TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü, saat ...sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile Diyarbakır ili Yenişehir ilçesinde seyir halinde olduğu bir zamanda, seyir halindeki ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda, ...plakalı araç sürücüsü ...% 100 kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Fakat meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracına orjinal parçalar takılmamış olup çakma sanayi ve yan ürün takıldığını, bu sebeple hasar onarım bedeli ödenmesi gerektiğini, Hasar Onarım Bedeli (orijinal parça bedeli) tazminatı yönünde iskonto uygulanmamalı buna ek olarak KDV’ye hükmedilmesi gerektiğini, bunun yanında iskontodan müvekkilinin sorumlu olmadığını, aracın anlaşmalı serviste dahi onarılmamış olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden dolayı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminatı kapsamında; HMK 109 gereği fazlaya ilişkin tüm haklarımızı, her türlü dava açma hakkımızı saklı tutarak şimdilik; 20.260,18 TL hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın ihbar edilmesi üzerine Diyarbakır ilinde bulunan ...kaporta atölyesine gidilerek, hasarlı olan ...plakalı aracın görülmüş olduğu, arka kısımlarından hasarlı olan aracın onarılacak parçaları atölye yetkilisi eşliğinde tek tek tespit edildiğini, yapılan çalışmalar sonucunda aracın onarımı ile ilgili tüm parametrelerde atölye yetkilisi ile mutabakat sağlandıktan sonra ekspertiz çalışmasına son verilmiş olduğunu, ekspertizin tamamlanması üzerine 31.300,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını ve aracın onarımının gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkil şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan ilgili davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketi meydana gelen bu zararı karşılarken, zararın kendisine bildiriminden başlayarak hesaplama ve ödeme bölümlerini de içeren bir takım kanun ve yönetmeliklere göre hareket etmekte olduğunu, davacının zararının müvekkil sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğundan ve bu tür sigortalardaki asıl amaç meydana gelen zararı karşılamak olduğundan davacıın, müvekkil şirketten bakiye tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, hasar onarım servislerinde daha uygun fiyatlarla onarımı gerçekleştirmesi nedeniyle başvuru sahibine aradaki farkı talep etme hakkı vermediğini, gerekli parçaların servis tarafından tedarik edilmiş olduğunu, davacı tarafın aracının onarımının tamamlanmış ve teslim edilmiş olduğunu, bu durumda servise ödenen ücretin somut olarak ispat edilecek durumda olduğunu, arz ve izah ettiği sebepler ve re’sen nazara alınacaklar ile birlikte değerlendirilerek, kesin hüküm itirazlarının kabulünü, aksi halde hasar onarım bedeli ödemesi yapılarak araçtaki gerçek zararın taraflarınca karşılanmış olduğundan ilgili davanın reddini, gerçek zarar karşılanmış olduğundan davanın reddi ile hasar bedeli yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığını aksi halde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitini, onarıldı ise gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitini, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmasını, taraflarınca davacı tarafa Genel Şartlar’da belirtilen şekilde bildirim yapılmış olduğundan “araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre” hesaplama yapılmasını, teminat limitlerinin dikkate alınmasını, avans faizi talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmadığı nedeniyle karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
...Tarihli Bilirkişi Raporunda; Dava konusu aracın ...tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında araçta hasar oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için ...tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen parçaların; arka sol yük kapı üst ve menteşeleri, sol arka kapı üst kilidi ve camı, arka amblem, sol arka sis lambası, sağ arka stop sağ arka reflektör, sol arka plaka lambası, park sensörü, arka tampon, arka tampon trimi, bağlantı ve montaj parçalarının değiştirildiği; arka saçak, sağ Ve sol arka yükleme kapısı parçasında ise hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 24 adet parça için çalışması yapıldığı ve onarımda kullanılan parçaların ise eşdeğer parça olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu aracın onarımında tamamen orijinal parça kullanıldığında, orijinal parça bedelinin 30.924,00 TL olduğu ve eksper raporunda belirtilen muadil parça bedelinin ise 18.550,00 TL, olduğu dikkate alındığında aradaki farkın (30.924,00 - 18.550,00) -12.374,00 TL ve KDV Eklendiğinde ise (12.374,00 TLx1,20) —14.848,80 TL (KDV Dahil) parça fiyat farkının oluştuğu, dosyadaki belgeler incelenerek tespit edildiği ve bilirkişi raporunun hazırlandığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu ...tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının...plakalı aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araca takılan parçaların ve önceki halinin orjinal olup olmadığı ve bundan kaynaklı arada fark bedelinin doğup doğmadığı, davacının hasarsızlık indiriminden faydalanmasından kaynaklı zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, ...tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesinden ...günü, saat ...sıralarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile Diyarbakır ili Yenişehir ilçesinde seyir halinde olduğu bir zamanda, seyir halindeki davacı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle dava açılmadan önce Sigorta Tahkim Kuruluna başvuru yapıldığı, Tahkim Kurulunca yapılan araştırma neticesinde kazanın oluşumunda ...plakalı dava dışı araç sürücüsü ...% 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Tahkim kurulunca hasar bedeline ilişkin olarak rapor tanzim edilmesine rağmen hüküm kurulmaması nedeniyle işbu ek davanın açıldığının belirtildiği görülmüştür.
Sigorta Tahkim Kurulunca alınan kusur raporunda dava dışı sürücünün yüzde yüz kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ...tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın ...tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında araçta hasar oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için ...tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen parçaların; arka sol yük kapı üst ve menteşeleri, sol arka kapı üst kilidi ve camı, arka amblem, sol arka sis lambası, sağ arka stop sağ arka reflektör, sol arka plaka lambası, park sensörü, arka tampon, arka tampon trimi, bağlantı ve montaj parçalarının değiştirildiği; arka saçak, sağ Ve sol arka yükleme kapısı parçasında ise hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 24 adet parça için çalışması yapıldığı ve onarımda kullanılan parçaların ise eşdeğer parça olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu aracın onarımında tamamen orijinal parça kullanıldığında, orijinal parça bedelinin 30.924,00 TL olduğu ve eksper raporunda belirtilen muadil parça bedelinin ise 18.550,00 TL, olduğu dikkate alındığında aradaki farkın (30.924,00 - 18.550,00) -12.374,00 TL ve KDV Eklendiğinde ise (12.374,00 TLx1,20) —14.848,80 TL (KDV Dahil) parça fiyat farkının oluştuğu tespit edilmişse de itirazlar neticesinde alınan ...tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişice yeniden yapılan incelemede gerekli değerlendirmeler yapılmış ve davaya konu araçta meydana gelen hasar sonrasında orijinal parça kullanılmış olmuş olsaydı onarım bedelinin 51.535,32 TL (KDV DAHİL) olacağı ve (51.535,32-31.300,00)=20.235,32 TL farkın oluşacağının tespit edildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan hasar fark bedeline ilişkin ...tarihli makine mühendisi ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunması neticesinde hasar fark bedeline ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ek olarak davacı vekilince dava açılmasından önce sigorta şirketine başvurudan 8 iş günü sonrası olan ...tarihinden itibaren dava dışı aracın kullanım amacının ticari olması nedeniyle ticari avans faize hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 20.235,32-TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2--Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.382,27 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 954,67 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin; 4,68-TL'sinin davacıdan, 3.595,32 TL'sinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 118,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.200,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.318,50.-TL yargılama giderinden; kabul ve ret oranına göre, 2.315,48-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 20.235,32.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 24,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Sigorta Anonim Şirketi ödenmesine,
8-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim