T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....günü, saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile .....Caddesi üzerinde seyir halindeyken Şanlıurfa Karayolu kavşağına gelerek sağa manevra ile bahsi geçen karayoluna katılım sağlamak istediği sırada aracının sol ön kısımları ile katılım sağlamak istediği yol üzerinden düz istikamette sol tarafından yolun sağından gelen davacı müvekkili .....sevk ve idaresindeki bisikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle sürücü .....karşı Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, kazaya karışan .....plakalı aracın .....Sigorta A.Ş. tarafından, .....sigorta numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile güvence altına alındığını, davalı sigorta şirketine gerekli belgeler ile birlikte .....tarihinde iadeli taahhütlü posta yolu ile başvuru yapıldığını, başvuru dilekçesi ve ekleri .....tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini ancak sigorta şirketi ödeme yapmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından .....hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması üzerine Diyarbakır Arabulucu Bürosuna Başvuru yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını, bu kaza nedeni ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....esas numarası ile ceza dava açıldığını, ceza dosyasın da müvekkili .....ile ilgili alınan sağlık kati raporunda müvekkilinin vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi bakımından hafif (1) orta (2,3) ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında; kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu tespit edildiğini, Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....Esas numaralı dosyasından aldırılan Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın .....tarihli ve ....sayılı Adli Tıp raporuna göre; davalı sürücü ....., idaresindeki araç ile katılım sağlayacağı yol üzerinden sol tarafından gelen bisikleti dikkate alarak bu bisikletlinin güvenli geçişi sonrası yola katılım sağlaması, ilk geçiş hakkının müşteki idaresindeki bisiklete vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediğini, tedbirsizce sağa manevra ile yola katılım sağlamak istediği sırada sol tarafından düz istikamette gelen bisiklete çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkili .....ise idaresindeki bisiklet ile düz istikamette yolun sağında seyri sırasında sağ tarafındaki yoldan gelerek kendisinin seyir halinde olduğu yola katılım sağlamak isteyen aracın, kendi idaresindeki araca çarptığı kazada hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı anlaşılmakla atfı kabil bir kusurunun olmadığı tespit edildiğini, müvekkilinin, bu kazada kusursuz oluşu ve kaza neticesinde kemik kırığı oluşacak şekilde bedeni zararının ortaya çıkması neden ile uğradığı zararların davalı tarafça karşılanması gerektiğini, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ve belirsiz alacak olarak 100,00 TL geçici iş kaybı, 100,00 TL sürekli işgücü kaybı ve 100,00 TL tedavi giderinin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı aracın müvekkili şirket nezninde KTK zorunlu mali mesuliyeti (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının tedavi gördüğü döneme ve tedavi giderlerine ilişkin fatura veya makbuz sunulmadığını, müvekkili sigorta şirketinin , manevi tazmibat taleplerinden, geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kazaya konu kusur oranı ve zarar tespitinin (maluliyet oranının) Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti gerektiğini, her ne kadar davacının malul kaldığı iddiası varsada, dosyaya sunulan usulüne uygun maluliyet raporunun olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER;
Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Dicle Üniversitesi Başhekimliği'ne, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, .....Sigorta A.ş'ye, .....Güvenlik Merkezi'ne, Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne ve Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.
.....tarihli Adli Tıp Raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
.....tarihli aktüerya bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili .....tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ile tedavi giderinden oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği, davanın uzamış 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı vekili ile cevap dilekçesinde davacının dava açmadan önce KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan başvurduğu dolayısı ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini talep etmiş ise de celp edilen hasar dosyasının içeriğinden davacının dava açmadan önce davalıya KTK'nun 97.maddesi kapsamında başvurduğu görülmekle, davalı vekilinin bu yöndeki dava şartı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zirae Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2018/3847 Esas 2020/823 Karar sayılı içtihadında da değinildiği üzere başvuruda eksik evrak var ise bu husus davanın reddini gerektirmeyecek, yalnız davalının temerrüt tarihine etki edecektir.
.....günü, saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile .....Caddesi üzerinde seyir halindeyken Şanlıurfa Karayolu kavşağına gelerek sağa manevra ile bahsi geçen karayoluna katılım sağlamak istediği sırada aracının sol ön kısımları ile katılım sağlamak istediği yol üzerinden düz istikamette sol tarafından yolun sağından gelen davacı müvekkili .....sevk ve idaresindeki bisikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava konusu kaza ile ilgili yürütülen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....Soruşturma sayılı dosyasında kusur hususunda alınan .....tarihli bilirkişi raporunda sürücü .....KTK'nun 53 maddesine aykırı olacak şekilde sağa dönerken dönüş kurallarına aykırı davrandığı, kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsü davacının kazanın gerçekleşmesine etki eden herhangi bir kusurunun olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Aynı kaza ile ilgili Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında ATK'dan kusur hususunda rapor alınmış ve .....tarihli ATK raporunda sürücü .....kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsü davacının kazanın gerçekleşmesine etki eden herhangi bir kusurunun olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan raporların birbiri ile uyumlu olduğu, dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu görülmüş, Mahkememizce .....tarihli celsenin (10) numaralı ara kararı ile ceza dosyasında alınan kusur raporunun taraflara tebliğine karar verilmiş, usul ekonomisi ilkesi gereğince kusur hususunda yeni bir rapor alınmamış ve ve ceza dosyasında alınan ATK kusur raporu hükme esas alınmıştır. Böylelikle davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının maluliyet iddiası ile ilgili Adli Tıp Kurumu .....İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, .....tarihli özetle, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin dört ay olduğu, başka birisinin geçici veya kalıcı bakımına ihtiyacının olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmış, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 17.221,43 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik zararı yönünden 17.221,43 TL'ye yükseltmiş olup, buna göre davacının nihai talebi kalıcı iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 17.221,43 TL ve tedavi gideri için 100,00 TL'dir.
Her ne kadar dosyada davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin olduğuna dair somut bir delil olmasa da Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun maluliyet raporunda kemik kırığı nedeni ile davacının 4 ay süre ile geçici maluliyetinin olduğu tespit edilmiş olup, 4 aylık süre içinde davacının hastaneye gidiş geliş ulaşım masraflarının olacağı, diğer taraftan kemik kırıklarında kaynamayı hızlandırmak için proteinden zengin özel beslenme programlarının uygulanması gerektiği, dolayısı ile davacının iyileşebilmek için ulaşım ve beslenme masraflarının olacağı, bu masrafların SGK tarafından karşılanmadığı, talep edilen 100,00 TL'nin makul olduğu değerlendirilmekle, davacının tedavi gideri talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderinin, ZMMS poliçesinde teminat altına alınmadığını ileri sürse de "Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Söz konusu düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiştir. Trafik kazası sonucu hastalık sigortası kapsamında Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, yasa kapsamı içerisinde bulunmamakta olup, Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, işletenden, şoföründen ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri içerisinde kalmak koşuluyla sigorta şirketinden tahsili mümkün olduğu bulunmaktadır."(Yargıtay 10.HD.2014/5225 E-2014/6200 K) "01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya Barosu yayınları. sayfa 7-8 Yargıtay HGK Üyesi: Hüseyin TUZTAŞ). İzah edilen nedenlerle, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının dava tarihinden önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca davalıya başvurduğu ve başvurunun evrak kayıt tarihinin .....olduğu görülmüştür. Bu tarih üzerinden 8 iş günü hesaplandığında, davalının temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır.
İzah edilen nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile geçici iş göremezlik zararı için 17.221,43 TL ve tedavi gideri için 100,00 TL olmak üzere toplam 17.321,43 TL maddi tazminatın, davalının sorumluluğu ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının kalıcı maluliyete ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile geçici iş göremezlik zararı için 17.221,43 TL ve tedavi gideri için 100,00 TL olmak üzere toplam 17.321,43 TL maddi tazminatın, davalının sorumluluğu ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının kalıcı maluliyete ilişkin tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 1.183,23 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL ile tamamlama harcı 295,00 TL'nin mahsubu ile eksik 618,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 17,90 TL'sinin davacıdan ve 3.102,10 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 269,85 TL, peşin harç 269,85 TL ve tamamlama harcı 295,00 TL olmak üzere toplam 834,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.200,00 TL, ATK rapor ücreti 4.650,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 514,75 TL olmak üzere toplam 8.364,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 8.269,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.321,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kabulüne ve reddine karar verilen kısım için ayrı ayrı miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim