TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen davalı .....ait ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın davacının sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan .....tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı .....asli kusurlu olduğu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, sonrasında düzenlenen iddianame sonucu Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturma başlatıldığını, mevcut aşamada yargılamanın devam ettiğini, müvekkiline ait aracın kaskolu olması sebebiyle kaza sonrası Diyarbakır'da bulunan .....yetkili servisinde .....TL bedelle tamir edildiğini, müvekkiline ait aracın .....tarihinde servisten çıktığını ancak .....tarihinde aracın yüksek basınç pompasında tekrar arıza meydana gelmesi nedeniyle .....tarihi ile .....tarihleri arasında ikinci defa 11.284,17 TL bedelle tamir edildiğini, müvekkilinin aracın tamirde olduğu .....tarihi ile .....ve .....tarihi ile .....tarihleri arasında aracını aylarca kullanamamasından kaynaklı maddi zararı oluştuğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta aynı zamanda değer kaybı meydana geldiğini, davalı taraflardan söz konusu zararların karşılanması talep edildiği halde zararların karşılanmayacağının davalılar tarafından dile getirildiğini, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine mail yoluyla yapılan başvurunun reddedildiğini, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100.000,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve meteselsilen tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, ikame araç bedeli yönünden talep sonucunun 18.200,00 TL'na yükselterek bu bedelin davalılar .....ve .....müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın açıldığı tarihi itibari ile zamanaşımının dolduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından .....Sigorta A.Ş. ye .....tarihinde 50.000,00 TL tediye ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte müvekkilinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, ikame araç bedelinin poliçe teminat kapsamında olmaması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının maddi hasar ve araç mahrumiyet bedeli tutarının uzman bilirkişi tarafından ZMMS genel şartlarındaki kriterler esas alınarak hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar .....ile .....vekili, davaya konu kazaya karışan davacıya ait aracın engelli aracı olduğunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre aracın kaza esnasında yetkisiz sürücü tarafından kullanılması nedeniyle davada taraf olma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın dava ehliyeti yönünden reddi gerektiğini, kaza esnasında müvekkilinin hız sınırını aşmadığını, yargılama esnasında kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınması halinde kusur durumunun değişeceğini, davacı tarafça araçta meydana geldiği iddia edilen hasar miktarının abartılı olduğunu, değer kaybı tespitine itiraz ettiklerini, yeni bir bilirkişi raporu ile aracın kaza anındaki piyasa fiyatı ile değer kaybının tespit edilmesi ve araçta meydana gelen zararın objektif bir şekilde tespitinin yapılması gerektiğini, araç mahrumiyet zararına ilişkin davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, talep edilen miktarların davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, dava dilekçesinde belirtilenin aksine, kamera kayıtları, kaza tespit tutanağı ve alınacak bilirkişi raporundan açıkça görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde birincil kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, davacının hız sınırını aşarak yola dikkat etmemesi sonucu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı sigorta şirketi tarafından .....plaka sayılı araç hakkında düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi, hasar dosyası yapılan ödemeye dair belgeler ve .....plaka sayılı aracın tramer kayıtları ile davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen .....Sigorta A.Ş. nezdinde oluşturulan hasar dosyası ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, ceza dosyasında kusur durumunun tespitine yönelik Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliği sağlanmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden makine mühendisin bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ve işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı ile aracın tamiri aşamasında kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacının sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacının sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın kaza tarihindeki kayıt malikinin .....olduğu, .....plaka sayılı aracın kaza tarihindeki kayıt malikinin ise davalı .....olduğu, .....plaka sayılı aracın davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMs sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kaza nedeniyle araç başı maddi tazminat üst limitinin 43.000,00 TL olarak gösterildiği, .....plaka sayılı aracın kaza tarihinde .....Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı olduğu ve kasko sigorta poliçesine istinaden açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin ekspertiz ücreti ve KDV hariç 145.733,47 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının elde ki davayı açmasında aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davacıya ait aracın onarımda kaldığı süre boyunca davacının araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu kazadan sonra düzenlenen .....tarihli kaza tespit tutanağında .....plaka sayılı aracın davacı .....sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiği belirtilmiştir.
Bir davada sübjektif hakkı dava etme yetkisi yani dava hakkı kural olarak o hakkın sahibine aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/d maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak sayılmıştır. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişiler ve zilyet, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorundadır.
Dava konusu olayda davacı .....kaza sırasında .....plaka sayılı aracın sürücüsü olup araç davacının zilyetliği altındadır. Davacının zilyetliği altında olan aracı malike aynen iade yükümlülüğü bulunduğu, aracı aldığı gibi eksiksiz ve hasarsız olarak malikine teslim etmesi gerektiğinden aracın zilyedi sıfatıyla araçta meydana gelen değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli yönünden dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2023/471 E.-2023/270 K. Sayılı ilamı)
Davaya konu trafik kazasının .....tarihinde gerçekleştiği ve davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süreleri içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı işleten ve sürücü de, sürücünün kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 43.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, davaya konu trafik kazası .....tarihinde gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 50.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, elde ki davada poliçe limitinin 50.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, tutanakta yer alan kaza yeri krokisi ve sürücü beyanları ile soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden, kovuşturma aşamasında ise İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporundan; .....tarihinde saat .....sıralarında davacı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Hintli Baba Caddesi istikametinden Çamlıca yönüne Lise Caddesi üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan Ali Emri .....Sokak kavşağına geldiğinde idaresindeki aracın sağ yan ön kısmıyla; kavşağa istikametine sağından giren davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarının çarpışması neticesinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı .....asli kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda; sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyir istikametini kontrol altında bulundurması, kavşak mahalline müteyakkız şekilde yaklaşması, istikametinde bulunan Yol Ver Trafik Levhasına uyarak ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymadığından gerçekleşen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sürücü .....ise, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken Yol Ver Trafik Levhasına uymayarak kavşağa kontrolsüzce katılan araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından meydana gelen kazada atfı kabul bir kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce, ceza dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılmıştır.
Gerek soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden, gerekse kovuşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporları mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde ilk geçiş hakkına riayet etmeyen davalı sürücü .....% 100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kusur durumu tespit edildikten sonra davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 98.750,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davalı sürücü .....davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 kusurludur. Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılar sürücü ile işleten ile birlikte davacının değer kaybına ilişkin zararını müteselsilen karşılamakla yükümlüdür. Poliçe limiti 50.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın hasar onarımını gerçekleştiren dava dışşı .....Sigorta A.Ş.'ye 50.000,00 TL ödeme yapıldığından bakiye poliçe limiti bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafından değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise 98.750,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, araç mahrumiyet bedeli 18.200,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde araç mahrumiyet bedeli yönünden harca esas değeri 100,00 TL göstererek bu bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş, bedel arttırım dilekçesi ile arttırılan 18.200,00 TL'nın ise davalılar .....ile .....müteselsilen tahsilini istemiştir. Değer kaybı doğrudan zarar ise de, araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan zarar dolaylı zarar olduğundan davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararı poliçe kapsamında karşılama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin açılan davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise 18.200,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamından, sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davalı sürücü .....ile davalı işleten ....., gerçekleşen kaza ile birlikte zararı giderim yükümlülüğü doğduğundan, bu davalılar aleyhine hükmedilen miktarlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın;
A-)Davalılar .....ve .....yönünden KISMEN KABULÜNE, 98.750,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-)Davalı .....Sigorta Şirketi yönünden REDDİNE,
2-Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın;
A-)Davalılar .....ve .....yönünden KABULÜNE, 18.200,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B-)Davalı .....Sigorta Şirketi yönünden REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.988,85 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 1.709,46 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 310,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 5.969,39 TL harcın davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 1.709,46 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 310,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.199,36 TL'nın davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 518,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 1.918,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.898,20 TL'lik kısmının davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalı sigorta şirketi ile davalılar .....ve .....yönünden reddedilen miktarlar esas alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile, bu bedelin 1.250,00 TL'lik kısmının davalılara, bakiye kalan 28.750,00 TL'lik kısmının ise davalı .....Sigorta Şirketi'ne verilmesine,
8-Davanın sadece davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar .....ve .....vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim