T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 30/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle, ... tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen, ...'e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın yandan çarpma şeklinde gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağında yapılan kusur dağılımında %50-%50 kusur dağılımı yapılmış ise de, kaza tespit tutanağı incelendiğinde karşı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun anlaşılacağını, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin zararının giderilmesi için ... tarihli ihtarname gönderilerek, değer kaybı ile maddi hasarın ödenmesinin talep edildiğini edilmesine rağmen davalı tarafından cevap verilmediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı 500,00 TL hasar bedeli ile 500,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiş, ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu, hasar bedeli yönünden 23.415,54 TL'na, değer kaybı yönünden ise 274.665,54 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, başvurunun husumetten reddi gerektiğini, hakkı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, yasal faiz dışındaki taleplerin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kusur durumunun tespiti yönünden mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, hasar bedeli ve değer kaybı yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, tarfik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş hasar onarım bedeli ile değer kaybı istemine ilişkindir.
... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin; değişimi yapılan yedek parçalarda iskonto yapılmak suretiyle KDV hariç 46.831,07 TL olarak belirlendiği ve ekspertiz raporunda %50 kusur belirtildiği, davacı tarafından davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin ... tarihinde 23.415,54 TL ödeme yapıldığı, değer kaybına ilişkin ise herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nhedeniyle davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, hasar meydana geldiğinin kabulü halinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye hasar bedeli ile değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarları ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile mahallinde yapılan keşif ve keşif sonrası trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyanın incelenmesinden; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ve kamyon cinsi araç ile ile ... istikametinden ... Bulvarı istikametine seyir halinde iken ... ışıklı kavşağına geldiğinde yolun sol şeridi üzerinde ışıklı kavşakta kırmızı ışık fazında bir süre durakladıktan sonra yeşil ışık fazında ... Bulvarına katılım yaptığında, yolun sağ şerit üzerinde seyir eden araç trafiğini kontrol etmeden ... istikametine sağa dönmek için manevra yaptığı sırada kamyonun sağ ön ve yan kısmı ile, yanında aynı istikamette yolun sağ şeridi üzerinde seyir halinde olan ve ... İstikametine sağa dönüş yapmakta olan sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kapı, sol ön çamurluk, sol yan kısmına yolun sağ şeridi üzerinde çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sürücü ...'in sağa dönüş yaparken yanında aynı istikamette seyir eden araç trafiğini yeterince kontrol etmeden sağa dönüş yaptığı, dönüşe başlamadan önce döneceği yol şeridine girmediği, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği, seyir halinde iken seyrini ve hızını görüş mesafesini kontro) altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususu dikkate almadığı, etkiri dikkatli olarak araç kulfanmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı olarak araç kullandığı, sağa dönüş kurallarına riayet etmediği, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği, anlaşıldığından meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile kendi şeridinde seyir halinde olduğu ve kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığından kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 251.250,00 TL değer kaybı oluştuğu, yine bilirkişi raporunda, aracın onarımının ekonomik olduğu, eksper raporunda hasar onarım bedelinin yedek parça (iskontolu) 16.231,07 TL ve işçilik 30.600,00 TL olmak üzere toplam 46.831,07 TL olarak belirlendiği ve raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin, yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması karşısında mahkememizce benimsenmiştir.
Hasar bedeli ve değer kaybı gerçek zarar olup, davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde tazminat ödemekle yükümlüdür. Davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar onarım bedeli 46.931,07 TL, değer kaybı ise 251.250,00 TL olarak hesaplanmıştır. Poliçe limiti 120.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce hasar bedeline ilişkin ... tarihinde 23.415,54 TL ödeme yapılmıştır. Hasar bedeline ilişkin yapılan ödeme hesaplanan tazminattan mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 23.415,53 TL'dir. Yine 120.000,00 TL poliçe limitinden yapılan ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kalan poliçe limiti 96.584,46 TL'dir. Bakiye poliçe limiti bulunduğundan davacının hasar bedeline ilişkin isteminin 23.415,53 TL üzerinden kabulüne, değer kaybına ilişkin isteminin ise bakiye kalan poliçe limiti olan 73.169,23 TL üzerinden kısman kabulüne, değer kaybı yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türüne ilişkin olarak; davacıya ait aracın kullanım amacının ticari olduğu anlaşılmakla davacının avans faizi talep edilebileceğinin kabulü gerekir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığı dosya kapsamından sabittir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanunun 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen tazminat miktarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 23.415,53 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 73.169,23 değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.597,70 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 4.673,53 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.496,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 4.673,53 TL ıslah harcının toplamı olan 5.528,73 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 148,00 TL tebligat ve posta masrafı, 1.100,00 TL keşif araç ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı ile 4.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 8.478,30 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.981,30 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.097,12 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 2.022,88 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim