TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı .....işleteni ve maliki olduğu .....plaka sayılı aracın dava dışı .....sevk ve idaresinde iken Diyarbakır İli Bağlar İlçesi .....Mahallesi karakol önüne geldiğinde yaya konumunda olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve kaburgalarında kırık meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte 100,00 TL hastane ve tedavi masrafının ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslahla bitlikte talep sonucunun sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 145.242,65 TL'na, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 2.744,85 TL'na ve tedavi gideri yönünden 500,00 TL'na yükselterek bu bedelin mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru esnasında herhangi bir belge sunulmadığını, .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davanın açıldığı tarih itibari ile zaman aşımının durduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza noktasının yaklaşık 35 mt gerisinde yaya geçitinin bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumunun ispatlanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kusur oranı ve maluliyet raporunun tespiti yönünden ATK dan rapor alınması gerektiğini, kaza nedeniyle davacıya SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın .....tarihinde yayımlanan 7327 sayılı kanun ve .....tarihinde yayımlanan gelen şartlar kapsamında yapılması gerektiğinin, şartların mevcut ise müterafik kusur indirimi ve hatıf taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceği gibi ticari faiz de talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait tedavi evrakları, kazaya ilişkin kamera görüntüleri celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik kurumundan sorulmuş, maluliyet durumunun tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanı bilirkişiden, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için ise aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir.
.....tarihinde dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 360.000,00 TL ve kişi başı sağlık giderlerinin 360.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zaman aşımı süresinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde tüm tazminat kalemleri yönünden tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının yaralanmalı trafik kazası olduğu ve 2918 sayılı KTK nın 109 ve 5237 sayılı TCK nın 66. Maddeleri gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın .....tarihinde gerçekleştiği gözetildiğinde, davanın zamanaşımı üresi içerisinde açıldığı, anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerine görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, .....tarihinde saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı minibüs ile Sunay Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli ışık kontrollü Oryıl kavşağından sağa dönüşle Dicle Bulvarına katıldığı sırada, seyrine göre solundaki orta refüj üzerinden kaplamaya girmek sureti ile karşıya geçmek isteyen davacı yaya .....çarpması sonucu dava konu trafik kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu kazada kusur durumun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; sürücü .....sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşaktan sağa dönüş manevrası yaptığı sırada hareket alanını kontrol altında bulundurması ve orta refüj üzerinden kaplamaya girerek mesafe kat eden yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip davacı yayaya idaresindeki aracın sağ ön kısımları ile tedbirsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .....ise kaza mahalli yakınında bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmayıp refüj üzerinden kaplamaya girerek karşıya geçmek istediği, bu sırada kontrollerini sürdürmeyip sağa dönüşle gelen minibüse karşı korunma tedbiri almadığından kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından bilirkişi raporu alınmıştır. Dicle Üniversitesi ATABDB tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı engellilik oranının %9 ve sürekli olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte % 100 özürlü sayılması mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden kök ve tahkikat devam ederken asgari ücrette değişiklik olması nedeniyle ek bilirkişi raporu alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, % 9 sürekli iş göremezlik ve 3 ay geçici iş göremezlik, % 50 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen .....tarihli ek bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı 2.744,85 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı bilinen ve bilinmeyen dönem olmak üzere toplam 145.242,64 TL olarak hesaplanmıştır.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 500,00 TL olduğu mütala edilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığının tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ve tedavi giderinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süreler ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde tazminat ödemekle yükümlüdür. Davalı sigortalı araç sürücüsü davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde % 50 oranında kusurludur. Davalı sigortalı araç sürücüsünün % 50 kusur oranına isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı 145.242,64 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 2.744,85 TL ve tedavi gideri 500,00 TL olarak hesaplanmış, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile de bu miktarlar talep edildiğinden davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin açılan davanın ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmakla, davacının ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Dosyaya sunulan cevap dilekçesinin ekinde, davalı sigorta şirketi tarafından davacının başvuru yazısına .....tarihine ilişkin kayıt düşüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, hesaplama yapıldığından davalının .....tarihi itibarıyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu halde, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktarlara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 145.242,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.744,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 148.487,49 TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.143,18 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 506,55 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 9.456,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 506,55 TL ıslah harcının toplamı olan 866,35 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 873,75 TL tebligat ve posta masrafı ve 3.375,00 TL ATK fatura masrafı ile 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 10.748,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim