek üzere İstanbul'a götürüldüğü, arızalı olarak tespit edilip İstanbul'a götürülen makine parçalarının yerine yenilerinin takılması akabinde de sorunun giderilmemiş olduğu ve üretim yapılarak ürün alınamadığı davacı tarafından iddia edilmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle söz konusu iddialar ve sözleşmenin varlığı hususları inkar edilmiştir. Dosyaya kazandırılan davacı şirket ba formları ile davalı bs formlarının incelenmesi neticesinde dava konusu faturanın her iki taraf formlarında kayıtlı olması ve .....tarihli bilirkişi raporunu tanzim eden makine mühendisi bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde fatura konusu makinenin ...... .....Yenişehir/ Diyarbakır adresinde bulunan işletmenin atölye alanında giriş kısmında ambalajlanmış ve bantlanmış şekilde durduğunun belirlenmesi, makinenin bilirkişi tarafından gerekli incelemenin yapılması ile makinenin arızalı olan parçasının olmadığı, onarılmak üzere sökülerek götürüldüğünün tespit edilmesi, tüm bu hususlara karşılık davalı tarafından davaya cevap verilmemesi ve iddia olunan olguların aksine bir delilinin dosya sunulmamış olması hususlarının birlikte değerlendirilmesiyle taraflar arasında dava konusu ticari satım sözleşmesinin akdedildiği hususunun, iddia edilen ayıp olgusuna yönelik davacı tarafından ayıp ihbarının gerçekleştirildiği, makinenin üretim gerçekleştirmesi yönelik temel parçasının ilgili ayıp ihbarı neticesinde onarım amacıyla davalı tarafından teslim alındığı hususlarının ispat edildiği kanaati hasıl olmuştur.
Dosya kapsamında alınan .....tarihli kök raporda makinenin yerinde tespiti haricinde makinenin çalışmasına temel teşkil eden parçaların sökülerek götürülmüş olması ve hava bağlantısının olmaması nedeniyle makinenin çalıştırılamaması nedeniyle ayıp hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamayarak salt olarak arızalı parçanın bulunduğu hususunda durum tespitinin yapılmış olması nedeniyle kök raporda istenen dava konusu makine vasıtasıyla beklenen üretim miktarının hesaplanması, dava konusu makinenin bizzat yerinde incelenmesi suretiyle, ayıplı olup olmadığı, tamir edilebilir olup olmadığı, ayıbın gizli olup olmadığı, ayıp var ise sebebi, arıza ile yapılan tamiratların uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesi ve davacı vekilinin .....tarihli beyan dilekçesinde belirtilen adreste makine üzerinde yerinde inceleme yapılarak, makinenin ayıplı olup olmadığı tamir edilebilir nitelikte olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği ayıp var ise sebebi arıza ile yapılan tamiratların uyumlu olup olmaması hususlarının değerlendirilmesi yanında, dava konusu makinenin kök raporda arızalı olduğu söylenen parça olmadan çalışıp çalışmayacağı, makinenin bu nedenle ayıplı olup olmadığı, tamir edilebilir nitelikte olup olmadığı, ayıplı ise ayıbının niteliği hususunda yerinde inceleme yapılmak suretiyle ek rapor tanzim edilmesi amacıyla dosya .....tarihli kök rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii edilmiştir.
.....tarihli ek bilirkişi raporunda; Makine üzerinde bahsi geçen ve onarım için götürülen parçadan iki tane olduğu ve bu parçalardan birinin çalışır durumda olduğu diğerinin ise çalışmadığından dolayı üretici firma tarafından onarılmak üzere sökülerek götürüldüğünün beyan edildiği, makinenin elektrik ve hava bağlantılarının olmamasından dolayı çalıştırılamadığı, makinenin çalışma prensibi ve ekipman kontrollerinde sökülen parça ile diğer parçanın aynı olduğu ve iki parçanın birlikte çalışarak lastik kesme ve birleştirme işlemini yaptığı, sökülen parça olmadan makinenin istenilen işlevi yerine getiremediği ve üretim yapamadığı, arızanın her iki incelemede de giderilmediği, makinenin üretime alınmadığı ve makinenin aynı şekilde sökülerek götürülen parçası olmaksızın aynı yerde bulunduğu şekilde tespit yapıldığı, ilgili makineden davacı şirketin fayda sağlamadığı ve makinenin ayıplı olduğu, sökülen parçanın onarımı yapılıp yerine montajlanmadan ve makine bu şekilde devreye alınmadan dava konusu makinenin üretim yapamayacağı mütala edilmiştir.
Davalı tarafından ilgili raporların usulüne uygun tebliğine rağmen söz konusu rapordaki tespitlerin aksine bir delil sunulmamış olması karşısında ilgili raporda arızalı olduğu belirtilen parçanın davalı tarafından götürüldüğü, .....tarihli kök rapor ve .....tarihli ek rapor ile sabit kabul edildiği üzere arızalı parçanın onarım sonrası montajının yapılmadığı ve eksikliğin giderilmediği, ilgili parçanın eksikliği neticesinde makinenin satın alınma amacını karşılar şekilde lastik kesme ve birleştirme işlemini yerine getiremeyeceği ve üretim yapamayacağı, satın alınma tarihinden itibaren ilgili makinenin ayıplı olduğu ve ilgili ayıbın ancak kullanım sonrası farkedilebileceği, bu nedenle makinede ortaya çıkan arızanın satıcı kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, mevcut aşamada arızanın devam ettiği, makinenin üretim yapılabilecek durumda olmadığının kabulü gerekmiştir.
TBK'nın 219. maddesine göre, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.
TBK'nın 223/1. maddesine göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür,
TBK'nın 227. maddesine göre, satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinden indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı, ancak sözleşmeden dönme ve satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.
TTK.'nun 23/1-c maddesine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK.'nın 223/2.maddesine göre, alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. düzenlemeleri mevcuttur.
TBK'nın 231.maddesine göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Bu kapsamda ilgili makinenin satın alınma tarihinden itibaren ayıplı olduğu ve ilgili ayıbın ancak kullanım sonrası farkedilebileceği ve bu nedenle ilgili ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun Mahkememizce kabul edilmesi, alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile bilirkişi tarafından yapılan yerinde incelemeler neticesinde arızalı parçanın makine üzerinde bulunmaması, davacı beyanına göre ilgili parçanın onarım için davalı tarafından götürüldüğüne yönelik beyanlar ile arıza bildiriminin dava açılmadan önce yapıldığına yönelik beyanların aksine yönelik bir delilin davalı tarafından sunulmamıy olması, fatura tarihi olan .....ile dava tarihi olan .....tarihi arasındaki zaman dilimi hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkememizce davacı şirket tarafından ayıp ihbarının makul sürede gerçekleştirildiği ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamında toplanan deliller ile hukuki değerlendirmeler ışığında; Davacının TBK'nın 227. Maddesi kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ödediği bedelin iadesi ile ilgili makinenin satıcıya iadesi talepler açısından .....tarihli bilirkişi kök raporu ve .....tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamın Mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde; yapılan değerlendirmede; dava konusu makinenin üretim gerçekleştirilmesinde zorunlu olarak bulunması gereken parçasının arızalı olduğu ve onarım için davalı tarafından götürülmesi akabinde gelinen aşamada halen onarılarak montajının yapılmamış olduğu ve makine üzerinde bulunmadığı, ilgili parçanın eksikliği neticesinde makinenin satın alınma amacını karşılayacak olan lastik kesme ve birleştirme işlemini yerine getiremediği ve üretim yapamadığı, ilgili makinenin ayıplı olduğu ve ilgili ayıbın ancak kullanım sonrası farkedilebileceği ve makinede ortaya çıkan arızanın satıcı kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, ilgili ayıp ihbarının süresi içerisinde gerçekleştirildiği kanaatleri hasıl olmuştur. Bu kapsamda davalı tarafından davacıya satılan ve .....tarih GIB .....sayılı faturaya konu edilen .....Otomatı makinesinin ayıplı olması ve tüm ayıp ihbarlarına rağmen ilgili ayıbın giderilmemesi nedeniyle ilgili makinenin üretim vasfının tamamıyla bulunmadığı, davacının, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu ve sözleşmeye konu makinenin üretim vasfının bulunmaması nedeniyle sözleşmenin ayakta tutulmasının davacıdan beklenemeyeceği, davacının bu kapsamda sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceğinin kabulü ile sözleşme kapsamında ödediği semenin iadesini talep edebileceğin kabulü ve TBK'nın 229. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme sonrası sözleşme taraflarının aldıklarını iade etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna göre satıcı konumundaki davalı, satış sözleşmesine konu semeni iade edecek; alıcı konumundaki davacı ise satıcıdan aldığı makineyi iade edecektir. Satış sözleşmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen tutarın 25.000,00 TL olduğu dosya kapsamında sunulan dekonttan sabit görülmekle, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davalı tarafından davacıya yönelik sözleşme kapsamında düzenlenen .....tarih .....fatura numaralı fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı şirketin elinde bulunan sözleşmeye ve .....tarih .....fatura sayılı faturaya konu .....Lastik Otomatı makinesinin ise davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar sözleşmeden dönme kapsamında ilgili makinenin TBK'nın 229. maddesi uyarınca davacı tarafından davalıya iadesine yönelik kabul Mahkememizce yapılmış ise de ilgili karar, semen iadesi kararına ilişkin 1- a) bendinin devamına yazılması gerekirken bu yönedeki ibare kısa kararda sehven ilgili bende eklenmemiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunamayacağı ve dava dilekçesindeki talepler arasında da bulunan sözleşme konusu makinenin davalıya iadesi hususunda hüküm fıkrasında mutlak suretle değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiği hususları birlikte gözetilerek, makinenin davacı tarafından davalıya iadesine ilişkin talebe yönelik kararın, davacı tarafından ödenen semenin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik tesis edilen kararın bulunduğu hüküm fıkrasının 1- a) bendinin devamına sehven eklenmemesine yönelik hatanın, gerekçeli kararın tesisi sonrası HMK 304. maddesi kapsamında Mahkememizce re'sen tashih şerhi tesis edilerek tashihen düzeltilmesi değerlendirilmiştir.
Davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle üretim yapılamaması ve yapılması planlanan üretim sonrası elde edilecek kârdan mahrum kalınması kalemi ile ilgili makinede çalışacak olan işçilerin üretime katılmaması nedeniyle bu işçilere ödenen bedel kalemine ilişkin maddi tazminat talepleri açısından yapılan değerlendirmede ise; Mahkememizce davacı vekilinin de hazır bulunduğu .....tarihli celsede taraflara ticari defterlerini sunmaları veya incelemeye hazır şekilde hazır bulunacağı yeri bildirmelerine yönelik kesin süreye rağmen davacı vekilince ticari defterlerin veya bulundukları yere ilişkin bilgilerin dosyaya sunulmadığı, delil dilekçesi ekinde yalnızca yapılan avans ödemesine ilişkin belgenin sunulmuş olması, davacı tarafından mahrum kalınan kâr talebine yönelik ne şekilde bir üretim yapılarak dava dışı hangi sözleşme veya sözleşmeler kapsamında üretim yapılamaması nedeniyle bu kalemden mahrum kalındığı ve ilgili makine nedeniyle yapılamayan üretim nedeniyle dava dışı bir sözleşme yapılıp dava konusu sözleşemeye aykırılım nedeniyle ürün teslimatı yapılamadığına yönelik başkaca bir delilin dosya kapsamında bulunmaması, her ne kadar ilgili makinede çalışmak üzere istihdam edilen işçilere ödenen ücretlere yönelik herhangi bir ticari bilgi ve belgenin, çalışan listesinin v.b. delillerin sunulmamış olması ve hangi işçilerin salt olarak bu makine kullanımı nedeniyle işe alındıkları ve sonrasında bu işçilerin başka bir üretimde çalıştırılamadığına dair herhangi bir delil ve açıklayıcı beyanın sunulmaması hususları birlikte değerlendirilerek davacının talep etmiş olduğu mahrum kalınan kâr zararını ve ödenen işçi ücretlerine ilişkin menfi zararını ispatlayamadığı kanaatine varılmış ve davacının maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
G.D:
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
a)25.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan .....tarihinden itibareni işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacının davalı tarafından tanzim olunan.....tarih .....fatura numaralı fatura nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,
c)Davacının mahrum kalınan kâr tazminatı ve menfi zarar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen 25.000,00 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 1.707,75 TL harçtan peşin alınan 435,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.272,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca davacı tarafından yatırılan 435,48 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olma üzere toplam 516,18 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarfedilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.410,50TL posta gideri olmak üzere toplam 3.410,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.343,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL'nin kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.529,26 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile bakiye kalan kısmın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7- Davacı tarafından yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim