T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu, sürücü 'ın sevk ve idaresindeki plaka sayılı aracın arızalanması nedeniyle Tarsus-Pozantı istikameti Tem Otoyolunda emniyet şeridinde durduğu esnada aynı istikamette seyir halinde olan....'nin sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın arkadan çarpması sonucu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde ....'nin tam kusurlu olduğunu, Bismil Devlet Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin %30 oranında malul kaldığını, .... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesinin düzenlendiğini ve dava öncesinde müvekkilinin zararının karşılanması için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu iş gücü kaybı nedeniyle 100 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ....'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .... tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi ile poliçe limiti dahilinde sulh olduklarından bahisle sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini ve maddi tazminat yönünden poliçe limiti fazlası hakları ile manevi tazminat yönünden davalı ....aleyhine açılan davaya devam edilmesini talep etmiş, .... tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu bilirkişi raporu ile hesaplanan 1.281.803,00 TL'dan sigorta şirketinin ödediği 500.000,00 TL düşüldükten sonra bakiye kalan 781.803,00 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 112.907,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketini eksik evrakla başvuru yapıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya gönderilen .... tarihli yazı ile eksik evrakların gönderilmesi istenilmiş ise de, davacı tarafından ilgili yazıdaki talep dikkate alınmayarak eldeki davanın ikame edildiğini, erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğin ekinde yer alan özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranları cetvelinin Kas İskelet Sistemi ana başlığı altında yer alan "3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları" bölümünde; "Engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir." düzenlenmesine yer verildiğini, somut olayda kaza ve yaralanmanın .... tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki davanın ise .... tarihinde ikame edildiğini, kaza tarihinden itibaren bir senelik iyileşme süresinin geçirilmemiş olduğunu ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca dava tarihi itibariyle davacının henüz iyileşme sürecinin devam ettiğini, bu haliyle davacı tarafından iyileşme süreci tamamlanmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, ....Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan medikal firma raporunun da HMK anlamında delil niteliğine haiz olduğunu, kaldı ki maluliyet oranına açık itirazları karşısında başvuran vekilince tek taraflı olarak alınan maluliyet raporunun içeriği teyit edilmeden hesaplama yapılmaması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın 1.8 teknik faiz oranı uygulanarak yapılması gerektiğini, geçici i,ş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri istemlerinin teminat dışı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını ve temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .... cevap dilekçesinde, davacının, zararı ve zarar verenin kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından 1 yıllık iyileşme süresi tamamlanmadan ve sigorta şirketine başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeden davanın açıldığını, davacı tarafından eksik evrakla sigorta şirketine başvurulduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu trafik kazasına ilişkin ceza yargılamasının Tarsus ..... Asliye Ceza Mahkemesinin esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, ceza dosyasına sunulan kusur raporuna ilişkin itirazlarını yaptığını, yine ceza yargılamasında Adli Tıptan alınan bilirkişi raporunda davacının maluliyet durumunun kaza tarihinden itibaren en az 18 ay geçtikten sonra muayene edilerek değerlendirilmesinin uygun olacağının mütalaa edildiğini, buna göre davacı tarafından kaza tarihinden itibaren 1 ay bile geçmeden açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı hakkında Bismil Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunu kabul etmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, .... plaka sayılı aracın tescil bilgileri ve UYAP sistemi üzerinden Tarsus ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı ile davalı .... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
....tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı araç ile davalı ....'nin sevk ve idaresindek .... plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçede sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin 500.000,00 TL, tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat üst limitinin de 500.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle Tarsus . Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan diğer davalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, maddi ve manevi tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve Mahkememizce kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporundan; .... tarihinde saat 05.00 sıralarında davalı sürücü ....'nin sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobil ile Tarsus istikametinden TEM otoyolunu takiben Pozantı istikametine seyir halde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısmı ile yolun sağ tarafında emniyet şeridinde arıza nedeni ile park halde bulunan .... plaka sayılı minibüs ve buna bağlı olan yarı römorkun arka kısmına ve yarı römorkun yanında bulunan davacı yaya ....'ya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza sonrası davalı .... tarafından ilgili kolluk birimine verdiği ifade de; .... tarihinde saat: 04:00 sıralarında Mersin ilinden Niğde iline çocukları almak için tek başına yola çıktığını, saat 05:00 sıralarında orta şeritte yaklaşık 70-80 km hız ile ilerlediğini, uykusu geldiği için emniyet şeridine geçerek dinlenmek istediğini, emniyet şeridinde duran arabayı görmeyerek arkadan çarptığını beyan etmiştir. Davacı asil ise, .... plaka sayılı transitte yolcu olarak seyahat halinde giderken aracın bozulması nedeniyle emniyet şeridinde durduklarını, Karayollarına bilgi verdiklerini, başka bir araç ayarladıklarını, bu esnada diğer aracı bekledikleri esnada üçgen reflektörü koymak için aracın arka tarafına yürüdüğünü, transitin arkasına bağlı römorka geldiği esnada bir aracın römorkla birlikte kendisine de çarptığı beyan etmiştir.
Trafik bilirkişisi tarafından Tarsus ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasına sunulan .... tarihli bilirkişi raporunda; .... plaka sayılı minibüs sürücüsü ....'ın arıza nedeniyle zaruret halinde emniyet şeridinde durduğu, yetkililere bilgi verdikleri. gerekli işaretlemeleri yapmak üzere iken görüşe açık alanda arkasından gelen oto sürücüsünün uyuması neticesi kendi şeridinden çıkarak emniyet şeridine kontrolsüz olarak geçiş ile minibüse bağlı römorkun arkasına çarpması ile gerçekleşen kazada kural ihlali bulunmadığı, davacı yaya ....'nın içinde yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı minibüsün arıza yapması ile zaruret halinde emniyet şeridi üzerinde durdukları, ifadelerinde belirttiği üzere durumu karayollarına bildirdikleri ve arıza yapan minibüsün arkasına reflektör koymak amacı ile minibüse bağlı römorkun arkasında bulunduğu sırada kontrolsüz olarak kendi şeridinden çıkarak emniyet şeridine giren aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada kural ihlali bulunmadığı, .... plaka sayılı araç sürücüsü ....ise gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ....i'nin, sevk ve idaresindeki otomobil ile otoyolda alacakaranlık vakti seyri sırasında görüşüne uygun şekilde seyretmeyip yola gereken dikkatini vermediği, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymayıp kontrolsüz şekilde emniyet şeridine girerek, arıza nedeniyle park halinde olan araca takılı yarı römorka ve yayaya önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli ve %100 kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ve davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı ....'nin %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %15 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %15 maluliyet ve 18 ay geçici iş göremezlik ile davalının %100 kusur oranı üzerinden ve davacının kaza tarihi itibarıyle elde ki dava dosyasına ve SGK kayıtlarına yansıyan çalışması bulunmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; sürekli iş göremezlik tazminatı bilinen dönem 37.673,25 TL ve bilinmeyen dönem 1.244.130,13 TL olmak üzere toplam 1.281.803,38 TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatı ise 122.907,95 TL olarak hesaplanmıştır. Bu haliyle davacı yönünden hesaplanan geçici ve ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının toplamı 1.404.710,95 TL'dir.
Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süre ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle davacıların yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin davacıya kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak değerlendirmede;
Davacı taraf açılan davada geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına ilişkin maddi tazminat isteğini davalı sürücü ile davalı sigorta şirketine yöneltmiştir. Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı sürücü ile birlikte zararın karşılanması hususunda davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Davacı vekili, yargılama aşamasında talep sonucunu arttırmadan önce davalı sigorta şirketi ile poliçe limiti dahilinde sulh olduklarını ve sigorta şirketi aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden diğer davalı sürücü yönünden davaya devam edilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından poliçe limiti olan 500.000,00 TL düşüldükten sonra kalan miktar yönünden davasını ıslah etmiştir. Bu haliyle, davacının müteselsil borçlulardan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragatinin poliçe limiti dahilinde olması ve diğer davalı sürücünün sorumluluğunu arttırıcı nitelikte olmaması nedeniyle feragatin sadece davalı sigorta şirketi yönünden sonuç doğurduğu kabul edilmiş ve davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Diğer davalı sürücü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur. Bilirkişi raporu ile hesaplanan ve ıslah ile talep edilen 122.907,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile bilirkişi raporu ile hesaplanan 1.281.803,38 TL'den poliçe limiti olan 500.000,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye kalan 781.803,38 TL'nin ödenmesinden davacıya karşı sorumludur. Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın 122.905,95 TL üzerinden, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın ise talep gibi 781.803,00 TL üzerinden kabulüne ve kabul edilen miktarlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-)Davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin;
a-)Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
b-)Davalı ....aleyhine açılan davanın KABULÜNE, 122.907,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 781.803,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 904.710,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan .... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Davacı tarafından manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan .... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Maddi tazminat yönünden; davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırılmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 61.800,80 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplamda 62.228,40 TL harcın davalı ....tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-)Manevi tazminat yönünden; davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırılmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.415,50 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplamda 3.843,10 TL harcın davalı ....tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-)Yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak;
a-)Davacı tarafından adli yardım talebinin kabulü kararına kadar tebligat ve posta gideri olarak sarf edilen toplamda 211,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-) Davacının adli yardım talebi kabul edildikten sonra, suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.815,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve 2.600,00 TL bilirkişi ücreti ile 3.835,00 TL tebligat ve 20,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere toplamda 14.270,00 TL yargılama giderinin davalı ....'den tahsili Hazineye irat kaydına,
6-)Maddi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 138.659,53 TL vekalet ücretinin davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Manevi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ....tahsili ile davacıya verilmesine,
8-)Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlanmış ise de, davanın sadece davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına ve davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına göre, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim