TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 02/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde davalı .....sevk ve idaresinde bulunan .....plakalı araç, Huzur Polis Merkezi ile .....Şarküteri arasında bulanan cadde de müvekkiline çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın dikkatsizliğinden dolayı meydana geldiğini ikrar ettiğini, kazanın vuku bulmasından hemen sonra davalı sürücünün olay yerinden kaçması sebebiyle trafik kazası tespit tutanağı tutulamadığını, ancak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından .....Soruşturma numarası ile başlatılan soruşturma kapsamında dosya arasına alınan .....Cadde .....(isimli) kamera kaydından anlaşılacağı üzere, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, .....doğumlu müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, kaza nedeniyle ayak bileğinde kırıkların oluştuğu tespit edildiğini, bu nedenle medial malleol kırığı ameliyatı olduğunu, ameliyat sonucunda müvekkilinin ayak bileğine platin takıldığını, yukarıda arz edilen sebep ve gösterilen deliller çerçevesinde; davacı müvekkili lehine kaza sebebiyle uğradığı bedensel zararların geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı ve tedavi masraflarının 6100 sayılı yasanın 107. maddesine göre temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi tazminatın (geçici işgücü kaybı için 2,00-tl, sürekli işgücü kaybı için 4,00-tl, bakıcı masrafları için 2,00-tl, tedavi masrafları için 2,00-tl) toplamda 10,00 - tl'nin davalı sigorta şirketinden poliçe limiti kapsamında, diğer davalılardan ise poliçe limitinin üstünde kalan kısım için; kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle; davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı araç sahibi ve araç sürücüsünden 150.000,00 TL manevi tazminatın .....kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsilini, (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) dava sonucunda hükmedilecek mali hakların alınmasını sağlamak ve davalının kazaya neden olan aracın başkaları üzerine devrini önlemek için davalı malik adına kayıtlı .....plakalı aracın üzerine üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, .....nolu bentte yazılı müzekkere taleplerimizin karşılanarak, duruşma günü beklenmesizin ilgili birimlere yazılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen .....tarihli kazaya karıştığı belirtilen, .....plakalı araç, müvekkil şirkete .....
-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere .....numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olmadığını, poliçe teminat limiti şahıs başına 1.000.000,00-TL olduğunu, Poliçeyi belirtilen davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat klozumuz bulunmadığını, davacı yan tarafından sürekli iş göremezlik talepli olarak ikame edilen işbu davaya konu kaza .....tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafından kaza üzerinden 6 ay geçmeksizin ikame edilen işbu davanın öncelikle usulen reddine gerektiğini, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, bu nedenle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesini, geçici iş görmezlik tedavi giderleri ve bakıcı gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, nitekim davacı yanın kaza tarihinde 18 yaşının altında olması nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanmayacağını. kusura ilişkin itirazlarımız doğrultusunda dosyanın atk'ya sevk edilmesine, eğer esas incelemesi yapılacak ise başvuru sahibinin güncel maluliyet durumunun tespiti için; ikamet ettiği yerdeki üniversite hastanesine sevki sağlanarak erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik (özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik mülga:20/02/2019) hükümleri uygun olarak heyet raporunun alınmasına, eğer esas inceleme yapılacak ise müterafik kusur araştırılması yapılmasına, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebi tazminatı zmms sigortası kapsamında olmadığından talebin reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise trh mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz ile hesaplama yapılmasına, aksi kanaatte pmf hükümlerinin uygulanmasına, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkil şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, haksız davanın reddine, aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, .....plaka sayılı aracın tescil bilgileri ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı ile davalı asiller hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücü ve aracın işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatı ile davalı asillere yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
.....tarihinde davalı .....sevk ve idaresinde bulunan .....plakalı aracın, Huzur Polis Merkezi ile .....Şarküteri arasında bulanan cadde üzerinde davacıya çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ilgili aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma halinde maddi tazminat üst limitinin1.000.000,00 TL, tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat üst limitinin de 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan diğer davalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, davacının talep edebileceği karşılanmayan tedavi gideri olup olmadığı, ilgili yaralanmaya bağlı davacının bakıcıya muhtaç olup olmadığı ve süresi, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, maddi ve manevi tazminatların miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağı ve Mahkememizce kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporundan; davalı ....günü saat .....sıralarında sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile meskun mahaldeki yolu takiben seyir halindeyken geldiği olay mahallinde, seyrine göre sol tarafından öncesinde yola girip önünde yürümekte olan yaya davacı .....çarpması sonucu yaralanmalı dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır,
Kaza sonrası davalı .....verdiği ifadede; .....saat .....sıralarında .....beyaz renkli .....Markalı işyerine ait aracıyla .....tarafından giriş yaptığını, akabinde Huzur Polis Merkezi Karşısında bulunan .....simit isimli işyerine seyir halinde olduğu sırada yolun ortasında bulunan orta refüj kısmında yavaşladığını, bu sırada yolun karşısına geçmeye çalışan bir erkek öğrenci olduğunu, yoldaki seti geçer geçmez araçtan bir ses geldiğini, hemen duraksayarak araçtan indiğini ve yaya olan erkek öğrenciye çarptığını fark ettiğini, beyan etmiştir.
Davacı ....., verdiği ifadede; .....sıralarında okula girmek için değer şarküteri önünden karşıya geçmekte iken sağa sola baktığında araç olmadığını, yola çıkınca geldiğini görmediği aracın kendisine çarptığını, çarpma sonrası da bir iki adım daha attığını, beyan etmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; "Sürücü ....., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolu takiben seyir halindeyken, yola gereken dikkatini vermeden yaklaştığı olay mahallinde, seyrine göre sol tarafından, öncesinden yola girip önünde yürümekte olan yayaya karşı zamanında etkin tedbir alamayıp çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu (%75 oranında)
Yaya ....., olay mahalli yoldan en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda yolun karşısına geçmeye özen göstermediğinden, yolun kenarını kullanmadığından sağ tarafından gelen sürücü .....kullandığı otomobil tarafından çarpılması sonucu meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu (%25 oranında) olduğu," mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olması nedeniyle mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı .....%75 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, bakıcıya muhtaç olduğu sürenin ise 15 gün olduğu, mütalaa edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %5 maluliyet ve 3 ay geçici iş göremezlik, 15 gün bakıcıya muhtaç kalınan süre ile davalı araç sürücüsünün %75 kusur oranı üzerinden ve davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşının altında olduğu ve çalışmadığı gözetilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; sürekli iş göremezlik tazminatı bilinen dönem 28.189,15 TL ve bilinmeyen dönem 740.798,83 TL, olmak üzere toplam 768.987,98 TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatı davacının kaza tarihinde 18 yaşının altında olması ve çalışmasının bulunmaması nedeniye 0,00 TL, bakıcı gideri ise 4.650,30 olarak hesaplanmış, bu haliyle davalı asilin %75 kusurlu olmasına göre davacının sürekli iş göremezlik zararı 576.740,98 TL, bakıcı gideri ise 3.487,72 TL'dir.
Davacının SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz tedavi giderlerinin hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre; yaralanmanın olduğu tarih itibariyle toplamda 1077,00 TL tedavi giderinin oluşacağı %75 kusuru denk gelen miktarın ise 807,75 TL olacağı anlaşılmıştır.
Maluliyet, tazminat hesabı ve tedavi gideri yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süre ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak değerlendirmede;
Davacı taraf açılan davada geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları ve tedavi gideri ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat istekleri davalı sürücü, davalı araç işleteni ile davalı sigorta şirketine yöneltmiştir. Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı sürücü ile birlikte zararın karşılanması hususunda davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Davacı vekili, yargılama aşamasında talep sonucunu arttırmadan önce davalı sigorta şirketi ile poliçe limiti dahilinde sulh olduklarını ve sigorta şirketi aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden diğer davalı sürücü yönünden davaya devam edilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL altında kaldığı, davacının geçici iş göremezlik zararının kaza tarihindeki yaşı gözetilerek oluşmadığı, yine yargılama aşamasında hesaplanan tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatlarının sağlık giderine ilişkin poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL'nin altında kaldığı, Bu haliyle, davacının müteselsil borçlulardan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragatinin poliçe limiti dahilinde olması ve diğer davalılar araç sürücüsü ve araç işletenin sorumluluğunu arttırıcı nitelikte olmaması, ilgili feragatin poliçe limitleri kadar olan kısım kadar davalı asillerin de sorumluluğunu ortadan kaldırdığı ve belirlenen tazminat miktarlarının poliçe limitlerinin üzerinde olmadığı gözetilerek, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle, ilgili feragatin kabulü sonrasında davalı .....ve .....da poliçe limitleri tutarında sorumlulukların ortadan kalkığı ve poliçe limitleri üzerinde tazminat miktarlarının bulunmadığı gözetilerek davalı asillere yöneltilen maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsili ile kabul edilen edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren ilgili aracın hususi kullanıma özgülendiği gözetilerek yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..
G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Maddi tazminat yönünden;
a)Davalı sigorta şirketi yönünden ikam edilen maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,
b)Davalı asiller yönünden ikame edilen davanın maddi tazminat davasının reddine,
2-Manevi tazminat yönünden;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 60.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....ve .....tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,6.-TL harcın davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
6-Yargılama esnasında davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan; maddi tazminat talebine yönelik sarfedilen 6.000,00.-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan gider avansından harcanan 3.375,00.-TL adli tıp fatura ücreti ile 1.272,50.-TL tebligat, posta ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 4.647,50.-TL yargılama giderinin, manevi tazminat yönünden kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.859,00 TL'nin davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar .....ve .....tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat yönünden; davacı ve davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde maddi ve manevi tazminat yönünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim