TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde saat .....civarında Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....Plakalı araç ile Diyarbakır ili Kayapınar ilçesinde seyir halinde iken kırmızı ısıkta geçerek müvekkiline ait .....plakalı araca çarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında maddi hasar oluştığını, müvekkiline ait araçta yapılan onarımlar aracın değerini düşürdüğünü ve bu nedenle de müvekkili zarara uğradığını, iş bu kazada .....plakalı araç sürücüsünün, trafik kazasının oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilinin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında % 100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu,Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer alt mevzuat gereğince müvekkilin aracında oluşan araç değer kaybından, kazada kusuru bulunan .....plaka sayılı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan .....poliçe nolu ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğunu, müvekkiline ait olan .....plakalı araçta kaza sonrası meydana gelen değer kaybı bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 tl’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, .....plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, .....plakalı aracın kusuruna istinaden, müvekkil sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL değer kaybı ve tamir masrafı isteminde bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtilen gerekçelere istinaden reddi gerektiğini, .....plakalı araç müvekkili şirket nezdinde .....poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile .....- .....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmek davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını gerekirse kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı .....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, .....plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, .....plakalı aracın kusuruna istinaden, araçta oluşan değer kaybını istediğini, ancak işbu davanın reddi gerektiğini, dosya kapsamında yeniden kusur raporu aldırılması gerektiğini, zira müvekkili beyanlarına göre araç sürücüsü kırmızı ışıkta değil sarı ışıkta geçtiğini, zira bu husus davacıya ait aracın ön bölgesinin hasar alması müvekkiline ait aracın ise sol arka kapısının hasar almasından anlaşıldığını müvekkili yola daha önce çıktığını, ancak davacı tarafa ait araç ise daha sonradan yola çıktığı için müvekkiline ait aracın arka tarafına doğru vurduğuu, bu durum kusurun ve ışıkta geçenin davacıya ait araç olduğunu, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin ödeme yapılmamış olduğundan bahisle değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve buradan varılacak sonuca göre değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ve faiz türü ile başlangıcına ilişkin olduğu tespit edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "
.....Plakalı Kamyonet Sürücü .....’in; Trafik ışıkları ile
yönetilen kontrollü kavşakta, trafik ışıklarına uymayarak kırmızı ışık ihlali yaparak trafik
kazasına sebebiyet verdiğinden, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1-b Kırmızı ışıkta geçiş
yaparak, aynı Kanunun 84’üncü maddesinde belirtilen trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti
ve asli kusur sayılan haller başlıklı asli kusurlardan 84/a bendindeki “kırmızı ışıklı
trafik işaretinde geçme,” kuralını ihlal ettiği kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği,
yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu;
.....Plakalı Otomobil Sürücüsü .....’ın; kazanın oluşumunda
kural ihlalinin olmadığı görüş ve kanaatinde olduğu" mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "Dava konusu aracın
.....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta oluşan hasarın
onarımı için .....tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen; ön tampon sol
destek, tutucu, braket, darbe emici ve sağ destek parçalarının değiştirildiği; ön tampon, panjur,
sağ taşıyıcı sacı, far yıkama haznesi ve sağ şasi kolu parçalarında ise hasar onarım işlemi yapıldığı
anlaşılmış ve toplam 11 adet parça için parça için çalışması yapıldığı anlaşılmış ve raporda
belirtilen yedek parça ve iĢçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu
olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra
ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer
kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, .....kilometrede olduğu, parça değiĢimi, boya
işlemi yapılan kısımları ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım
işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları,
tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay .....Hukuk dairesi .....E.
.....K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise
davaya konu araçta 18.800,00 TL değer kaybının oluştuğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 18.800,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında ve davalı araç işleteni sıfatındaki ...... Şti. ve davalı araç sürücüsü .....haksız fiil hükümleri kapsamında tazminatla yükümlü oldukları anlaşılmış olup, ilgili taraflar tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumlu kabul edilmiştir. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 18.800,00 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara, davalı .....ve davalı ...... Şti.'nin haksız fiil tarihi olan .....tarihi itibariyle, davalı sigorta şirketi yönünden ise başvuruyu takip eden 8. İş gününün sonundan itibaren temerrüdün oluştuğu kabulüyle buna isabet eden .....tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülenmiş olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE; 18.800,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, davalı .....Koruma Ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. Ve davalı .....yönünden haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Kabul edilen bedel 18.800,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.284,22 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ve 320,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 536,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 başvuru harcı,320,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.175,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 1.361,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.361,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 18.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim