TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile Diyarbakır İli Bağlar İlçesi Kantar Kavşağı civarında seyir halindeyken kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ...sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ...plaka sayılı aracın arka kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...%100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu ve değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracın onarımı aşamasında orijinal parça yerine yan sanayi ürün kullanıldığını, bu nedenle değer kaybı ile orijinal parça bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL orijinal parça bedelinin (hasar onarım bedeli) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ...tarihli dilekçe ile talep sonucunu, değer kaybı yönünden 110,00 TL'na, orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı hasar bedeline ilişkin talep sonucunu 9.938,77 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, davaya konu kazada sigortalı aracın kusurlu olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin, aracın km'si, daha önceden hasarlanmış olup olmadığı, hasar ve onarıma ilişkin belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi gerektiğini, davacının, aracının onarımını yetkili serviste orijinal parçalar ile gerçekleştirmiş olmasının müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu nedenle ZMMS Genel Şartları uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun sadece aracın kaza tarihinde anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılması durumunda uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedelle sınırlı olduğunu, bu nedenle davacının aracının onarımını yetkili serviste orijinal parçaları ile yaptırması neticesinde ödemiş olduğu onarım bedeli fahiş olup müvekkili şirketin söz konusu bedelden sorumluluğunun bulunmadığını, KDV'nin müvekkili sigorta şirketinden talep edilmesinin gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, değer kaybının hesaplanmasında ZMMS Genel Şartlarının esas alınması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait ...plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisi bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş, kaza nedeniyle hasara uğrayan davacıya ait aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı hasar bedeli farkı ile değer kaybı istemine ilişkindir.
...tarihinde davacıya ait ...plaka sayılı araç ile ...plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın ...-...tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 43.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin 14.380,98 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davacıya ait aracın onarımı aşamasında orijinal parça mı yoksa eş değer veya çıkma parça mı kullanıldığı, eşdeğer veya çıkma parça kullanıldığının kabulü halinde orijinal parça ile eşdeğer parça arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, hasar nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında yer alan sürücü beyanları ile kaza yerine ilişkin krokinin incelenmesinden, davalı sigortalı ...plaka sayılı aracın kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait ...plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davalı sigortalı araç sürücüsünün önü sıra kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait araca çarpmamak için yeterli takip mesafesini korumadığından kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş ve davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir.
1-Aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı talep edilen hasar fiyat farkına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.
" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamı ve mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden alınan ikinci ek raporda, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar onarımı aşamasında değişimi yapılan yedek parçaların eş değer parçalar olduğu, ...kaza tarihindeki dava konusu değişimi yapılan orjinal parça bedeli ile eşdeğer parça bedeli arasındaki fiyat farkının KDV dahil 9.938,77 TL olabileceği mütalaa edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım aşamasında eş değer parça ile değişimi yapılan yedek parçalara ilişkin orijinal parça ile değiştirilmesine olanak bulunmadığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacının orijinal parça yerine eş değer parça kullanılması nedeniyle oluşan fiyat farkını talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu halde bilirkişi raporu ile tespit edilen ve davacı tarafça sunulan bedel artırım dilekçesi ile talep edilen 9.938,77 TL üzerinden talebin kabulüne ve kabul edilen miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Yukarıdaki kararda anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen ...tarihli kök bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki ..., ...ve ...tarihlerindeki trafik kazalarında da hasarı arka kısmından aldığı ve değiştirilen-onarımı yapılan parçaların dava konusu parçalar ile aynı parçalar olması nedeniyle davaya konu edilen ...tarihli kazadan dolayı değer kaybının olmadığı mütalaa edilmiş, bilirkişi raporunda yapılan bu tespit mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelmediği kabul edilerek davacının değer kaybı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 9.938,77 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 678,91 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 409,06 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ile 269,85 TL peşin harcın toplamı olan 539,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 103,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.650,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.753,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.723,35 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.938,77 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 110,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.085,83 TL'lik kısmının davalıdan, 34,17 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim