TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait .....plakalı araç .....tarihinde veysi güzelsoy sevk ve idaresindeyken ekli kaza zaptında belirtildiği şekilde davalıya ait .....plaklı araç trafik kurallarına riayet etmediğinden dolayı müvekkili şirkete ait araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasıda ekli tramer kaydından anlaşılacağı şekilde davalıya ait araç %100 kusurlu bulunduğu, müvekkili meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporu tanzim edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkili aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu 92.000,00 TL'den daha fazla olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle davanın kabulü ile, talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait .....plakalı aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak şimdilik 10,00 TL, araç değer kaybı mahsuben şimdilik 10,00 TL tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin aracının onarım süresinde uğramış olduğu araç mahrumiyet zararına mahsuben HMK m.107 gereğince fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik, 10,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için ekspere ödenen 750,00 TL'nin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini saygıyla ve vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin işleteni olduğu aracın sürücüsü olan davalı .....davaya konu ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, burdana varılacak sonuca göre davacının hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve araçta mahrumiyet zararı talep edilip edilemeyeceği, ilgili hasarın tespiti nedeniyle ekspertiz işlemleri nedeniyle ödenen ekspertiz ücretinin talep edilip edilemeyeceği edebilecek ise miktarına ve faiz başlangıcı ile türüne ilişkin olduğu tespit edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememizce alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunda özetle; "Kazalı/Davalı .....’in (sürücü/.....): Yukarıda sayılan hususlar kapsamında %100 (yüzde/yüz) oranında “KUSURLU” olduğu, Davalı .....Anonim Şirketi’nin (Malik/.....): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesi kapsamında kazalı/sürücü .....ile birlikte “Müştereken Sorumlu” olduğu, Kazalı .....’un (Sürücü/.....): Yukarıda sayılan hususlar kapsamında “KUSURSUZ” olduğu, Kazalı .....’un (Sürücü/.....): Yukarıda sayılan hususlar kapsamında “KUSURSUZ” olduğu" mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının ve hasar onarım bedeli zararının tesipiti ile araçtan mahrum kalınan süreye ve araç mahrumiyet zararının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, "aracın kaza tarihindeki hasarsız halinin değeri- onarılmış halinin ikinci el değerinin 770.000,00- 725.000,00=45.000,00 TL ikame araç bedelinin aracın ekspertiz raporu ve hasarlı halinin fotoğrafları tarafımca incelenip değerlendirilmiş olup, aracın tamiri için parça bekleme süreleri de dahil olmak üzere makul tamir süresinin 20 gün olacağı kanaati tarafımda hasıl olmuş olup; dava konusu aracın benzer niteliğindeki, aracın günlük kira bedelinin, kaza tarihinde 700,00 TL olduğu, dolayısı ile; ikame araç bedeli= günlük kira * makul tamir süresi=20*700,00 =14.000 TL olduğu, toplam maddi zararın, 162.479,2 TL" olduğu mütalaa edilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin hesaplama tekniğine ve içtihatlara uygun yapıldığı gözetilerek belirlenen tazminat hesaplamaları hükme esas alınmıştır.
Davalılar kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda Mahkememizce %100 oranında kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni şirketin değer kaybı ve onarım bedeli tazminatının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak, davanın belirsiz alacak davası olması karşısında kabul edilen 11.479,00 TL onarım bedeli tazminatı ve 17.000,00 TL değer kaybı tazminatına ilişkin alacaklara davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni yönünden ise haksız fiil tarihinden itibaren ticari avans faiz türü yönünden aracın malikinin davalı şirket olduğu dikkate alınarak ticari avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının aracında meydana gelen değer kaybı gerçek zarar (doğrudan zarar) kapsamında ise de, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da davalı araç işleteni ve araç sürücüsünden tazmininin gerektiği açıktır. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 14.000,00 TL olarak belirlenmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni yönünden 14.000,00 TL miktar üzerinden ikame araç bedeli istemine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına haksız fiil tarihinden itibaren faiz türü yönünden taleple bağlı kalınıp ticari avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
G.D:
1-Davanın KABULÜ İLE; 11.479,00 TL hasar onarım bedeli, 17.000,00 TL değer kaybı ve 14.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 42.479,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı .....ve davalı .....Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen bedel 42.479,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.901,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ve sonradan yatırılan 735,00 TL tamamlama harcın düşümü ile eksik kalan 1.739,14 TL harcın davalı .....ve davalı ...... Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 başvuru harcı ve 735,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.590,20 TL harcın davalı .....ve davalı .....Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 714,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.714,00 TL yargılama giderinin davalı .....ve davalı ...... Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinindavalı .....ve davalı .....Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .....ve davalı ...... Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim