TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 02/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde, Saat .....sıralarında, .....sevk ve idaresindeki .....Plakalı traktörle Mardin İlinden Çınar İlçesi istikametinde yolun ve banket kısmında seyir halindeyken; .....Sigorta A.Ş. Tarafından .....poliçe numarasıyla ZMMS ile sigortalı olan, Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyonun, traktörün römorkunun arka kısmından çarparak müvekkil başvurucunun ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay sonrasında her ne kadar trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı tutulmuşsa da kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirket nezdinde ZMSS ile sigortalı bulunan araç Sürücüsü .....asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren .....plakalı aracın kaza tarihlerini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde, ZMSS sigortalı bulunduğundan dolayı, davalı şirketin Poliçe Genel şartları kapsamında kaza nedeniyle meydana gelen, maluliyet/Geçici ve Sürekli İş göremezlik/Bakıcı Tazminatı dolayısıyla KTK. 91 ve devamı maddeleri , Yine 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanununun 54. Maddesi gereği zarardan poliçede limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin ağır yaralandığını, davacının kaza sırasında vücut hasarının, btm ile giderilemez nitelikte olduğu ve maluliyetinin kalıcı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yukarıda arzına çalışılan nedenler ve resen gözetilecek durumlar karşısında HMK madde 107 gereği ileride uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olan belirsiz alacaklarının tespiti ve tahsili için yargılamanın mahkemece yapılarak; trafik kazası sonucu meydana gelen cismani zarar sebebiyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin, hmk 107 md uyarınca (fazaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile) sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 3.000 tl, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 1.000 tl, bakıcı giderleri tazminatı olarak şimdilik 1.000 tl olmak üzere şimdilik toplamda 5.000 TL maddi tazminatın poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden, poliçe limitini aşan kısımlar yönünden diğer davalılardan tazminin, ayrıca davacının yaşanan kazada hem kendi yaralanması hem öz kardeşleri ve anne-babasının yaralanması, bir kardeşinin yaşamını yitirmiş olmasından dolayı duymuş olduğu derin üzüntüyle birlikte yaşama sevincinin azalmış olması nedeniyle manevi şahsiyetinde azalma meydana gelmiş olduğunu, davacının duyduğu büyük üzüntü ve kederi bir nebze olsun hafifletmesi için 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .....Ve Sanayi Limited Şirketi ve .....müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesini, maddi tazminatlara davalı sigorta şirketten ilgili sigorta poliçe teminatları dahilinde kazanın yaşandığı .....tarihinden itibaren, mahkemenin aksi kanaatı durumunda davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans(talep artırım dilekçesindeki faiz talebi gözetilerek) faiziyle birlikte, sigorta poliçe limitini aşan kısımları nedeniyle diğer davalıların ödeyeceği maddi ve manevi tazminatların dava tarihi itibariyle avans faizleriyle birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyon saate .....km hızla gitmekte olup, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir ihmal veya kusurunun söz konusu olmadığını, olay günü .....saat .....'da müvekkilinin Mardin'den Diyarbakır'a doğru seyir halindeyken karanlık yolda, olay yeri incelemesinin sonucu kaza tespit tutanağında ve sürücü beyanlarından da anlaşılacağı üzere KTK m.30/1-A'yı ihlal ettiği anlaşılan ve römorkunda yolcu taşıyan traktörü fark edememiş, gerekli ışıklandırmanın olmaması sebebiyle müvekkil son anda traktörü fark etmiş ve frene basacak zamanı olmadığı için kaza gerçekleşmiş olduğunu, kazadan sonra müvekkilin etraftan yardım istemiş olduğunu ve derhal ambulansı aradığını, ambulans geldikten sonra olay yerine yakın olan Aşağıkonak karakoluna giderek teslim olduğunu, müvekkilinin olayda herhangi bir kusuru olmadığı düşüncesinde olduklarını, yapılan olay yeri incelemesi ve kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere müvekkile aksettirilen tek kusurun takip mesafesini korumamasından kaynaklanan kusur akdedilmiş olduğunu, traktör sürücüsünün ise aracında ışıklandırmanın olmadığı ve yetersiz olduğu kusuru yüklendiğini, karanlık bir yolda ışıklandırması olmadığı için fark edilmeyen bir traktörle takip mesafesini korumak kimseden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına aykırı olduğunun açık olduğunu, düzenlenen kaza tespit tutanağında, tutanağa '.....plaka sayılı traktörün üzerinde bulunması gereken sarı döner ışığın olmadığı, römork kısmında herhangi bir aydınlatma olmadığı sadece römork kısmında yansıtıcı reflektörün olduğu tespit edilmiştir'' diye not düşüldüğünü, bunun da gece vakti karanlık yolda ilerleyen traktörün neden fark edilemediği, takip mesafesinin neden korunamadığına bir nevi cevap niteliğinde olduğunu, öyle ki müvekkilinin traktörü fark ettiğinde frene basacak zamanı bulamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle, haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve davanın esasına girilmesi halinde davanın reddini talep etmiştir.
...... ve San. Ltd. Şti. (Davalı ...... Tarafından devralınan) vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza sırasında yaralananlardan anlaşılacağı üzere; traktörün römorkunda oturanlar dışındaki şahısların yaralanmaları basit tıbbi mudahale ile giderilebilecek türdeyken römorkta oturanların kazadan ağır derecede etkilendiklerinin aşikar olduğunu, Lastik Tekerlekli Tarım Traktörlerinin Karayolunu Kullanmaları ve Yük ve İnsan Taşıma Esasları KTK Madde 131- Lastik tekerlekli traktörlerle ve römork takarak ticari amaçla yük taşımak yasaktır, bu araçların ticari araç olarak tescil edilemeyeceğini, tarım ürünlerinin toplanması, yüklenmesi veya boşaltılması amacıyla tarla veya işyerine götürülüp getirmek üzere lastik tekerlekli traktörlerin römork veya yarı römorklarına, oturmaları şartıyla, taşıma sınırının beher tonu için en çok 3 kişi bindirilebileceğini, yük üzerinde insanın taşınamayacağını, yukarıda da belirttiği üzere kusur oranına dair hiçbir bilgimiz olmasa dahi müvekkil şirket aracının kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kazaya karışan araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasının öncelikli talepleri olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarlarını kabul etmediklerini belirtmekle birlikte talep edilen bu miktarların davacının gelirine oranı ve davacının gelirinin tespiti yönünde davanın ilerleyen aşamaları için itiraz haklarının saklı olduğunu, arz ve izah olunan sebeplere binaen davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkil sigorta şirketine yapılmış geçerli başvurusu bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapılmış olduğunu, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, usulüne uygun bir başvuru yapılmaması, dava açılmasına sebep olduğundan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olacağını, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde,.....tarihinde müvekkil şirkete sigortalı .....plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığı, hiçbir surette açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; .....plakalı araç müvekkil şirket nezdinde .....nolu Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile .....-.....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, müvekkil şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği iddiası mevcut ise davacının vergilendirilmiş geliri esas alınması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde alınan hesap raporunda yapılan ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kaza esnasında davacının sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğunun tespiti halinde (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren hatır taşıması indirim yapılması gerektiğini, bu takdirde hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirket nezdinde bulunan sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olması sebebiyle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faizin, hükme esas alınması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, .....plaka sayılı aracın tescil bilgileri ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır CBS .....esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının, bakıcıya muhtaç kalıp kalmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Davanın, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri taleplerinin tüm davalılardan, manevi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
.....günü saat .....sıralarında Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyon ile Mardin yönünden Diyarbakır istikametine .....sayılı karayolunu takiben sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, ağırlıklı olarak banket üzerinde ve kısmen sağ şeride taşmış şekilde ön ilerisinde seyir halinde bulunan Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı traktör ve traktöre bağlı yarı römorkun arka sol kısmı ile aracının ön kısmının çarpışması sonucu, savrulan .....plaka sayılı traktör ve bağlı römorkun gidiş istikametine göre yolun sağından yol dışı kalması sonucu, dava konusu kazanın meydana geldiği, ilgili aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin ve sağlık giderlerine ilişkin maddi tazminat üst limitinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan diğer davalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, ilgili yaralanmaya bağlı davacının bakıcıya muhtaç olup olmadığı ve süresi, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, maddi ve manevi tazminatların miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağı ve Mahkememiz .....esas sayılı dosyasında iş bu trafik kazasındaki kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun ve Çınar CBS .....soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyon ile Mardin yönünden Diyarbakır istikametine ....sayılı karayolunu takiben sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada, ağırlıklı olarak banket üzerinde ve kısmen sağ şeride taşmış şekilde ön ilerisinde seyir halinde bulunan sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı traktör ve traktöre bağlı yarı römorkun arka sol kısmı ile kamyonun ön kısmının çarpışması sonucu, savrulan .....plaka sayılı traktör ve bağlı römorkun gidiş istikametine göre yolun sağından yol dışı kalması sonucu, dava konusu kazanın meydana geldiği, davacının ilgili römorkta yolcu olarak bulunduğu sırada yaralandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz .....esas sayılı dosyada mübrez .....tarihli kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; "sürücü ....., idaresindeki araç ile gece vakti meskun mahal dışı yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını far ışığı altındaki görüş mesafesine göre ayarlaması, seyir alanını yeterli ve gerekli şekilde kontrol eder şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, tali derecede kusurlu olduğu, sürücü ....., idaresindeki araç ile gece vakti meskun mahal dışı yolda seyir halinde iken, aydınlatmanın olmadığı bu mahalde geriden gelen araçlar için vasıtasının görünür olması için gerekli tepe lambası ve ışık donanımı gibi hususları yerine getirmesi, seyrini mümkün olduğu kadar banket alanı içerisinde olacak şekilde sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, geriden gelen araçlar için görünür olmayan vasıtası ile geriden gelen bu araçlar için tehlike oluşturacak şekilde kısmen sağ şeride sarkarak seyretmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurlu olduğu, hususlar muvacehesinde, olayda; sürücü ....., %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu, sürücü ....., %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu, olduğu" mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olması nedeniyle ilgili rapor dosyamız arasına alınarak taraflara tebliğe çıkarılmış, neticeten ilgili tespitler, olay oluşuna uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak, kazanın meydana gelmesinde davalı .....%40 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu, bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "kişinin engel oranının %19 ve sürekli olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği" mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Karar tarihine en yakın güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak sunulan ek raporda özetle; "TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %19 maluliyet ve 18 ay geçici iş göremezlik, 3 ay bakıcıya muhtaç kalınan süre ile davalı araç sürücüsünün %40 kusur oranı üzerinden .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....maddi zararının hesaplaması yapılmış olduğu, dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre kaza sonucu % 19 oranında malul kalan, geçici iş göremezlik dönemi 18 ay olarak tespit edilen ve 3 ay süreyle bakıcıya muhtaç hale gelen davacının bilinen ve bilinmeyen dönem geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin maddi zararının hesaplandığı, sakatlanma ve ölüm halinde 2022 yılı(.....-.....) için kişi başına teminat miktarının 1.000.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın kusur oranına göre, geçici iş göremezlik 73.557,99 TL, sürekli iş göremezlik (bilinen ve bilinmeyen dönem toplamı) 1.141.631,71 TL, bakıcı gideri 7.765,20 TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinde kalan kısmın 222.954,89 TL olduğu" belirtilmiştir.
Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süre ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Dava tarihi itibariyle araç işleteni olan ...... San. Ltd. Şti.'nin tam bölünme ile infisah ederek davalı .....A.Ş.'ne devrolunduğuna dair beyan üzerine celp edilen belgelerden ilgili davalının dava konusu araca yönelik hak ve borçlar yönünden, tüm hak ve borçları ile davalı .....A.Ş.'ne devrolunduğu anlaşılmakla, ilgili davalı, .....A.Ş. Olarak sistem üzerinden değiştirilmiştir.
Müterafik kusur yönünden; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle ilgili traktörün römork kısmında annesi ve kardeşiyle birlikte yolcu olarak bulunan davacıya kendi yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak değerlendirmede;
Davacı tarafından ikame edilen davada, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ve bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat istekleri davalı sürücü, davalı araç işleteni ile davalı sigorta şirketine yöneltmiştir. Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılar sürücü ve araç işleteni birlikte zararın karşılanması hususunda davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Davacı vekili, yargılama aşamasında talep sonucunu arttırmadan önce davalı sigorta şirketi ile poliçe limiti dahilinde sulh olduklarını ve sigorta şirketi aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden diğer davalılar sürücü ve araç işleteni yönünden davaya devam edilmesini beyan etmiştir. Yargılama aşamasında hesaplanan tazminatların poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, buna göre alınan maluliyet raporu, kusur durum raporu ve aktüerya raporu gözetildiğinde, davacının poliçe limitini aşan kısım olarak 141.631,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 73.557,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.765,20 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 222.954,89 TL maddi tazminatın tazminini davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteninden talep edebileceği kabul edilerek, bu tazminat talepleri üzerinden davanın kabulü ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olarak toplam 222.954,89 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı .....ve davalı .....A.Ş (önceki ünvanı .....Taşımacılık Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı .....ve davalı .....(önceki ünvanı .....Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden tahsili ile ilgili aracın ticari kullanıma özgülendiği gözetilerek ticari avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere;
Maddi tazminat yönünden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
a)Davalı sigorta şirketine yönelik ikame edilen maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,
b)141.631,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 73.557,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.765,20 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 222.954,89 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı .....ve davalı .....A.Ş (önceki ünvanı .....Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden;
2-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı .....davalı .....(önceki ünvanı .....Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.230,04.-TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 4.166,91 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 3.722,12 TL ıslah harcının mahsubu ile 7.341,01 TL'nin davalı .....ve davalı .....A.Ş (önceki ünvanı .....Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25.-TL harcın davalılar .....ve .....A.Ş (önceki ünvanı .....Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan 3.500,00.-TL bilirkişi ücreti ile 650,25.-TL tebligat, posta ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 4.150,25.-TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranı dikkate alınarak 2.364,61 TL lik kısmının davalılar .....ve .....A.Ş (önceki ünvanı .....Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 35.672,78 TL vekalet ücretinin davalı .....ve davalı .....A.Ş (önceki ünvanı .....Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....ve davalı .....(önceki ünvanı .....Ve Sanayi Limited Şirketi)'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat yönünden; davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
11-Manevi tazminat yönünden; davalı .....A.Ş (önceki ünvanı .....Taşımacılık Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi) kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
12-Davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, davalı .....A.Ş vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı asil vekilinin yokluğunda maddi ve manevi tazminat yönünden kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim