TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNANLAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde müvekkillerden .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile dava dışı davacının velayeti altında olan baba .....sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde davacının kaza esnasında araçta arka koltukta oturmak vaziyetiyle yolcu konumunda iken ağır bir şekilde yaralandığını, ilkin Gazi Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde sonrasında .....Hastanesi'nde birtakım tedavilerinin yapıldığını, kaza sonrasında psikolojik rahatsızlarının oluştuğunu, davalı .....Sigorta AŞ'ye başvuru yaptığını ve ödeme yapılmadığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın sigorta şirketi olan .....Sigorta A.Ş.'den 70.000,00 TL ödeme alındığını vs. iddia ve beyanlarla 1.500,00 TL maddi tazminatın diğer davalı .....Sigorta AŞ'den ve müvekkillerden, 150.000,00 TL manevi tazminatın ise yalnızca müvekkillerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi Vekilleri cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinin mahkemeniz huzuruna sunulduğu işbu aşamada kazazedenin taleplerine ilişkin davacı tarafın eksik müvekkil şirketin eksik evrak talebini tamamlamaması hasebiyle yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığından bakiye teminat azami 1.000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, mezkur kazanın oluşumunda müvekkili olan şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı .....plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmamakta olduğunu, bu hususun bir yansıması olarak müvekkil .....Sigorta A.Ş’nin de davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, uğranıldığı iddia olunan zarar kalemlerinin davacı tarafın tek taraflı beyanlarına dayanmakta olup; oluştuğu iddia olunan bu zarar kalemlerinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu dikkate alındığını, ayrıca hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere; davacı yanda sürekli bir sakatlık meydana gelmiş ise sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar gereği; TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı dikkate alınması gerektiğini, bir sigorta poliçesinin primi, sigorta ile güvence altına alınan varlığın maruz kalabileceği risklere göre belirlendiğini, bu rizikolara ilişkin her poliçe döneminde getirilebilen maddi ve somut ölçütler ile prim tutarı ortaya çıkmakta olduğunu, tahmin edileceği üzere sorumluluk sigortalarında bedeni zararlara ilişkin prim belirlemesi de yine poliçe vade tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat ölçütlerine göre yapılmakta olduğunu, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesin vadesi .....-.....tarihleri arasında olacak şekilde düzenlenmiş olduğunu, nitekim poliçe başlangıcı AYM iptal kararının yayım tarihi olan .....'ten önce olduğu görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin poliçeyi kestiği ve dolayısı ile primi belirlediği tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartlarına göre uygulanması gereken faizin %1,65 teknik faiz olduğu açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, davacı yan tarafından talep edilen geçici iş göremezlik talepleri, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri taleplerinin müvekkil şirket nezdinde tanzim edilen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamının dışında olması sebebiyle reddinin gerektiği açıkça ortada olduğunu, kaza tarihi itibariyle 8 yaşında olan kazazedenin geçici olarak iş göremezliğinin kabulü ile ödeme yapılması istemi hayatın olağan akışına ve hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı yanın bindiği araca 6 kişi binilerek istiap haddi aşılmış olduğunu, bu husus da ayrı bir müterafik kusur sebebi oluşturmakta olduğundan bu hususa dair de ayrıca bir hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin dava şartı yerine getirilmemesi sebebi ile usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmediğinden müvekkil şirket yönünden kaza tarihinden itibaren mevduat faiz ve yine yargılama giderleri, ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerektiğini, davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .....ve .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili Cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar dava dilekçesinde kaza tarihi itibariyle 6 yaşında olan davacının araçta arka koltukta oturmak vaziyetiyle seyahat ettiği iddia ediliyorsa da bunun doğru olmadığını, Kaza esnasından davacı, babası .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın bagaj kısmında yolculuk yapmakta olduğunu, bu hususta soruşturma dosyasındaki davacının babasının ve dedesinin beyanlarıyla açık bir şekilde ortaya konulmuş olduğunu, davacının babasının araç içerisinde kaç kişinin yolculuk yaptığına dair kolluktaki beyanının ilgili kısmı aynen "kazada aracın içerisinde yolcu olarak bulunan ....., ....., ....., .....isimli çocuklarım ile kayınbabam .....ve oğlu ....., eşim .....bulunuyorlardı." şeklindedir. Yine davacının dedesinin araç içerisinde kaç kişinin yolculuk yaptığına dair kolluktaki beyanını ilgili kısmı aynen "ayrıca araç içinde yolcu olarak torunlarım ....., ....., ....., .....ve ....., kızım .....bulunuyorlardı. " şeklinde olduğunu, davacının sevk ve idaresindeki .....plakalı araçta sürücü ile birlikte taşınacak yolcu sayısı aracın ruhsatında belirtildiği gibi 4 kişi olup, bunun üstünde yolcu taşınması mümkün olmadığını, 8 kişinin 5 kişilik bir araçta seyahat ve yolculuk yapmasının mümkün olmadığını, haliyle davacının bagaj kısmından çıkarıldığı hususu ispatlanmış durumda olduğunu, davayı kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle davacının babası ve annesinin kusurlu eylemleri nazara alınarak zarar tespitini talep ettiği, haliyle davacının babası ve annesinin kusurları oranında hesaplanacak tazminattan indirim sağlanmasını, bu talebimiz kabul edilmediği takdirde hakkaniyete uygun bir indirimin yapılmasını talep ettiği, yukarıda kusur ve maluliyete ilişkin itirazları nazara alındığında davacının müvekkillerden manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla, davacının babası ve annesinin kusuru ile maluliyet durumu nazara alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu sebeplerle manevi tazminat taleplerinin tümünün reddi gerektiğini, arz ve izahına çalıştığımız sebeplerle; davacı asılın mahkemede hazır edilerek veyahut kolluğa yazı yazılarak kaza sonrası saç derisi altında oluşan yaralanma bölgesinin fotoğraflamasının yapılmasına, Davalı .....A.Ş.'ye yazı yazılarak davacının babasının kullanmış olduğu araç ile ilgili bir hasar başvurusunun bulunup bulunmadığının sorulmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.....tarihli Adli Tıp Raporunda; Mevcut belgelere göre; .....ve .....kızı .....doğumlu, .....’in .....tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, /02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların, yer aldığı .....tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmesinde; Engelliliğine neden olacak düzeyde bulunmadığından;1.Küçüğün Tüm Vücut Engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2.Söz konusu engel oranı .....tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖGER'in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi olmadığı,
3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
Aktüer Bilirkişisinden alınan raporda; Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının maluliyetinin olmaması nedeniyle, Yargıtay kararları doğrultusunda, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden sürekli iş göremezlik dönemi için tazminat hesaplaması yapılmamıştır.Ayrıca kazazede/davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından maluliyet raporunda tespit edilen 3 haftalık süre için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplama şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması dikkate alınarak geçici iş göremezlik dönemi için seçenek hesaplaması yapılmıştır. Geçici iş göremezlik hesaplaması yapılırken davacının % 100 kazanç kaybına uğradığı varsayılmış olup, dava dosyasına sunulmuş bir kusur raporu olmadığından tarafların hesaplanan tazminattan sorumlu olacağı miktara ilişkin değerlendirme yapılamamıştır. Yukarıdaki tespitler doğrultusunda davacının seçenek hesaplaması için 21 günlük geçici iş göremezlik tazminatı toplam 3.850.25 TL olarak hesaplanmıştır.
Trafik Bilirkişisinden alınan raporda; .....plakalı .....marka araç sürücüsü .....2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/1-c (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda; motorsuz. araç sürücülerinin motorlu araçlara, motorlu araçlardan soldaki aracın, sağdan gelen araca geçiş hakkını vermemesi,) Maddesini ihlal ettiğinden ASLİ kusurlu olduğu; .....plakalı .....marka araç sürücüsü .....” in de yine aynı kanunun 52/7-a (Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak,) maddesini ihlal ettiğinden TALİ kusurlu olduğu; kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava trafik kazası neticesinde açılan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacılar vekilinin .....tarihli feragat dilekçesi ile davalı yan ile sulh olunduğundan davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını beyan etmiştir.
Davalı .....ve .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin .....tarihli beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve ücreti vekalet taleplerinin bulunmadığını ve feragat yönünde karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK'nın 307 ilâ 312. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenlerle; açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.
İlaveten davacının maddi tazminat talebi olarak .....Tl üzerinden davasını harçlandırdığı ancak manevi tazminat talebi olan .....TL üzerinden ayrı bir dava olmasına rağmen davasını harçlandırmadığı anlaşılmakla feragat nedeniyle maktu harcın davacıdan alınmasına ilişkin ayrıca hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizce .....tarihinde adli yardım talebinin kabulüne ilişkin ara karar kurulduğu ve maluliyet raporu olan ATK fatura bedeli olan 4.750,00 TL bedelin suç üstü ödeneğinden karşılandığı anlaşılmakla işbu faturanın da davacıya yükletilmesine ilişkin ayrıca hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 615,40 TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 410,27 TL harcın peşin alınan 2.587,24 TL harçtan düşümü ile bakiye kalan 2.176,97 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı açıldığından manevi tazminat talebi yönünden de feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 615,40 TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 410,27 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, adli yardım kararı bulunması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.750,00 TL ATK fatura bedelinin yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davalılar .....ve .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı .....Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....Şirketine verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
8-HMK 333. madde gereğince gider avansından arta kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, .....ile .....Vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim