TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin tıbbi atık uzaklaştırma hizmeti verdiği şirketlerden biri de davalı yana taraflar arasında var olan sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getiren müvekkil, tarafına ödenmesi gereken bedeli karşı yandan tahsil edemediğini, bu kapsamda tarafımızca Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....E. Sayılı dosyası bünyesinde icra takibi başlatılmış ise de karşı tarafça yargılama sürecini uzatmak adına işbu takibe itiraz edildiğini, dosya kapsamında değinilmesi gereken bir başka husus ise karşı yanca ödenmeyen fatura bilgileridir. Yukarıda esas numarasını belirtmiş olduğumuz icra dosyası incelendiği takdirde görüleceği üzere, borçlu yanın 11. Ve 12. Aya ait ödemeleri gerçekleştirmemesi üzerine tarafımızca icra takibi başlatıldığını, başlatmış oldukları icra takibi akabinde 11. Aya ait .....No'lu 55.373,25 TL tutarlı ve 12. Aya ait .....no, 54.697,50 TL tutarlı, faturalara ait olup bu kapsamda hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, Borçlu tarafından gerçekleştirilen ödemeler borcun kabulü anlamına gelmekte, açık ve net ikrar niteliği taşıdığını, Mahkemenizce takdir edileceği üzere, ödenen fatura bedeli dahi muacceliyet tarihinden yaklaşık 3 ay kadar sonra ödendiğini, müvekkilin çalışmakta olduğu sektörün kamu sağlığı bakımından önemi, ülkede var olan enflasyon ve diğer hususlar göz önünde bulundurulduğu takdirde karşı yanca ödemesi geciktirilerek yapılan fatura bedellerinin müvekkilin işini ciddi derecede sekteye uğratabilecek durumda olduğu aşikar olduğunu, borçlu tarafından .....E. Sayılı icra dosyasına yapılan ödemeler borcun kabulü anlamına gelmekte olup taraflar arasındaki hizmet ilişkisini doğrular mahiyette olduğunu, mahkemece hususun göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği aksi takdirde müvekkilin hak kaybı meydana geleceği, açıklamış oldukları hususlar, borçlu tarafın borçtan kaçmaya yönelik girişimleri, borçlunun ülkede var olan enflasyonist ortamdan yararlanarak alacaklıları zarara uğratma girişimleri göz önünde bulundurulması gerektiği, bu kapsamda açıklamış oldukları hususlar borçlu yanın tamamıyla kötü niyetli olarak hareket ettiğini açıkça ispatlar nitelikte olduğu, Açıklamış oldukları hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....E. Sayılı dosyasında yer alan itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ayrıca karşı tarafın tamamıyla hukuka ve hakkaniyete uygun olarak başlatmış olduğumuz icra takibine haksız ve hukuksuz olarak itiraz etmesi nedeniyle 9620 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının borçludan alınarak müvekkile ödenmesine hükmedilmesi gerektiği şeklinde iddialarda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyası ile .....tarihli 55.373,25 TL bedelli fatura ile ....tarihli 54.697,50 TL bedelli faturaya dayalı, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 111.413,33 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine .....tarihinde, 7 günlük itiraz süresi içerisinde borca ve işlemiş faiz alacağına itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, böylelikle eldeki itirazın iptali davasının davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İcra takibine dayanak yapılan ve davacı tarafça dosyaya sunulan sunulan faturalar incelendiğinde, faturaların tıbbi atık bertaraf bedeli karşılığı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibine dayanak yapılan faturalara konu hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının faturalara dayalı alacak ve işlemiş faiz talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce HMK 220/3 ve 222 ve devamı maddeleri uyarınca, davalı tarafa, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtlarına itibar edileceği, davacının iddia ettiği hakkın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulacağı hususunda ihtar yapılmış, usulüne uygun tebligata ve verilen süreye rağmen davalı taraf, ticari defterlerini bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunmamış, bulunduğu yeri de bildirmemiştir.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan SMM bilirkişisinin .....tarihli raporunun, yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle; davacının e-defterlerin açılış ve kapanış onayları için hesap döneminin ilk ayının beratı ile son
ayının beratların Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylandığı, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne
uygun olarak tutulduğu, ilgili dönemdeki bütün ayların e-defter beratlarının kanuni süresinde Gelir
İdaresi Başkanlığı sayfasına yüklendiği ve onaylı defter beratlarının alındığı görüldüğünden davacının uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari e-defterlerinin davacı lehine delil
mahiyetinde olduğu, Diyarbakır Çevre Şehircilik Bakanlığı Diyarbakır İl Müdürlüğünün .....tarihli cevabi yazısıyla sabit olduğu üzere davacı tarafından fatarulara konu ifa edilen hizmetin gerçekleştirildiği, davacının davalı arasında akdi ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayalı takip başlattığı, davacının delil niteliğine haiz defterlerine göre taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu ve ilgili faturaların davalı tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği, takibe konu edilen faturalara ilişkin davacının ticari defterlerinde kayıt bulunduğu ve ilgili faturalara yönelik ödeme kaydının ise mevcut olmadığı, buna göre davacının davalıdan ilgili faturalar nedeniyle 110.340,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla asıl alacak miktarları üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
Takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden, TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacının takip başlatılmadan önce davalıya ihtar çekerek temerrüde düşürmediğinden davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Takibe konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid ve muayyen olduğunun anlaşılmasına göre, kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D.:Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalı borçlunun Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 110.340,75 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, işlemiz faiz yönünden talebinin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 22.068,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.537,37 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 1.345,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.191,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile peşin harç olarak yatırılan 1.345,60 TL olmak üzere toplamda 1.773,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 74,00 TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.574,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 2.548,26 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 3.564,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsili hazineye irad kaydına, bakiye kalan 36,00 TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim