T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilini ... tarihinde ... önünde yaya konumunda iken plakası tespit edilemeyen bir motosikletin çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusurlu olduğunu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin doğum tarihinin ... olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, vücudunda birçok kırık oluştuğunu ve uzun süre tedavi gördüğünü, kazaya plakası tespit edilemeyen motosikletin sebebiyet vermiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile bakıcı gideri yönünden talep sonucunu 9.806,50 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, ... tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, davacı ...'in annesi ...'in verdiği ifadesinde, ... yaşında olan ...'in, alışverişe giden oğluna marka, model ve plakasını görmediği aracın çarpması sonucu yaralandığını belirttiğini, kaza ile ilgili olarak düzenlenen kolluk fezlekesinde, olay anına tanıklık edecek kimsenin bulunmadığının tespit edildiğini, yine olay yerinde ambulansın arandığı ve ambulansla hastaneye gidildiği ifade edilmiş ise de ekte sunulan 112 Acil Servis Ambulans kayıt formunda olaya ilişkin kayıt olmadığının tespit edildiğini, davacının annesinin beyanı dışında kazaya plakası tespit edilmeyen aracın sebep olduğuna dair herhangi bir kamera kaydı ve olayı gören tanıklara rastlanılmadığını, ayrıca soruşturma dosyasında bulunan ... tarihli kamera ve tanık araştırma tutanağında da olay anına tanıklık edecek kimsenin bulunmadığı ve kamera kayıtlarında olmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından, plakası tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarptığı, söz konusu aracın kusurlu olduğu, kendisinin gerçekleşen kazada kusursuz olduğunu belirterek sürekli sakatlık tazminatı talebinde bulunduğunu, 4721 sayılı TMK.'nun 6.maddesi gereğince davacının, talebine dayanak oluşturan maddi vakıaların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, kazanın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, 2918 sayılı KTK.'nun 91. Maddesine göre motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulacağının öngörüldüğünü, ... Hesabına başvuru yapılması için kazaya sebebiyet veren aracın motorlu araç olmasının şart olduğunu, KTK.'nun 3.maddesinde motorlu aracın tanımının yapıldığını ve bu tanıma göre motor hacmi 50cc geçmeyen araçlar motorlu bisiklet olup, trafik sigortası yaptırma zorunluluğunun da bulunmadığını, bu nedenle öncelikle kazaya sebebiyet veren aracın motorlu araç olup olmadığı ve trafik sigortası yaptırma zorunluluğu kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı ... Hesabı nezdinde açılan hasar dosyası ve davacıya ait tedavi evrakları ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kusur durumunun tespiti yönünden mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacıda sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından ve tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı plakası tespit edilemeyen ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen motosiklet sürücüsünün kusuruna dayalı ... Hesabına yöneltilmiş sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın davacıya motosiklet çarpması sonucu meydana gelip gelmediği, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen motosikletin plakasının tespit edilip edilemediği, plakasının tespit edilmesi halinde kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığı, plakasının tespit edilememesi halinde kazanın plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelip gelmediği, kaza nedeniyle davacı da sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, tedavi gördüğü sürece bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacı vekili, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin yaya konomunda olan müvekkiline çarptığından bahisle davalı ... Hesabından maddi tazminat talep etmiştir.
684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. Maddesinde ... Hesabı,
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre trafik kazası sonucu zarar görenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu araç belirlenememiş ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, ... Hesabı’na başvurulabilecektir. ... Hesabı işletenin kusuru oranında sorumludur.
Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen genel adli muayene raporuna göre, ... tarihinde saat ...'de davacının araç dışı trafik kazasına ilişkin hastane kaydının oluşturularak hastaneye yatışının yapıldığı, davacının annesi ....'in Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü ... polis Merkezi Amirliğinde verdiği ..., ... tarih ve saatli beyanında; .... tarihinde saat ... civarlarında oğlu ...'in ... Bulvarı üzerinde ... iş yerine alısverişe tek başına giderken plakası alınamayan bir motor sürücüsünün çarpıp kaçtığını ve olayı da çevredeki sahışların telefonla kendisine bilgi vermesi üzerine olay yerine geldiğini, çevredekilerin oğlunu kenara çektiklerini ve 112'yi aradıklarını söylediklerini beyan ederek şikayetçi olması Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı, tanık ve kamera araştırma tutanağına göre olayı gören tanık ve olay yerini gören herhangi bir kamera görüntüsüne rastlanmadığına yönelik tutanak düzenlendiği ve soruşturma dosyasında ... tarihinde daimi arama kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Kaza ile ilgili kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş ve keşif esnasında dinlenen davacı asil; kaza tarihinde ... kadayıfçısı isimli iş yerinden dondurma aldığını, sonrasında ... Kadayıfçısının önünde bulunan kavşakta yer alan yaya geçidinden karşıya geçmek için ışıkların bulunduğu yere geldiğini, yeşil ışık yanması üzerine diğer yayalar ile birlikte karşıya geçmek için hareket ettiğini ve yolun orta noktasına geldiğinde sürücüsünü ve plakasını bilmediği bir motosiklet kendisine çarptığını ve kaçarak olay yerinden uzaklaştığını, çarpmanın etkisiyle kendisini biraz sürüklediğini, çarpmadan sonra adını bilmediği kişilerin kendisini yoldan alarak kenara taşıdıklarını, daha sonra kaza yerine Ambulans gelerek kendisini hastaneye götürdüğünü beyan etmiştir. Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı asilin keşif beyanındaki kazanın oluş şekline, davaya konu kazanın meydana gelmesinde yeşil ışık ihlali yapan, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Somut olayda, ... tarihinde saat ...'de Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi tarafından davacının hastane kaydının oluşturulması ve davacı hakkında düzenlenen genel adli muayene raporunda hastaneye geliş nedeninin araç dışı trafik kazası olarak belirtilmiş olması, aynı tarihte davacının annesinin kolluğa giderek şikayetçi olması, davacının ... doğum tarihli olması ve keşif esnasında dahi kazanın oluş şeklini ayrıntılı bir şekilde açıklamış olması karşısında, elde ki davada, davaya konu kazanın davacının yeşil ışık yanarken yayalar için ayrılmış kısımda yolun karşısına geçerken yolun orta noktasına geldiği esnada plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen motosikletin kendisine çarpması sonucu meydana geldiğinin ve kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
... Hesabının sorumluğuna dayanılabilmesi için kazaya sebebiyet veren ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın motorlu araç olması gerekir. Motorlu araç tanımı 2918 sayılı KTK.'nun 3.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre motosikletin 500 cc ve üzerinde olması gerekir. Her ne kadar, mevcut aşamada elde ki davada bu yönde bir tahkikat yapma olanağı bulunmamakta ise de, kazanın kara yolunda gerçekleştiği ve trafik kazası niteliğinde olduğu olduğu, kaza tarihinde de davacının yaşının küçük olduğu nazara alındığında, motosikletin 50 cc ve üzerinde olduğunun ispatlanması davacının kendisinden beklenemez. Bu nedenle, elde ki davada davalı ... Hesabının sorumluluğunun doğduğunun kabulü gerekir.
Davacı .... doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği .... tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekir.
Yargılama aşamasında, davaya konu kaza nedeniyle davacı da sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının yönelik Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; ... tarihli trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ femur kırığı dikkate alınarak, davacının sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, kaza sırasında hastada sağ femur kırığı geliştiği, hastanın yaşı itibariyle boy uzamasının devam ettiği, klinik durumunun değişebileceği göz önüne alındığında; hastada gelişen durum olması halinde, hastanın ebeveyni veya vekilinin tekrar başvurması sonrasında artan oran açısından tekrar değerlendirilerek ayrıca rapor düzenlenebileceği mütalaa edilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir.
Mahkememizce, rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi ve davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ise, sürekli iş göremezlik yönünden kök raporda yapılan mütalaaya iştirak edilerek, kaza nedeniyle davacının tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 45 gün olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Somut olayda Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan bilirkişi raporlarında, davacının mevcut aşamada sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, ancak davacının yaşı itibarıyle boy uzaması devam ettiğinden gelişen duruma bağlı maluliyet oluşma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiştir. Mevcut aşamada davacının sürekli iş göremezliği bulunmamaktadır. Ancak davacının yaşı itibarıyle boy uzama süreci/gelişim süreci de devam etmektedir. Bu durumda, davacının gelişim süreci tamamlandıktan sonra tekrar dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının bakıcı giderinin hesaplanmasına yönelik alınan bilirkişi raporunda, bakıcı ihtiyacının doğduğu tarihte geçerli net asgari ücret üzerinden 8.250,53 TL hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek rapora itirazda bulunmuştur. Güncel Yargıtay kararları uyarınca bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Kaza tarihi itibarıyle aylık brüt asgari ücret 6.471,00 TL olup, davacının bakıcı gideri ihtiyacının 45 gün olduğu gözetildiğinde, brüt asgari ücret üzerinden bu süreye isabet eden miktar 9.706,50 TL olup, davacının bakıcı gideri isteminin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türüne ilişkin olarak; davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... Hesabına yaptığı yazılı başvuru yazısının ... tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince ... Hesabının ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen tazminat miktarına, davalı ... Hesabının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından bakıcı giderine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 9.706,50 TL bakıcı giderinin davalının temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 663,05 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 35,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 448,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 35,00 TL ıslah harcının toplamı olan 394,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 1.619,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.274,90 TL keşif harcı olmak üzere toplamda 6.394,40 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 6.329,17 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.706,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.088,17 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 31,83 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim