T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; .....tarihinde, saat .....sıralarında, müvekkili .....sevk ve idaresindeki .....plakalı traktörle Mardin İlinden Çınar İlçesi istikametinde yolun ve banket kısmında seyir halindeyken, davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından .....poliçe numarasıyla ZMMS ile sigortalı olan, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyon aracın, traktörün römorkunun arka kısmından çarpması şeklinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin desteği oğlu .....vefat ettiğini, kaza sonrasında, Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan .....soruşturma sayılı dosyada müşteki ve tanıkların ifadelerinin alındığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan araç sürücüsü .....asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya tanıklık etmiş olan müşteki tanıklar ve üçüncü kişi tanıkların anlatımına göre .....plakalı kamyon aracı sürücüsü .....kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında ve kazaya sebebiyet veren .....yönetimindeki .....plakalı kamyonun, müvekkili .....sevk ve idaresindeki traktörü sağ bankette giderken arkadan çarptığını, çarpmadan hemen önce kamyon sürücüsü .....cep telefonu ile uğraştığının soruşturma dosyasında tanık .....ifadesiyle sabit olduğunu, ayrıca çarpma esnasında .....plakalı kamyonun hızının çok yüksek olduğu hususunun trafik tespit tutanağında gözden kaçtığını, sigortalı araç sürücüsünün hiçbir şekilde fren yapmadığını, manevraya başvurmadığını, seyir hızını hiçbir şekilde düşürmemiş olması nedeki ile kazaya sebebiyet veren sürücünün asli ve kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın sorumluluğu nedeniyle davalı sigorta şirketine .....tarihinde başvuru yapıldığını, evrakların davalı kuruma .....tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketle yapılan görüşmelerden bir netice alınamaması üzerine başlatılan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmama olarak sonuçlandığını, müvekkili davacıların oğulları müteveffa .....çok genç yaşta .....ağır kusuruyla meydana gelen trafik kazasında kaybetmiş olduklarından kaynaklı duydukları büyük üzüntü ve keder duyduklarını, manevi şahsiyetlerinde azalma meydana geldiğini, müşterek çocuklarının kazadan dolayı vefatı nedeni ile çok zor günler geçirdiklerini, izah edilen nedenlerle davacı anne için 50.000 TL, davacı baba için 50.000 TL olmak üzere toplamda müvekkilleri için 100.000,00 TL'lik geçici ödemenin verilmesine, .....için 2.500,00 TL, .....için 2.500,00 TL olmak üzere toplamda 5.000,00 TL destekten mahrum kalma tazminatının poliçe limitleri dahilinde davalı .....Sigorta A.Ş.'den, poliçe limitini aşan kısım yönünden diğer davalılar .....Ve Sanayi Limited Şirketi ve .....müştereken ve müteselsilen tahsiline, poliçe limitleri dahilinde davalı .....Sigorta A.Ş.'ince davalılara ödenecek tazminatlara sigorta şirketine başvuru tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalılar tarafından ödenecek poliçe limitini aşan tazminata ise dava açılış tarihi itibariyle yasal faizleriyle birlikte ödenmesine, müvekkili davacıların oğulları müteveffa .....çok genç yaşta meydana gelen trafik kazasında kaybetmiş olduklarından kaynaklı duydukları büyük üzüntü ve kederi bir nebze olsun hafifletmesi için davacılar .....için 100.000,00 TL, .....için 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .....Limited Şirketi ve .....müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilecek manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; .....tarihinde ölümlü yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı tanzim edildiğini, müvekkili .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kamyonun saate 42 km hızla gitmekte olduğunu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir ihmal veya kusurunun söz konusu olmadığını, olay günü saat 19.00'da müvekkilinin Mardin'den Diyarbakır'a doğru seyir halindeyken karanlık yolda, olay yeri incelemesinin sonucu kaza tespit tutanağında ve sürücü beyanlarından da anlaşılacağı üzere KTK m.30/1-A'yı ihlal ettiği anlaşılan ve römorkunda yolcu taşıyan traktörü fark edemediğini, gerekli ışıklandırmanın olmaması sebebiyle müvekkilinin son anda traktörü fark ettiğini, frene basacak zamanı olmadığı için kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin olayda herhangi bir kusuru olmadığını, kaza sonrası yapılan olay yeri incelemesi ve kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere müvekkiline aksettirilen tek kusurun takip mesafesini korumamasından kaynaklanan kusur akdedildiğini, traktör sürücüsünün ise aracında ışıklandırmanın olmadığı ve yetersiz olduğu kusuru yüklendiğini, karanlık bir yolda ışıklandırması olmadığı için fark edilmeyen bir traktörle takip mesafesini korumak kimseden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, düzenlenen kaza tespit tutanağında, tutanağa .....plaka sayılı traktörün üzerinde bulunması gereken sarı döner ışığın olmadığı, römork kısmında herhangi bir aydınlatma olmadığı sadece römork kısmında yansıtıcı reflektörün olduğu tespit edildiği şeklinde not düşüldüğünü, gece vakti karanlık yolda ilerleyen traktörün neden fark edilemediğini, takip mesafesinin neden korunamadığına bir nevi cevap niteliğinde olduğunu, müvekkilinin traktörü fark ettiğinde frene basacak zamanı bile bulamadığını, kaza tespit tutanağında ilgili traktörün üzerinde yeterince aydınlatma olmadığı tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....Ve Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkili olmadığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, .....tarihinde ölümlü yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanaktan da anlaşılacağı üzere, .....plaka sayılı kamyonun saate 42 km hızla gitmekte olduğunu, .....plaka sayılı traktör sürücüsü .....KTK'nun 30/ı-a (servis freni, lastik, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı araç kullanmak) maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesinden ve sürücü beyanlarından anlaşıldığını, ayrıca .....plaka sayılı traktörün üzerinde bulunması gereken sarı döner ışığın olmadığını, römork kısmında herhangi bir aydınlatma olmadığını, sadece römork kısmında yansıtıcı reflektörün olduğu tespit edildiğini, zaten tüm işbu hususlar kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğinde öncelikli olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu taleplerine ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan .....plakalı araç müvekkili şirket nezdinde .....nolu Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile .....-.....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, bu sigorta bir zorunlu trafik sigortası (sorumluluk sigortası) olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmadığını, müteveffa ile davacılar arasında desteklik ilişkisi bulunduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, kaza esnasında müteveffanın sigortalı araçta yolcu olması halinde (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren hatır taşıması indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden önce temerrüte düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Çınar Cumhuriyet Başsavcılığına, Çınar İlçe Devlet Hastanesi'ne, Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur hususunda ATK'dan rapor alınmış, zarar hususunda aktüerya raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, 6098 sayılı TBK'nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma zararından oluşan maddi tazminat istemi ve TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, .....tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu .....vefat etmesi nedeni ile her bir davacı için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, .....için 100.000,00 TL ve .....için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın, sigorta şirketi hariç diğer davalılardan .....tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan .....Ticaret ve Sanayi Ltd Şti vekili Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de haksız fiilin işlendiği yer Diyarbakır olduğu gibi zarar gören davacıların yerleşim yerinin de Diyarbakır olması nedeni ile HMK'nın 16. maddesi uyarınca Mahkememizin yetkisine yönelik itiraz yerinde görülmemiştir.
Bir kısım davalılar zamanaşımı def'inde bulunmuş iseler de haksız fiil tarihi .....olup, davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalıların zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili ile cevap dilekçesinde davacıların dava açmadan önce KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan başvurduğu dolayısı ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini talep etmiş ise de dava dilekçesinin ekindeki belgelerden davacıların dava açmadan önce davalıya KTK'nun 97.maddesi kapsamında başvurduğu görülmekle, davalı vekilinin bu yöndeki dava şartı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2018/3847 Esas 2020/823 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi başvuruda eksik evrak var ise bu husus davanın reddini gerektirmeyecektir, yalnız temerrüt tarihine etki edecektir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı).
Uyap sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre davacılardan .....vefat eden .....annesi ve .....de babası olduğu anlaşılmıştır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/15154 E. 2019/5802 K sayılı içtihadı). Yargıtay kararları ile yerleşik hale geldiği üzere, çocuğun anneye ve babaya destek olacağı farazi olarak kabul edilmiştir.
Haksız fiilin unsurları, fiil, zarar, uygun illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Buna göre davalıların zarardan sorumlu olması için haksız fiil sonucu oluştuğu iddia olunan zarar ile kaza arasında illiyet bağının olması ve kazaya karışan .....plakalı araç sürücüsü .....kusurunun olması gerekir.
.....tarihinde, saat .....sıralarında, davacı .....sevk ve idaresindeki .....plakalı traktörün arkasına römork takılı vaziyette ve ailesinin de römorkta yolcu olarak bulunduğu halde, Mardin İlinden Çınar İlçesi istikametinde yolun ve banket kısmında seyir halindeyken, davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından .....poliçe numarasıyla ZMMS poliçesi ile sigortalı olan, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyon aracın, traktörün römorkunun arka kısmından çarpması şeklinde ölümlü trafik kazası meydana gelmiş, bu kazada davacıların oğlu .....vefat etmiştir. Ölüm belgesinin incelenmesinde, ölüm tarihinin kaza tarihi ile aynı olduğu yani .....olduğu görülmüştür.
Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen otopsi raporunda, kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı oluşan kafa travmasından dolayı intrakraniyal kanama olduğu tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, .....plakalı araç sürücüsü .....KTK'nun 56/1c maddesi uyarınca önünde giden aracı yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafeden izlememek (yakın takip) kuralını ihlal ettiği, .....plakalı araç sürücüsü .....KTK'nun 30/1-A maddesi uyarınca dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklara aykırı araç kullanmak kuralını ihlal ettiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş ayrıca .....plakalı traktörün üzerinde bulunması gereken sarı döner ışığın olmadığı, römork kısmında herhangi bir aydınlatma olmadığı, sadece römork kısmında yansıtıcı reflektörün olduğu tutanağa şerh düşülmüştür. Bismil İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen .....tarihli olay yeri inceleme tutanağında reflektörlerin soluk renkte olduğu yazılıdır.
Mahkememizce kusur hususunda ATK'dan rapor alınmış, .....tarihli raporda özetle, sürücü ....., idaresindeki araç ile gece vakti meskun mahal dışı yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını far ışığı altındaki görüş mesafesine göre ayarlaması, seyir alanını yeterli ve gerekli şekilde kontrol eder şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, tali derecede kusurlu olduğu, kusur oranının % 40 olduğu, sürücü ....., idaresindeki araç ile gece vakti meskun mahal dışı yolda seyir halinde iken, aydınlatmanın olmadığı bu mahalde geriden gelen araçlar için vasıtasının görünür olması için gerekli tepe lambası ve ışık donanımı gibi hususları yerine getirmesi, seyrini mümkün olduğu kadar banket alanı içerisinde olacak şekilde sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, geriden gelen araçlar için görünür olmayan vasıtası ile geriden gelen bu araçlar için tehlike oluşturacak şekilde kısmen sağ şeride sarkarak seyretmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurlu olduğu, kusur oranının % 60 olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. ATK kusur raporu, oluşa uygun, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olup, Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Somut olayda .....ölümü ile gerçekleşen zarardan davalı .....haksız fiil sorumlusu sıfatı ile, araç maliki .....Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi işleten sıfatı ile ve davalı sigorta şirketi ise akdî sorumlu olarak bu zarardan sorumludur.
Yargılama sırasında toplanan delillerden .....ticaret sicili numarasında kayıtlı .....Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin dava tarihi olan .....tarihinden sonra tam bölünmesi sureti ile bir kısım varlık ve yükümlülüklerinin müdürlüğün .....ticaret sicili numarasında kayıtlı .....A.Ş. ve ....ticaret sicili numarasında kayıtlı .....A.Ş. tarafından devir alınmasına karar verildiği hususunun .....tarihinde tescil edildiği, tam bölünüp tüm varlık ve yükümlülüklerinin yukarıda belirtildiği şekli ile bahsi geçen şirketlere devrolunan .....ticaret sicili numarasında kayıtlı .....Ticaret ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının .....tarihinde terkin olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Bölünme, Türk Ticaret Kanunu 159. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede bölünmenin tanımı yapılmamıştır ancak bölünme öğretide şirketlerin amaçları doğrultusunda bölümlere ayrılması olarak tanımlanmaktadır. Alacaklıların korunması ise TTK 157. md'de yeni bir anlayış üzerinde yapılandırılmış, alacaklının alacağını kavuşma ihtimalini ayakta tutan ve aynı zamanda borçlunun da bölünme sürecinde zarurete düşmesini engelleyici anlayış şeklinde gerçekleşmiştir. Somut olayda asıl şirketin bölünme tarihi .....olup, haksız fiil tarihinden ve dava tarihinden sonradır ve borçtan kimin sorumlu olacağı hususu devralan ve bölünmeye katılan şirketlerin kendi aralarındaki iç ilişkiyi ilgilendirmektedir. Her iki şirket de bölünme tarihi olan .....tarihinden itibaren 2 yıl boyunca borçlardan sorumludur. İzah edilen nedenlerle davalıların zarardan sorumlu olmadıkları yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı .....A.Ş.'nin yargılama sırasında ünvanı değişmiş, .....Lojistik Hizmetleri A.Ş. olmuş ve UYAP sistemi, mersis numarası üzerinden otomatik olarak taraf güncellemesi yapmıştır.
Mahkememizce .....tarihli aktüerya bilirkişi raporu alınmış, bu raporda henüz kusur indirimi yapılmaksızın davacı .....için 490.627,00 TL ve davacı .....için 343.532,51 TL maddi tazminat hesaplanmıştır. Söz konusu aktüerya raporunun taraflara tebliğinden sonra davacı vekili UYAP sisteminden gönderdiği .....tarihli dilekçesi ile davalı .....Sigorta A.Ş. ile poliçe limiti dahilinde tüm sorumluluk yönüyle sulh anlaşması yapıldığını, .....Sigorta A.Ş. yönünden fazlaya dair hak ve alacaklarından, taleplerinden feragat ettiğini, diğer davalılar yönünden poliçe teminat limitini aşan tazminat ve talepler yönünden davaya devam ettiğini beyan etmiştir. Davacıların vekaletnamelerinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür. Hemen burada belirtmek gerekir ki; her ne kadar dosyaya sunulan ZMMS poliçesine göre kişi başı ölüm teminat limiti 500.000,00 TL olarak görünse de .....tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen limitlere göre .....tarihi arası ZMMS poliçe limiti kişi başı ölüm 1.000.000,00 TL'dir. Davacı vekilinin feragat tarihi, Resmi Gazete'de ilan yapılan tarihten sonradır.
Mahkememizce yukarıda ayrıntısı anlatılan kusur raporu alındıktan sonra aktüerya hususunda yeniden rapor alınmış, .....havale tarihli aktüerya raporunda kusur oranları düştükten sonra davacı .....için 545.980,09 TL ve davacı .....için 390.359,69 TL maddi tazminat hesaplanmıştır. Hesaplanan tutarların toplamı poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Mahkememizce .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile davacı vekiline sigorta şirketinden hangi davacı için kaç TL aldığını açıklaması için süre verilmiş, davacılar vekili .....tarihli dilekçesi ile .....için 392.501,00 TL ve .....için 274.826,00 TL tahsil ettiğini açıklamıştır.
Mahkememizce .....tarihli celsenin (3) numaralı ara kararı ile maddi tazminat yönünden davacılar vekiline dava değerini belirli hale getirmesi için süre verilmiş, davacılar vekili, UYAP sistemi üzerinden sunduğu .....tarihli dilekçesi ile talep artırım dilekçesi sunmayacağını ve dava dilekçesinde belirtilen meblağlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat .....için 2.500,00 TL ve .....için 2.500,00 TL'dir.
Burada feragatın sonuçları üzerinde durmak gerekir. TBK'nun 166. maddesi gereğince, müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğurur. Ayrıca TBK'nun 168/2 maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanır. Müteselsil sorumlulardan birisi hakkındaki davadan feragat beyanı, diğer müteselsil borçlular yönünden de teselsülen feragat niteliği taşır ve böylece diğer müteselsil sorumlularda (davalı borçlular) sorumluluktan kurtulmuş olurlar. Bu nedenlerle davacılar vekili her ne kadar sigorta şirketi yönünden davadan feragat etmiş ise de az yukarıda izah edildiği gibi poliçe teminat limiti 1.000.000,00 TL olup, davacıların da .....tarihli bilirkişi raporuna göre hesap edilen zararlarının toplamı 1.000.000,00 TL'nin altında kaldığından, sigorta şirketi hakkındaki feragatin diğer tüm davalılara sirayet ettiği yani davacıların, tüm davalılar yönünden maddi tazminat davasından feragat ettiği sonucuna varılmış, tüm davalılar aleyhindeki maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) 17 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar, .....Esas .....Karar sayılı emsal içtihatları da bu yöndedir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Manevi tazminat, zarara uğrayanda huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekir. Takdir edilecek miktarın mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Olay sebebiyle duyulan acı ve elem kısmen de olsa giderilmelidir. Olay tarihindeki paranın alım gücü de gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar manevi tazminat olarak belirlenmelidir. 22/06/1976 tarihli ve 7/7 sayılı İBK'na göre de; manevi tazminat tutarını etkileyebilecek özel hâl ve şartları da gözetilmelidir. Hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken etkili olan nedenleri kararında açıkça göstermelidir.
Davaya konu kazada davalı araç sürücüsünün % 40 oranında kusurlu olduğu, yapılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında davacıların ve davalılardan .....asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğuna dair delil olmadığı görülmüştür. Davacıların oğlunun kaza nedeniyle vefat etmesi ve duydukları üzüntü nedeniyle manevi tazminat davası açma hakları vardır.
Dosya kapsamı ve tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıların manevi zarara uğradığı, davacıların uğradığı manevi zararın niteliği, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın alış gücü göz önüne alındığında davacılar lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilerek davacılar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş, karar tarihi itibari ile Anayasa Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı kararı yürürlükte olduğundan davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davacılar, sigorta şirketinden ödeme aldıkları için davadan feragat etmiş, yani hakkın özünden feragat etmemiş, bu nedenle feragat nedeni ile reddine karar verilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/3046 Esas 2019/9892 Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
1-Davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Davacıların, davalılar ....., .....Lojistik Hizmetleri A.Ş. (.....Hizmetleri Anonim Şirketi) ve .....ve Depolama A.Ş. aleyhindeki manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davacı .....için 30.000,00 TL ve davalı .....için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 615,40 TL harç ile manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 4.098,60 TL olmak üzere toplam 4.714,00 TL harçtan davacılar tarafça peşin yatırılan 3.500,89 TL'nin mahsubu ile eksik 1.213,11 TL harcın davalılar ....., .....Lojistik Hizmetleri A.Ş. (.....Anonim Şirketi) ve .....Lojistik ve Depolama A.Ş.'den müştereken ve mütselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin, davacılardan müştereken ve mütselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan başvurma harcı 179,90 TL ve peşin harç 3.500,89 TL olmak üzere toplam 3.680,79 TL harcın davalılar ....., .....Lojistik Hizmetleri A.Ş. (.....Anonim Şirketi) ve .....ve Depolama A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti 4.800,00 TL, ATK rapor ücreti 2.845,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 739,00 TL olmak üzere toplam 8.384,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 2.484,14 TL'sinin davalılar ....., .....Lojistik Hizmetleri A.Ş. (.....Hizmetleri Anonim Şirketi) ve .....Lojistik ve Depolama A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Manevi tazminat davasında davacı .....kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....., .....Hizmetleri A.Ş. (.....Anonim Şirketi) ve .....ve Depolama A.Ş.'den alınarak adı geçen davacıya ödenmesine,
9-Manevi tazminat davasında davacı .....kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....., .....Hizmetleri A.Ş. (.....Hizmetleri Anonim Şirketi) ve .....ve Depolama A.Ş.'den alınarak adı geçen davacıya ödenmesine,
10-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacılar vekilinin, davalı .....Chain Lojistik Hizmetleri A.Ş. (.....Anonim Şirketi) vekilinin, davalı .....Depolama A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır