T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde .....poliçe numarası ile davalılardan .....Sigorta AŞ'ne sigortalı olan, davalılardan .....sürücüsü ve davalılardan .....da işleteni olduğu .....plakalı araç sürücüsünün kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, yaya olan müvekkilinin yaralandığını ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru neticesinde meydana gelen olay sonrası müvekkilinin tedavi süreci yaşadığını, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın .....tarih ve .....numaralı raporuyla belirlendiği üzere %18 oranında iş göremez duruma geldiğini, yine işbu kaza sebebiyle 270 gün süreyle %100 oranda geçici iş göremeyeceği tespit edildiğini, bunun yanında 135 gün süresince bakıcı ihtiyacı olduğu ve yine en az 3000 TL belgelenemeyen tedavi gideri olacağı tespit edildiğini, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olay hakkında .....Soruşturma sayılı dosyası kapsamında herhangi bir kusur incelemesi yapılmadığını, kaza sonrası çarpan aracın olay yerinden kaçması nedeniyle trafik ekipleri tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, sigorta şirketi yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuruda .....tarihli kusur raporunun tanzim edildiğini, söz konusu raporda tarafların %50'şer oranda kusurlu oldukları belirtildiğini, ancak Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından el çekme kararı verildiğini, dava konusu kaza nedeni ile müvekkilinin maluliyetinin oluştuğunu, maddi ve manevi zararının olduğunu belirterek, 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL belgelenemeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 9.100,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketin yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, davacının yaşadığı manevi zararlara karşılık olmak üzere 50.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğunun, .....tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, zira davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı kalacak şekilde sorumlu olacağını, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin de yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusur nispetinde ve teminat limiti ile sorumlu olabileceği değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin davacı yanın zararları bakımından sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan hastane kayıtları ile sağlık raporları; objektif değerlendirmelerden uzak ve mahkeme kararına dayanak teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu, maluliyet hususunda eRişkinler İçin Engellilik Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan ve davacı yanların dava konusu kaza sonucunda kalıcı maluliyetleri oluşmadığından ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri zararları müvekkili şirket sorumluluğunda olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına, .....Hastanesi'ne, Kayapınar Sosyal Güvenlik Merkezi'ne, Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesine, Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na, Dicle Üniversitesi Başhekimliği'ne, Yenişehir İlçe Jandarma Komutanlığı'na, Yenişehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Kayapınar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, .....Sigorta A.ş'ye, Sigorta Tahkim Komisyonu'na ve .....bank A.Ş'ye yazılan müzekkerelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce keşif yapılmış ve kusur hususunda bilirkişi raporu alınmış, tedavi giderleri konusunda Adli Tıp Uzmanı Dr. bilirkişiden rapor alınmış, yine davacının aktüeryal zararı konusunda bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin .....tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeni ile HMK'nun 107. maddesi uyarınca 500,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 8.000,00 TL kalıcı iş göremezlik zararı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.100,00 TL maddi tazminatın, tüm davalılardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .....ve .....haksız fiil tarihininde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüş ise de dava konusu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği, belirsiz alacak davasının 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalının zamanaşımın def'inin yerinde olmadığı görülmüştür.
Davaya konu kazada, kazaya karışan araç sürücüsü .....kaza yerini terk ettiği için kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Ancak .....Huzur Polis Merkezi Amirliği'nde vermiş olduğu .....tarihli ifadede davaya konu kazaya karışan .....plakalı aracın sürücüsü olduğu ve bir erkek şahsa çarptığı yönünde ifade verdiği görülmüştür.
Dava konusu kaza ile ilgili açılan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....Soruşturma sayılı dosyasında şikayet yokluğu nedeni ile KYOK kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaza mahallinde keşif yapılmış, akabinde kusur hususunda bilirkişi raporu alınmış, adli trafik bilirkişisi .....tarihli raporunda, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde yaya davacının KTK'nun 68, 94 ve 138/b-3 maddelerini ihlal ettiği, davalı sürücünün ise KTK'nun 52/1-a maddesini ihlal ettiği, her iki tarafın kazanın gerçekleşmesine ekti eden kural ihlallerinin olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiş ancak kusur oranı hakkında raporunda herhangi bir değerlendirme yapmamıştır.
Mahkememizce kusur hususunda ATK'dan rapor alınmış, .....tarihli raporda özetle davacının % 50 ve davalı sürücü .....% 50 oranındaki kusuru ile kazaya sebebiyet verdikleri belirtilmiştir. ATK raporu, dosya kapsamına uygun bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce maluliyet hususunda ATK raporu alınmış, davacının kalıcı maluliyet oranının %8, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, davacının geçici veya kalıcı bakıcı ihtiyacının olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce davacının aktüer zararı konusunda bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli raporda özetle, davacının geçici iş göremezlik zararının 59.895,86 TL olduğu, kalıcı iş göremezlik zararının 254.645,80 TL olduğu, iki zarar kaleminin toplamının 374.437,52 TL olduğu ve davacının % 50 kusuru mahsup edildikten sonra hesaplanan toplam zararının 187.218,76 TL (157.270,83 TL kalıcı ve 29.947,93 TL geçici iş göremezlik zararı) olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin olması halinde miktarının ne kadar olabileceği konusunda Adli Tıp Uzmanı Prof Dr .....bilirkişi raporu alınmış ve .....tarihli bilirkişi raporunda özetle davacının SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 500,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Buna göre davacının toplam maddi zararı 187.218,76 TL + 500,00 TL = 187.718,76 TL'dir.
Kazaya karışan .....plakalı araç, davalı .....A.Ş. tarafından .....başlangıç ve .....bitiş tarihli ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olup, kişi başına sakatlanma teminat limiti 310.000,00 TL ve kişi başına tedavi gideri 310.000,00 TL'dir. Davacının kalıcı iş göremezlik zararı olan 157.270,83 TL, sakatlanma teminat limiti 310.000,00 TL içinde (teminat limitinin altında) kalmaktadır. Davacının geçici iş göremezlik zararı olan 29.947,93 TL + 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 30.447,93 TL'lik zararı, kişi başına tedavi gideri 310.000,00 TL içinde (teminat limitinin altında) kalmaktadır. Yani davacı davalı sigorta şirketinden teminat limiti dahilinde 187.718,76 TL talep ve tahsil edebilecek durumda iken, davacı vekili UYAP sisteminden gönderdiği .....tarihli dilekçesi ile davalı .....Sigorta A.Ş. yönünden davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce .....tarihli celsenin (3) ve (4) numaralı ara kararı ile davacı vekili ile davalı .....Sigorta A.Ş. vekiline ibraname sulh sözleşmesini sunmak üzere süre verilmiş, taraf vekillerinin sundukları ibranameden, davacının 150.000,00 TL asıl alacak tahsil etmek sureti ile feragat ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacının, davalı sigorta şirketinden teminat limiti dahilinde 187.718,76 TL talep ve tahsil edebilecek durumda iken, 150.000,00 TL asıl alacak tahsil etmek sureti ile feragat etmesinin, müşterek ve müteselsil borçlu konumunda olan diğer davalılara nasıl etki ettiği üzerinde durmak gerekir.
TBK'nun 166. maddesi gereğince, müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğurur. Ayrıca TBK'nun 168/2 maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanır. Müteselsil sorumlulardan birisi hakkındaki davadan feragat beyanı, diğer müteselsil borçlular yönünden de teselsülen feragat niteliği taşır ve böylece diğer müteselsil sorumlularda (davalı borçlular) sorumluluktan kurtulmuş olurlar. Bu nedenlerle davacılar vekili her ne kadar sigorta şirketi yönünden davadan feragat etmiş ise de az yukarıda izah edildiği gibi tahsilat sonucu feragat edilen tutar, poliçe teminat limitinin altında kaldığından, davacının, tüm davalılar yönünden maddi tazminat davasından feragat ettiği sonucuna varılmış, tüm davalılar aleyhindeki maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar, .....Esas .....Karar sayılı emsal içtihatları da bu yöndedir.
Davacı, sigorta şirketinden ödeme aldığı için davadan feragat etmiş, yani hakkın özünden feragat etmemiş, bu nedenle feragat nedeni ile reddine karar verilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Manevi tazminat, zarara uğrayanda huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekir. Takdir edilecek miktarın mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Olay sebebiyle duyulan acı ve elem kısmen de olsa giderilmelidir. Olay tarihindeki paranın alım gücü de gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar manevi tazminat olarak belirlenmelidir. 22/06/1976 tarihli ve 7/7 sayılı İBK'na göre de; manevi tazminat tutarını etkileyebilecek özel hâl ve şartları da gözetilmelidir. Hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken etkili olan nedenleri kararında açıkça göstermelidir.
Davaya konu kazada davalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğu, yapılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında davacının ve davalıların asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğuna dair delil olmadığı görülmüştür. Davacının maluliyeti nedeniyle yaşayacağı zoruluklar ve duyacağı üzüntü nedeniyle manevi zarara uğradığı açıktır.
Dosya kapsamı ve tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının manevi zarara uğradığı, davacının uğradığı manevi zararın niteliği, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın alış gücü göz önüne alındığında davacı lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilerek 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş, karar tarihi itibari ile Anayasa Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı kararı yürürlükte olduğundan reddine karar verilen manevi tazminat talebi ile ilgili davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Mahkememizce davacı vekiline dava değerini belirli hale getirmesi için .....tarihli celsenin (5) numaralı ara kararı ile süre verilmiş, davacı vekilince değer artırım dilekçesi sunulmamıştır. Buna göre dava değeri dava dilekçesinde ileri sürülen 9.100,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 59.100,00 TL olarak kabul edilmiş, yargılama giderleri bu tutar üzerinden hesaplanmıştır.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının FERAGAT nedeni ile REDDİNE,
2-Davacının .....ve .....aleyhindeki manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
3-Feragat ile sonuçlanan maddi tazminat davasında alınması gerekli 615,40 TL harcın hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat davasında alınması gerekli 1.707,75 TL harcın davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin, hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Adli yardım ödeneğinden ödenen ATK rapor ücretleri 10.570,00 TL, bilirkişi ücretleri 6.700,00 TL, keşif yolluğu 271,05 TL, keşif araç ücreti 500,00 TL ve tebligat giderleri 570,00 TL olmak üzere toplam 18.611,05 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına 7.872,69 TL'sinin davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 10.738,36 TL'sinin hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Maddi tazminat davasında davacı ve davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Manevi tazminat davasında davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar .....ve .....alınarak davacıya ödenmesine,
9-Gider avansından artan kısım karar kesinleştiğindi ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı .....vekilinin yüzüne karşı ve diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim