T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari alışveriş nedeniyle; .....tarihli 963.337,84.TL bedelli ve .....tarihli 1.082.672,84.TL bedelli faturalar kesildiğini, işbu fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibinin, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine durduğunu, davalı tarafın, icra takibi ile talep edilen fatura tutarları ile beyan ettiği malların ve faturanın kendisine tebliğ edilmediği ve böyle bir alacağın olmadığı iddialarının doğru olmadığını, 2020 yılından önceki tarihlerde de müvekkili firma tarafından, davalı borçluya defalarca ürünler gönderildiğini ve tüm ürünlerin faturalarıyla birlikte aynı şekilde kargo şirketleri aracılığıyla teslim edildiğini beyanla; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça ödenmediği iddia edilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini ve kargo çıktılarında belirtilen malların müvekkiline gönderilmediğini, bu hususta gerek .....Kargo şirketindeki görevli ve yetkililer gerek ise hayali fatura keşide eden şirket hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu faturalardan sadece bir kısmının müvekkilinin ticari defterlerinde yer aldığını, bu faturalara ilişkin ödemelerin de gerçekleştirildiğini, müvekkilininin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, faturaların muaccel hale gelmediğini, her ne kadar dosyaya bir kısım kargo çıktıları sunulmuşsa da, bahse konu belgelerde müvekkilinin adresi ve T.C. kimlik numarası bilgisinin dahi yer almadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ve sözlü beyanlarına, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve sözlü beyanlarına, bilirkişi raporu, müzekkere yanıtları, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, faturalardan kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır.
Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra dosyasında yapılan incelemede; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2.908.713,68.-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının .....tarihli 963.337,84.TL bedelli ve .....tarihli 1.082.672,84.TL bedelli faturalar olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlu vekilinin süresinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak bir miktar para alacağı olduğundan, alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu belirlendiğinden ve davacı şirketin merkez adresi Diyarbakır'da bulunduğundan; para alacakları bakımından alacaklının yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan; davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine ve mahkememizin yetkisine yaptığı itirazlarının TBK'nın 89. ve İİK'nın 50. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse .....nolu ara kararı gereğince; Davalı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığının dolayısı ile delil niteliğine haiz olup olmadığının tespiti, davaya konu faturanın/faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının kayıtlı ise kayıt tarihinin tespiti, faturaya/faturalara istinaden tarafların ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının varsa ödeme miktarı ve ödeme tarihinin bildirilmesi var ise dayanak belgenin ibrazı hususunda; davalı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; "Davalı .....tarafından ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait defter ve belgelerin incelendiği, söz konusu defter ve muhasebe kayıtlarına göre davalı .....davacı .....ve Ticaret Limited Şirketi'ne borçlu olmadığının tespit edildiği, ancak sayın mahkeme tarafından istenilen dava konusu faturalardan toplamda 2.046.515,72.-TL.'lik 3 adet faturanın, davalı .....ait defter ve muhasebe kayıtlarında yer almadığı, kayıtlı olmadığı" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse .....nolu ara kararı gereğince; Davacı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığının dolayısı ile delil niteliğine haiz olup olmadığının tespiti, davaya konu faturanın/faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının kayıtlı ise kayıt tarihinin tespiti, faturaya/faturalara istinaden tarafların ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının varsa ödeme miktarı ve ödeme tarihinin bildirilmesi var ise dayanak belgenin ibrazı ve tarafların ticari defterleri arasında farklılık var ise farklılık arz eden kayıtların tespiti ve dayanaklarının ibrazı hususunda; davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; ".....ile .....nolu fatura bedellerinin ödenmediği ve 120.00.018.-TL alıcalar hesabında borç bakiyesi verdiği bunlara ilişkin ticari defter kayıtlarında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, ticari defter kayıtların usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içinde yapıldığı, ticari defterlerin delil vasfına sahip olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların tamamının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin, ticari defter kayıtlarında, 505,04 TL 100 Kasa Hesabından alacak olarak tahsilatı yapıldığı ve bunun eş zamanlı olarak kayıtlarda mevcut olduğu, davacı şirketin kapanış kaydı itibariyle halen 2.046.010,68 TL olarak bakiyesinin mevcut bulunduğu," şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar Mahkememizce yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmiş, bu nedenle davacının teslime dair tanıkları dinlenmiştir.
Davacının çalışanı olan tanıklar beyanlarında; faturaları tam olarak hatırlamadıklarını beyan etmiş, genel olarak "faturası düzenlenen mallar teslim edilmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kargo görevlisi tanık talimatla alınan beyanında; genel işleyişten bahsetmiş, "aradan geçen süre ve kargoların çokluğu nedeniyle bahsettiğiniz kargoyu teslim edip etmediğimi hatırlamam mümkün değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tarafça mal teslimi ispat edilemediğinden ve dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından yemin delili hatırlatılmış, davacı taraf yemin deliline dayanmıştır.
Yemin beyanının alınması hususunda Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat yoluyla davalı .....; "Dava ve takip konusu .....tarihli, .....seri numaralı, 963.337,84.-TL bedelli fatura ile .....tarihli, .....seri numaralı ve 1.082.672,84.-TL bedelli, .....tarihli, .....seri numaralı ve 505,04.-TL bedelli, .....tarihli, .....seri numaralı ve 231,28.-TL bedelli ve .....tarihli, .....seri numaralı ve 222,78.-TL bedelli faturalardaki malları teslim almadığıma, whatsap yazışmalarında dükkanda durduğunu belirttiğin malların takip konusu faturaların konusu mallar olmadığına; namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde yemini eda etmiştir.
Mahkememizce, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelettirilmiş olup, defterler HMK'nun 222.maddesinde belirtilen usule uygun olarak tutulduğundan tarafların lehine delil olacaktır. Davalı tarafın ticari defterinde alacağa konu edilen faturaların kaydedilmemiş olması ve davalı tarafın yemini eda etmesi nedeniyle, faturalarda yer alan mal ve hizmetin usulüne uygun olarak davalıya teslim edildiği ispatlanamamıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı takip dosyası, alınan bilirkişi raporları, yemin ve tanık beyanları ile müzekkere cevapları hep birlikte değerlendirildiğinde; dava ve takip konusu faturalara konu ürünlerin teslim edildiğinin ispat yükü davacı satıcıda olduğu, takibe ve davaya konu edilen faturaların davalı tarafından sipariş verildiğinin ve ürünlerin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine ve davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın, peşin alınan 35.129,99.-TL harcından mahsubu ile artan 35.129,99.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hakinde davacıya iadesine,
4-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan delil avansından harcanan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 376.697,09.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili, davacı şirket temsilcisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip