TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait .....plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiğini, kaskolu aracın .....tarihinde dava dışı .....sevk ve idaresinde .....istikametinden .....istikametine doğru seyir halinde iken sağa dönüp tekrar .....Sokak istikametine seyir etmek isterken direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısmı ile duvara çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz raporu düzenlendiğini, kaskolu araçta meydana gelen zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, hasarın teminat dışı olduğuna yönelik ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şekilde 50.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli dilekçe ile talep sonucunu .....TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafça kaskolu araçta .....tarihinde meydana geldiği ihtar edilen kazadan kaynaklı hasar bedelinin tahsiline ilişkin dava açılmış ise de, müvekkil şirket tarafından hasarın oluş şekli ile ilgili uyumsuzluklar olduğundan şirketçe dosyanın araştırmaya sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde sürücü değişikliğinin tespit edildiğini, hasar araştırma raporunda; sigortalı aracın poliçenin kısa süreli kiralama olarak tanzim edilmesine karşın uzun süreli kiraya verildiğinin tespit edildiği, aracın ön yapı parçalarının onarımlı olduğu, aracın vasat durumda olduğu, turbo radyatöründe eski terleme izlerinin mevcut olduğunun tespit edildiği, sürücünün mesleki bilgisini inşaat işçisi olarak belirtmesine rağmen sürücünün kaza yerine yakın .....Sanayi Sitesi son blokta .....olarak faaliyetinin mevcut olduğu, atölyenin faal olarak devam ettiğinin tespit edildiği, ilgili atölye ve bağlantılı bulunan çekici firma ile kurgu hasar düzenlendiği tarafımızdan önceki dosyalarda tespitlerin mevcut olduğu, olay yerinin meskun mahal seçildiği, kamera açısının görmediği, yerde boya kalıntılarının ve duvarda iz görülmediği, taş üzerinde sıvı akıntısı olduğunun görüldüğü, olay yeri ile sürücünün atölyesi arasında 500 metre mesafenin mevcut olduğu, sürücünün konum bilgisi kontrol edildiğinde, sürücünün gün boyu sanayi sitesinde olduğu, sürücünün .....sonrası kaza bölgesine yakın civarda olduğu, ikametinden beyan edildiği şekilde çıkmadığı, .....ana yoldan ara sokaklara girdiği ve kaza mevkisine geçtiği, hareket ettiği konumda gideceği konuma ara sokağa girmesini gerektirecek konumda olmadığının değerlendirildiği, tespitler neticesinde sigortalı aracın sanayi esnafı olan sürücü tarafından uzun süreli kiralık gösterildiği, aracın belirtilen mevkide kaza algısını artırmak amacı ile duvara çarpmak sureti ile kaza süsü verildiği, sürücünün görüş açısı açık ve aydınlatma lambaların faal olduğunun tespit edildiğine yönelik rapor düzenlendiğini, davacı sigortalının dürüstlük kuralına ve beyan yükümlüğüne aykırı davrandığını, hasarın teminat dışı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, kasko poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait aracın tescil bilgileri ve tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitine yönelik makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmış, yine mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisi ve makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Türkiye Noterler Birliğinden gelen tescil bilgilerine göre .....plaka sayılı aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu,
Davacıya ait .....plaka sayılı araca ilişkin .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko (muafiyetli) sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede aracın kullanım amacının kısa süreli kiralama olarak gösterildiği,
İlgili kolluk birimi tarafından araç sürücüsü .....beyanına dayalı düzenlenen kaza tespit tutanağında; .....tarihinde saat .....sıralarında .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı .....Sokak istikametinden .....caddesi istikametine doğru seyir halinde iken sağa dönüp tekrar .....Sokak istikametine seyir etmek isterken direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısmı ile duvara çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin belirtildiği,
Kaza sonrası .....Ltd. Şti. Tarafından davalı sigorta şirketine hitaben düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda; davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin yedek parça ve işçilik dahil, muafiyette uygulanmak suretiyle 79.681,91 TL olarak belirlendiği,
.....Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davalı sigorta şirketine hitaben düzenlenen hasar araştırma raporunda; yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde sigortalı aracın poliçenin kısa süreli kiralama olarak tanzim edilmesine karşın uzun süreli kiraya verildiğinin tespit edildiği, aracın ön yapı parçalarının onarımlı olduğu, aracın vasat durumda olduğu, turbo radyatöründe eski terleme izleri mevcut olduğunun tespit edildiği, sürücü mesleki bilgisini inşaat işçisi olarak belirtmesine rağmen, sürücünün kaza yerine yakın .....Sanayi Sitesi son blokta .....olarak faaliyetinin mevcut olduğu, atölyenin faal olarak devam ettiğinin tespit edildiği (ilgili atölye ve bağlantılı bulunan çekici firma ile kurgu hasar düzenlendiğinin taraflarınca önceki dosyalarda tespitinin mevcut olduğu, olay yerinin meskun mahal seçildiği, kamera açısının görmediği, yerde boya kalıntıları ve duvarda iz görülmediği, taş üzerinde sıvı akıntısı olduğunun görüldüğü, olay yeri ile sürücünün atölyesi arasında 500 metre mesafe olduğu, sürücünün konum bilgisi kontrol edildiğinde, sürücünün gün buyu sanayi sitesinde olduğu, .....sonrası kaza bölgesinin yakın civardında olduğu, ikametinden beyan edildiği şekilde çıkmadığı, .....ana yoldan ara sokaklara girdiği ve kaza mevkisine geçtiği, hareket ettiği konumdan gideceği konuma ara sokağa girmesini gerektirecek konumda olmadığının değerlendirildiği, yapılan tespitler neticesinde sigortalı aracın sanayi esnafı olan sürücü tarafından uzun süreli kiralık gösterildiği, aracın belirtilen mevkide kaza algınsını artırmak amacı ile duvara çarpmak sureti ile kaza süsü verildiği, sürücünün görüş açısının açık ve aydınlatma lambaların faal durumda olduğunun tespit edildiği ve dosya ile ilgili kanaatlerinin olumsuz olduğuna ilişkin rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen davacıya ait .....plaka sayılı aracın .....tarihinde karıştırdığı tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, kaskolu araçta meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının hasar bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Tarafların tacir ve poliçede kaskolu aracın kullanım amacının kısa süreli kiralama olarak gösterildiğinin ve anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat taleplerinde, sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanılmaktadır. Bu davalar 6102 sayılı TTK'nın 1420.(TTK.1268) maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları C.9. maddesine göre de; sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrar. Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiğinin iddia edildiği, davanın ise .....tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Elde ki davada, davalı sigorta şirketince özel kuruluş ola .....Danışmanlık .... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen hasar araştırma raporuna dayalı olarak kaskolu araçta meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürülmüştür. Hasar araştırma raporunda, kaskolu aracın poliçede kullanım amacının kısa süreli kiralama olarak gösterilmesine rağmen uzun süreli kiraya verildiği ve kazanın kurgu kaza olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Elde ki dava da mahkememizce, kaza tespit tutanağında kaskolu aracın hasar gördüğü belirtilen kısımları ile kaza sonrası kaskolu aracın kazalı haline ilişkin dosyaya sunulan fotoğraflardaki hasarlı halinin, kaza mahallinin, kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin ve sürücü beyanının davaya konu kaza ile uyumlu olup olmadığının ve hasar onarım bedelinin tespiti amacıyla mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisi ve makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda; davaya konu aracın .....tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin fotoğrağları incelendiğinde, çarpışma şiddeti ile araçta oluşan hasar durumu, hasarın oluş şekline ve hasar gören parçalar dikkate alındığında, duvarda hasardan kaynaklı (Etki –Tepki) iz/hasar oluşması, zeminde yağ ve fren/lastik izinin olması gerektiği, ancak olay yerinde kazanın oluşması ile ilgili herhangi bir iz bulunmadığının görüldüğü, olay sonrasına ait fotoğraflar ile kaza tespit tutanağı özet bölümü incelendiğinde; olay mahallinde .....plakalı araca ait lastik/fren izi olmadığı, sürüş/seyir güvenliğini etkileyecek yol yapısında herhangi bir unsurun/bozukluğun olmadığı, olayın tek taraflı gerçekleştiği, araçtaki hasar durumu, çarpışma şiddeti, temas noktaları ile birlikte bahse konu olayın sürücü tarafından kasıtlı/kurgusal olarak gerçekleştirildiği kananatine varıldığı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu yerinde incelemeye ve dosya kapsamına uygun teknik değerlendirmeye dayalı olarak düzenlendiğinden mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı sigortalı tarafından kasko sigorta poliçesinin geçerlilik süresi içerisinde kaskolu aracın tek taraflı karıştığı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemiyle elde ki dava açılmıştır. Kural olarak hasarın teminat dışı olduğuna yönelik ispat yükü davalı sigorta şirketindedir. Davalı tarafça kazanın kurgu kaza olduğu iddia edilmiş ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da kazanın kurgu kaza olduğuna yönelik mütalaa verilmiş, bu yöndeki mütalaa mahkememizce de benimsenmiştir. Bu haliyle davacı sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının ve beyan edilen husus ile meydana gelen hasar arasında da illiyet bağının bulunduğunun kabulü gerekir. Bu halde, kaskolu araçta meydana gelen hasar poliçenin teminat kapsamında değildir. Her ne kadar, poliçede kaskolu aracın kullanım amacının kısa süreli kiralama olarak gösterildiği ancak kazaya karıştığı ileri sürülen sürücü tarafından aracın uzun süreli kiralandığı iddiasıyla hasarın teminat dışı olduğu da ileri sürülmüş ise de, kasko poliçesinin 4.7. maddesinde sigortalanan aracın kullanım amacının poliçede belirtilenden farklı olduğunun tespit edilmesi halinde Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.2 ve C.3. maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, genel şartların ilgili maddelerinde de beyan yükümlülüğüne aykırı davranış halinde seçimlik ve terditli olarak uygulamanın nasıl yapılacağının düzenlendiği, somut olayda, davacı tarafından gerçekleştiği iddia edilen kazanın mahkememizce kurgu kaza olduğunun kabul edilmesi nedeniyle ayrıca bu yöne ilişkin değerlendirme ve tahkikat yapılması gerek görülmemiş ve yukarıda açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL peşin harcın, başlangıçta yatırılan 853,88 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 615,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.468,88 TL'den mahsubu sonucu bakiye kalan 1.041,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim