TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2022
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....plakalı aracın davalı .....şirketi nezdinde .....poliçe,.....Acente numarası ile Karayolları Tasımacılığı Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında sigortalı bulunduklarını, .....Plaka sayılı aracın ise .....poliçe, .....Acente numarası ile Karayolları Tasımacılıgı Ferdi Kaza Sigortası kapsamında .....Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış bulunduğunu, .....sigortalı araç .....yönetimindeyken .....tarihinde, .....yönetimindeki .....araç ile K.T.K'nun 52/1-A maddesini ihlal ederek yaralamalı trafik kazasına karıştığını, kaza sırasında müvekkili .....vücudunda ve sırtında kırık bir sekilde hastaneye kaldırıldığını, sürücü .....söz konusu kazanın oluşmasında açık kural ihlali nedeniyle kusurlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; meydana gelen trafik kazası nedeni ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine kararlaştırılacak tazminata olay tarihinde itibaren ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapıldığını, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidildiğini bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira başvuru şartının yerine getirilmemesinin sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığını, dava öncesi sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmanın amacının dava yoluna gitmeden uyuşmazlığı çözüme ulaştırmadığını nitekim sigorta şirketinin böylelikle uyuşmazlıktan haberdar olacağını ve sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün gerekli ve yeterli belgelerin ibrazından itibaren (15) işgünü sonunda doğacağını, davacının dava açıldıktan sonra başvuru yapmasının bu bakımdan hiçbir anlamı bulunmadığını, öncelikle sigortalı aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddini gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, açıklanan re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş. (yargılama esnasında .....Sigorta A.Ş. Bünyesinde satın alınma birleştiği anlaşılmıştır) vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı .....tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığından bahisle uğradığı maluliyet zararının .....plakalı aracın müvekkil şirket hakkında her ne kadar Koltuk Ferdi Kaza poliçesinden talepte bulunmuşsa da müvekkili şirket nezdinde yalnızca Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi mevcut olduğundan talebin reddine karar verilmesini, .....plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde .....poliçe nolu, .....- .....vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı 430.000-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerektiğini: arz ve izah edilen sebepler dolayısıyla; davanın reddine; temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini müvekkili şirket adına vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçeleri, hasar dosyaları, davacıya ait tedavi evrakları, .....ve .....plaka sayılı araçların tescil bilgileri ve UYAP sistemi üzerinden Batman CBS .....esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Uyuşmazlık konusunun, meydana gelen dava konusu trafik kazası neticesinde davacının yaralanıp yaralanmadığı, davalı sigorta şirketlerince sigortalanan araç sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadıkları, kaza nedeniyle davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, netice olarak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, tazminatların miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihi noktasında toplanmış olduğu anlaşıldı.
Davalı .....sigorta şirketi vekili her ne kadar sigorta şirketine usulüne uygun başvuru evrakı bulunmadığından bahisle usulden ret isteminde bulunmuş ise de davacının başvurusunun bulunduğunun sigorta şirketinden gelen yazı cevabına göre olduğu kaldı ki dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu güncel içtihatlara göre de alternatif yollardan birine başvurunun yeterli olduğu anlaşılmakla talepleri yerinde görülmemiştir.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup haksız fiilin unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
.....günü saat .....sıralarında davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı çekici ve buna bağlı .....plaka sayılı yarı römorku ile Batıraman yolunu takiben Hasankeyf Kavşağı istikametinden Diyarbakır yolu istikametine sağ şeritte seyir halinde iken kaza mahalli olan Km 10+100'de bulunan stadyum kavşağına gelip kavşaktan sola dönüş yapmak üzere sol şeride manevra yaptığı esnada yarı römorkun sol arka yan kısmına aynı istikamette yolun sol şeridini takiben seyreden sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin ön kısmının çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralandığı, .....plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde dava dışı .....Sigorta A.Ş. (dava devam ederken .....Sigorta A.Ş.'nin satın alınma yolu ile .....Sigorta A.Ş. ile tüm aktif ve pasifleriyle birleştiği anlaşılmıştır) tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, .....plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik kurumu tarafından davacının kaza tarihinde çalışması bulunmaması nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağı ve Batman CBS .....soruşturma sayılı dosyası, Mahkememiz .....esas sayılı dosyasında iş bu trafik kazasındaki kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden; .....günü saat .....sıralarında davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı çekici ve buna bağlı .....plaka sayılı yarı römorku ile Batıraman yolunu takiben Hasankeyf Kavşağı istikametinden Diyarbakır yolu istikametine sağ şeritte seyir halinde iken kaza mahalli olan Km 10+100'de bulunan stadyum kavşağına gelip kavşaktan sola dönüş yapmak üzere sol şeride manevra yaptığı esnada yarı römorkun sol arka yan kısmına aynı istikamette yolun sol şeridini takiben seyreden sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin ön kısmının çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Mahkememiz .....esas sayılı dosyada mübrez .....tarihli kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; "davalı sürücü sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı çekici ve buna bağlı .....plaka sayılı yarı römorku ile bölünmüş yolun sağ şeridini takiben geldiği meskun mahal dışındaki olay yeri kavşakta yolun sol gerisinden, sol şeridi takiben seyreden araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden,yolun sağ şeridinden geniş açıyla dönüş yapmak istediği esnada sol şeridi takiben seyreden otomobilin seyir şeridini kapattığı kazada asli kusurlu olduğu, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobili mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği,sola manevra yapan otomobil nedeniyle fren tedbirinde(60 m fren izi) yetersiz kalarak çarptığı kazada tali kusurludur. yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; davalı sürücü .....%80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, sürücü .....%20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitler ile kusur dağılımının dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilerek ilgili rapor dosyamız arasına alınarak taraflara tebliğ edilmiş ve hükme esas alınmış, mahkememizce yeniden kusur raporu alınması yoluna gidilmemiştir.
Mahkememizce dosyaya gerekli tedavi evrakları kazandırıldıktan sonra davacı Dicle Ünv. Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilerek, gerekli muayeneleri yapılmakla maluliyet raporu tanzim edilmiş alınan maluliyet raporuna göre, .....tarihinden itibaren davacının sürekli iş göremezliğinin %4 ve sürekli olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre güncel mevzuata uygun hazırlandığı gözetilerek ilgili maluliyet raporu hükme esas alınmıştır.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekilinin .....tarihli dilekçe ile davacı tarafa yapılan ödeme sonrasında davacı ile sulh olunduğunu bildirdiği, davacı vekilinin ise .....tarihli duruşmada davalı .....Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe limitleri dahilinde davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmakla, davalı .....Sigorta A.Ş.'ne yöneltilen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı .....Sigorta A.Ş. vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığına yönelik beyanda bulunulmamış olması nedeniyle davalı .....Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ve ilgili davalı aleyhin yargılama giderine hükmolunmamıştır.
Davalı .....Sigorta A.Ş. yönünden gerçekleşen ilgili feragat neticesinde, davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu açısından tazminat hesabına ilişkin aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Yargıtay .....Hukuk Dairesinin kararları ile benimsendiği üzere TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile ve karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik hesabı yönünden aktüer raporu aldırılmış ve alınan rapora göre; davacının 8.477,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 594.798,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanacağı hesap edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihinde herhangi bir çalışmasının olmadığının SGK cevabi yazısından anlaşılması ve dosya kapsamında davacının asgari ücret üzerinde gelirinin bulunduğuna dair delilin sunulmamış olması ile karar tarihine en yakın güncel asgari ücret tarifesi üzerinden, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi uyarınca yapıldığı hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına belirtilen yönteme uygun olduğundan hükme esas alınmıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının kazaya ve maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Hatır taşıması yönünden; Türk Borçlar Kanununun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gereken ölçütlerdendir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması sözkonusu değildir. Dosya kapsamında bulunan Kayapınar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan araştırma tutanağına göre; davacının, araç sürücüsü .....ile akrabalık tespit edilmediği ancak aynı iş yerinde çalışmış olabileceklerinin bildirildiği anlaşılmakla, hatır taşımasına yönelik defi yerinde görülmemiş ve ilgili tazminatlar yönünden hatır taşıması indirimi uygulanmamıştır.
Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve davalı .....Sigorta A.Ş. Yönünden gerçekleşen feragat sonrasında davacı vekili tarafından davalı .....Sigora A.Ş. yönünden sunulan miktar arttırım dilekçesine göre; .....tarihinde dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plakalı davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın %20 kusuru ile trafik kazasının gerçekleştiği, ilgili araçta yolcu olarak bulunan davacı asilin kaza nedeniyle yaralandığı ve kusurunun bulunmadığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet
oranının %4 ve sürekli ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirlenmiş, aktüer raporuna göre; sürekli iş göremezlik tazminat miktarı 594.798,75 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 8.477,70 TL olarak hesaplandığı, sigortalı araç sürücüsünün %20 kusur oranına göre davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu açısından geçici iş göremezlik tazminatının 1.695,54 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 120.655,29 TL olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere müterafik kusur indirimi yapılmamış, davalının hatır taşıması defisi yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin .....kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 430.000,00 TL olduğu, davacı vekilince miktar artırım dilekçesi ile artırılan miktar bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bu teminat miktarı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili usulüne uygun mail başvuru evrakını teslim etmiş olduğu, davalı sigorta şirketine .....tarihinde başvuru yapıldığının belirtildiği, bu tarihi takip eden 8. İş gününün .....tarihine isabet ettiği ve bu tarih itibari ile sigorta şirketinin temerrüde düştüğü davalı yanca kazaya karışan sigortalı .....plakalı aracın noterler birliğinden gelen yazı cevabına göre ilgili aracın hususi kullanıma özgülendiği anlaşılmakla, kabul edilen tazminat miktarlarına yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..
G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-1.695,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 118.859,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 120.655,29 TL maddi tazminatın .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı .....Sigorta A.Ş.'ye yöneltilen davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.241,96 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 2.060,50 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 8.814,03 TL harcın davalı .....Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ve 2.060,50 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.221,90 TL'nin davalı .....Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 660,25 TL tebligat ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.160,25 TL yargılama giderinin davalı .....Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı .....Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....Sigorta A.Ş.'ne verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .....A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketleri vekillerinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim