TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 26/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mazıdağlı olup davalı ile oradan tanışıklıklarının olduğunu, müvekkilinin bildiği üzere davalının ticaret ile uğraştığını, 2017-2018 yılları arasında davalı ile ilçedeki bir kısım tacirler arasında alacak-verecek ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlığın çıktığını, müvekkilinin bu uyuşmazlığın kötü sonuçlara sebebiyet vermemesi adına arayı bulmaya çalıştığını, müvekkilinin araya girmesi ile davalı tarafından müvekkilin kendisinin kefil olması, kefil olarak boş senede imza atması halinde konuyu kapatacağını ve ödemeyi yeni belirleyecekleri vade tarihine kadar bekleyeceğini teklif ettiğini, müvekkilin memur olması ve asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi halinde müvekkilden borcun tahsil kabiliyetini yüksek gördüklerinden ısrarcı olmuş olduklarını, müvekkilde o süreçte hatırlayamadığı 40.000-50.000 tl arası bir tutarda kefil olmak için manevi baskı ve davalının ortağı .....tanımasından dolayı güven duyup imza attığını, sonrasında belirlenen vadede müvekkilinin asıl borçlulardan borcu alıp bizzat kendi hesabından borçlunun ortağı olan .....parayı gönderdiğini ve borcun ortadan kalktığını, .....da bu parayı ortağı .....gönderdiğini, senedi geri almak istese de davalılara ulaşamamış ve senedi geri alamamış olduğunu, bu olayın üzerinden 3 sene geçmesi ile 2021 yılında Derik .....İcra Müdürlükleri'nde icra takibi başlatılmış ve ödeme emri muhtara teslim edilmiş ise de müvekkilinin icra takibini borçlunun kendisini arayıp hakkında icra takibi başlattığını ,her şeyini alacağı şeklindeki söylemleri ile öğrenmiş olduğunu, bunu üzerine icra dosyası öğrenilmiş ve incelenmiş olduğunu, iş bu dava süresince haksız olan icra takibi yolu ile davalının müvekkilden borcu tahsil etmesi haklı çıkması halinde müvekkilinin davalıdan iş bu tahsilatı iade alamama riski olduğunu, yani telafisi güç durumlara sebebiyet verceğinden davaya konu Derik .....İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasını, müvekkilin davalıya ( alacaklıya ) borçlu tespiti ile kötü niyetli davalı hakkında, % 20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Derik İcra Müdürlüğünün .....takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır.
Eldeki davaya konu edilen Derik İcra Müdürlüğünün .....takip sayılı dosyası incelendiğinde, .....tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine .....düzenlenme, .....Ödeme tarihli keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 250.000,00 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, davacının keşidecisi, davalının lehtarı olduğu bonoya dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Eldeki davada davacı tarafın bonodaki imzaya ilişkin herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Davacı tarafının menfi tespit talebine dayanak iddialarının; takibe konu edilen bonodaki imza kısmı hariç diğer kısımların davacı tarafça doldurulmadığı ve bononun düzenlenmesine esas teşkil edecek davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, 2017-2018 yılları arasında davalı ile ilçedeki bir kısım tacirler arasında alacak-verecek ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlığın çıkması nedeniyle davacının bu uyuşmazlığın kötü sonuçlara sebebiyet vermemesi adına davalı tarafından ilgili borca kefil olmasına, kefil olarak boş senede imza atmasına ve ancak bu şekilde konuyu kapatarak ilgili alacağın tahsilini yeniden belirlenen vade tarihine kadar beklemesine yönelik davacıya yapılan teklifin kabul edilmesi sonrasında davacının 40.000,00-50.000,00 TL arası bir borca kefil olmak için dava konusu bonoya boş şekilde güven duyarak imza attığı, sonrasında belirlenen vadede davacının asıl borçlulardan borcu alıp bu miktarı bizzat kendi hesabından borçlunun ortağı olan .....gönderdiği ve kefil olunan borcun ortadan kalktığı, davacının boş olarak imzaladığı bonoyu geri almak istese de davalıya ulaşamadığı ve boş olarak imzaladığı bonoyu geri alamadığı, sonrasında davalının ilgili bononun düzenlenme ve vade tarihlerini aralarındaki bu olaya aykırı şekilde doldurarak ve bedel kısmına 250.000,00 TL yazarak 2021 yılında Derik .....İcra Müdürlüğü nezdinde takibe konu yaptığı iddiaları olduğu ve bu kapsamda davacının iradesi dışında içeriği doldurulan ve açığa atılan imzanın kötü kullanılması nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu edilen bononun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 776. maddesinde düzenlenen tüm yasal unsurlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Bu arada, kambiyo senetleri illetten mücerret olup, düzenlenmeleri için herhangi bir ticari ilişkinin bulunması da gerekmemektedir.
Davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak, dava kambiyo senetlerine dayalı ise davacı borçlu bu durumu yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.
Somut olayda, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davacı taraf, davaya konu bononun imza kısmı hariç içeriğinin kendisi tarafından doldurulmadığını ve 250.000,00 TL bedelli bononun düzenlenmesine esas teşkil edecek davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, ilgili senedin 40.000,00-50.000,00 TL bedel aralığında bir borcu kefil olmak maksadıyla boş şekilde imzalanıp davalıya verildiği ve kefil olunan borcun da ödenmesi nedeniyle boş şekilde imza atarak davalıya teslim ettiği ve sonrasında sahte olarak doldurulan bono nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürmüş, ne var ki bu yönde dosyaya yazılı bir delil sunulmamıştır. Öte yandan davacı taraf dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış ve yemin teklif etme hakkını kullanacağını beyan etmiş ve davacı vekilinin hazır bulunduğu .....tarihli celsede .....nolu ara karar ile; davacı vekiline kim tarafından yemin etmesinin istenildiği ve yemin teklif metnini dosyaya ibraz etmesi için tarafına 1 haftalık kesin süre verilmesi, verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde kim tarafından yemin etmesinin istenildiği ve yemin teklif metninin dosyaya ibraz edilmemesi halinde 6100 sayılı HMK nın 94/3 gereğince yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekili tarafından .....tarihinde davalı yönünden yemin teklif edilmesi istenilmiş ise de yemin metni sunulmamıştır. Buna göre davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından takip eden duruşmalarda dava konusu icra dosyasının uzun süredir işlem görmemiş olduğu ve ilgili dosyanın bir senelik kesin süre içerisinde haciz işlemleri yapılmadığı için zaman aşımına uğradığı iddiasıyla takip dosyasını düşürme talebiyle dava dilekçesini ıslah edeceklerini ve ıslah edilen dava dilekçesinde yemin deliline tekrardan dayanılacağına ilişkin beyan edilmesi üzerine ilgili takip dosyasının güncel durumunun tespiti için takip dosyası dosya arasına UYAP sistemi üzerinden tekrardan kazandırılmıştır. .....tarihli celsede davacı vekilinin dava dilekçesinin tamamen ıslah edilmesi talebinin HMK'nın 180. maddesi kapsamında davanın tamamen ıslahına ilişkin yasal düzenlemeye uygun olduğu kanaatine varılarak ilgili celsede davacı vekiline ıslah dilekçesini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan .....havale tarihli dilekçe ile talep sonucu korunarak davalı yönünden yemin deliline dayanıldığı ve ilgili dava dilekçesinde yemin metinin de yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Yemin delili, 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 E. 2015/2838 K.)
İspat yükü kendisine düşen taraf, yemin deliline dayandığını delillerinde açıkça bildirmelidir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin .....havale tarihli ıslah dilekçesi neticesinde sunduğu dava dilekçesinde açıkça yemin deliline tekrardan dayanmış olduğu ve yemin metnini .....tarihli talep evrakı ile sunmuş olduğu görülmüştür. Yemin metninde; "Derik .....İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibine dayanak senedin açığa atılan imzanın kötüye kullanılmadığı , senette yazılı 250.000 tl tutarında .....şahsıma borcu olduğuna yemin ederim '' ibarelerine yer verildiği, Mahkememizce davacı tarafından sunulan yemin metninin usul ve kanun hükümlerine uygun olduğu, bu haliyle yemin metni özelliği taşıdığı anlaşılmakla ilgili yemin metnini içerir davetiye davalının bilinen son mernis adresine tebliğe çıkarılmış, davetiyeye "Yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrünüz olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtar olunur" meşruhatı eklenmiş, ihtaratlı davetiye .....tarihinde davalı asil tarafından tebellüğ edilmiştir. Usulüne uygun olarak davetiye tebliğine rağmen, davalı ....tarihli duruşmada hazır olmamış ve mazeret de sunmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 229/1 maddesinde;"Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır." hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve davalı tarafın yeminden kaçınması hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından dava konusu bonoda kefil olunan borç nedeniyle açığa imza atıldığı ve kefil olunan borcun 250.000,00 TL tutarında olmadığının, kefil olunan borcun kendisi tarafından asıl borçludan alınarak davalıya ödendiğinin ve ilgili bono nedeniyle bir borcunun bulunmadığının, davalının açığa imzayı kötüye kullanarak senedi sahte şekilde doldurarak takibe konu ettiğininin iddia edildiği ve ilgili hususların kanıtlar nitelikte yazılı bir delil sunulmadığı, davacı vekilinin ıslah neticesinde yemin deliline dayanıldığı, davalı tarafın usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğine rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi nedeniyle yeminden kaçınmış sayılacağı, bu durumda davacının iddiaların kesin delil ile ispatladığı, davaya konu bonoda davacı tarafından açığa atılan imzanın davalı tarafından kötüye kullanıldığı, ilgili bono içeriğindeki 250.000,00 TL tutarında borcun mevcut olmadığı, davacının açığa imza attığı dava konusu bono nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığı davacı tarafından ispatlanmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacının davaya ve Derik İcra Müdürlüğünün .....sayılı takip dosyasına konu .....düzenlenme, .....ödeme tarihli keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 250.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Davacının davaya ve Derik İcra Müdürlüğünün .....sayılı takip dosyasına konu .....düzenlenme, .....Ödeme tarihli keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 250.000,00 TL Bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 17.077,5 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.269,38 TL ve sonradan yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 12.380,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 4.269,38 TL peşin harç, 179,90 başvuru harcı ve sonradan yatırılan 427,60 TL olmak üzere toplam 4.876,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 571,50 TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim