TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 14/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan Şanlıurfa ..... Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye nolu araç satış sözleşmesi gereğince müvekkilinin .....plaka sayılı .....model .....marka aracı satın aldığını, satış bedeline binaen davalı şirketin 6200 .....hesabına 702.000,00 TL ve yine davalı şirketiin yazılı olarak belirttiği .....ait .....nolu şahıs hesabına 1.008.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.710.000,00 TL ödendiğini, davalı şirket yetkilisi ile yapılan mesajlaşmalar, şifai görüşmeler, davalı şirketçe sunulan expertiz raporu ve satış sözleşmesi uyarınca aracın km'sinin .....km olduğu ve hasarının da yine sunulan expertiz raporundaki gibi olduğunun belirtildiğini, sözleşme ilişkisinin bu şekilde kurulduğunu, ancak sonradan yapılan başka araştırmalar ve ekte sunulan yeni raporlamalar uyarınca aracın km'sinin düşürülmüş olduğu, davalının aracın satın alınmasından sonra bu işlemin zilyedinde iken gerçekleştirildiği ve müvekkilin dolandırıldığının anlaşıldığını, zira ekte de sunulan ve aynı aracın .....tarihinde alınan exper raporunda km'sinin .....km olduğu ve hasarının daha fazla olduğu açıkken satış sırasında müvekkile verilen exper raporunda ise km'sinin .....km olduğunun gösterildiğini, davalı taraf ve expertiz şirketi ile yapılan görüşmelerden de bu durumun açıkça anlaşıldığını, bu konuda şirket yetkilileri .....ve satışı gerçekleştiren .....ile diğer ilgililer hakkında suç duyurusunda da bulunulacağını, iş bu konuya ilişkin olarak davalı şirketle yapılan görüşmelerden, davalıya gönderilen Diyarbakır .....Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye nolu ihtarnamesinden ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, müvekkilinin aracı satın alma tarihine göre eş değerlerinden yaklaşık olarak 300.000,00 TL tutarında pahalı satın aldığını, bu nedenle müvekkilin fazladan ödediği bedelin emsallerine ilişkin olarak piyasa araştırması ve bilirkişi raporu aldırılarak tespiti ile meydana gelen menfi zararın kaynaklı maddi zararın (değer kaybı-bedel tenzili) tahsili için dava açma zaruriyeti hasıl olduğunu, aracın yaklaşık olarak 2 ay kadar kullanılamadığını, ikame araç verilmediğini, ayrıca araç mahrumiyet bedeli de ödenmediğini, bu nedenle emsal bir araç kiralama günlük ücretinin aracın kullanılamadığı gün kadar menfi zarar olarak hesaplanarak müvekkile ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın (maddi zarar-menfi zarar- değer kaybı-bedel tenzili) kazanın meydana geldiği .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli celsede; her ne kadar dava dilekçesinde müvekkiline ikame araç verilmediğinden bahsedilmiş ise de, davaya konu taleplerinin satış esnasında davalı tarafından aracın kilometresinin düşük olarak gösterilmiş olması nedeniyle ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde harçlandırılan 10.000,00 TL'nın tamamının bu talebe ilişkin olduğunu beyan etmiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 71.156,30 TL'na yükseltmiş, .....tarihli celsede; her ne kadar satış tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de, bu talepten vazgeçtiklerini, dava tarihinden itibaren faiz taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince davacının 8 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili ile davacı tarafın otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, sürekli olarak araç alım satımı yaptıklarını, bahse konu araç ile ilgili olarak müvekkili şirketin aracın kilometresinde oynama yapmadığı gibi davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; aracın birçok el değiştirmesi neticesinde kim tarafından yapıldığını da bilebilecek durumda olmadığını, hal böyle iken davacının bir takım iddialar ile aracın müvekkil şirket tarafından kilometresinin geri alınmak suretiyle satış gerçekleştirdiğine dair beyanının taraflarınca kabul edilmediğini, davacı tarafça müvekkil firmaya gönderilen ihtarnameye cevap olarak Şanlurfa .....Noterliği'nin .....tarih ve .....yevmiye nolu cevabi yazısı ile; bahse konu araçla ilgili şirketlerinin bir kusurunun bulunmadığını, aracın km ile oynanıldığını gösterir mahiyette somut bir belge gönderilmediğini, bahse konu aracın .....sitesinde .....ilan numarası ile satışa sunulduğunu, ihtara konu edilen araç hakkında km oynama durumunun söz konusu olması halinde aracı iade almaya hazır olduğunun belirtildiğini, ancak taraflarınca keşide edilen ihtara cevaptan sonra müvekkili ile iletişime geçilmediğini, aracın belirtilen hali ile 3. şahsa satıldığını, UYAP sistemi üzerinden plaka veya şasi numarası ile sorgulama yapıldığı takdirde davacının aracı devrettiğinin anlaşılacağını, araçta ayıplı olarak kusur bulunması hali göz önünde bulundurulduğunda davacının malın ayıplı olmasından kaynaklı olarak müvekkili şirkete aracın ayıplı olduğuna dair bilgi ve belgeleri göndermemiş olması, ihtarnameye cevap olarak keşide edilen dilekçede malın iadesinin yapılabileceğini müvekkil firma belirtmiş iken davacının aracı satarak müvekkil şirkete aracı iade etmekten kaçınmasının kötü niyetli bir tutum olduğunu, iyi niyetle bağdaşmayan iş bu davanın reddi gerektiğini savunmuş, .....tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin bahse konu aracın satışı karşılığında araç satış bedeli olarak noter evrakında da belirtilen tutarı aldığını, bunun dışında herhangi bir araç bedel almadığını, davacı tarafın dava dilekçesine bakıldığında dava dışı .....kişinin hesabına gönderilen tutardan bahsetmiş olmakla beraber müvekkilinin ...... kişiye ödenen rakamı almadığını, ayrıca bahse konu aracın tutarı ile ilgili olarak davacı şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını beyan etmiş, .....tarihli celsede de, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekontlardaki 1.008.000,00 TL ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığını, ödeme yapılan kişi ile müvekkili şirketin herhangi bir bağlantısı bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, .....plaka sayılı aracın tramer kayatları, trafik tescil bilgileri ve muayene kayıtları, .....plaka sayılı aracın taraflar arasındaki satışına ilişkin Şanlıurfa .....Noterliğince düzenlenen .....tarihli ve .....yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi, .....tarafından .....plaka sayılı araç hakkında düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporu celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisinden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, davacı tarafından .....tarihli noter satış sözleşmesi ile davalıdan satın alınan aracın satış esnasında km'sinin düşük gösterildiğinden bahisle ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkindir.
Şanlıurfa .....Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye nolu araç satış sözleşmesi incelendiğinde; alacının davacı, satıcının davalı olduğu, aracın kasko bedelinin 1.757.524,00 TL, satış bedelinin ise 702.000,00 TL olduğu, satış bedelinin tamamen ödendiği, ekspertiz raporu bulunmadığı ve tarafların aracın .....km'de olduğunu beyan ettiği, aracın şase numarasının .....olduğu,
.....plaka sayılı aracın celbedilen muayene kayıtları incelendiğinde; aracın .....tarihli muayenede .....km, .....tarihli muayene tarihli muayenede ise 125.684 km'de olduğunun belirtildiği,
Davaya konu .....plaka sayılı ve .....şase numaralı araç hakkında, .....Ekspertiz tarafından düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda aracın km'sinin .....olarak gösterildiği, .....Ekspertiz tarafından düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda aracın km'sinin .....olarak gösterildiği, .....Ekspertiz tarafından düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda ise aracın km'sinin .....olarak gösterildiği, .....Oto Ekspertiz tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, aracın "Bu şase numarası ile en son .....km'de, ....tarihinde işlem yapılmıştır" şeklinde kayda yer verildiği,
Davacı tarafından davalıya gönderilen Diyarbakır .....Noterliğinin .....tarihli ve .....yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde: hileli davranışlar ve dolandırıcılık fiilleri ile yapılan satıştan dolayı aracın hasarsız mislinin güncel fiyatı ile iadesi ile aracın güncel bedelinin iş bu ihtar tarihinden itibaren 3 iş günü içinde .....nolu iban hesabına iadesini, akabinde aracın şirketin adresinden teslim alınmasını, aksi taktirde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere tüm yasal yollara başvuracağının ihtar edildiği,
Davalı tarafından davacıya gönderilen Şanlıurfa .....Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye nolu cevabı ihtarnamesi incelendiğinde; iddia edilen olayın meydana gelip gelmediğinin araştırılması için davacı tarafın şirket adresine davet edilerek gerekli araştırmanın yapılması ve raporlamanın beraber hazırlanması, şirketin kusurunun bulunması halinde sözleşmeden dönme yoluna başvurabilecekleri, araç üzerinde yapılacak tespitler neticesinde bedelin aynen iadesine hazir olunduğunun bildirildiği,
.....plaka sayılı ve .....şase numaralı aracın celbedilen trafik tescil bilgileri incelendiğinde; aracın ilk olarak .....tarihinde .....adına trafikte tescil işlemi gördüğü, .....tarihinde .....Ltd. Şti.'ye, .....tarihinde ....., .....tarihinde davalı şirkete, .....tarihinde davacı şirkete, .....tarihinde .....noterde satışının yapıldığı, aracın nihai aşamada kayıt malikinin .....olduğu, anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu aracın satışı esnasında kilometresinin düşük olarak gösterilip gösterilmediği, araç satış sözleşmesinde yazılı kilometrenin aracın gerçek kilometresi olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının TBK'nın 227. Maddesi kapsamında ayıp oranında bedel indirimi talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarına ilişkindir.
Davaya konu alacağın sözleşmeden kaynaklanan para alacağına ilişkin olması nedeniyle TBK'nın 89. Maddesi gereğince davacı alacaklı şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan mahkememizin de uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce, davaya konu araçta satış tarihi öncesinde kilometre düşüklüğü yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise satış tarihi itibarıyle aracın km'sinin ne kadar olabileceğinin, davaya konu edilen aracın satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin ve davacı tarafın aracın satış bedelinin 1.710.000,00 TL olduğuna yönelik iddiası ile davalı tarafın aracın satış bedelinin 702.000,00 TL olduğuna ilişkin savunması ile bağlı kalınmaksızın, satış tarihi itibariyle kilometre düşüklüğü yapılmamış halinin rayiç değeri ile kilometresinin düşürülmüş haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın, taraflarca gösterilen satış bedellerine ayrı ayrı uygulanarak hesaplama yapılması için makine mühendisi Mesut Hüseyinoğlu'dan bilirkişi raporu alınmış, düzenlenen raporun denetime elverişli olmaması nedeniyle bu sefer makine mühendisi .....bilirkişi raporu alınmıştır.
Makine mühendisi .....tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu araçta .....-.....tarihleri arasında .....km'nin üstünde sayaç bilgisi geri alınarak km'sinin düşürüldüğünün tespit edildiği, ancak km sayaç bilgisinin kaç kilometre düşürüldüğü veya net olarak hangi tarihte bu işlemin vapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, davaya konu aracın .....satış tarihi dikkate alınarak değerinin tespiti için kilometre bilgisinin .....olduğu göz önünde bulundurularak gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, buna göre, aracın satış tarihinde 1.706.750,00 TL bedel ile temin edilebileceği, km'sinin düşürülmüş halinin ise 1.533.750,00 TL bedel ile temin edilebileceği, aracın satış bedelinin 702.000,00 TL olarak esas alınması halinde, (702.000,00x1.533.750,00)/1.706.750,00) hesaplanan bedelin 630.843,70 TL olduğu, 702.000,00 TL'den 630.843,70 TL çıkarıldığında gerçek zarar miktarının 71.156,30 TL olacağı, taraflar arasında kararlaştırılan satış bedelinin 1.710.000,00 TL olması halinde, (1.710.000,00 x 1.533.750,00) /1.706.750,00) hesaplanan bedelin 1.536.670,57 TL olduğu, 1.710.000,00 TL'den 1.536.670,57 TL çıkarıldığından gerçek zarar miktarının 173.329,43 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre ise, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan TBK'nın 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK.'nın 225.maddesine göre, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.
TBK'nın 227. maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme şeklindeki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Ancak alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
TBK.'nın 228/2. maddesine göre, satılanın alıcı tarafından başkasına devredilmesi halinde alıcı ancak satılanın değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davaya konu araç satış sözleşmesinin .....tarihinde gerçekleştiği, noter satış sözleşmesinden taraflarca aracın .....km'de olduğunun beyan edildiği, dosya içerisinde yer alan ve satış tarihinden önce düzenlendiği anlaşılan .....Ekspertiz tarafından düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda aracın km'sinin .....olarak gösterildiği, satış tarihinden sonra .....Ekspertiz tarafından düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda ise aracın km'sinin .....olarak gösterildiği ancak ekspertiz raporu içeriğinde, araç hakkında .....tarihinde .....km'de iken işlem yapıldığına ilişkin kayıt düşüldüğü, bu km'si düşürülmüş aracın davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, bu ayıbın ilk bakışta davacı tarafça anlaşılabilir nitelikte olmadığı ve davacı tarafından gönderilen .....tarihli ihtarname ile ayıp ihbarının yapıldığı gözetildiğinde, ayıp ihbarının süresinde olduğu ve davacının km'si düşürülmüş aracın kendisine satılmış olması nedeniyle TBK'nın 227.maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan ayıp oranında bedel indirimini talep edebileceği kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan noter satış sözleşmesinde aracın satış bedeli 702.000,00 TL olarak gösterilmiş, davacı taraf aracın 1.710.000,00 TL bedelle satın alındığını ve ödemelerin davalı şirketin .....hesabına 702.000,00 TL ve yine davalı şirketin belirttiği .....isimli şahıs hesabına 1.008.000,00 TL gönderilmek suretiyle gerçekleştirildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise, 1.008.000,00 TL ödemenin yapıldığı iddia edilen kişi ile herhangi bir bağlarının bulunmadığını, satış bedelinin noter satış sözleşmesinde yazılı 702.000,00 TL olduğunu savunmuştur. Davacı taraf satış bedelinin noter satış sözleşmesinde yazılı bedel değil de daha yüksek bir bedel olduğunu iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerekir. Dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunulmamıştır. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması nedeniyle mahkememizce davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hatırlatılmış, davacı vekili yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmiştir. Bu halde, taraflar arasındaki satım bedeli mahkememizce noter satış sözleşmesinde yazılı 702.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Davacı taraf terditli hazırlanan bilirkişi raporuna göre noter satış sözleşmesinde yazılı 702.000,00 TL üzerinden hesaplanan 71.156,30 TL tahsilini istemiş, mahkememizce de davacı tarafından ayıp oranında bedel indirime ilişkin açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve kabul edilen alacağa tarafların tacir olduğu da gözetilerek dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 71.156,30 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.860,69 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.044,40 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 3.546,44 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.044,40 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.584,10 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 346,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.800,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.146,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim