TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ..... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait .....plaka sayılı aracın hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine mail yoluyla yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaı saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 12.446,21 TL'na yükselterek talep edilen miktara .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, .....plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde .....poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile
.....-.....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 50.000,00 TL olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, zamanaşımının dolduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını,müvekkili sigorta şirketi tarafından zdeğer kaybına ilişkin olarak davacı tarafa .....tarihinde 3.950,35 TL ve hasar onarımına ilişkin olarak .....tarihinde 18.000 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkilinin poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybının maddi olaya uygun ve genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davanın sigortalı .....ihbar edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV hariç 18.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak 18.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine .....tarihinde mail yoluyla yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde 3.950,35 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırları içerisinde gerçekleştiği ve 6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği ve elde ki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde .....tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden; .....tarihinde saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile Diyarbakır'dan Siverek istikametine seyir halinde iken .....kavşağını geçince aracı buzlu zeminde kaydırarak gidişine göre sağındaki bariyere aracının sağ ön köşe kısımlarını ve sol arka çamurluk kısımlarına, aracın sağ arka çamurluk ve sağ arka kısımlarında gelir kısmında aynı yöne seyreden sürücü .....idaresindeki .....plakalı aracını kaydırarak ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, olay yerini terkeden .....plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK.'nun 56/1-C maddesinde yer alan "Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu belirtilmiş, trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda da, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davacıya ait araca arkadan çarpan davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 16.396,56 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 3.950,35 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davacı taraf, ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek elde ki davayı açmıştır.
2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava, .....tarihinde açılmış ve davanın açıldığı tarih itibarıyle davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre dolmamıştır. Bu halde, yetersiz ödemeye dayalı bakiye değer kaybının tahsili istemi ile açılan davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 16.396,56 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından 3.950,35 TL ödeme yapılmıştır. Bu halde yapılan ödeme yetersiz olup, ödenen ile ödenmesi gerekin miktar arasında da fahiş fark bulunmaktadır. Bu halde davacının bakiye değer kaybı talep edebileceğinin kabulü gerekir. Davacının bakiye değer kaybı alacağı 12.446,21 TL olup, değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve kabulen edilen miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 12.446,21 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 850,20 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 230,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 350,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 230,00 TL ıslah harcının toplamı olan 769,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 407,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.407,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 12.446,21 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim